bugün

zall

Samimi olmadığını düşünüyorum.

Bundan 2.5 sene evvel, gezi olaylarının patladığı sıralarda "ifade özgürlüğü" adı altında bir platform kurmuştu. Hükümetin gezi olaylarına karşı olan tutumunu ve kullanılan gücü eleştiriyordu.

günümüze dönersek. zall'ın Uludağ'ın kurucusu olduğunu hepimiz biliyoruz. Yalnız burada atlanılan nokta sözlüğün topluma mâl olmuş olması. Burayı bir park, bir bahçe gibi düşünmeliyiz. işte asıl sorun da burada başlıyor.

şahsen bu noktada Sözlüğün diktatörlükle yönetildiğini düşünüyorum. Kurucunun belirlediği yöneticiler, aldıkları kararların değiştirilip tartışılamaması da görüşümü destekliyor.

Gelmek istediğim kısım da burasıydı. Sen ne kadar şeffaf yönetiyorsun ki başkasından bu tutumu bekliyorsun? Sanane yarram benim sözlüğüm diyebilir, der de fakat bu ortadaki sorunu çözmez.

Yönetimin adam kayırdığını, bazı kadın yazarlara misal fake hesap alma imtiyazını tanıdığını kanıtlayabilirim. Ama bu neyi değiştirir, tartışılır. Yani.
© copyright 2005 - 2026