bugün
- herkes yatsın iyi geceler8
- oğlum çok güzel lan6
- cips olsa da yesek7
- otobüste kitap okuyan insanlara bakmak3
- istanbul un çok pahalı olması12
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- oğuzhan uğur'un tutuklanması2
- en sevilmeyen ev işleri2
- the merich13
- erkeklerin giderek feminenleşmesi11
- 1 saatte 10 bira içmek19
- tembel ve çalışmayan insan16
- sözlük kızlarının kombinleri20
- eski nahif sözlük kızları2
- velvet vs nervio19
- aklını yitirmek4
- devlet bahçeli5
- 50 tl ile rolling yapmak6
- matbaanın gecikmesine sebep5
- horoz hayası çorbası5
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek13
- magnum dondurmasının eskiden daha pahalı olması8
- eşeği alıp kafa iznine çıkmak7
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- manifest grubu3
- lale devrinde deliler gibi eğlenmek4
- benzini dolarla mı alıyoruz diyen tip6
- acıktım ben3
- velvet13
- ona bir şey söyle9
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey10
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- kadınlar nasıl erkeklerden hoşlanırlar6
- bira cips6
- slavko vincic15
- yarın iş olduğu gerçeği3
- atatürk e din düşmanı diyenler6
- kadim kültürler4
- arkadaşlar beni gammazlayın5
- sevgiliyle karşılıklı bira içmek2
- sevgiliyle karşılıklı cik cik diye ötüşmek2
- nervio11
- ispanya20
- laptop5
- gocusuz sözlük4
- uludağ sözlük yazarlar yüzünden bitti6
- aga be şarkılar5
- işini kaybetmek2
- parayla dert dinlenir2
- 2026 dünya kupası25
6. sezonun 13. bölümüyle final yapmış olan müzikal tadındaki dizi.
lise gençliğini, bu gençliğin sanatla olan ilişkisini konu edinen bir dizi olarak yola çıktı. ilk 3 sezonu hayranlıkla izledim. tamam belki senaryonun garipleştiği, bu kadar da ütopik olmaz ki ama denildiği zamanlar oldu fakat ben çok severek izledim. coverları hayranlıkla dinledim. sahne performanslarına da bayıldım.
fakat sonraki sezonlarda dizi biraz tıkandı sanki. yapımcılar da ne yapacaklarına pek karar verememiş olmalılar ki, bir süre sonra ohio'daki glee kulübünü bıraktılar, eski kulüp üyelerinin new york'taki hayatına geçiş yaptılar. belki yeni gelen elemanlar eskilerin yerini dolduramadığından, belki de hikaye artık baymaya başladığından, artık hangisiydi bilemeyeceğim. fakat ilk 3 sezonun o heyecanını ve güzelliğini diğer sezonlarda pek bulamadım.
yine de izlemeye devam ettim. eskisi gibi coşkuyla olmasa da yüzümde bir gülümsemeyle izledim. tek bir bölüm hariç: finn hudson rolüyle dizide yer almış olan cory monteith'i anmak için hazırlanan bölüm. ben hiçbir dizide 40 dakika boyunca durmaksızın ağladığımı hatırlamıyorum. cory monteith'i de, canlandırdığı finn hudson karakterini de sevdiğimden ötürüdür belki ama yine de şarkılar, performanslar çok güzeldi.
6. sezonu 13 bölümle tamamlayıp diziyi sona erdirmelerine üzüldüm açıkçası. gerçekten yetenekli olan dizi oyuncularının şarkılara kattıkları yorumu dinlemek, danslarını izlemek güzel oluyordu. ama burda önemli bir parantez açarak söylemek istiyorum: take me to church ve chandelier performanslarına bayıldım! yeni elemanların açık ara en iyi olduğu şarkılardı bunlar.
her güzel şeyin bir sonu olduğu gibi glee'nin de sonuna geldik. insan sevdiği ve uzun zamandır izlediği bir şey sona erince biraz hüzünleniyor tabii... çok cici bir son hazırlamışlar, güzel bir veda oldu.
not: rachel'ı eş tercihinden ötürü tebrik ediyorum.
lise gençliğini, bu gençliğin sanatla olan ilişkisini konu edinen bir dizi olarak yola çıktı. ilk 3 sezonu hayranlıkla izledim. tamam belki senaryonun garipleştiği, bu kadar da ütopik olmaz ki ama denildiği zamanlar oldu fakat ben çok severek izledim. coverları hayranlıkla dinledim. sahne performanslarına da bayıldım.
fakat sonraki sezonlarda dizi biraz tıkandı sanki. yapımcılar da ne yapacaklarına pek karar verememiş olmalılar ki, bir süre sonra ohio'daki glee kulübünü bıraktılar, eski kulüp üyelerinin new york'taki hayatına geçiş yaptılar. belki yeni gelen elemanlar eskilerin yerini dolduramadığından, belki de hikaye artık baymaya başladığından, artık hangisiydi bilemeyeceğim. fakat ilk 3 sezonun o heyecanını ve güzelliğini diğer sezonlarda pek bulamadım.
yine de izlemeye devam ettim. eskisi gibi coşkuyla olmasa da yüzümde bir gülümsemeyle izledim. tek bir bölüm hariç: finn hudson rolüyle dizide yer almış olan cory monteith'i anmak için hazırlanan bölüm. ben hiçbir dizide 40 dakika boyunca durmaksızın ağladığımı hatırlamıyorum. cory monteith'i de, canlandırdığı finn hudson karakterini de sevdiğimden ötürüdür belki ama yine de şarkılar, performanslar çok güzeldi.
6. sezonu 13 bölümle tamamlayıp diziyi sona erdirmelerine üzüldüm açıkçası. gerçekten yetenekli olan dizi oyuncularının şarkılara kattıkları yorumu dinlemek, danslarını izlemek güzel oluyordu. ama burda önemli bir parantez açarak söylemek istiyorum: take me to church ve chandelier performanslarına bayıldım! yeni elemanların açık ara en iyi olduğu şarkılardı bunlar.
her güzel şeyin bir sonu olduğu gibi glee'nin de sonuna geldik. insan sevdiği ve uzun zamandır izlediği bir şey sona erince biraz hüzünleniyor tabii... çok cici bir son hazırlamışlar, güzel bir veda oldu.
not: rachel'ı eş tercihinden ötürü tebrik ediyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar