bugün
- 40 yaş altı sözlük bebeleri11
- zayıf erkeklerin agresif olması9
- merhaba arkadaşlar beni hatırladınız mı8
- sözlük kızlarının 30 luk teyzeler olması8
- hiç arkadaşı olmayanlar ne yapıyor acaba4
- sözlükte kavga bile çıkmaması5
- kırk yaşına gelip hala sözlük yazarlığı yapmak4
- saraca finch house14
- ben kararımı verdim5
- sözlükteki şişmanlık güzellemesi3
- bir kadını kaybetmenin en kısa yolu6
- arkadaşlarla tatile gitmek2
- erkeği tahriş eden en ince ayrıntılar2
- besle kargayı7
- tansiyon ilacı içen yazarlar2
- bir erkeği markete yollamak4
- fırından alınan ekmeği dilimletmek4
- klima açıp yorgan altında uyumak4
- yanarak ölmek3
- reşit olmadan sözlük yazarı olmak4
- yaş yetmiş iş bitmemiş2
- arzu edilene ulaşıldığında anlam ifade etmemesi5
- sözlük kızları toplansın bir şey diyeceğim4
- sözlükte kaos olsun istenmesi2
- geceye bir 90 lar şarkısı bırak2
- atm'ye ateme diyen hanzo2
- beyaz ekmek yiyen vatan hainleri3
- şişman kızların çok neşeli olması7
- gianni infantino3
- fransızcadan türkçeye geçmiş kelimeler5
- yolda yırtılan market poşeti2
- günün şiiri23
- tulumba tatlısı9
- bir şeyler söyle2
- kadir inanır'ın kürt olması4
- işimizin başındayız uludağ sözlük2
- neşemizi öldürdüler4
- karı kıza para yedirir misiniz17
- küresel affetme günü3
- neşemizi de çalamazlar ya2
- kurtuluş savaşı'nın müfredattan kaldırılması26
- mutfağa su içmeye gidip tostla dönmek2
- izmir'de başörtülü kadını sahilden kovan seküler21
- 7 temmuz 2026 abd belçika maçı8
- istanbulda hava durumu5
- en çok hoşa giden doğa olayı11
- kadınların piç erkek tercihi16
- dinozorların gerçekten yaşadığını sanan cahiller10
- elle yiyip şişeden içenler5
- şişman kız vardı yuzır ne oldu ona3
insanın canını acıtan eylem.
hani bilirsiniz sanki hiç gelmeyeceğini, hani "o" vardır ama yokluğu o kadar gerçektir ki varlığının bilincini siler atar. yüreğiniz her daim içine akıtır göz yaşlarını. yüzünüz güler ama yüreğinizden derin "of"lar çıkıverir. sıkılırsınız herşeyden. herşey boştur, bekleseniz de zaman boşa akar sanki...
ilk dakikalar kolay geçer, umuttur ilk dakikaları güzel yapan şey...
dakikalar saatlere dönmeye başladığı an işin rengi de değişmeye başlar. toz pembe hayaller kararmaya başlamıştır sanki. ama sağ omzunuzda bulunan iyilik meleği, sanki hep iyiliğine söyler herşeyi. ve daha sonra anlar insan "umut etme"nin ne kadar acı verdiğini...
saatler günlere dönmüşse ve beklediğiniz yoksa artık, toz pembe hayaller daha da bir kararmıştır. gaipten sesler duyup, karşınızda "o" varmışcasına konuşmaya yüz tutarsınız duvarlarla...
günler haftalara döndüğü vakit, iyilik meleğinin yerini o kötü melek alır. ve der ki insana: "kimi bekledin de geldi bugüne kadar?? ve neye istediğin an sahip oldun?? yalanlar üzerine kuruludur hayat, alış bu yalanlara!!"
haftalar aylara döner, aylar yıllara...
ne beklenen vardır artık ne de bekleyen...aslında teoride ikisi de vardır. hani kitaplara konu olacak, iç sıkıntısı yaratacak düzeyde. cümlenin gizli özneleridir artık onlar. yıllar geçer, yıllanır içerde acılar. yıllandıkça güzelleşir belki de...
beklenen gelmemiştir, gelmeyecektir her zamanki gibi...
beklenen de bekleyen de başkalarına "yar" olduğu vakit, sonun başlangıcı gelmiştir artık..
yüreklerde derin acılar çekilirken, ne beklenen ne de bekleyen izlerinden kurtulur acılarının.
şiir yazar, şarkı söyler, ağıt yakar.
bir çift gözdür yılları ömüre dökünce aranılan tek şey...
hani huzurun bulunduğu bir çift göz.
birbirine bir ömür önce söz vermiş bir çift gözdür.
ve anlarsınız o zaman umut etmek salaklıktır, acıyı bünyeye taşır.
umut etmek saflıktır, sonunda yitip gidecektir her güzel şey gibi...
hani bilirsiniz sanki hiç gelmeyeceğini, hani "o" vardır ama yokluğu o kadar gerçektir ki varlığının bilincini siler atar. yüreğiniz her daim içine akıtır göz yaşlarını. yüzünüz güler ama yüreğinizden derin "of"lar çıkıverir. sıkılırsınız herşeyden. herşey boştur, bekleseniz de zaman boşa akar sanki...
ilk dakikalar kolay geçer, umuttur ilk dakikaları güzel yapan şey...
dakikalar saatlere dönmeye başladığı an işin rengi de değişmeye başlar. toz pembe hayaller kararmaya başlamıştır sanki. ama sağ omzunuzda bulunan iyilik meleği, sanki hep iyiliğine söyler herşeyi. ve daha sonra anlar insan "umut etme"nin ne kadar acı verdiğini...
saatler günlere dönmüşse ve beklediğiniz yoksa artık, toz pembe hayaller daha da bir kararmıştır. gaipten sesler duyup, karşınızda "o" varmışcasına konuşmaya yüz tutarsınız duvarlarla...
günler haftalara döndüğü vakit, iyilik meleğinin yerini o kötü melek alır. ve der ki insana: "kimi bekledin de geldi bugüne kadar?? ve neye istediğin an sahip oldun?? yalanlar üzerine kuruludur hayat, alış bu yalanlara!!"
haftalar aylara döner, aylar yıllara...
ne beklenen vardır artık ne de bekleyen...aslında teoride ikisi de vardır. hani kitaplara konu olacak, iç sıkıntısı yaratacak düzeyde. cümlenin gizli özneleridir artık onlar. yıllar geçer, yıllanır içerde acılar. yıllandıkça güzelleşir belki de...
beklenen gelmemiştir, gelmeyecektir her zamanki gibi...
beklenen de bekleyen de başkalarına "yar" olduğu vakit, sonun başlangıcı gelmiştir artık..
yüreklerde derin acılar çekilirken, ne beklenen ne de bekleyen izlerinden kurtulur acılarının.
şiir yazar, şarkı söyler, ağıt yakar.
bir çift gözdür yılları ömüre dökünce aranılan tek şey...
hani huzurun bulunduğu bir çift göz.
birbirine bir ömür önce söz vermiş bir çift gözdür.
ve anlarsınız o zaman umut etmek salaklıktır, acıyı bünyeye taşır.
umut etmek saflıktır, sonunda yitip gidecektir her güzel şey gibi...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar