bugün
- son 20 yılın en gıcık lafı7
- true'ya arkadan sahip olmak16
- yazarların kabusları2
- 15 haziran 2026 belçika mısır maçı9
- 15 haziran 2026 ispanya yeşil burun adaları maçı11
- sohbet edilen kişinin sürekli telefonla uğraşması8
- 16 haziran 2026 iran yeni zelanda maçı10
- kısa saçlı hatun çekiciliği7
- bir limon yarım dolar avrupadan pahalı3
- evlenmeyi başaramamış erkek4
- 15 haziran 2026 iran abd barış anlaşması3
- 15 haziran 2026 fildişi sahili ekvador maçı4
- unicef çocukların yarısı iklim tehlikesi altında2
- bizim düşündüğümüz de bizi düşünüyor mudur sorgusu2
- varoşluk göstergesi küçük detaylar4
- kadın olsaydım çok açık giyerdim22
- kız arkadaşının giyimine karışmayan erkek13
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı58
- yükseleni aslan olan aslan burcu kadını5
- guilty pleasure2
- tanga neden giyilir11
- ece irtem9
- namus takıntısı olan erkek17
- haksızlığa uğrayanın hakkını alması3
- kimsesizlerin kimsesi zall'a açık mektuptur15
- dinlerin geldiği günden beri kan dökmesi20
- bir erkekte kabul edilemez 250 özellik8
- amerika birleşik devletleri4
- açık giyinebilmek özgürlüktür9
- kadınların romantik sözleri pek sallamaması2
- nesrin cavadzade9
- arkadaşlar uyudunuz mu5
- aleyna tilki'nin konserde verdiği efsane frikik6
- ankaralıların melih gökçeği arıyoruz demesi8
- yazilimcilarin flort hayati üzerine veri analizi2
- iran3
- kızımın ismini teresa koymak istiyorum10
- hayatın renginin kalmaması7
- kemal kılıçdaroğlu14
- senegal3
- ankaradaki çıkılamayan yokuş6
- pornoda hoşlanılan kıza benzer kız aramak9
- futbol10
- sürekli kendine hatırlatmak zorunda olduğun o söz9
- kullanmak zorunda kalınan en kötü tuvalet5
- forma3
- 16 haziran 2026 fransa senegal maçı3
- evlenmemeyi başarı olarak görmek8
- puma2
- avusturya2
Yeni okul dönemiyle birlikte faaliyete geçmeyi hedefleyen, bu doğrultuda bütün bilgili nonteistlerden destek bekleyen, kurulmasında geç bile kalınmış olan okul kulübü.
Günümüzde ateist bir küfür olarak kullanılmakta, toplumsal düzeyde kabul görmemekte ve daha da tehlikelisi bütün nonteistler baskı ve tehlike altındadır. Sosyal medyada ateist olduğunu söyleyen onlarca kişi işlerinden çıkartılmakta, ülkemizin şehirlerinde alışılagelmiş ritüelleri gerçekleştirmedikleri için insanlar fiziksel saldırılara maruz kalmaktadırlar. Bu gerici ve baskıcı yaklaşımın altında yatan temel sebep ateizm, deizm, agnostisizm gibi kavramların bilinmemesi, bilinmek istenmemesidir. Ülkemiz ve dünyamız farklı isimlerle bir sürü inanç sistemiyle sarılmış, bu inanç sistemleri altında katliamlar yapılmış, dogmatik düşünce eğitim sistemimizin içine kadar işlemiştir. insanların kendi “yaratıcı” larıyla aralarında olduğunu iddia ettikleri ilişki, beraberinde ahlaksal ve hukuksal düzenlemelerle din adı altında her bir bireye tatlı tatlı dayatılmış, dünya düzeni içine yerleştirilmiştir. Bilimin ve insanlığın gelişimiyle beraber bu dogmatik sistemlerin dayandıkları temel çarklar bir bir yıkılmış ve yıkılmaya devam etmektedir. Bu değişimin en büyük mimarları ise bu dogmatik sistemleri reddeden ateistler, agnostikler, deistler yani nonteistlerdir. Ne var ki ülkemizde biz nonteistlerin örgütlenmesi daha yeni başlamaktadır.
Hepinizin de bildiği üzere 2014 yılında inançsızlar ateizm derneği adı altında örgütlenmelerine başlamışlardır. Ama bu örgütlenme yeterli değildir. Bilim yuvası olan üniversitelerimizde hala bir ateizm kulübünün olmaması aslında toplumsal dinamiklerin hala nasıl da dogmatik inanç sistemlerinin görünmez baskısı altında olduğunun da ne yazık ki bir göstergesidir. Bizce zamanı gelmiştir. Ateistin bir hakaret olarak kullanıldığı, inanç sistemlerinin politikalara yön verdiği, eğitim sisteminde zorunlu olarak öğretildiği, dinlerin baskı aracı olarak kullanıldığı günümüz Türkiye’sinde ateistler, agnostikler, deistler ve her türden dogmatik inanç sistemlerini reddeden üniversiteliler olarak bu duruma bir son verme amacıyla bilim ve özgür düşüncesin yuvası olan üniversitelerde örgütlenmenin zamanı gelmiştir. Bu kulüple birlikte dinlere eleştirel bakış odaklı sempozyumlar, münazaralar, söyleşiler yapılacaktır. Ateizm, deizm, agnostisizm gibi kavramlar teistler tarafından değil bizzat inançsızlar tarafından irdelenecek, üzerinde konuşulacak, tartışılacaktır. Nonteistler üzerinde yapılan baskıların, ötekileştirmelerin önüne geçilebilmesi için ne yapılması gerektiği konuşulacaktır. inançsızların toplumda meşrulaşmasının önemli adımlarından biri bu üniversite kulüpleri olacaktır.
Bütün nonteist üniversitelilere bu toplumsal haykırışın bir parçaları olmalarını, kendi okullarında ateizm, nonteizm kulüpleri kurmaları çağrısını yapıyorum. Özellikle bilgi üniversiteli arkadaşlarımıza da benle iletişime geçmelerini ve zorunluluk haline gelen bu kulüpte beraber hareket etmeyi öneriyorum.
Artık yalnız değiliz!
Günümüzde ateist bir küfür olarak kullanılmakta, toplumsal düzeyde kabul görmemekte ve daha da tehlikelisi bütün nonteistler baskı ve tehlike altındadır. Sosyal medyada ateist olduğunu söyleyen onlarca kişi işlerinden çıkartılmakta, ülkemizin şehirlerinde alışılagelmiş ritüelleri gerçekleştirmedikleri için insanlar fiziksel saldırılara maruz kalmaktadırlar. Bu gerici ve baskıcı yaklaşımın altında yatan temel sebep ateizm, deizm, agnostisizm gibi kavramların bilinmemesi, bilinmek istenmemesidir. Ülkemiz ve dünyamız farklı isimlerle bir sürü inanç sistemiyle sarılmış, bu inanç sistemleri altında katliamlar yapılmış, dogmatik düşünce eğitim sistemimizin içine kadar işlemiştir. insanların kendi “yaratıcı” larıyla aralarında olduğunu iddia ettikleri ilişki, beraberinde ahlaksal ve hukuksal düzenlemelerle din adı altında her bir bireye tatlı tatlı dayatılmış, dünya düzeni içine yerleştirilmiştir. Bilimin ve insanlığın gelişimiyle beraber bu dogmatik sistemlerin dayandıkları temel çarklar bir bir yıkılmış ve yıkılmaya devam etmektedir. Bu değişimin en büyük mimarları ise bu dogmatik sistemleri reddeden ateistler, agnostikler, deistler yani nonteistlerdir. Ne var ki ülkemizde biz nonteistlerin örgütlenmesi daha yeni başlamaktadır.
Hepinizin de bildiği üzere 2014 yılında inançsızlar ateizm derneği adı altında örgütlenmelerine başlamışlardır. Ama bu örgütlenme yeterli değildir. Bilim yuvası olan üniversitelerimizde hala bir ateizm kulübünün olmaması aslında toplumsal dinamiklerin hala nasıl da dogmatik inanç sistemlerinin görünmez baskısı altında olduğunun da ne yazık ki bir göstergesidir. Bizce zamanı gelmiştir. Ateistin bir hakaret olarak kullanıldığı, inanç sistemlerinin politikalara yön verdiği, eğitim sisteminde zorunlu olarak öğretildiği, dinlerin baskı aracı olarak kullanıldığı günümüz Türkiye’sinde ateistler, agnostikler, deistler ve her türden dogmatik inanç sistemlerini reddeden üniversiteliler olarak bu duruma bir son verme amacıyla bilim ve özgür düşüncesin yuvası olan üniversitelerde örgütlenmenin zamanı gelmiştir. Bu kulüple birlikte dinlere eleştirel bakış odaklı sempozyumlar, münazaralar, söyleşiler yapılacaktır. Ateizm, deizm, agnostisizm gibi kavramlar teistler tarafından değil bizzat inançsızlar tarafından irdelenecek, üzerinde konuşulacak, tartışılacaktır. Nonteistler üzerinde yapılan baskıların, ötekileştirmelerin önüne geçilebilmesi için ne yapılması gerektiği konuşulacaktır. inançsızların toplumda meşrulaşmasının önemli adımlarından biri bu üniversite kulüpleri olacaktır.
Bütün nonteist üniversitelilere bu toplumsal haykırışın bir parçaları olmalarını, kendi okullarında ateizm, nonteizm kulüpleri kurmaları çağrısını yapıyorum. Özellikle bilgi üniversiteli arkadaşlarımıza da benle iletişime geçmelerini ve zorunluluk haline gelen bu kulüpte beraber hareket etmeyi öneriyorum.
Artık yalnız değiliz!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar