bugün
- timsah5
- zebra4
- habire1275
- kaplan7
- kartal6
- fil8
- habire12 adamdır37
- izmirli kızların verici olması34
- aslan8
- mutsuzluğun en büyük nedeni14
- sssilvermist22
- ben geldim naneler13
- claudian clouds kadındır12
- zorunlu eğitim2
- cilgincapkin13
- erkeklerin artık adım atmaktan korkması20
- gaz fren debriyaja aynı anda basarsak ne olur16
- insan kaynakları3
- iş bulamamak3
- anın görüntüsü18
- gammazların tarafsız olması gerekliliği26
- deccal'in sozluge gelmesi10
- hakkımda bilmeniz gerekenler34
- gece sokakta koşarak 31 çeken kolsuz cüce görmek3
- messi'yi savunan adamla ahbaplık etmem5
- tas kafa traşlı hırt sorunu3
- yazarların almak istediği hediyeler4
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları14
- kafa dağıtmalık şarkı önerileri5
- arkadaşlar sizce bu takım elbise güzel mi15
- sözlük kızları bizim neyimizdir sorunsalı11
- otosan p1002
- spaghetto2
- ben senin yerinde olsam5
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası19
- nickten isim tahmini yapmak25
- sözlükteki kavganın amacı5
- türkiye den ispanya'ya yangın uçağı desteği3
- bir ay çaylak olmak4
- küs insanları barıştırmak3
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri9
- arap gel oğlum5
- yorgun mermi13
- sözlük erkeklerinin 1 90 dan kısa olmaması10
- japon denince akla gelenler2
- yarası olan gocudur5
- suca suruklenen cocuk7
- temmuz6
- burhaniye6
- gece sokağa çıkıp auuuu diye bağırmak3
filmin son sahnelerinden birinde reis bey kendisini ifade ederken bunları söyler;
--------------------
benim merhamet tezim bir dedektif kaidesimidir ki suçluyu bulsun? ben diyorum ki her fert başucuna; "suçlu benim herkes suçsuz!" levhasını asmalıdır. ben diyorum ki yegane kurtluşumuz herkesin herkesi affetmesindedir. daha ötesi kanunların sorumluluğuna girer. ama görüyorum ki anlatamıyorum... hissediyorum ama anlatamıyorum! çocuk, "ağlayabilseydiniz anlyabilirdiniz" dedi. ağladıkça anlıyorum... ağladıkça anlıyorum... artık bütün mantık hesaplarımı kaybettim. hem de öylesine kaybettim ki ; amerika'da bir cinayet işlense de, dünya çapında bir ses sorsa; "katil kim?", "benim!" diye haykırabilirim! soğuk kış geceleri, köprü altında yatan çıplakların vebali benim boynumda, gömleğimin yakasında... isterse çareme adli tıp baksın fakat bir hastaneye girsem de kan kanseri çeken hastalar görsem acaba onları bu hale ben mi getirdim? diye düşünüyorum.
ben ne yaptım? uykuda, baygınlıkta, annemin karnında, babamın kanında hangi cinayeti işledim? hangi mukaddesi kirlettim ki kendimi gelmiş gelecek bütün fenalıkların tek sorumlusu biliyorum? dışımda ne arıyorlar? içime doğru suçluyum ben! birde kalkmış belki kendimden birine, ondan öbürüne geçer, bir merhamet yangını çıkar bütün ülkeyi sarar diye; tımarhanelik bir hayalin peşine düşmüş gidiyorum! reis beyefendi;
ceketim benimdir! cep benim ceketime aittir. erionde o cebin malıdır. ben suçluyum bana acımayın reis beyefendi... bana acımak merhamete haksızlık olur!
--------------------
depresyon teşhisiyle gittiğim ilk psikiyatrist bana "içinde bir suçluluk duygusu var mı?" diye sormuştu. hayatımda kimseyi kırmadığım ve inciltmemeye çalıştığım için bu soruya açık yüreklilikle "hayır" cevabını verdim. bugün anlıyorum ki hastalığım depresyon değilmiş. depresyon ciddi anlamda kişiye suçluluk duygusu verir. yukarıda reis bey karakteri öyle büyük bir depresyona girmiş ki dünyada bir suç işlense kendini suçlayacak dereceye gelmiş. filimde bu kesiti dinledikçe kendimi buldum. ve o gün bugündür soruyorum ben ne yaptım???
--------------------
benim merhamet tezim bir dedektif kaidesimidir ki suçluyu bulsun? ben diyorum ki her fert başucuna; "suçlu benim herkes suçsuz!" levhasını asmalıdır. ben diyorum ki yegane kurtluşumuz herkesin herkesi affetmesindedir. daha ötesi kanunların sorumluluğuna girer. ama görüyorum ki anlatamıyorum... hissediyorum ama anlatamıyorum! çocuk, "ağlayabilseydiniz anlyabilirdiniz" dedi. ağladıkça anlıyorum... ağladıkça anlıyorum... artık bütün mantık hesaplarımı kaybettim. hem de öylesine kaybettim ki ; amerika'da bir cinayet işlense de, dünya çapında bir ses sorsa; "katil kim?", "benim!" diye haykırabilirim! soğuk kış geceleri, köprü altında yatan çıplakların vebali benim boynumda, gömleğimin yakasında... isterse çareme adli tıp baksın fakat bir hastaneye girsem de kan kanseri çeken hastalar görsem acaba onları bu hale ben mi getirdim? diye düşünüyorum.
ben ne yaptım? uykuda, baygınlıkta, annemin karnında, babamın kanında hangi cinayeti işledim? hangi mukaddesi kirlettim ki kendimi gelmiş gelecek bütün fenalıkların tek sorumlusu biliyorum? dışımda ne arıyorlar? içime doğru suçluyum ben! birde kalkmış belki kendimden birine, ondan öbürüne geçer, bir merhamet yangını çıkar bütün ülkeyi sarar diye; tımarhanelik bir hayalin peşine düşmüş gidiyorum! reis beyefendi;
ceketim benimdir! cep benim ceketime aittir. erionde o cebin malıdır. ben suçluyum bana acımayın reis beyefendi... bana acımak merhamete haksızlık olur!
--------------------
depresyon teşhisiyle gittiğim ilk psikiyatrist bana "içinde bir suçluluk duygusu var mı?" diye sormuştu. hayatımda kimseyi kırmadığım ve inciltmemeye çalıştığım için bu soruya açık yüreklilikle "hayır" cevabını verdim. bugün anlıyorum ki hastalığım depresyon değilmiş. depresyon ciddi anlamda kişiye suçluluk duygusu verir. yukarıda reis bey karakteri öyle büyük bir depresyona girmiş ki dünyada bir suç işlense kendini suçlayacak dereceye gelmiş. filimde bu kesiti dinledikçe kendimi buldum. ve o gün bugündür soruyorum ben ne yaptım???
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar