bugün
- kelebeklerin bir boka yaramaması4
- kürtçe zorunlu ders olmalıdır6
- bu koyden olsam ne olacak4
- sözlük içi güzel renkler4
- 3 ağustos 2026 aykolik gocu buluşması19
- tai lung8
- sözlüğün en cilveli kızı3
- kedi kumu4
- vahşi doğada hayatta kalmak2
- ioçk'nın mutfağı6
- yağmurcu neden akpli13
- tantuni5
- kedi köpek3
- 15 mayıs uludağ sözlüğün kurtuluşu3
- radikal karar almak5
- mantının gereğinden fazla abartılması3
- sözlüğü aşevine çeviren tipler4
- antalya şu an 29 derece2
- mersin şu an 30 derece2
- sevdiğin bir yazarı gammazlamak3
- sözlüğe kız girince telefona bildirim gelmesi3
- ekmek poşeti taşımak2
- beni özleyenler elime mum diksin19
- şükürcülük6
- insansı robota ev temizliği yaptırmak2
- erdal beşikçioğlu17
- erdal beşikçioğlu'nun tutuklanma nedeni2
- tost3
- muşlettin amca bey erecto birader2
- tutuklanmamak için akp'ye katılmak12
- mantı3
- gammazların sözlüğü bitirmiş olması3
- kızlar naber10
- minnoş kızların obur takliti yapması2
- yemek paylaşımı yapan yazarlar2
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek13
- gece gece bana bi çakmak lazım diyen kız7
- cedidacer bey ne yapıyor sorusu8
- teknik borç2
- zeytinyağlı tabağı2
- sözlüğün çok durgun olması2
- komşuya kahveye gitmek8
- pazartesi diyete başlamak4
- call of duty black ops3
- herkese fetöcü diyenin genelde fetöcü olması4
- eli olmayanlar nasıl 31 çekiyor4
- velvet hanım aşk kadınıdır3
- borsa5
- taşaklardan birinin kayıp olması11
- çok sıcak olması4
Modern Zamanlar, Charlie Chaplin tarafından yazılmış olan ve pek çok siyasal içeriğe örnek olmuş bir filmdir. 1936 yılında Charlie Chaplin yazıp yönettiği filmde dönemin endüstriyel diktatörlüğü ele alınmıştır.
Dönemin insanları için "zamanın" en değerli varlıkları olduğunu bu filmde dünyaya aktaran Chaplin, filmin başlangıcında “özellikle” büyük bir saat kullanmıştır. Ardından gelen, “Modern Zamanlar, endüstri ve özel teşebbüsün(kuruluş) hikâyesidir. insanlık mutlu olmak için mücadele veriyor.” şeklinde ikinci bir giriş ile asıl anlatılmak isteneni ortaya koymuştur. Aslında buradaki saat sembolü ve bu metin girişinin anlamı açıktır; “insanlar, mekanik ölçümlendirmelere dayanan bir ‘zaman diktatörlüğünün’ zulmü altında yaşamaktadır.” Ve mesaj, "zaman her şey" olduğudur.
Filmin konusunun başladığı anda bir koyun sürüsü hareket etmekte. Sonrasında gösterilen işçilerin durumu ise bunun neden filmde yer aldığını açıkça ifade ediyordu. işçiler metro istasyonundan dışarıya boşalıyordu. Bir yere gidiyorlardı. Fabrika kapılarına...
Koyun sürüsüne dikkatli bakıldığında dikkati çeken bir şey var. Beyaz koyunların içerisinde siyah bir koyun. Sadece farklı olan o vardı. Bu hikâyenin kahramanıydı.
işçiler çalışmalarına yüksek otomasyona sahip Elektro-Çelik Şirketi’nde başlarlar. Bu çalışma, baskı altında süregelir. Dev bir ekrandan işçileri gözetleyen üst bir yönetici ve hareket merkezi mekaniğini ve montaj hatlarını kontrol eden bir usta başının gözetimi altında. Hikâyenin isimsiz kahramanı da bu bölümden sonra ortaya çıkıyor; Charlie Chaplin. Hiç durmayan bir makinenin başında arkadaşlarıyla birlikte çalışırken görebiliyoruz. O’nun en ufak bir dalgınlığı üretimi kökten durduracaktır. Komiktir, kafasını kaşımaya bile vakti yok.
Onu rahatsız eden bir arı ise işe engel olmaktadır. Arıyı başından def etmek için “harcadığı zaman” onun sıkması gereken vidaları es geçmesine sebep oluyordu. Arıyı başından def ettikten sonra es geçilen vidaları sıkmak için hattın sonuna doğru atılır. Ancak, arkadaşlarının çalışmasına engel olur. Sıkışan hattı toparlayan Chaplin’in başı bu sefer hız ile derttedir.
Masasında yayılıp oturan üst yönetici hızın artırılması için emir verir. Bu süreç, işçilerin hiçbir yerini kontrol edememesine sebep olur. Özellikle Chaplin’in. Bu iş onları robot hâline getirmiştir. Fabrikanın durmadan ilerleyen şeritleri(hat), “onların gerçek insanlığıdır.”
Aslında bu sahnelerde gördüğümüz şeyler “Fordizm” parodisidir. 1914 yılında Henry Ford, insanları otomatik montaj hattıyla tanıştırdı. Bu cihaz, verimliliği ve üretimi benzeri görülmemiş düzeye çıkarmıştır. Talepler doğrultusunda, endüstriyel dünyanın birçok bölgesinde standart bir prosedür hâline geldi. Fabrikalar için büyük verimlilik sağlayan bu cihaz, Ford’u dünyanın bir numaralı otomobil üreticisi yaptı. Aynı zamanda, dünyadaki en zengin insanlardan biri de yapmıştı. işçilerine, o dönemlerde olağanüstü denecek düzeyde ücret ödüyordu. Göstermelik fabrikaları, modernleşmişti, çok iyi aydınlatılmış ve temiz hâle gelmişti. işçileri de bu şanstan payını, konut, sağlık hizmetleri ve faydalanabilecekleri pek çok şeyden alıyordu. Çünkü, Henry Ford’un başarılı yenilikleri onun bir peygamber gibi anılmasına sebep oldu. Hatta, bazı araştırmacılar, O’nun önemini Napolyon ve isa ile karşılaştıracak düzeye geldi. Bu, sanayideki büyük bir devrimdi.
Dönemin insanları için "zamanın" en değerli varlıkları olduğunu bu filmde dünyaya aktaran Chaplin, filmin başlangıcında “özellikle” büyük bir saat kullanmıştır. Ardından gelen, “Modern Zamanlar, endüstri ve özel teşebbüsün(kuruluş) hikâyesidir. insanlık mutlu olmak için mücadele veriyor.” şeklinde ikinci bir giriş ile asıl anlatılmak isteneni ortaya koymuştur. Aslında buradaki saat sembolü ve bu metin girişinin anlamı açıktır; “insanlar, mekanik ölçümlendirmelere dayanan bir ‘zaman diktatörlüğünün’ zulmü altında yaşamaktadır.” Ve mesaj, "zaman her şey" olduğudur.
Filmin konusunun başladığı anda bir koyun sürüsü hareket etmekte. Sonrasında gösterilen işçilerin durumu ise bunun neden filmde yer aldığını açıkça ifade ediyordu. işçiler metro istasyonundan dışarıya boşalıyordu. Bir yere gidiyorlardı. Fabrika kapılarına...
Koyun sürüsüne dikkatli bakıldığında dikkati çeken bir şey var. Beyaz koyunların içerisinde siyah bir koyun. Sadece farklı olan o vardı. Bu hikâyenin kahramanıydı.
işçiler çalışmalarına yüksek otomasyona sahip Elektro-Çelik Şirketi’nde başlarlar. Bu çalışma, baskı altında süregelir. Dev bir ekrandan işçileri gözetleyen üst bir yönetici ve hareket merkezi mekaniğini ve montaj hatlarını kontrol eden bir usta başının gözetimi altında. Hikâyenin isimsiz kahramanı da bu bölümden sonra ortaya çıkıyor; Charlie Chaplin. Hiç durmayan bir makinenin başında arkadaşlarıyla birlikte çalışırken görebiliyoruz. O’nun en ufak bir dalgınlığı üretimi kökten durduracaktır. Komiktir, kafasını kaşımaya bile vakti yok.
Onu rahatsız eden bir arı ise işe engel olmaktadır. Arıyı başından def etmek için “harcadığı zaman” onun sıkması gereken vidaları es geçmesine sebep oluyordu. Arıyı başından def ettikten sonra es geçilen vidaları sıkmak için hattın sonuna doğru atılır. Ancak, arkadaşlarının çalışmasına engel olur. Sıkışan hattı toparlayan Chaplin’in başı bu sefer hız ile derttedir.
Masasında yayılıp oturan üst yönetici hızın artırılması için emir verir. Bu süreç, işçilerin hiçbir yerini kontrol edememesine sebep olur. Özellikle Chaplin’in. Bu iş onları robot hâline getirmiştir. Fabrikanın durmadan ilerleyen şeritleri(hat), “onların gerçek insanlığıdır.”
Aslında bu sahnelerde gördüğümüz şeyler “Fordizm” parodisidir. 1914 yılında Henry Ford, insanları otomatik montaj hattıyla tanıştırdı. Bu cihaz, verimliliği ve üretimi benzeri görülmemiş düzeye çıkarmıştır. Talepler doğrultusunda, endüstriyel dünyanın birçok bölgesinde standart bir prosedür hâline geldi. Fabrikalar için büyük verimlilik sağlayan bu cihaz, Ford’u dünyanın bir numaralı otomobil üreticisi yaptı. Aynı zamanda, dünyadaki en zengin insanlardan biri de yapmıştı. işçilerine, o dönemlerde olağanüstü denecek düzeyde ücret ödüyordu. Göstermelik fabrikaları, modernleşmişti, çok iyi aydınlatılmış ve temiz hâle gelmişti. işçileri de bu şanstan payını, konut, sağlık hizmetleri ve faydalanabilecekleri pek çok şeyden alıyordu. Çünkü, Henry Ford’un başarılı yenilikleri onun bir peygamber gibi anılmasına sebep oldu. Hatta, bazı araştırmacılar, O’nun önemini Napolyon ve isa ile karşılaştıracak düzeye geldi. Bu, sanayideki büyük bir devrimdi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar