bugün
- sözlük erkeklerinin bicepsleri34
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı18
- sözlük yazarlarının tatlıları17
- 20 ekim 2026 fenerbahçe slavia prag maçı22
- uludağ sözlük ün insana hiçbir şey kazandırmaması12
- memeleri ile gündeme oturan yazar15
- kale'nin sözlük erkeklerine kötü örnek olması15
- from gold'un bicepsleri10
- fon vurgunu43
- uludağ sözlüğe ilk üyelik yılı7
- fiziğiyle gündeme gelmek istemeyen yazar14
- kolye140
- kokoreç6
- sözlük erkeklerinin adonisleri11
- uludağ sözlükte tek hesapla yazarlık yapmak20
- sözlük erkeklerinin gluteus maximusları6
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası34
- sergen yalçın'ın milli takım antrenörü olması12
- hayatın anlamsızlığını bir cümleyle anlat7
- kolpa insanlar6
- antipanik'in sözlüğe vedası18
- bir gün öleceksek niye yaşıyoruz sorunsalı5
- beni geçmişimle yargılama diyen erkek6
- çiçeklerle nervionun evinin önünde beklemek10
- anın görüntüsü21
- sergen yalçın10
- bir kadının 5 dakika boyunca konuşmaması12
- özelden gelen saçma mesajlar12
- carlsberg3
- kası olmasığı halde aşkı arayan erkek6
- birbirini tanıdıkça sevmemek10
- flört uygulamalarında eşleşme algoritması5
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı22
- gecenin sessizliğini bozan osuruk sesi3
- arkadaşlar bu nedir sizce11
- clemence baptista13
- sözlükte edebiyat istiyorum felsefe istiyorum5
- ismail kartal14
- akp'li vekilin çocuk işçiliğini meşrulaştırması3
- kale'nin bicepleri altında güvende hissetmek6
- yarayı ateşle dağlamak2
- bicepsleriyle gündem olmak isteyen erkek yazar6
- erkeksi bayan buse'nin çok sevimli olması4
- fiziği kötüyse yüreği güzeldir5
- balkonda sigara içilicek şarkılar3
- mabel matiz şarkılarında geçen acımasız sözler5
- kabaklı börek3
- beklenen bicepsin bir türlü gelmemesi4
- victor osimhen9
- kim bu erzincanlı9
umut sarıkaya'nın, naber dergisinin 2. sayısında (2015.02) yazdığı şöyle bir yazı mevcuttur.
###
dilbilimciler
kelimeler ne işe yarar? bir objeyi, bir duyguyu ya da bir durumu karşımızdakine anlatmaya yarar. yani sonuçta amaç kelime değil, karşımızdakinin ne hakkında konuştuğumuzu anlamısıdır. mesela "kırmızı" dediğim zaman neden bahsettiğimi anlarsınız ya da "elma", "yorgunluk", "kadın" vs... iki kişi düşünelim ve bu iki kişinin aralarında bir dil oluşturduklarını farzedelim. bunlar "kırmızı" kelimesi yerine "a", "elma" kelimesi yerine de "b" demeyi kararlaştırmış olsunlar. biri diğerine "ab" dediği zaman, diğeri "kırmızı elma"dan bahsettiğini anlar. onlara gidip "neden 'kırmızı elma' demiyorsunuz, bu yaptığınız çok yanlış." diyebilir miyiz? sonuçta iletişim kurulmuş, dil işlevini yapmıştır. dil için kelimeler amaç değil araçtır. dil her zaman kelimelerden bağımsızdır.
bir kaç hafta önce eski bir arkadaşımla buluşmak için sözleştik. "Cihangir'de Kaktüs Kafe diye bir yer var, oraya gelsene." dedi arkadaşım. "Cihangir'i çok iyi bilmediğimi, tarif etmesini söyledim.", "ya kime sorsan gösterirler, çok bilindik bir yer" dedi arkadaşım.
bir taksiye binip "Abi Cihangir tarafına gideceğim. Orada kaktüs kafe diye bir yer varmı. biliyor musunuz?" diye sordum. "buluruz." dedi. semte girdiğimiz halde bir türlü bulamadık. aynı kafelerin önünden bir kaç defa geçince "abi birine mi sorsak acaba?" dedim. yol kenarında yürüyen tam cihangirli tipli bir adam vardı, kulağında kulaklıkla köpeğini gezdiriyordu. taksici korna çaldı, el etti, adamı çağırdı. adam kulaklığını çıkarıp, istemeyerek taksiye yaklaştı. taksici "yaa buralarda kaptüs kafe diye bir yer varmış biliyor musun?" diye sordu. adam sinirlenerek "NE!!" diye sordu. Taksici "kaptüs kaptüs!" diye tekrar etti. "Kaktüs diyeceksin be adam. Kak-tüs! kak-tüs!" diye azarladı taksiciyi adam. "nerede ora?" diye sordu taksici. "sol, sol yapıp sağa gideceksin, görürsün." dedi adam ve yoluna devam etti.
yolda giderken taksici bana dönüp "ha kaptüs, ha kaktüs! ikisi de aynı şey! anladın işte, ne uzatıyorsun .mcık söylesene." dedi. aman allah'ım benim haftalardır düşündüğüm şeyi iki dakikada özetlemişti taksici. kendimi tutamayıp "biliyor musunuz ünlü dil bilimci vitgenştayn da öyle düşünüyor?" dedim "Aynen öyle... ben de onların hamına koyayım abi" dedi. "Efendim abi?" dedim. kafelerde oturan insanları göstererek "ünlü filimciler hep bu genşleri düşürüyor. ben de böyle genşliğin taaamına koyiii" dedi.
###
dilbilimciler
kelimeler ne işe yarar? bir objeyi, bir duyguyu ya da bir durumu karşımızdakine anlatmaya yarar. yani sonuçta amaç kelime değil, karşımızdakinin ne hakkında konuştuğumuzu anlamısıdır. mesela "kırmızı" dediğim zaman neden bahsettiğimi anlarsınız ya da "elma", "yorgunluk", "kadın" vs... iki kişi düşünelim ve bu iki kişinin aralarında bir dil oluşturduklarını farzedelim. bunlar "kırmızı" kelimesi yerine "a", "elma" kelimesi yerine de "b" demeyi kararlaştırmış olsunlar. biri diğerine "ab" dediği zaman, diğeri "kırmızı elma"dan bahsettiğini anlar. onlara gidip "neden 'kırmızı elma' demiyorsunuz, bu yaptığınız çok yanlış." diyebilir miyiz? sonuçta iletişim kurulmuş, dil işlevini yapmıştır. dil için kelimeler amaç değil araçtır. dil her zaman kelimelerden bağımsızdır.
bir kaç hafta önce eski bir arkadaşımla buluşmak için sözleştik. "Cihangir'de Kaktüs Kafe diye bir yer var, oraya gelsene." dedi arkadaşım. "Cihangir'i çok iyi bilmediğimi, tarif etmesini söyledim.", "ya kime sorsan gösterirler, çok bilindik bir yer" dedi arkadaşım.
bir taksiye binip "Abi Cihangir tarafına gideceğim. Orada kaktüs kafe diye bir yer varmı. biliyor musunuz?" diye sordum. "buluruz." dedi. semte girdiğimiz halde bir türlü bulamadık. aynı kafelerin önünden bir kaç defa geçince "abi birine mi sorsak acaba?" dedim. yol kenarında yürüyen tam cihangirli tipli bir adam vardı, kulağında kulaklıkla köpeğini gezdiriyordu. taksici korna çaldı, el etti, adamı çağırdı. adam kulaklığını çıkarıp, istemeyerek taksiye yaklaştı. taksici "yaa buralarda kaptüs kafe diye bir yer varmış biliyor musun?" diye sordu. adam sinirlenerek "NE!!" diye sordu. Taksici "kaptüs kaptüs!" diye tekrar etti. "Kaktüs diyeceksin be adam. Kak-tüs! kak-tüs!" diye azarladı taksiciyi adam. "nerede ora?" diye sordu taksici. "sol, sol yapıp sağa gideceksin, görürsün." dedi adam ve yoluna devam etti.
yolda giderken taksici bana dönüp "ha kaptüs, ha kaktüs! ikisi de aynı şey! anladın işte, ne uzatıyorsun .mcık söylesene." dedi. aman allah'ım benim haftalardır düşündüğüm şeyi iki dakikada özetlemişti taksici. kendimi tutamayıp "biliyor musunuz ünlü dil bilimci vitgenştayn da öyle düşünüyor?" dedim "Aynen öyle... ben de onların hamına koyayım abi" dedi. "Efendim abi?" dedim. kafelerde oturan insanları göstererek "ünlü filimciler hep bu genşleri düşürüyor. ben de böyle genşliğin taaamına koyiii" dedi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar