bugün
- isteklerinize nasıl sınır koyuyorsunuz4
- aşk acısı çekiyorum sözlük7
- nickten isim tahmini yapmak10
- büyük filmlerden büyük replikler3
- sözlüğün şizofren ve sapık dolu olduğu gerçeği15
- haramidere de haramilik yapmak5
- trabzon büyükşehir belediyesi21
- full metal jacket vs the thin red line2
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı17
- arkadaşlar pizza yer miyiz4
- guinness birası3
- içinizde bomba atmasını bilmeyen hayvanlar var2
- sözlükte olgun insanların sorunlarını konuşmak2
- izmirli kızlar neden kıçı açık geziyor sorunsalı12
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi26
- ölümü gösterip sıtmaya razı etmek2
- gerçek sözlük yazarı uzun saçlı sakallı obez olur3
- yürüyen bok4
- masklavi'yi şeriatla yönetilen ülkeye göndermek13
- sinem dedetaş11
- sözlükte entrylerini anlamadiginiz kişi15
- otobüsteki en iyi koltuk hangisidir sorunsalı16
- kilolu olmak5
- kedin mi var derdin var4
- caddebostan da bostan yetiştirmek3
- sözlüğü doğru kullanmak2
- akrabalarla ilişkiyi kes17
- kemalistler yunanistan'a defolsun8
- başlarım böyle hayata deyip akp'ye üye olmak4
- muşlettin amca2
- her gün tuvalete çıkmak2
- zall adlı yazar4
- şaka maka 40'a yaklaşmak6
- cabrio tigra süren kadının arabasına atlatmak2
- yeğen yerine yiğen diyen insanlar2
- çerçeve yasa7
- mason greenwood11
- oral süspansiyon3
- amerikaya taşınmak2
- sözlüğün en yakışıklı yazarı olmak2
- fetönün siyasi ayağı araştırlsın önergesinin reddi8
- apo hapisten çıkınca ak partililerin tepkisi8
- batıl inançlar6
- sozluk yazarlarinin zengin olmasi2
- allah 1 metin 2 rte 33
- 5 ağustos 2026 fenerbahçe sturm graz maçı18
- velvet hanım ile kahve içmek8
- 15 temmuz tiyatro mu7
- renault 9 broadway12
- ekşi sözlük dertleşecek insan veritabanı8
19'uncu yüzyılda birkaç yıl boyunca, Londra'da Jack diye bilinen ama asıl kimliği bugün bile açıklığa kavuşmamış olan insan şeklinde iki kötü ruh dehşet saçmıştır.Bunlardan biri korkunç bir seri katildi, Karın Deşen Jack.Diğeri, biçimi insana bile benzemeyen daha acayip bir varlıktı, Sıçrayan Topuklu Jack.
Sıçrayan Topuklu Jack destanı, 1837 yılının Eylül ayında, Londra ya da yakınında ayrı yerlerde bulunan 3 kadın ve bir adam, sivri kulaklı, pençeli, ağzından ateşler çıkan patlak gözlü, pelerinli garip bir varlığın saldırısına uğradığında başladı.Yaratık, aynı zamanda havada büyük mesafe kat edebiliyor, bir sıçrayışta duvarların ve evlerin üzerinden atlayabiliyor, bu nedenle onu yakalamak pek mümkün olmuyordu.
18 Şubat 1838 akşamında, Margaret ve Lucy Scales adlı iki genç kız, ağabeylerini ziyaret ettikten sonra Limehouse bölgesindeki evlerine yürürken, Yeşil Ejderha Patikası'nın girişini kuşatan gölgelerin içinden, elinde küçük bir lambayla hayaletimsi bir varlık belirdi.Hiçbir şey söylemeden ağzını açtı ve Lucy'nin yüzüne mavi alevler üfledi.Yaratık kaybolmadan önce Lucy yere düştü ve saatler boyunca korkudan titredi.
Olaylardan iki gece sonra Londra'nın doğusunda, 18 yaşındaki Jane Alsop'un ailesiyle yaşadığı evin kapı zili çalındı.Jane kapıyı açtığında, karanlıkta pahalı pelerinli ve şapkalı uzun boylu ince birini gördü.Onun polis olduğunu düşünüp öne doğru adım attı.Adam, arkadaşlarının Sıçrayan Topuklu Jack'i yakaladıklarını söyleyerek,kızdan hemen ona bir lamba getirmesini istedi.Bir mum getirdikten sonra kız dışarı koştu ancak mumu polis sandığı yabancıya verirken şok geçirdi.iki gün sonra Times gazetesinde şu satırlar yer aldı:
Üzerindeki pelerini attı ve mumun alevini göğsüne tutarak çok çirkin ve korkutucu bir görünüm sergiledi.Mavi-beyaz bir alev kustu.Gözleri ateşten topları andırıyordu...Büyük bir şapka taktı, üzerindeki dar tunik, beyaz yağlı cildi andırıyordu.
Ancak daha da kötüsü yoldaydı.Bu canavar görünümlü yaratığın alevleri yüzüne püskürtmesi üzerine Jane geri çekildi ve saldırgan, Jane'in metalden olduğunu söylediği elleriyle üzerine çullandı,elbisesini, kollarını, boynunu ve omuzlarını yırttı.
Acı ve korkuyla çığlık atan Jane, ondan kurtulup kapıya doğru koştu ancak daha hızlı hareket eden canavar onu tekrar yakaladı, vücudunu tırmıklayıp, başından tomarla saç kopardı.Ne şans ki, Jane'in acı çığlıklarını duyan evdeki iki kız kardeşi onu kurtardılar.
Üç kız daha sonra eve koşup kapıyı sürgüledi ancak Jack, kızların üst kattaki pencerede attıkları çığlıklar sonucu eve polisler gelene kadar uzaklaşmayı reddetti.Jack onları gördüğünde, pelerinini düşürerek birkaç kez sıçrayarak tarlayı boydan boya geçti.
Bu noktaya kadar saldırıları korkutucu ancak öldürücü değildi.Ancak bu durum, 1845'te Sıçrayan Topuklu Jack bir deli olmaktan çıkıp katı bir katile dönüşmesiyle değişti.O dönemde, Bermondsey'deki Jacob Adası, etrafı hastalık ve ölüm yayan, pis kokulu bataklıklarla çevrili, birkaç eski püskü, çürüyen evlerin bulunduğu pis bir yerleşim yeriydi.Burada, sefaletin ve fakirliğin ortasında,Maria Davis adında 13 yaşında bir fahişe yaşamaktaydı.O vahim gün, insanların gözü önünde, Maria Folly Ditch adlı berbat bataklığın üzerinde uzanan köprüde yürürken Jack'in saldırısına uğradı.Onu omuzlarından yakalayan Jack, yüzüne alev püskürttü, sonra da soğukkanlı bir şekilde çığlık atan kızı alıp köprüden bataklığa attı.Kızın vücudu bataklığın derinliklerine gömüldü.Korku içindeki insanlar bir şey yapamadan, bu şeytani varlık geldiği gibi hızla zıplayarak kaçtı.Geride Maria'nın cesedini arayan polisler kaldı.
Sıçrayan Topuklu Jack hiçbir zaman tam anlamıyla tanımlanamamıştır.Tek aday,sadist espri anlayışıyla bilinen Waterford Marki Henry'dir.Saldırılar sırasında aynı bölgede olduğu söylenen Henry'nin vücut yapısı ve dışarı fırlamış gözleri Jack'in tarfiyle benzeşiyordu.Dahası, meşhur kaçışlarından birini gerçekleştirirken pelerini açıldı ve göğsünde büyük bir "W" harfi gözüktü.Buna karşın, Waterford 1859'da öldü; Jack'in saldırıları ingiltere'nin doğusu ve Eveton'dan tutun da 1904'te son görüldüğü Liverpool'a kadar uzanan bölgede yıllarca sürdü.
Jack'in şaşırtıcı becerisi de aynı oranda gizemlidir. Yüksek sıçrayışlarını, II.Dünya Savaşı'nda Jack'e öykünen Alman askerlerinin giydiği yaylı ayakkabılara borçlu olduğu konusunda yaygın bir inanış vardır.Bu askerlerin neredeyse hepsi bileklerini kırmıştır.Onu,ağzından ateş çıkaran göstericilerle kıyaslamak da boşunadır çünkü bu göstericiler Jack'in yaptığı gibi ateşi ağızlarını içinde üretemezler.
Bazı araştırmacılar, Jack'in insan olmadığını ve dünyamıza başka bir boyuttan ya da gezegenden geldiğini öne sürmektedirler. LOL
Sıçrayan Topuklu Jack destanı, 1837 yılının Eylül ayında, Londra ya da yakınında ayrı yerlerde bulunan 3 kadın ve bir adam, sivri kulaklı, pençeli, ağzından ateşler çıkan patlak gözlü, pelerinli garip bir varlığın saldırısına uğradığında başladı.Yaratık, aynı zamanda havada büyük mesafe kat edebiliyor, bir sıçrayışta duvarların ve evlerin üzerinden atlayabiliyor, bu nedenle onu yakalamak pek mümkün olmuyordu.
18 Şubat 1838 akşamında, Margaret ve Lucy Scales adlı iki genç kız, ağabeylerini ziyaret ettikten sonra Limehouse bölgesindeki evlerine yürürken, Yeşil Ejderha Patikası'nın girişini kuşatan gölgelerin içinden, elinde küçük bir lambayla hayaletimsi bir varlık belirdi.Hiçbir şey söylemeden ağzını açtı ve Lucy'nin yüzüne mavi alevler üfledi.Yaratık kaybolmadan önce Lucy yere düştü ve saatler boyunca korkudan titredi.
Olaylardan iki gece sonra Londra'nın doğusunda, 18 yaşındaki Jane Alsop'un ailesiyle yaşadığı evin kapı zili çalındı.Jane kapıyı açtığında, karanlıkta pahalı pelerinli ve şapkalı uzun boylu ince birini gördü.Onun polis olduğunu düşünüp öne doğru adım attı.Adam, arkadaşlarının Sıçrayan Topuklu Jack'i yakaladıklarını söyleyerek,kızdan hemen ona bir lamba getirmesini istedi.Bir mum getirdikten sonra kız dışarı koştu ancak mumu polis sandığı yabancıya verirken şok geçirdi.iki gün sonra Times gazetesinde şu satırlar yer aldı:
Üzerindeki pelerini attı ve mumun alevini göğsüne tutarak çok çirkin ve korkutucu bir görünüm sergiledi.Mavi-beyaz bir alev kustu.Gözleri ateşten topları andırıyordu...Büyük bir şapka taktı, üzerindeki dar tunik, beyaz yağlı cildi andırıyordu.
Ancak daha da kötüsü yoldaydı.Bu canavar görünümlü yaratığın alevleri yüzüne püskürtmesi üzerine Jane geri çekildi ve saldırgan, Jane'in metalden olduğunu söylediği elleriyle üzerine çullandı,elbisesini, kollarını, boynunu ve omuzlarını yırttı.
Acı ve korkuyla çığlık atan Jane, ondan kurtulup kapıya doğru koştu ancak daha hızlı hareket eden canavar onu tekrar yakaladı, vücudunu tırmıklayıp, başından tomarla saç kopardı.Ne şans ki, Jane'in acı çığlıklarını duyan evdeki iki kız kardeşi onu kurtardılar.
Üç kız daha sonra eve koşup kapıyı sürgüledi ancak Jack, kızların üst kattaki pencerede attıkları çığlıklar sonucu eve polisler gelene kadar uzaklaşmayı reddetti.Jack onları gördüğünde, pelerinini düşürerek birkaç kez sıçrayarak tarlayı boydan boya geçti.
Bu noktaya kadar saldırıları korkutucu ancak öldürücü değildi.Ancak bu durum, 1845'te Sıçrayan Topuklu Jack bir deli olmaktan çıkıp katı bir katile dönüşmesiyle değişti.O dönemde, Bermondsey'deki Jacob Adası, etrafı hastalık ve ölüm yayan, pis kokulu bataklıklarla çevrili, birkaç eski püskü, çürüyen evlerin bulunduğu pis bir yerleşim yeriydi.Burada, sefaletin ve fakirliğin ortasında,Maria Davis adında 13 yaşında bir fahişe yaşamaktaydı.O vahim gün, insanların gözü önünde, Maria Folly Ditch adlı berbat bataklığın üzerinde uzanan köprüde yürürken Jack'in saldırısına uğradı.Onu omuzlarından yakalayan Jack, yüzüne alev püskürttü, sonra da soğukkanlı bir şekilde çığlık atan kızı alıp köprüden bataklığa attı.Kızın vücudu bataklığın derinliklerine gömüldü.Korku içindeki insanlar bir şey yapamadan, bu şeytani varlık geldiği gibi hızla zıplayarak kaçtı.Geride Maria'nın cesedini arayan polisler kaldı.
Sıçrayan Topuklu Jack hiçbir zaman tam anlamıyla tanımlanamamıştır.Tek aday,sadist espri anlayışıyla bilinen Waterford Marki Henry'dir.Saldırılar sırasında aynı bölgede olduğu söylenen Henry'nin vücut yapısı ve dışarı fırlamış gözleri Jack'in tarfiyle benzeşiyordu.Dahası, meşhur kaçışlarından birini gerçekleştirirken pelerini açıldı ve göğsünde büyük bir "W" harfi gözüktü.Buna karşın, Waterford 1859'da öldü; Jack'in saldırıları ingiltere'nin doğusu ve Eveton'dan tutun da 1904'te son görüldüğü Liverpool'a kadar uzanan bölgede yıllarca sürdü.
Jack'in şaşırtıcı becerisi de aynı oranda gizemlidir. Yüksek sıçrayışlarını, II.Dünya Savaşı'nda Jack'e öykünen Alman askerlerinin giydiği yaylı ayakkabılara borçlu olduğu konusunda yaygın bir inanış vardır.Bu askerlerin neredeyse hepsi bileklerini kırmıştır.Onu,ağzından ateş çıkaran göstericilerle kıyaslamak da boşunadır çünkü bu göstericiler Jack'in yaptığı gibi ateşi ağızlarını içinde üretemezler.
Bazı araştırmacılar, Jack'in insan olmadığını ve dünyamıza başka bir boyuttan ya da gezegenden geldiğini öne sürmektedirler. LOL
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar