bugün
- kurbağa öpüp prens beklemek9
- arkadaşlar neden bu kadar sıkıcısınız7
- arkadaşlar şeftali yer miyiz8
- hayattan zevk alamamak6
- telefon sapığı5
- nickten isim tahmini yapmak43
- aslan akrep ikizler kadınlarının deli olmaları7
- sözlük erkeklerinin kadın halleri8
- ammına koydumun ergenleri4
- doktor ve mühendislerin iki oy hakkı olmalı5
- ioçk17
- the merich13
- bilgi içerikli entry giriyorum3
- sözlükten hatun kaldırmak4
- bok kokan başlıklar2
- homofobik erkek4
- güzel kızların osurmaması2
- from dizisi5
- arkadaşlar ben yarım akıllı mıyım ya9
- hikayeyi devam ettir2
- gürbüz'ü ibraniceye çevirince lion çıkması2
- sözlükte erkek taklidi yapan kadın yazarlar4
- eski foça vs yeni foça2
- mahmut orhan3
- seviyorum ulan3
- mehdinin almanyada olma ihtimali2
- ceplerimde şiirlerim var diyen erkek2
- japon denince akla gelenler9
- tahta kavenin tahtadan olması2
- ayınan mıyorum ayınan mıyorum13
- bursalı erkekler15
- fal bakabilen sözlük yazarları2
- 30 dakika bilgi içerikli entry girelim kampanyası10
- sözlük kızlarının kombinleri9
- çapayla süslenen omuz2
- beynimi aldırdım vs solcuyum4
- türklerin soykırım yaptığı gerçeği4
- sözlükte kadın taklidi yapan erkek yazarlar3
- g'i l d'e d l'i l y24
- sözlüğün en güzel burunlu erkek yazarı3
- arap yarımadası ndan sıcak hava dalgası2
- az yakar diye dizel araba alan memur4
- yazarların aylık gelirleri5
- manyak mısınız nesiniz7
- habire12 adamdır37
- tai lung'un erkeklerden hoşlanması6
- diamond bosphorus23
- sözlüğün kralı olmak5
- enayimiknatisii16
- kahve içelim mi4
modernizmin getirdiği ruhsuz bir dünyadaki insanı anlatan film. ha tabi ki böylesi apatik bir gezegen en olasıdır, romantik tipler sevmez, biz severiz. tat ve zevk yoktur ama acı da yoktur. huzurludur.
--spoiler--
Bırakıldığı yere nereden geldiğini ve nasıl geldiğini hiç sorgulamadan orada bir varoluş çabası içine düşmesi insanın en büyük yanılgısı. Doğanın arzularını sahiplenmiş halde yaşadığımız bu yerlerde kendi hayatlarımızı huzurlu ve değişmez bir çizgide sürdürmeyi düşlüyoruz hepimiz. içinde bulunulan yaşam ne kadar varoş ve sefil olsa da insan onu sürdürmeye arzu duyuyor, çünkü doğa ona bu güdüyü verdi. Acı ve yoksulluk içinde her gün aynı saatte uyanıp işine giden insanın içinde bulunduğu sefaleti sürdürmek için zorlu işlerde sürünmesi, bu içindeki yanılsamanın en büyük göstergesi.
Den Brysomme Mannen, yani sorun yaratan adam Andreas bir gün bilmediği bir yerde bulur kendisini. Nereden ve nasıl geldiğini hiç sorgulamadan kendisini ''hoş geldin'' ile karşılayan insanların yaşamına adapte olmaya çalışır.
Tipik bir Cennet'tir Andreas'in içine bırakıldığı yer. Her şey kusursuzdur belki de. istediğin kadar içersin ama asla sarhoş olmazsın. Hiç çocuk yoktur. Stres yoktur. Sevişmek için bir kısa muhabbet yeterlidir. Parmağın kesildiğinde kimse telaş etmez, soğukkanlı bir şekilde ''orada öyle oturamazsın'' derler. Seni aldatıyorum dediğiniz kadınlar asla kızmazlar size, üzerine ''hafta sonu misafir var, o zamana kadar kal'' derler kin ve öfkeden uzak bir tavırda. Geç geldiğiniz işinizde patronunuz size çıkışmaz, aksine yeni ofis malzemeleri sunar ve ''burada senin mutluluğun önemli'' der. Öpüşen çiftler gerçek anlamda birbirlerini yiyen zombiler gibidirler. En önemlisi ve diğer bunca şeyin arasında en acı yakanı da asla ölememenizdir. Defalarca ray altına girseniz de bir türlü kaçamazsınız bu gri dünyadan.
Hazır o can sıkıcı yerde değilken bir an önce ölmeye bakmamız gerek. Dünyalar az da olsa farklı olsa da içimizdeki yaşama güdüsü hep genlerimizde olacak.
--spoiler--
--spoiler--
Bırakıldığı yere nereden geldiğini ve nasıl geldiğini hiç sorgulamadan orada bir varoluş çabası içine düşmesi insanın en büyük yanılgısı. Doğanın arzularını sahiplenmiş halde yaşadığımız bu yerlerde kendi hayatlarımızı huzurlu ve değişmez bir çizgide sürdürmeyi düşlüyoruz hepimiz. içinde bulunulan yaşam ne kadar varoş ve sefil olsa da insan onu sürdürmeye arzu duyuyor, çünkü doğa ona bu güdüyü verdi. Acı ve yoksulluk içinde her gün aynı saatte uyanıp işine giden insanın içinde bulunduğu sefaleti sürdürmek için zorlu işlerde sürünmesi, bu içindeki yanılsamanın en büyük göstergesi.
Den Brysomme Mannen, yani sorun yaratan adam Andreas bir gün bilmediği bir yerde bulur kendisini. Nereden ve nasıl geldiğini hiç sorgulamadan kendisini ''hoş geldin'' ile karşılayan insanların yaşamına adapte olmaya çalışır.
Tipik bir Cennet'tir Andreas'in içine bırakıldığı yer. Her şey kusursuzdur belki de. istediğin kadar içersin ama asla sarhoş olmazsın. Hiç çocuk yoktur. Stres yoktur. Sevişmek için bir kısa muhabbet yeterlidir. Parmağın kesildiğinde kimse telaş etmez, soğukkanlı bir şekilde ''orada öyle oturamazsın'' derler. Seni aldatıyorum dediğiniz kadınlar asla kızmazlar size, üzerine ''hafta sonu misafir var, o zamana kadar kal'' derler kin ve öfkeden uzak bir tavırda. Geç geldiğiniz işinizde patronunuz size çıkışmaz, aksine yeni ofis malzemeleri sunar ve ''burada senin mutluluğun önemli'' der. Öpüşen çiftler gerçek anlamda birbirlerini yiyen zombiler gibidirler. En önemlisi ve diğer bunca şeyin arasında en acı yakanı da asla ölememenizdir. Defalarca ray altına girseniz de bir türlü kaçamazsınız bu gri dünyadan.
Hazır o can sıkıcı yerde değilken bir an önce ölmeye bakmamız gerek. Dünyalar az da olsa farklı olsa da içimizdeki yaşama güdüsü hep genlerimizde olacak.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar