bugün
- berna laçin'in gözaltına alınması37
- yazarların şu an içtiği içecekler7
- hıçkırığı anında durduran formül6
- sizce karizma mıyım13
- montella ile yolların ayrılması5
- burak yılmazdaki taşşağın kimsede olmaması11
- ak parti kimsesizlerin kimsesidir9
- sabah sabah 500g çikolatalı puding yemek7
- koltukaltı kıllı kezo7
- kız olduğu halde ilgi duyduğunuz yazarlar6
- erkek olduğu halde ilgi duyduğunuz yazarlar7
- 61 yaşında plank rekoru kırmak4
- arkadaşlar etkileşelim mi6
- selam kızlar hala evlenmedim7
- özelden kuşum ötmüyor diyen yazar3
- seray sever3
- kadınların aklı yoktur hiçbir şeyden anlamazlar9
- cumadan bir gün önceki gün bugün perşembe4
- sütte leke var cemil tugay da yok5
- asansörün düğmesine birden fazla basmak2
- takibe takip beğeniye beğeni diyen sözlük kızı4
- sizi müdüre şikayet eden arkadaş3
- yazar fake mi diye arkadaşlarına mesaj atmak35
- arda turan milli takım teknik direktörü olacak3
- s'i l v'e r m'i s t4
- sözlüğü boşverip plaja gitmek2
- muslettin amca6
- dolmuşta para üstü bekleme gerginliği4
- sevilmeyen yazara yaprak sarma ısmarlamak3
- ucan tekme atan hipopotam29
- ne yapıyorsunuz lan kekolar3
- allah atatürk ten razı olsun2
- durup durup hickk diye ses cikaran insan2
- hiç yutup izlememek4
- arkadaşlar ben neden sözlüğü ciddiye alıyorum2
- vicdanını kaybetmiş akpliler4
- arkadaşlar benim günüm neden aymadı3
- sözlük ergenlerini sille tokat dövmek2
- tinder'ın eşleşme algoritması5
- all s fair2
- en toksik kadınlar3
- biraz çalışayım2
- ciddi ciddi yulaf yiyen insan11
- ahmet2
- birikimleri yiyemeden ölmek3
- haniy yaaa3
- internet arama geçmişini temizleyemeden ölmek3
- atsızı sevmeyen türk5
- market ürününü siyasi görüşü2
- arabayı fullemek3
insanın canını acıtan eylem.
hani bilirsiniz sanki hiç gelmeyeceğini, hani "o" vardır ama yokluğu o kadar gerçektir ki varlığının bilincini siler atar. yüreğiniz her daim içine akıtır göz yaşlarını. yüzünüz güler ama yüreğinizden derin "of"lar çıkıverir. sıkılırsınız herşeyden. herşey boştur, bekleseniz de zaman boşa akar sanki...
ilk dakikalar kolay geçer, umuttur ilk dakikaları güzel yapan şey...
dakikalar saatlere dönmeye başladığı an işin rengi de değişmeye başlar. toz pembe hayaller kararmaya başlamıştır sanki. ama sağ omzunuzda bulunan iyilik meleği, sanki hep iyiliğine söyler herşeyi. ve daha sonra anlar insan "umut etme"nin ne kadar acı verdiğini...
saatler günlere dönmüşse ve beklediğiniz yoksa artık, toz pembe hayaller daha da bir kararmıştır. gaipten sesler duyup, karşınızda "o" varmışcasına konuşmaya yüz tutarsınız duvarlarla...
günler haftalara döndüğü vakit, iyilik meleğinin yerini o kötü melek alır. ve der ki insana: "kimi bekledin de geldi bugüne kadar?? ve neye istediğin an sahip oldun?? yalanlar üzerine kuruludur hayat, alış bu yalanlara!!"
haftalar aylara döner, aylar yıllara...
ne beklenen vardır artık ne de bekleyen...aslında teoride ikisi de vardır. hani kitaplara konu olacak, iç sıkıntısı yaratacak düzeyde. cümlenin gizli özneleridir artık onlar. yıllar geçer, yıllanır içerde acılar. yıllandıkça güzelleşir belki de...
beklenen gelmemiştir, gelmeyecektir her zamanki gibi...
beklenen de bekleyen de başkalarına "yar" olduğu vakit, sonun başlangıcı gelmiştir artık..
yüreklerde derin acılar çekilirken, ne beklenen ne de bekleyen izlerinden kurtulur acılarının.
şiir yazar, şarkı söyler, ağıt yakar.
bir çift gözdür yılları ömüre dökünce aranılan tek şey...
hani huzurun bulunduğu bir çift göz.
birbirine bir ömür önce söz vermiş bir çift gözdür.
ve anlarsınız o zaman umut etmek salaklıktır, acıyı bünyeye taşır.
umut etmek saflıktır, sonunda yitip gidecektir her güzel şey gibi...
hani bilirsiniz sanki hiç gelmeyeceğini, hani "o" vardır ama yokluğu o kadar gerçektir ki varlığının bilincini siler atar. yüreğiniz her daim içine akıtır göz yaşlarını. yüzünüz güler ama yüreğinizden derin "of"lar çıkıverir. sıkılırsınız herşeyden. herşey boştur, bekleseniz de zaman boşa akar sanki...
ilk dakikalar kolay geçer, umuttur ilk dakikaları güzel yapan şey...
dakikalar saatlere dönmeye başladığı an işin rengi de değişmeye başlar. toz pembe hayaller kararmaya başlamıştır sanki. ama sağ omzunuzda bulunan iyilik meleği, sanki hep iyiliğine söyler herşeyi. ve daha sonra anlar insan "umut etme"nin ne kadar acı verdiğini...
saatler günlere dönmüşse ve beklediğiniz yoksa artık, toz pembe hayaller daha da bir kararmıştır. gaipten sesler duyup, karşınızda "o" varmışcasına konuşmaya yüz tutarsınız duvarlarla...
günler haftalara döndüğü vakit, iyilik meleğinin yerini o kötü melek alır. ve der ki insana: "kimi bekledin de geldi bugüne kadar?? ve neye istediğin an sahip oldun?? yalanlar üzerine kuruludur hayat, alış bu yalanlara!!"
haftalar aylara döner, aylar yıllara...
ne beklenen vardır artık ne de bekleyen...aslında teoride ikisi de vardır. hani kitaplara konu olacak, iç sıkıntısı yaratacak düzeyde. cümlenin gizli özneleridir artık onlar. yıllar geçer, yıllanır içerde acılar. yıllandıkça güzelleşir belki de...
beklenen gelmemiştir, gelmeyecektir her zamanki gibi...
beklenen de bekleyen de başkalarına "yar" olduğu vakit, sonun başlangıcı gelmiştir artık..
yüreklerde derin acılar çekilirken, ne beklenen ne de bekleyen izlerinden kurtulur acılarının.
şiir yazar, şarkı söyler, ağıt yakar.
bir çift gözdür yılları ömüre dökünce aranılan tek şey...
hani huzurun bulunduğu bir çift göz.
birbirine bir ömür önce söz vermiş bir çift gözdür.
ve anlarsınız o zaman umut etmek salaklıktır, acıyı bünyeye taşır.
umut etmek saflıktır, sonunda yitip gidecektir her güzel şey gibi...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar