bugün
- islam barış dinidir7
- futbol14
- yazarların favori oyun karakteri10
- ispanya3
- la liga3
- nelerin koleksiyonu yapılabilir4
- brezilya7
- her filmde aynı karakteri canlandıran aktörler2
- para mı aşk mı sorunsalı8
- 22 ağustos 2026 fenerbahçe konyaspor maçı18
- sözlük yazarlarının favori dizisi9
- süper lig7
- hakan fidan3
- türkiye savaşa girerse yanında yer alacak ülkeler3
- gezicilerin polisten dayak yerken çıkardığı sesler7
- sözlük yazarlarının en son okuduğu kitaplar5
- araplar kuzey kıbrıs'ı neden tanımıyor5
- anın görüntüsü20
- türkiye5
- milan skriniar8
- her şeyden önce sadece allah'ın zihni vardı2
- üniversite okumanın gereksiz olması9
- 22 ağustos 2026 espanyol real madrid maçı2
- 22 ağustos 2026 çorum kasımpaşa maçı5
- türkiyede korku yazarının olmaması3
- intihar aforizmaları2
- osuruktan şiirler89
- telekinezi3
- nervio varıdı nerede o11
- yaprak3
- kanada3
- madencilerin beştepe'ye yürüyeceğiz demesi4
- fenerbahçe21
- nasreddinhoca3
- telefonunuzu alabilir miyim diyen hatun2
- kasımpaşa4
- çorum4
- kasımpaşa sk4
- çorum fk4
- gece yürüyüş yapmak2
- tai lung26
- bir şey yokken gelen bir şey var hissi2
- alçak puşt3
- pakistan2
- yavudilerde cin peri hayalet öcü hortlak olmaması12
- velvet50
- imralı basılsın apo piçi asılsın6
- türkiyenin savaşta olduğu gerçeği2
- sürekli peki neyse diyen kız2
- ilgi alanına göre konuşmalık insan veritabanı10
efendim, haşmet ibriktâroğlu cemiyette merak uyandıran bir zât-ı muhteremdir. beylerbeyi'nde, ‘kulübe-yi ahsân’da meskûndur. saraylıdır. istanbul’un kaynağı kurumuş eski beyefendilerindendir. edeb, erkân tanır, edebiyât bilir, zevk ve sefahât nasıl ihyâ ediliri bizzât amel ederek gösterir. çok paranın haramı, çok sözün yalanı çok olurmuş, geveziliğe burada son verip, haşmet beyefendi’den haşmet ibriktaroğlu’nun kıssasını dinleyelim, hissemizi alalim.
„bendeniz, haşmet ibriktâroğlu. dedemin dedesi osmanlı sarayı’nda ibrikçibaşıymış. dedem paşa, amcam süferâgat, babam da zengin bir hovarda, hem de tüccâr…
beylerbeyi’nde bir yalıda dünyaya gelmişim. vâlidem, daha ben bir yaşındayken yakışıklı bir zâbitle kaçmış. peder, içkide iki hanı, bir koca köşkü yemiş bitirmiş. ehh…servetin geri kalan kısmını da, ayıptır söylemesi, biz batırdık…
tüccârlığın, bir zamâne sanatı olarak inceliklerini kavrayamadığımızdan, birkaç işten anlamazın aklına uyup, birkaç madrabazın eline çevirsinler diye para bıraktık. iflasla beraber yalıyı da sattık. bir çul artmamacasına geriye kalan ne var ne yoksa, hepsini dağıttık. şimdi çok rahatız elhâmdülillâh! mütevazı bir meslekte karar verdik, geçinip gidiyoruz…
efendim, mesleğim seyyâr fotoğrafçılık. haaa! başka bir iş yapamaz mıydım? yapardım tabii. ama kendi başıma buyruk olmak istedim. yâni, böyle iki üç kuruş için hürriyetimi falan satmak istemedim yâni! (esneyerek) rakı balığı akşam da bir kaçırmışım kî, sormayın!
paralar suyunu çekince, varlıklı dostlar da arayıp sormaz oldular. bunlar bizim semtin insanları, âilenin nâmı buralarda hâlâ yaşar, eh, bizde insancılız, kalenderiz. bu, iki fakülte bitirmiş lemân hanım, evinde fransızca dersi verir. edebiyât bilgimizi, bize vesikalık çektiren öğrencilerden haber alınca bizimle pek alâkadâr olduydu, ama okumuş kadınla yuva kurmanın zorlukları vardır. haaa, bu da han hamam sahibi belkıs hanım, bizi yakışıklı ve kibar bulurmuş, ama zengin kadınla evlenilmez kî! kasap sâlih de benim için ‘efendi çocuk!' dermiş bitevîye, kızı tombul ayten hep böyle pencerede oturur, isteyen çıkmıyor mu ne, babası bana vermek istermiş ama esnaf kızı, o da zorluk çıkarır evlenince...
her şeyden vazgeçtik, şu meretten vazgeçemedik! hep sipâhi, hem iki paket günde!
bu da istanbul hatırası, gerçekte kaldı mı, bilmem ama, benim gönlümde hâlâ bir güzel istanbul yaşar. bu makine âile yadigârı, nûr içinde yatsın, hamdullah amcam sefirliğinde fransa’dan almış, seneler sonra yalının kilerinde rastladım buna, baktım resim çekmiyor mu! paçayı bizim tarihî makine kurtardı anlayacağınız...”
„bendeniz, haşmet ibriktâroğlu. dedemin dedesi osmanlı sarayı’nda ibrikçibaşıymış. dedem paşa, amcam süferâgat, babam da zengin bir hovarda, hem de tüccâr…
beylerbeyi’nde bir yalıda dünyaya gelmişim. vâlidem, daha ben bir yaşındayken yakışıklı bir zâbitle kaçmış. peder, içkide iki hanı, bir koca köşkü yemiş bitirmiş. ehh…servetin geri kalan kısmını da, ayıptır söylemesi, biz batırdık…
tüccârlığın, bir zamâne sanatı olarak inceliklerini kavrayamadığımızdan, birkaç işten anlamazın aklına uyup, birkaç madrabazın eline çevirsinler diye para bıraktık. iflasla beraber yalıyı da sattık. bir çul artmamacasına geriye kalan ne var ne yoksa, hepsini dağıttık. şimdi çok rahatız elhâmdülillâh! mütevazı bir meslekte karar verdik, geçinip gidiyoruz…
efendim, mesleğim seyyâr fotoğrafçılık. haaa! başka bir iş yapamaz mıydım? yapardım tabii. ama kendi başıma buyruk olmak istedim. yâni, böyle iki üç kuruş için hürriyetimi falan satmak istemedim yâni! (esneyerek) rakı balığı akşam da bir kaçırmışım kî, sormayın!
paralar suyunu çekince, varlıklı dostlar da arayıp sormaz oldular. bunlar bizim semtin insanları, âilenin nâmı buralarda hâlâ yaşar, eh, bizde insancılız, kalenderiz. bu, iki fakülte bitirmiş lemân hanım, evinde fransızca dersi verir. edebiyât bilgimizi, bize vesikalık çektiren öğrencilerden haber alınca bizimle pek alâkadâr olduydu, ama okumuş kadınla yuva kurmanın zorlukları vardır. haaa, bu da han hamam sahibi belkıs hanım, bizi yakışıklı ve kibar bulurmuş, ama zengin kadınla evlenilmez kî! kasap sâlih de benim için ‘efendi çocuk!' dermiş bitevîye, kızı tombul ayten hep böyle pencerede oturur, isteyen çıkmıyor mu ne, babası bana vermek istermiş ama esnaf kızı, o da zorluk çıkarır evlenince...
her şeyden vazgeçtik, şu meretten vazgeçemedik! hep sipâhi, hem iki paket günde!
bu da istanbul hatırası, gerçekte kaldı mı, bilmem ama, benim gönlümde hâlâ bir güzel istanbul yaşar. bu makine âile yadigârı, nûr içinde yatsın, hamdullah amcam sefirliğinde fransa’dan almış, seneler sonra yalının kilerinde rastladım buna, baktım resim çekmiyor mu! paçayı bizim tarihî makine kurtardı anlayacağınız...”
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar