bugün
- herkes yatsın iyi geceler8
- oğlum çok güzel lan6
- cips olsa da yesek7
- istanbul un çok pahalı olması12
- the merich13
- erkeklerin giderek feminenleşmesi11
- otobüste kitap okuyan insanlara bakmak2
- aklını yitirmek4
- 1 saatte 10 bira içmek19
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- tembel ve çalışmayan insan16
- 50 tl ile rolling yapmak6
- sözlük kızlarının kombinleri20
- matbaanın gecikmesine sebep5
- ona bir şey söyle9
- velvet vs nervio19
- manifest grubu3
- horoz hayası çorbası5
- acıktım ben3
- lale devrinde deliler gibi eğlenmek4
- eşeği alıp kafa iznine çıkmak7
- magnum dondurmasının eskiden daha pahalı olması8
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek13
- sevgiliyle karşılıklı bira içmek2
- sevgiliyle karşılıklı cik cik diye ötüşmek2
- benzini dolarla mı alıyoruz diyen tip6
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- yarın iş olduğu gerçeği3
- kadınlar nasıl erkeklerden hoşlanırlar6
- velvet13
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey10
- kadim kültürler4
- ilginç rüyalar2
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- bira cips6
- işini kaybetmek2
- parayla dert dinlenir2
- marc cucurella6
- atatürk e din düşmanı diyenler6
- arkadaşlar beni gammazlayın5
- nothing more never less2
- slavko vincic15
- laptop5
- gocusuz sözlük4
- gemici düğümü2
- nervio11
- ispanya20
- aga be şarkılar5
- insan olmaya ceyrek kala13
- uludağ sözlük yazarlar yüzünden bitti6
kendine has müzik anlayışı ve gitara getirdiği şahsiyetli yaklaşımla 70'li yıllar müziğine çok şey katmıştır. kendisine türkiye'nin elvisi demektense Türkiye'nin cliff richard'ı demek daha doğru olur diye düşünmekteyim.
70'li yıllarda yapmış olduğu solo gitar albümlerinin yanında banu kırbağ ve kardeşi hülya ile ülkemizin ilk çok sesli müzik gruplarından biri olan zafer banu hülya'ı oluşturmuş, zamanının ötesinde düzenlemeler yapmış, yaptığı düzenlemelerde senfonik öğelerle modernist akımları (disco gibi) bir arada kullanmış ve şu an can çekişmekte olan müzik piyasasında tek bir makinadan üretilen saçma müziklerin karşısında hala ayakta kalmayı başarabilen koskocaman işlere imza atmış.
80'li yıllardaki müzikte yozlaşma ve yaşam tarzındaki değişim neticesinde bir iki taverna albümü yayınlamış ve arabesk fantazi albümlerde de aranjör olarak yer almıştır. mayasında bu tarz işlere yatkınlık olmayan üstat bu durumdan hiç haz etmemiş olacak ki kısa süren ve bir kaç albümle sınırlı olan bu dönemin ardından müziğe küsmüş ve bizi o müthiş işlerinden mahrum bırakmıştır.
ne yazıktır ki kendisini yeni nesil tanımamakta, fakat kim olduğunu bilmeden kemal sunal filmlerindeki müziklerin peşinden koşmakta, "bu süper düzenleme kime ait" şeklinde merak etmekte ancak üstadın hakkı hiçbir dönemde verilmediği için bilgi çöplüğüne dönen internette bu konudaki bilgiye bile sağlıklı ulaşamamaktadır. bununla birlikte üstadın bu filmlerde kullanılan müziklerden telif hakkı almadığını, bir çoğunun yönetmen tarafından izinsiz kullanıldığını ve sonrasında sinemanın durumu da müzikten farksız olarak içler acısı olduğu için kendisinin telif hakkından feragat ettiğini de belirtmekte fayda var. zaten kemal sunal bile filmlerinin tv'de yayınlanmasından telif alamamasından yakınırken kim takar yalova kaymakamını anlayışındaki yapımcı, yayıncılar tarafından emeği hiçe sayılmıştır.
son olarak kanımca hem icrası hem de besteciliği bakımından en üst düzeyde performans sunduğu çalışması için (bkz: yaşadım mı öldüm mü)
70'li yıllarda yapmış olduğu solo gitar albümlerinin yanında banu kırbağ ve kardeşi hülya ile ülkemizin ilk çok sesli müzik gruplarından biri olan zafer banu hülya'ı oluşturmuş, zamanının ötesinde düzenlemeler yapmış, yaptığı düzenlemelerde senfonik öğelerle modernist akımları (disco gibi) bir arada kullanmış ve şu an can çekişmekte olan müzik piyasasında tek bir makinadan üretilen saçma müziklerin karşısında hala ayakta kalmayı başarabilen koskocaman işlere imza atmış.
80'li yıllardaki müzikte yozlaşma ve yaşam tarzındaki değişim neticesinde bir iki taverna albümü yayınlamış ve arabesk fantazi albümlerde de aranjör olarak yer almıştır. mayasında bu tarz işlere yatkınlık olmayan üstat bu durumdan hiç haz etmemiş olacak ki kısa süren ve bir kaç albümle sınırlı olan bu dönemin ardından müziğe küsmüş ve bizi o müthiş işlerinden mahrum bırakmıştır.
ne yazıktır ki kendisini yeni nesil tanımamakta, fakat kim olduğunu bilmeden kemal sunal filmlerindeki müziklerin peşinden koşmakta, "bu süper düzenleme kime ait" şeklinde merak etmekte ancak üstadın hakkı hiçbir dönemde verilmediği için bilgi çöplüğüne dönen internette bu konudaki bilgiye bile sağlıklı ulaşamamaktadır. bununla birlikte üstadın bu filmlerde kullanılan müziklerden telif hakkı almadığını, bir çoğunun yönetmen tarafından izinsiz kullanıldığını ve sonrasında sinemanın durumu da müzikten farksız olarak içler acısı olduğu için kendisinin telif hakkından feragat ettiğini de belirtmekte fayda var. zaten kemal sunal bile filmlerinin tv'de yayınlanmasından telif alamamasından yakınırken kim takar yalova kaymakamını anlayışındaki yapımcı, yayıncılar tarafından emeği hiçe sayılmıştır.
son olarak kanımca hem icrası hem de besteciliği bakımından en üst düzeyde performans sunduğu çalışması için (bkz: yaşadım mı öldüm mü)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar