bugün
- arabayla almanya'dan türkiye'ye gitmek11
- eşitlik mi özgürlük mü8
- apı uygulama programlama ara yüzü2
- allah'ın doğurmamış ve doğmamış olması2
- yeni partinin çerçeve yasa kararı15
- yaşlandığının farkına varmak9
- tarım3
- sözlük yazarlarının hayatını değiştirecek şey4
- kartoncu birader vs erecto bey3
- hesaplama3
- ekşi sözlük referans17
- orospu çocuğu gördüm de böylesini hiç görmedim3
- müzik dinlemek5
- dağ evi olmayan erkek5
- yahudi olmak için anneniz yahudi olması gerekiyor3
- asosyal ve çirkin olmak4
- namaz5
- yahudilere sallayan kitaplar3
- sözlük yazarlarının kekleri5
- kedi5
- eva mendes2
- 11 ağustos 20262
- sözlüğün çok durgun olması6
- yağmur2
- sigara içmeyen erkek4
- clean girl akımı4
- mekke anlaşması20
- sıcak hava vs soğuk hava6
- evlenmeme nedenleri5
- sözlük kızları çirkin oldukları için buradalar4
- adavet2
- gammazlığı elinden alınan yazar15
- şapka ve scream maskesi takıp dolaşmak2
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler5
- ahududu5
- hutiler suudlara saldırdı ne olacak4
- ekonomi16
- ev almak isteyenlere tavsiye7
- 80 yaşında sözlük yazarı olmaz2
- geleceğe yolculuk vs geçmişe yolculuk4
- özgür özel7
- eline kız götü değmemiş sözlük erkekleri2
- bakan göktaş'tan şehit ailelerine müjde11
- iki arada bir derede kalmak2
- baliye balayına gitme ezikliği4
- ulu parti5
- spor olsun diye her yere yürüyen insan10
- merfulu11
- yaşlı izlenimi veren isimler3
- 11 ağustos 2026 sturm graz fenerbahçe maçı5
bazen kafalar harbiden basmıyor.
tam bir ehl-i sünnet olarak, müslümanların -daha doğrusu kendini müslüman olarak gören şovenlerin- kendilerini sertçe eleştirmeleri gerektiğini düşünüyorum. bu arkadaşlarımıza eğitim de fayda etmiyor. sosyolojiden bihaberler.
neymiş? vay efendim, "ateistlere biz laf edince çok mesele oluyor da, onlar kendilerinde hazreti meryem'in baş örtüsüne, sakala, peygamberin aile hayatına, kurban bayramına... laf etme hakkı görüyorlar..."
şimdi,
"baş örtüsü" meselesi denen olay, kamusal bir problemdir. çünkü dini simgelere sahip olmak insanların birbirlerine eşit bir şekilde davranmalarını engeller. resmi kurumlarda bu gerçekten problem yaratabilir.
sakal, saç gibidir, "at kuyruklu" "top sakallı" diye neden laf kalabalığı yapılıyorsa, aynı sebepten ötürü sakallı gezen kardeşlerimiz hakkında laf yapılabilir,
peygamber, peygamberdir, kişisel dinle bir alakası yoktur, aile hayatı en az turgut özal'ın aile hayatı kadar didik didik edilebilir; çünkü bu insan tüm insanlığa mal olmuştur,
kurban bayramı, sokaklarımızı her defasında kan gölüne çeviren bir eylemdir. o sokaklarda herkes yaşar.
üstteki hiçbir olayda insanların "kişisel dini inançları" eleştiri, uğraş malzemesi haline getirilmiyor. tüm topluma, tüm insanlığa yönelik "açık" ve "toplumsal" alandaki şeylerle uğraşılıyor.
her zaman diyorum: dini konuları kişiselleştirmeyin. dini yaşayın, allah'ınıza ibadet edin; toplumun gözü önünde cereyan eden olayları "sadece size ait" olarak görmek ve başkalarının eleştirisine tahammülsüzlük göstermek de ancak sizin kendi küçüklüğünüzden ve düşüncesizliğinden gelir, unutmayın.
ardından bir de bakmışsınız ki dünyanın en geri kalmış toplumları hep sizinle aynı dine mensub... ne yaparsınız? vay anasını der, sakalınızı kaşırsınız.
e mi evlatlarım?
tam bir ehl-i sünnet olarak, müslümanların -daha doğrusu kendini müslüman olarak gören şovenlerin- kendilerini sertçe eleştirmeleri gerektiğini düşünüyorum. bu arkadaşlarımıza eğitim de fayda etmiyor. sosyolojiden bihaberler.
neymiş? vay efendim, "ateistlere biz laf edince çok mesele oluyor da, onlar kendilerinde hazreti meryem'in baş örtüsüne, sakala, peygamberin aile hayatına, kurban bayramına... laf etme hakkı görüyorlar..."
şimdi,
"baş örtüsü" meselesi denen olay, kamusal bir problemdir. çünkü dini simgelere sahip olmak insanların birbirlerine eşit bir şekilde davranmalarını engeller. resmi kurumlarda bu gerçekten problem yaratabilir.
sakal, saç gibidir, "at kuyruklu" "top sakallı" diye neden laf kalabalığı yapılıyorsa, aynı sebepten ötürü sakallı gezen kardeşlerimiz hakkında laf yapılabilir,
peygamber, peygamberdir, kişisel dinle bir alakası yoktur, aile hayatı en az turgut özal'ın aile hayatı kadar didik didik edilebilir; çünkü bu insan tüm insanlığa mal olmuştur,
kurban bayramı, sokaklarımızı her defasında kan gölüne çeviren bir eylemdir. o sokaklarda herkes yaşar.
üstteki hiçbir olayda insanların "kişisel dini inançları" eleştiri, uğraş malzemesi haline getirilmiyor. tüm topluma, tüm insanlığa yönelik "açık" ve "toplumsal" alandaki şeylerle uğraşılıyor.
her zaman diyorum: dini konuları kişiselleştirmeyin. dini yaşayın, allah'ınıza ibadet edin; toplumun gözü önünde cereyan eden olayları "sadece size ait" olarak görmek ve başkalarının eleştirisine tahammülsüzlük göstermek de ancak sizin kendi küçüklüğünüzden ve düşüncesizliğinden gelir, unutmayın.
ardından bir de bakmışsınız ki dünyanın en geri kalmış toplumları hep sizinle aynı dine mensub... ne yaparsınız? vay anasını der, sakalınızı kaşırsınız.
e mi evlatlarım?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar