bugün
- şaka maka tek umudun yine bahçeli olması14
- haluk levent'e para emanet etmek20
- true nickli yazara özelden küfredilmesi olayı13
- haluk levent'i karalama kampanyası6
- raikagetokatlayan12
- fusya semsiyeli yabanci29
- dolar'ın 47 tl olması10
- döner mi yesem hamburger mi makarna mı5
- manifest grubu7
- parayı haluk oyu kemal'e vermiş tip4
- yarrağı olan adamı bile özler olduk amk5
- at sahibi olmak5
- insanların escortları nereden bulduğu sorunsalı8
- kadınları çekici yapan detaylar3
- zehirli adanalilik4
- koşu bandı alacaklara tavsiyeler5
- 100 metreyi 10 saniye altında koşamayan erkek2
- vasıfsız eleman hangi pozisyonda kullanılır2
- kahve kokusu4
- bir erkeği erkek yapan beş özellik9
- fransa ispanya maçının hakemi belli oldu3
- gocu12
- kötülerin genel özellikleri8
- telefonlardaki düşük güç modu3
- güne nasıl başladınız7
- garanti bankası2
- matlab simulink etkinlik3
- erkeğin aldatması ile kadının aldatmasının farkı7
- yazarların en uçuk seks fantezileri11
- kaliteli insanı belli eden detaylar19
- ofisi havaya uçurmak6
- sam neill4
- lesley ugochukwu4
- ona bir şey söyle16
- kediye kurulan en anlamlı cümle2
- iran ordusunda abd ile ateşkes istemeyenler7
- ahbap4
- deniz göktaş'ın tutuklanması3
- çöplerin emekliler tarafından işgali2
- 128 milyar doların gündemden düşmesi4
- memlekette herkes akıllıysa bu ne3
- 44 numaralı daire2
- neyse biraz çalışayım3
- türk kızları neden kıskanç değil5
- çıkar ilişkisi3
- kanuni döneminde yaşansa olası ekşi başlıkları9
- haluk levent asılsın kampanyası2
- bazen ölmeyi o kadar çok istiyorum ki3
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması18
- haluk levent'i yedirmeyiz3
umut sarıkaya'nın, naber dergisinin 2. sayısında (2015.02) yazdığı şöyle bir yazı mevcuttur.
###
dilbilimciler
kelimeler ne işe yarar? bir objeyi, bir duyguyu ya da bir durumu karşımızdakine anlatmaya yarar. yani sonuçta amaç kelime değil, karşımızdakinin ne hakkında konuştuğumuzu anlamısıdır. mesela "kırmızı" dediğim zaman neden bahsettiğimi anlarsınız ya da "elma", "yorgunluk", "kadın" vs... iki kişi düşünelim ve bu iki kişinin aralarında bir dil oluşturduklarını farzedelim. bunlar "kırmızı" kelimesi yerine "a", "elma" kelimesi yerine de "b" demeyi kararlaştırmış olsunlar. biri diğerine "ab" dediği zaman, diğeri "kırmızı elma"dan bahsettiğini anlar. onlara gidip "neden 'kırmızı elma' demiyorsunuz, bu yaptığınız çok yanlış." diyebilir miyiz? sonuçta iletişim kurulmuş, dil işlevini yapmıştır. dil için kelimeler amaç değil araçtır. dil her zaman kelimelerden bağımsızdır.
bir kaç hafta önce eski bir arkadaşımla buluşmak için sözleştik. "Cihangir'de Kaktüs Kafe diye bir yer var, oraya gelsene." dedi arkadaşım. "Cihangir'i çok iyi bilmediğimi, tarif etmesini söyledim.", "ya kime sorsan gösterirler, çok bilindik bir yer" dedi arkadaşım.
bir taksiye binip "Abi Cihangir tarafına gideceğim. Orada kaktüs kafe diye bir yer varmı. biliyor musunuz?" diye sordum. "buluruz." dedi. semte girdiğimiz halde bir türlü bulamadık. aynı kafelerin önünden bir kaç defa geçince "abi birine mi sorsak acaba?" dedim. yol kenarında yürüyen tam cihangirli tipli bir adam vardı, kulağında kulaklıkla köpeğini gezdiriyordu. taksici korna çaldı, el etti, adamı çağırdı. adam kulaklığını çıkarıp, istemeyerek taksiye yaklaştı. taksici "yaa buralarda kaptüs kafe diye bir yer varmış biliyor musun?" diye sordu. adam sinirlenerek "NE!!" diye sordu. Taksici "kaptüs kaptüs!" diye tekrar etti. "Kaktüs diyeceksin be adam. Kak-tüs! kak-tüs!" diye azarladı taksiciyi adam. "nerede ora?" diye sordu taksici. "sol, sol yapıp sağa gideceksin, görürsün." dedi adam ve yoluna devam etti.
yolda giderken taksici bana dönüp "ha kaptüs, ha kaktüs! ikisi de aynı şey! anladın işte, ne uzatıyorsun .mcık söylesene." dedi. aman allah'ım benim haftalardır düşündüğüm şeyi iki dakikada özetlemişti taksici. kendimi tutamayıp "biliyor musunuz ünlü dil bilimci vitgenştayn da öyle düşünüyor?" dedim "Aynen öyle... ben de onların hamına koyayım abi" dedi. "Efendim abi?" dedim. kafelerde oturan insanları göstererek "ünlü filimciler hep bu genşleri düşürüyor. ben de böyle genşliğin taaamına koyiii" dedi.
###
dilbilimciler
kelimeler ne işe yarar? bir objeyi, bir duyguyu ya da bir durumu karşımızdakine anlatmaya yarar. yani sonuçta amaç kelime değil, karşımızdakinin ne hakkında konuştuğumuzu anlamısıdır. mesela "kırmızı" dediğim zaman neden bahsettiğimi anlarsınız ya da "elma", "yorgunluk", "kadın" vs... iki kişi düşünelim ve bu iki kişinin aralarında bir dil oluşturduklarını farzedelim. bunlar "kırmızı" kelimesi yerine "a", "elma" kelimesi yerine de "b" demeyi kararlaştırmış olsunlar. biri diğerine "ab" dediği zaman, diğeri "kırmızı elma"dan bahsettiğini anlar. onlara gidip "neden 'kırmızı elma' demiyorsunuz, bu yaptığınız çok yanlış." diyebilir miyiz? sonuçta iletişim kurulmuş, dil işlevini yapmıştır. dil için kelimeler amaç değil araçtır. dil her zaman kelimelerden bağımsızdır.
bir kaç hafta önce eski bir arkadaşımla buluşmak için sözleştik. "Cihangir'de Kaktüs Kafe diye bir yer var, oraya gelsene." dedi arkadaşım. "Cihangir'i çok iyi bilmediğimi, tarif etmesini söyledim.", "ya kime sorsan gösterirler, çok bilindik bir yer" dedi arkadaşım.
bir taksiye binip "Abi Cihangir tarafına gideceğim. Orada kaktüs kafe diye bir yer varmı. biliyor musunuz?" diye sordum. "buluruz." dedi. semte girdiğimiz halde bir türlü bulamadık. aynı kafelerin önünden bir kaç defa geçince "abi birine mi sorsak acaba?" dedim. yol kenarında yürüyen tam cihangirli tipli bir adam vardı, kulağında kulaklıkla köpeğini gezdiriyordu. taksici korna çaldı, el etti, adamı çağırdı. adam kulaklığını çıkarıp, istemeyerek taksiye yaklaştı. taksici "yaa buralarda kaptüs kafe diye bir yer varmış biliyor musun?" diye sordu. adam sinirlenerek "NE!!" diye sordu. Taksici "kaptüs kaptüs!" diye tekrar etti. "Kaktüs diyeceksin be adam. Kak-tüs! kak-tüs!" diye azarladı taksiciyi adam. "nerede ora?" diye sordu taksici. "sol, sol yapıp sağa gideceksin, görürsün." dedi adam ve yoluna devam etti.
yolda giderken taksici bana dönüp "ha kaptüs, ha kaktüs! ikisi de aynı şey! anladın işte, ne uzatıyorsun .mcık söylesene." dedi. aman allah'ım benim haftalardır düşündüğüm şeyi iki dakikada özetlemişti taksici. kendimi tutamayıp "biliyor musunuz ünlü dil bilimci vitgenştayn da öyle düşünüyor?" dedim "Aynen öyle... ben de onların hamına koyayım abi" dedi. "Efendim abi?" dedim. kafelerde oturan insanları göstererek "ünlü filimciler hep bu genşleri düşürüyor. ben de böyle genşliğin taaamına koyiii" dedi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar