bugün
- çağla idi19
- sarapci koala hatayi28
- arkadaşlar özür dilerim11
- sözlük kızlarının siteye fotoğraf atması18
- şiir yazan erkek7
- sevişmek istenen ünlüler6
- aynı anda iki kişiye aşık olmak8
- 8 milyar insan aynı anda osurursa ne olur6
- politize olmuş sözlük erkeği5
- birini kırmadan nasıl iletişimi kesersiniz8
- beybi leydi seksiliği6
- kadınları susturmanın en iyi yolu7
- kendin hakkında gereksiz bir bilgi bırak5
- ay takvimine göre konserve yapmak10
- karşı cinse sorulan sorular8
- gocu abi7
- fusya semsiyeli yabanci6
- babaların sorduğu ilginç sorular10
- true neden sevilmiyor sorunsalı28
- bu başlık altında saçmalıyoruz7
- sözlük yazarlarının normal kombinleri12
- viski kola15
- orman meyveli içecek içen erkek7
- uludağ sözlüğe darbe4
- doblolu enişte2
- köfteci yusuf3
- şaka yapıyorum ama kızmıyorsun di mi2
- politize politize bakmak2
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri20
- aleyna tilki nin ayakları3
- hava soğudu ulan11
- aleyna tilki seksiliği3
- karabük üniversitesi nden mezun bir kızla evlenmek2
- arkadaşlar ben size eziyet mi ediyorum5
- zeynep kurubacak2
- sözlüğün çok vefasız olması4
- l koltuk3
- bu koyden olsam ne olacak6
- görükle kızları2
- sosyalleşmenin zorlaşması12
- mazotun 100 lira olacağı tarih14
- ailem güvende10
- sözlüğe çağırdığınız yazarlar5
- evlenmek istememenin garip karşılanması9
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz29
- gece makarnası2
- bu görsel uygunsuz içerik içerdiğinden eklenemedi2
- ılık su içen erkek10
- kaşif kozinoğlu5
- sözlük yazarlarının kekleri7
bana hz. ibrahim'in kıssasını hatırlatan ufak minik yaratık.
karınca insanoğluna hakkın tarafı olmayı hatırlatır.
anlatılır ya; hz. ibrahim ateşe atılırken bir karıncanın su taşıdığı görülür. bir pinçik suyla nereye? dendiğinde. "en azından tarafım belli olsun" der.
bir de yağmur duasıyla ilgili bir olayı vardı ama şuan hatırlamıyorum.
karınca insanın seyretmesi ve ders çıkarması gereken ilginç bir varlık. geçenlerde odamı karınca basmıştı. öldürmeye kıyamadığımdan etraflarına limon koydum. sabaha baya azalmışlardı. sabaha kadar hiç durmadan çalışan ve her an teslim olan bir canlı. bir ekmek kırıntısı taşımak için ne emekleri var. ama sonuç onlar için önemsiz. onlar sadece işlerine bakarlar.
burada ademoğlu için ciddi bir mevzu çıkar; işini yapmak.
kafalarımızın içinde hep konuşan bir şey mevcut ki bu genelde nefs. artık bir iş yaparken diğerini nasıl halledeceğimizi düşünüyoruz. oysa sadece o an elimizde olanı yapmamız yeterli olacaktır.
bir gün derviş dedi ki bize; salatalığı bile güzel soyun. o an ne yapıyorsanız onu en güzel şekilde yapın. burası rabb'in hayatı, senaryo o'nun. bu senaryoda size verilen rolü en güzel şekilde yapın.
anneyseniz anne olun, baba iseniz baba, evlat iseniz evlat gibi davranın. önünüze düşen her yükü almayın. biz en çok rollerimizden çıktığımızda acı çeken bir nesliz.
hani bir gün peygamber efendimiz (sav) hz. ali (r. a)'ya şuna benzer bir soru yöneltiyor; insanları nasıl seviyorsun ?
hz. ali düşünüyor fakat cevap veremiyor, eşi hz. fatıma'ya gidiyor. hz. fatıma diyor ki: "evlatlarımı anne olarak seviyorum, eşimi nefsim için seviyorum , peygamberi allah için seviyorum." (cümleler biraz daha farklı olabilir, sırası falan)
o zaman anlaşılıyor ki sevmek de çeşit çeşit. rolüne göre seviyorsun. eş isen eş gibi, baba isen baba gibi. yani o an rolünün gereği ne ise onu yerine getiriyorsun. bu da demek oluyor ki verilen rolün hakkını vermek gerekli. ama öyle ama böyle. senaryonun sahibi biz değiliz. sahibi zaten el-adl ve burada başka bir şey yok.
ne demiştik; karıncalar tatlı canlılar. rolleri ise işçilik..
karınca insanoğluna hakkın tarafı olmayı hatırlatır.
anlatılır ya; hz. ibrahim ateşe atılırken bir karıncanın su taşıdığı görülür. bir pinçik suyla nereye? dendiğinde. "en azından tarafım belli olsun" der.
bir de yağmur duasıyla ilgili bir olayı vardı ama şuan hatırlamıyorum.
karınca insanın seyretmesi ve ders çıkarması gereken ilginç bir varlık. geçenlerde odamı karınca basmıştı. öldürmeye kıyamadığımdan etraflarına limon koydum. sabaha baya azalmışlardı. sabaha kadar hiç durmadan çalışan ve her an teslim olan bir canlı. bir ekmek kırıntısı taşımak için ne emekleri var. ama sonuç onlar için önemsiz. onlar sadece işlerine bakarlar.
burada ademoğlu için ciddi bir mevzu çıkar; işini yapmak.
kafalarımızın içinde hep konuşan bir şey mevcut ki bu genelde nefs. artık bir iş yaparken diğerini nasıl halledeceğimizi düşünüyoruz. oysa sadece o an elimizde olanı yapmamız yeterli olacaktır.
bir gün derviş dedi ki bize; salatalığı bile güzel soyun. o an ne yapıyorsanız onu en güzel şekilde yapın. burası rabb'in hayatı, senaryo o'nun. bu senaryoda size verilen rolü en güzel şekilde yapın.
anneyseniz anne olun, baba iseniz baba, evlat iseniz evlat gibi davranın. önünüze düşen her yükü almayın. biz en çok rollerimizden çıktığımızda acı çeken bir nesliz.
hani bir gün peygamber efendimiz (sav) hz. ali (r. a)'ya şuna benzer bir soru yöneltiyor; insanları nasıl seviyorsun ?
hz. ali düşünüyor fakat cevap veremiyor, eşi hz. fatıma'ya gidiyor. hz. fatıma diyor ki: "evlatlarımı anne olarak seviyorum, eşimi nefsim için seviyorum , peygamberi allah için seviyorum." (cümleler biraz daha farklı olabilir, sırası falan)
o zaman anlaşılıyor ki sevmek de çeşit çeşit. rolüne göre seviyorsun. eş isen eş gibi, baba isen baba gibi. yani o an rolünün gereği ne ise onu yerine getiriyorsun. bu da demek oluyor ki verilen rolün hakkını vermek gerekli. ama öyle ama böyle. senaryonun sahibi biz değiliz. sahibi zaten el-adl ve burada başka bir şey yok.
ne demiştik; karıncalar tatlı canlılar. rolleri ise işçilik..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar