bugün
- herkes kendi işini kurarsa kimse işsiz kalmaz13
- yağmurlu bir günde doğdum anamdan8
- muslettin amca15
- muslettin amca ile halı sahaya gitmek4
- teoman müziği bıraktı4
- kadir mısıroğlu nu takip eden mallar10
- fenerlilerin ağlaması4
- fenerbahçe 3 liverpool 12
- ankara savaşında gavur ile ittifak yapan osmanlı6
- sex shop5
- yeni tanışılan kimse8
- gastronomi3
- 4 kasım 2026 liverpoolun fbye döşeyceği boru4
- cezaevine özenen gençler8
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı28
- ucanpembekoala5
- ömer üründül'ün izdivaç programı sunması2
- sözlük klasikleri8
- bencil olmak2
- 6 milyon lirayı zimmetine geçiren zabıt katibi5
- inancın sıcacık fırınları5
- yağmurlu bir güne uyanmak5
- dedeağaç2
- 5000 yıllık kürt tarihinin ıspatı5
- eski uzun kış gecelerinde anlatılan yaratıklar4
- onca puan alıp memur olunca 12 saat çalışmak11
- kasım indirimleri2
- aleksey batrakov27
- biz de birileriyiz3
- erkekler neden teşhirci giyinmez5
- anlamadım true ayıplı film çekerken mi yakalanmış3
- 24 kasım 2026 galatasaray aston villa maçı5
- suavi nin tıraş bıçağı reklamında oynaması2
- anın görüntüsü33
- hoşlanılan kızın aşkın ne kadar derin diye sorması5
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı25
- akepem yapmaz5
- adolescence2
- tanımadığı kadına tokat atan adam19
- 12 kasım 2026 türkiye belçika maçı3
- güne bir kitap alıntısı bırak3
- kırıkkaleli olmak istemek10
- kamala harris4
- yazılımcıların flörtleşme algoritması2
- doların 50 tl olması10
- 5 kasım 2026 celtic beşiktaş maçı3
- sinan sardoğan2
- sözlük kürdü55
- aşk4
- çöpe bırakılmış ıvır zıvır3
Modern Zamanlar, Charlie Chaplin tarafından yazılmış olan ve pek çok siyasal içeriğe örnek olmuş bir filmdir. 1936 yılında Charlie Chaplin yazıp yönettiği filmde dönemin endüstriyel diktatörlüğü ele alınmıştır.
Dönemin insanları için "zamanın" en değerli varlıkları olduğunu bu filmde dünyaya aktaran Chaplin, filmin başlangıcında “özellikle” büyük bir saat kullanmıştır. Ardından gelen, “Modern Zamanlar, endüstri ve özel teşebbüsün(kuruluş) hikâyesidir. insanlık mutlu olmak için mücadele veriyor.” şeklinde ikinci bir giriş ile asıl anlatılmak isteneni ortaya koymuştur. Aslında buradaki saat sembolü ve bu metin girişinin anlamı açıktır; “insanlar, mekanik ölçümlendirmelere dayanan bir ‘zaman diktatörlüğünün’ zulmü altında yaşamaktadır.” Ve mesaj, "zaman her şey" olduğudur.
Filmin konusunun başladığı anda bir koyun sürüsü hareket etmekte. Sonrasında gösterilen işçilerin durumu ise bunun neden filmde yer aldığını açıkça ifade ediyordu. işçiler metro istasyonundan dışarıya boşalıyordu. Bir yere gidiyorlardı. Fabrika kapılarına...
Koyun sürüsüne dikkatli bakıldığında dikkati çeken bir şey var. Beyaz koyunların içerisinde siyah bir koyun. Sadece farklı olan o vardı. Bu hikâyenin kahramanıydı.
işçiler çalışmalarına yüksek otomasyona sahip Elektro-Çelik Şirketi’nde başlarlar. Bu çalışma, baskı altında süregelir. Dev bir ekrandan işçileri gözetleyen üst bir yönetici ve hareket merkezi mekaniğini ve montaj hatlarını kontrol eden bir usta başının gözetimi altında. Hikâyenin isimsiz kahramanı da bu bölümden sonra ortaya çıkıyor; Charlie Chaplin. Hiç durmayan bir makinenin başında arkadaşlarıyla birlikte çalışırken görebiliyoruz. O’nun en ufak bir dalgınlığı üretimi kökten durduracaktır. Komiktir, kafasını kaşımaya bile vakti yok.
Onu rahatsız eden bir arı ise işe engel olmaktadır. Arıyı başından def etmek için “harcadığı zaman” onun sıkması gereken vidaları es geçmesine sebep oluyordu. Arıyı başından def ettikten sonra es geçilen vidaları sıkmak için hattın sonuna doğru atılır. Ancak, arkadaşlarının çalışmasına engel olur. Sıkışan hattı toparlayan Chaplin’in başı bu sefer hız ile derttedir.
Masasında yayılıp oturan üst yönetici hızın artırılması için emir verir. Bu süreç, işçilerin hiçbir yerini kontrol edememesine sebep olur. Özellikle Chaplin’in. Bu iş onları robot hâline getirmiştir. Fabrikanın durmadan ilerleyen şeritleri(hat), “onların gerçek insanlığıdır.”
Aslında bu sahnelerde gördüğümüz şeyler “Fordizm” parodisidir. 1914 yılında Henry Ford, insanları otomatik montaj hattıyla tanıştırdı. Bu cihaz, verimliliği ve üretimi benzeri görülmemiş düzeye çıkarmıştır. Talepler doğrultusunda, endüstriyel dünyanın birçok bölgesinde standart bir prosedür hâline geldi. Fabrikalar için büyük verimlilik sağlayan bu cihaz, Ford’u dünyanın bir numaralı otomobil üreticisi yaptı. Aynı zamanda, dünyadaki en zengin insanlardan biri de yapmıştı. işçilerine, o dönemlerde olağanüstü denecek düzeyde ücret ödüyordu. Göstermelik fabrikaları, modernleşmişti, çok iyi aydınlatılmış ve temiz hâle gelmişti. işçileri de bu şanstan payını, konut, sağlık hizmetleri ve faydalanabilecekleri pek çok şeyden alıyordu. Çünkü, Henry Ford’un başarılı yenilikleri onun bir peygamber gibi anılmasına sebep oldu. Hatta, bazı araştırmacılar, O’nun önemini Napolyon ve isa ile karşılaştıracak düzeye geldi. Bu, sanayideki büyük bir devrimdi.
Dönemin insanları için "zamanın" en değerli varlıkları olduğunu bu filmde dünyaya aktaran Chaplin, filmin başlangıcında “özellikle” büyük bir saat kullanmıştır. Ardından gelen, “Modern Zamanlar, endüstri ve özel teşebbüsün(kuruluş) hikâyesidir. insanlık mutlu olmak için mücadele veriyor.” şeklinde ikinci bir giriş ile asıl anlatılmak isteneni ortaya koymuştur. Aslında buradaki saat sembolü ve bu metin girişinin anlamı açıktır; “insanlar, mekanik ölçümlendirmelere dayanan bir ‘zaman diktatörlüğünün’ zulmü altında yaşamaktadır.” Ve mesaj, "zaman her şey" olduğudur.
Filmin konusunun başladığı anda bir koyun sürüsü hareket etmekte. Sonrasında gösterilen işçilerin durumu ise bunun neden filmde yer aldığını açıkça ifade ediyordu. işçiler metro istasyonundan dışarıya boşalıyordu. Bir yere gidiyorlardı. Fabrika kapılarına...
Koyun sürüsüne dikkatli bakıldığında dikkati çeken bir şey var. Beyaz koyunların içerisinde siyah bir koyun. Sadece farklı olan o vardı. Bu hikâyenin kahramanıydı.
işçiler çalışmalarına yüksek otomasyona sahip Elektro-Çelik Şirketi’nde başlarlar. Bu çalışma, baskı altında süregelir. Dev bir ekrandan işçileri gözetleyen üst bir yönetici ve hareket merkezi mekaniğini ve montaj hatlarını kontrol eden bir usta başının gözetimi altında. Hikâyenin isimsiz kahramanı da bu bölümden sonra ortaya çıkıyor; Charlie Chaplin. Hiç durmayan bir makinenin başında arkadaşlarıyla birlikte çalışırken görebiliyoruz. O’nun en ufak bir dalgınlığı üretimi kökten durduracaktır. Komiktir, kafasını kaşımaya bile vakti yok.
Onu rahatsız eden bir arı ise işe engel olmaktadır. Arıyı başından def etmek için “harcadığı zaman” onun sıkması gereken vidaları es geçmesine sebep oluyordu. Arıyı başından def ettikten sonra es geçilen vidaları sıkmak için hattın sonuna doğru atılır. Ancak, arkadaşlarının çalışmasına engel olur. Sıkışan hattı toparlayan Chaplin’in başı bu sefer hız ile derttedir.
Masasında yayılıp oturan üst yönetici hızın artırılması için emir verir. Bu süreç, işçilerin hiçbir yerini kontrol edememesine sebep olur. Özellikle Chaplin’in. Bu iş onları robot hâline getirmiştir. Fabrikanın durmadan ilerleyen şeritleri(hat), “onların gerçek insanlığıdır.”
Aslında bu sahnelerde gördüğümüz şeyler “Fordizm” parodisidir. 1914 yılında Henry Ford, insanları otomatik montaj hattıyla tanıştırdı. Bu cihaz, verimliliği ve üretimi benzeri görülmemiş düzeye çıkarmıştır. Talepler doğrultusunda, endüstriyel dünyanın birçok bölgesinde standart bir prosedür hâline geldi. Fabrikalar için büyük verimlilik sağlayan bu cihaz, Ford’u dünyanın bir numaralı otomobil üreticisi yaptı. Aynı zamanda, dünyadaki en zengin insanlardan biri de yapmıştı. işçilerine, o dönemlerde olağanüstü denecek düzeyde ücret ödüyordu. Göstermelik fabrikaları, modernleşmişti, çok iyi aydınlatılmış ve temiz hâle gelmişti. işçileri de bu şanstan payını, konut, sağlık hizmetleri ve faydalanabilecekleri pek çok şeyden alıyordu. Çünkü, Henry Ford’un başarılı yenilikleri onun bir peygamber gibi anılmasına sebep oldu. Hatta, bazı araştırmacılar, O’nun önemini Napolyon ve isa ile karşılaştıracak düzeye geldi. Bu, sanayideki büyük bir devrimdi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar