bugün
- birine geç kalmak7
- seni ne mutlu eder sorusu6
- yazarların on üzerinden komiklikleri47
- üstteki yazar gözünde nasıl canlanıyor7
- cayır cayır yanan kız13
- güvenli bir omuz arar bazen insan4
- insanlardan nefret etmek8
- larisalisa10
- m r e r e c t o12
- eve atılan kızın ekşici çıkması4
- yer sofrası5
- uludağ sözlük discord grubu7
- bruce lee4
- sinir krizi geçirmek3
- yalnızlık güç değildir4
- zall in yaptigi gammaz anketi15
- afganistan islam emirliği4
- çocuğum olmuyor ne yapmalıyım4
- satranç haram yasaklansın17
- escort2
- güzel bir kadını terk etmek5
- beyazsemsiyeliyabanci48
- gir içime hünharca12
- neden bu kadar sevildiği anlaşılamayan şeyler7
- filmlerde dövülen adamın güçlenip geri dönmesi3
- tarihte kürşad diye birinin hiç yaşamaması2
- gitara rastgele vurunca caz olması2
- şişman kezoyu eskrim hamleleri ile zayıflatmak4
- arkadaşlar bakar mısınız9
- aylık 338 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- ezandan rahatsız olan kadın sanatçı12
- 1 milyar tl loto ikramiyesi çıkan şanslı vatandaş3
- park sorunu6
- aşkım daha önce hiç patlıcan yemedim diyen kız2
- timsah4
- anayasa değişiklik paketi3
- gelişin yaşamak kadar güzel bana5
- sözlükte erkekleri istemiyoruz18
- dul kalmak4
- 2014 öncesinde feto'ya küfretmek8
- kaslı erkek isteyen şişman kız4
- çocukken alınamayan şeyleri büyüyünce almak10
- 7 haziran 2026 büyük sözlük ifşası32
- 2026 dünya kupası9
- suca suruklenen cocuk6
- dönere asgari 200 gr porsiyon sınırı gerekliliği4
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle63
- kürt mutfağı7
- y d isimli vatandaş2
- müzik haramdır5
bana hz. ibrahim'in kıssasını hatırlatan ufak minik yaratık.
karınca insanoğluna hakkın tarafı olmayı hatırlatır.
anlatılır ya; hz. ibrahim ateşe atılırken bir karıncanın su taşıdığı görülür. bir pinçik suyla nereye? dendiğinde. "en azından tarafım belli olsun" der.
bir de yağmur duasıyla ilgili bir olayı vardı ama şuan hatırlamıyorum.
karınca insanın seyretmesi ve ders çıkarması gereken ilginç bir varlık. geçenlerde odamı karınca basmıştı. öldürmeye kıyamadığımdan etraflarına limon koydum. sabaha baya azalmışlardı. sabaha kadar hiç durmadan çalışan ve her an teslim olan bir canlı. bir ekmek kırıntısı taşımak için ne emekleri var. ama sonuç onlar için önemsiz. onlar sadece işlerine bakarlar.
burada ademoğlu için ciddi bir mevzu çıkar; işini yapmak.
kafalarımızın içinde hep konuşan bir şey mevcut ki bu genelde nefs. artık bir iş yaparken diğerini nasıl halledeceğimizi düşünüyoruz. oysa sadece o an elimizde olanı yapmamız yeterli olacaktır.
bir gün derviş dedi ki bize; salatalığı bile güzel soyun. o an ne yapıyorsanız onu en güzel şekilde yapın. burası rabb'in hayatı, senaryo o'nun. bu senaryoda size verilen rolü en güzel şekilde yapın.
anneyseniz anne olun, baba iseniz baba, evlat iseniz evlat gibi davranın. önünüze düşen her yükü almayın. biz en çok rollerimizden çıktığımızda acı çeken bir nesliz.
hani bir gün peygamber efendimiz (sav) hz. ali (r. a)'ya şuna benzer bir soru yöneltiyor; insanları nasıl seviyorsun ?
hz. ali düşünüyor fakat cevap veremiyor, eşi hz. fatıma'ya gidiyor. hz. fatıma diyor ki: "evlatlarımı anne olarak seviyorum, eşimi nefsim için seviyorum , peygamberi allah için seviyorum." (cümleler biraz daha farklı olabilir, sırası falan)
o zaman anlaşılıyor ki sevmek de çeşit çeşit. rolüne göre seviyorsun. eş isen eş gibi, baba isen baba gibi. yani o an rolünün gereği ne ise onu yerine getiriyorsun. bu da demek oluyor ki verilen rolün hakkını vermek gerekli. ama öyle ama böyle. senaryonun sahibi biz değiliz. sahibi zaten el-adl ve burada başka bir şey yok.
ne demiştik; karıncalar tatlı canlılar. rolleri ise işçilik..
karınca insanoğluna hakkın tarafı olmayı hatırlatır.
anlatılır ya; hz. ibrahim ateşe atılırken bir karıncanın su taşıdığı görülür. bir pinçik suyla nereye? dendiğinde. "en azından tarafım belli olsun" der.
bir de yağmur duasıyla ilgili bir olayı vardı ama şuan hatırlamıyorum.
karınca insanın seyretmesi ve ders çıkarması gereken ilginç bir varlık. geçenlerde odamı karınca basmıştı. öldürmeye kıyamadığımdan etraflarına limon koydum. sabaha baya azalmışlardı. sabaha kadar hiç durmadan çalışan ve her an teslim olan bir canlı. bir ekmek kırıntısı taşımak için ne emekleri var. ama sonuç onlar için önemsiz. onlar sadece işlerine bakarlar.
burada ademoğlu için ciddi bir mevzu çıkar; işini yapmak.
kafalarımızın içinde hep konuşan bir şey mevcut ki bu genelde nefs. artık bir iş yaparken diğerini nasıl halledeceğimizi düşünüyoruz. oysa sadece o an elimizde olanı yapmamız yeterli olacaktır.
bir gün derviş dedi ki bize; salatalığı bile güzel soyun. o an ne yapıyorsanız onu en güzel şekilde yapın. burası rabb'in hayatı, senaryo o'nun. bu senaryoda size verilen rolü en güzel şekilde yapın.
anneyseniz anne olun, baba iseniz baba, evlat iseniz evlat gibi davranın. önünüze düşen her yükü almayın. biz en çok rollerimizden çıktığımızda acı çeken bir nesliz.
hani bir gün peygamber efendimiz (sav) hz. ali (r. a)'ya şuna benzer bir soru yöneltiyor; insanları nasıl seviyorsun ?
hz. ali düşünüyor fakat cevap veremiyor, eşi hz. fatıma'ya gidiyor. hz. fatıma diyor ki: "evlatlarımı anne olarak seviyorum, eşimi nefsim için seviyorum , peygamberi allah için seviyorum." (cümleler biraz daha farklı olabilir, sırası falan)
o zaman anlaşılıyor ki sevmek de çeşit çeşit. rolüne göre seviyorsun. eş isen eş gibi, baba isen baba gibi. yani o an rolünün gereği ne ise onu yerine getiriyorsun. bu da demek oluyor ki verilen rolün hakkını vermek gerekli. ama öyle ama böyle. senaryonun sahibi biz değiliz. sahibi zaten el-adl ve burada başka bir şey yok.
ne demiştik; karıncalar tatlı canlılar. rolleri ise işçilik..
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
