bugün
- öbür sözlük2
- gece gece akla düşen o yiyecek15
- borsa3
- günün tweeti3
- yeni parti39
- odanın içine baykuş girmesi9
- sevgiliyle yapmayı en çok sevdiğiniz aktivite8
- diamond bosphorus7
- havanın kapalı olması2
- arkadaşlar biraz eğlenceye ne dersiniz9
- anın görüntüsü9
- sözlük kezoları7
- bir kilo patatesin 50 lira olması16
- meyveli soda içen erkek7
- insanlar nasıl birbirine güvenip evleniyor8
- ayınan mıyorum ayınan mıyorum8
- yorgun mermi9
- erkeklerin biraz şey olması7
- nasıl bir sevgiliniz olmasını isterdiniz13
- parmak patates vs elma dilim patates7
- hem kemalist hem sosyal demokrat olunmaz14
- gece mutfaktan gelen kahkaha sesleri6
- sözlükteki mendebur suratlılar6
- nervio35
- en güzel sevişme13
- devlet bahçeli'nin aslında iyi adam olması8
- sen debenim hat alarım'dan bir isiiiin6
- sürekli güler yüzle dolaşan tip7
- türkçüsüyle kürtçüsüyle yeni parti'ye oy vereceğiz10
- güne bir şarkı bırak14
- gece mutfakta pasta yapan yorgun mermi görmek5
- arkadaşlar ben uyumaya gidiyorum5
- ağlamak erkeğe yakışır mı9
- soğan salatası6
- denizden çıkarken penisin şorttan belli olması7
- bu koyden olsam ne olacak18
- türkler barbar ve köpektir7
- iştahın kapanması7
- gece yatağın altından uzanan el5
- cinleri olan sözlük kızı5
- kasiyer kıza nasıl açılırım23
- velvet53
- mutlu olunca her şeyin komik gelmesi5
- kadınların dışarı çıkmasının tek amacı12
- ölümlü bir erkekle evlenmek6
- cin mısır kabilesi5
- enayimiknatisii10
- hiç ufak tefek mükremin olmaması4
- zall'ın sözlükte bir kızla sevgili olması10
- ben ahbap derneğine güveniyorum17
bana hz. ibrahim'in kıssasını hatırlatan ufak minik yaratık.
karınca insanoğluna hakkın tarafı olmayı hatırlatır.
anlatılır ya; hz. ibrahim ateşe atılırken bir karıncanın su taşıdığı görülür. bir pinçik suyla nereye? dendiğinde. "en azından tarafım belli olsun" der.
bir de yağmur duasıyla ilgili bir olayı vardı ama şuan hatırlamıyorum.
karınca insanın seyretmesi ve ders çıkarması gereken ilginç bir varlık. geçenlerde odamı karınca basmıştı. öldürmeye kıyamadığımdan etraflarına limon koydum. sabaha baya azalmışlardı. sabaha kadar hiç durmadan çalışan ve her an teslim olan bir canlı. bir ekmek kırıntısı taşımak için ne emekleri var. ama sonuç onlar için önemsiz. onlar sadece işlerine bakarlar.
burada ademoğlu için ciddi bir mevzu çıkar; işini yapmak.
kafalarımızın içinde hep konuşan bir şey mevcut ki bu genelde nefs. artık bir iş yaparken diğerini nasıl halledeceğimizi düşünüyoruz. oysa sadece o an elimizde olanı yapmamız yeterli olacaktır.
bir gün derviş dedi ki bize; salatalığı bile güzel soyun. o an ne yapıyorsanız onu en güzel şekilde yapın. burası rabb'in hayatı, senaryo o'nun. bu senaryoda size verilen rolü en güzel şekilde yapın.
anneyseniz anne olun, baba iseniz baba, evlat iseniz evlat gibi davranın. önünüze düşen her yükü almayın. biz en çok rollerimizden çıktığımızda acı çeken bir nesliz.
hani bir gün peygamber efendimiz (sav) hz. ali (r. a)'ya şuna benzer bir soru yöneltiyor; insanları nasıl seviyorsun ?
hz. ali düşünüyor fakat cevap veremiyor, eşi hz. fatıma'ya gidiyor. hz. fatıma diyor ki: "evlatlarımı anne olarak seviyorum, eşimi nefsim için seviyorum , peygamberi allah için seviyorum." (cümleler biraz daha farklı olabilir, sırası falan)
o zaman anlaşılıyor ki sevmek de çeşit çeşit. rolüne göre seviyorsun. eş isen eş gibi, baba isen baba gibi. yani o an rolünün gereği ne ise onu yerine getiriyorsun. bu da demek oluyor ki verilen rolün hakkını vermek gerekli. ama öyle ama böyle. senaryonun sahibi biz değiliz. sahibi zaten el-adl ve burada başka bir şey yok.
ne demiştik; karıncalar tatlı canlılar. rolleri ise işçilik..
karınca insanoğluna hakkın tarafı olmayı hatırlatır.
anlatılır ya; hz. ibrahim ateşe atılırken bir karıncanın su taşıdığı görülür. bir pinçik suyla nereye? dendiğinde. "en azından tarafım belli olsun" der.
bir de yağmur duasıyla ilgili bir olayı vardı ama şuan hatırlamıyorum.
karınca insanın seyretmesi ve ders çıkarması gereken ilginç bir varlık. geçenlerde odamı karınca basmıştı. öldürmeye kıyamadığımdan etraflarına limon koydum. sabaha baya azalmışlardı. sabaha kadar hiç durmadan çalışan ve her an teslim olan bir canlı. bir ekmek kırıntısı taşımak için ne emekleri var. ama sonuç onlar için önemsiz. onlar sadece işlerine bakarlar.
burada ademoğlu için ciddi bir mevzu çıkar; işini yapmak.
kafalarımızın içinde hep konuşan bir şey mevcut ki bu genelde nefs. artık bir iş yaparken diğerini nasıl halledeceğimizi düşünüyoruz. oysa sadece o an elimizde olanı yapmamız yeterli olacaktır.
bir gün derviş dedi ki bize; salatalığı bile güzel soyun. o an ne yapıyorsanız onu en güzel şekilde yapın. burası rabb'in hayatı, senaryo o'nun. bu senaryoda size verilen rolü en güzel şekilde yapın.
anneyseniz anne olun, baba iseniz baba, evlat iseniz evlat gibi davranın. önünüze düşen her yükü almayın. biz en çok rollerimizden çıktığımızda acı çeken bir nesliz.
hani bir gün peygamber efendimiz (sav) hz. ali (r. a)'ya şuna benzer bir soru yöneltiyor; insanları nasıl seviyorsun ?
hz. ali düşünüyor fakat cevap veremiyor, eşi hz. fatıma'ya gidiyor. hz. fatıma diyor ki: "evlatlarımı anne olarak seviyorum, eşimi nefsim için seviyorum , peygamberi allah için seviyorum." (cümleler biraz daha farklı olabilir, sırası falan)
o zaman anlaşılıyor ki sevmek de çeşit çeşit. rolüne göre seviyorsun. eş isen eş gibi, baba isen baba gibi. yani o an rolünün gereği ne ise onu yerine getiriyorsun. bu da demek oluyor ki verilen rolün hakkını vermek gerekli. ama öyle ama böyle. senaryonun sahibi biz değiliz. sahibi zaten el-adl ve burada başka bir şey yok.
ne demiştik; karıncalar tatlı canlılar. rolleri ise işçilik..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar