bugün
- osuruktan şiirler41
- okul kıyafeti zorunluluğu5
- irfan can kahveci3
- açılım5
- kanal ayarlama 1500 lira11
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı16
- devletin temeli adalettir9
- marmara denizi ne yapay ay yıldızlı iki ada2
- sözlükten soğuma nedenleri17
- ben geldim kerkenezler18
- claudian clouds22
- adana kebap6
- iyi parti17
- sözlüğün en sevilmeyen yazarları9
- oyları bölmeyin diyen tipler nerde6
- karınızın mini giymesine izin verir misiniz6
- simko315
- velvet'in aylık geliri6
- buluşulan sözlük beyinin 16 yaşında çıkması6
- kısır9
- ikizler burcu erkeği akrep kadını ilişkisi10
- küçük sürprizler yapmak5
- yapay zekaya entry yazdıran yazar7
- alttaki yazara motto ver16
- müsavat dervişoğlu vs meral akşener4
- 777 diyen erkolar8
- yeni anayasa4
- arkadaşlar benden el mankeni olur mu4
- çerçeve yasa34
- mini elbise4
- akrep burcu kini8
- şeytanın insanlardan ders alması4
- zorunlu eğitim9
- sürekli türkçülerin soyunu araştıran kürtçü10
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı31
- amedspor14
- sevgiliye sorulan ilginç sorular6
- yazarların özel mesaj sayıları5
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler27
- modern insanın mutlu olma ihtimali4
- ölüp hayalet olarak geri gelmek4
- gollumun gözü yüzükte6
- aleksey batrakov12
- üsteki yazara güzel bir şey söyle10
- gece sokaklarda dolaşıp kedi ve köpekleri sevmek2
- 17 ağustos 1999 gölcük depremi9
- sözlük ırkçıları8
- saçını pembeye boyayan erkek6
- uludağ sözlüğün reaktörü2
- bir daha doğmayacak olmak4
her şey daha küçükken din konusunda ki sorularımın tam cevap alamaması ile başladı, daha sonra akrabalarım sayesinde kuranı kendi dilinde okumayı ögrendim. doğru bir sey yaptığım fikri müslüman toplumda yetişmenin vermiş olduğu bir bilinç yapısı ile beynimde dolaşıyordu ama sıkıntı olan şey arapça okuduğum şeylerin hiçbirinin bir anlam ifade etmemesiydi. böylece türkçe meal okumaya karar verdim, etrafta insanların soyledikleri ve kuran birbiriyle pek örtüşmüyordu. Üstüne onun söylediklerini yapmazsam beni cehennemde yakacak bir tanrının olabileceği fikri beni korkutmaya başlamıştı. O dönem sabah ezanlarında korkarak uyanır, korkudan geri uyuyamazdım. Ilk okula giden bir çocuk ne kadar araştırabilirse bende o kadar araştırıyordum din konusunu ama net cevaplar hiçbir zaman yoktu. Bir süre sonra her şeyi akışına bırakıp etrafımda insanlar ne yapıyorsa yapmaya devam ettim. Lisede babamı kaybedene kadar olay böyle devam etti. Ondan sonrası din açısindan tam bir fiyaskoydu, ergenligin verdigi hiddet ve aklımda kalan cevapsız onlarca soruyla birlikte "din"in insanları normalde acı vermesi gereken olaylara karsı uyuşturduğunu anladım. Üniversiteye geçtikten sonra diğer dinlerin kitaplarını da okudum. Tanrı inancımı olabildiğince korumaya çalışıyordum o dönemde, fakat dinlerin hikayeler ve mitolojilerin etkisiyle ortaya çıktığına emin olmuştum. Bilimi seven biriydim hep, hala öyleyim ama bilimin dinle alakasi olmadigini bilecek kadar akli başindaydim. Bilim, dini ortadan kaldirmak icin yoktu. Anlasilmayani anlamak icin vardi. Din ise daha çok insan ve tanri arasinda ki bir köprü gibiydi, anlam veremediğim şey, insanlarin dindarlıklarını birbirleriyle yarıştırmasıydı.
Sonra olaylar iyi gitmedi, sarsıntılı bir ilişki ardından okuduğum bölümüde sevmemem üzerine sınava tekrar hazırlanıp başka bir bölüme geçtim. Baya yaralanmıştım ve hayata karşı inancım kalmamıştı. Bir şeyleri yanlış yaptığım için cezalandırıldıgımı hissediyordum. O dönem sonradan hristiyan olmuş protestan biriyle tanıştım. Çok yakın arkadaş olduk, din hakkında ki düşüncelerim bir nebze olsun değişmişti. Çünkü incilin tanrısı insanlari yakmakla tehtid etmiyordu, affediciydi ve gaddar değildi. Dine olan düşüncelerim o dönem yumuşadı ama beni tekrar inandiracak kadar yeterli olmadi nedense. inançlı bir insan olmayı istedim hep ama istemekle olacak bir sey değil.
Olmuyor çünkü. O'nun orada olmadiğindan eminseniz, inanmayi istemek bir şey ifade etmiyor.
Sonra olaylar iyi gitmedi, sarsıntılı bir ilişki ardından okuduğum bölümüde sevmemem üzerine sınava tekrar hazırlanıp başka bir bölüme geçtim. Baya yaralanmıştım ve hayata karşı inancım kalmamıştı. Bir şeyleri yanlış yaptığım için cezalandırıldıgımı hissediyordum. O dönem sonradan hristiyan olmuş protestan biriyle tanıştım. Çok yakın arkadaş olduk, din hakkında ki düşüncelerim bir nebze olsun değişmişti. Çünkü incilin tanrısı insanlari yakmakla tehtid etmiyordu, affediciydi ve gaddar değildi. Dine olan düşüncelerim o dönem yumuşadı ama beni tekrar inandiracak kadar yeterli olmadi nedense. inançlı bir insan olmayı istedim hep ama istemekle olacak bir sey değil.
Olmuyor çünkü. O'nun orada olmadiğindan eminseniz, inanmayi istemek bir şey ifade etmiyor.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar