bugün
- bedelini ödeyen yazarlar17
- şu antipanik'in ilgisini verin artık lütfen16
- sözlükte kız taklidi yapmak17
- filistin37
- arkadaşlar ne yesek9
- parcalandim toparlanamiyorum323
- insan olmaya çeyrek kala adlı yazarı sevmemek10
- kuru milliyetçilikle kafa silken insan5
- sözlük kızlarının içli köfteleri10
- bir erko kişisi ile arkadaş olunur mu15
- redbull5
- seksten önce dua etmek10
- fon kurdum para yatırır mısınız8
- antipanik'e bir şey söyle22
- israil'i allah cezalandıracak9
- adana lezzet festivali5
- sözlük kızlarının tantunici7
- silvermist'e iki şey söyle20
- nervio'nun canının devamlı yaprak çekmesi11
- güzelsen koy resmini görelim6
- tarhana çorbası12
- bu kalp seni unutur mu5
- yazarların tavana bakarken düşündüğü şeyler5
- hayat yaşamaya değer mi5
- kalpteki boşluk hissi4
- fıstık ezmesi vs fındık ezmesi5
- herkese iyi geceler renkli rüyalar5
- özelden şeftalisini atan yazar14
- antipanik sizce biraz antipatik mi8
- allah beni izmir'e dönmeye mecbur bırakmasın3
- timothy olyphant2
- sözlük kızlarının kombinleri15
- 10 ekim 2026 samsunspor trabzonspor maçı6
- izmir tulum4
- sapık şarkı sözleri9
- porno entelektüelliği8
- ayağı kesip camdan dışarı atmak3
- alttaki yazara bir şey söyle24
- sözlük kızalarının takosu5
- gocu'yu özlemek4
- namazlı meal yazıp kuran da namaz var diyen avel9
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı36
- kendini evleneceği kıza saklayan erkek9
- arkadaşlar bir şey soracağım11
- mantısıyla meşhur olan ilimiz10
- yakışıklı olgun erkekler6
- nöbetteyim sözlük3
- geceye acı ama gerçek bir cümle bırak9
- ucan tekme atan hipopotam47
- osmanoğulları ailesi ne özür borcu7
bana göre matrix'teki esas "iyi adam" ajan smith'dir. aslında hareket itkisi son derece basittir ve anlamak için ağır felsefeye ihtiyaç yoktur, kendisi de bunu defalarca belirtir. matrix denen hayvanat bahçesinden çıkmak, insan denen ve sadece zarar,tecavüz ve uydurma kavramlardan oluşan tiksinç ırkı yok etmek. anlamdan, amaçtan uzak, tamamen rastgele olan insan varoluşunun dünyaya verdiği zararları -kaynakları bitirip virüs gibi çoğalması ve başka bir alana yerleşip orayı da sömürmesi- uydurduğu saçma sapan değerlerle -barış, sevgi, aşk vb.- kendini avutmasını tiksinir. evet, ajan smith için tiksinme kelimesi önemli bir yere sahiptir. her ne kadar bir program olsa da insanlıktan, onun ucuz değerlerinden ve her şeye tecavüzünden tiksinerek en azından neo denen, her ne kadar sisteme bir baş kaldıran olarak görülse de aslında pekala sistemin tam da kuklası olan temsilcisini yok ederek/asimile ederek bu haspishaneden çıkabileceğini düşünür.
neo, daha adı üstünde "seçilmiş" kişidir. daha buradan zaten neo nun özgürlük anlayışı çökmüştür ve çökmeye mahkumdur. dikkat edin, kendisi herhangi bir şeyi seçmiyor, seçilmiş. zaten onu da matrixten morpheus çıkarıyor, mücadelesinde yardımcı olması için kahin onun özelliklerini hackleyerek - neoya verdiği kurabiyeler- değiştiriyor. oysa ajan smith, başlarda görevi sistemin anti virüslüğünü yapmakken esas sistemden sapan kendisi oluyor ve bütün bu sanal hapishaneden çıkabilmek için hakiki mücadeleyi veriyor.
filmin sonlarındaki dövüşündeki smith'in efsanevi tiradını hatırlarsınız. işte orada en son neo'ya neden diye sorduğunda neo, olanca aptallığıyla "çünkü bunu ben seçtim" diyor. işte özgür irade yanılgısına kapılan bireyin tüm eylemlerine verebileceği yegane yanlış cevap budur. zaten bunu ikinci filme -yanlış hatırlamıyorsam- merovingian karakteri de belirtiyordu. başından beri seçilen, yönlendirilen, hacklenen, özellikleri arttırılan ve hatta hatta mimar tarafından iki seçimden birine "zorlanan" neo hala özgür olduğunu savunabilecek kadar sistemin işleyişinden habersiz. ayrıca kendisi ilk seçilmiş değil, kendinden önce 6 seçilmiş daha var aynı senaryo 6 kere daha uygulanıyor.
işte ajan smith, bütün bu senaryonun zorunlu aktörü olmaktan ve insan denen anlamsız et yığınlarının yarattığı değerlerden tiksinerek kendi viral yayılmasını başlatıyor. ki amacı sistemden çıkmaktır, bana göre filmin esası budur. ve ciddi anlamda en derin yazılan anti kahramandır.
neo, daha adı üstünde "seçilmiş" kişidir. daha buradan zaten neo nun özgürlük anlayışı çökmüştür ve çökmeye mahkumdur. dikkat edin, kendisi herhangi bir şeyi seçmiyor, seçilmiş. zaten onu da matrixten morpheus çıkarıyor, mücadelesinde yardımcı olması için kahin onun özelliklerini hackleyerek - neoya verdiği kurabiyeler- değiştiriyor. oysa ajan smith, başlarda görevi sistemin anti virüslüğünü yapmakken esas sistemden sapan kendisi oluyor ve bütün bu sanal hapishaneden çıkabilmek için hakiki mücadeleyi veriyor.
filmin sonlarındaki dövüşündeki smith'in efsanevi tiradını hatırlarsınız. işte orada en son neo'ya neden diye sorduğunda neo, olanca aptallığıyla "çünkü bunu ben seçtim" diyor. işte özgür irade yanılgısına kapılan bireyin tüm eylemlerine verebileceği yegane yanlış cevap budur. zaten bunu ikinci filme -yanlış hatırlamıyorsam- merovingian karakteri de belirtiyordu. başından beri seçilen, yönlendirilen, hacklenen, özellikleri arttırılan ve hatta hatta mimar tarafından iki seçimden birine "zorlanan" neo hala özgür olduğunu savunabilecek kadar sistemin işleyişinden habersiz. ayrıca kendisi ilk seçilmiş değil, kendinden önce 6 seçilmiş daha var aynı senaryo 6 kere daha uygulanıyor.
işte ajan smith, bütün bu senaryonun zorunlu aktörü olmaktan ve insan denen anlamsız et yığınlarının yarattığı değerlerden tiksinerek kendi viral yayılmasını başlatıyor. ki amacı sistemden çıkmaktır, bana göre filmin esası budur. ve ciddi anlamda en derin yazılan anti kahramandır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar