bugün
- beyaz keten iç çamaşırı belli ediyor12
- arkadaşlar naber ya3
- en köylü özelliğiniz4
- inşaat gürültüsü3
- slip mayo giyen erkek3
- sözlük çok bozdu3
- çomar müzikleri3
- mayışı çekmek3
- nervio ile travertenlere gitmek4
- tiroidli hanım3
- sidretü l münteha4
- zorunlu eğitim7
- türk ateisti7
- yanık akrep dumanı çekmek5
- gavurlarla kadın erkek karışık hamama gitmek3
- organize suç örgütü2
- kanal 72
- yunanistan29
- sözlük yazarlarının çok kültürlü olması2
- saç traşı olmuyorum hadi bakalım5
- şimdi mokv olacaktı4
- seferihisar2
- z kuşağı8
- sözlükten birinden hoşlanmak5
- dünüşü4
- hastalığın kader parametrelerinin dışında olması3
- en son aldığınız iltifat14
- sevişirken video çekmek11
- hurafe dolu islam vs kur an islam ı10
- şımarık insan belirtileri2
- la ilahe illallah3
- ali vefa6
- tekne turu14
- bik bik'in mutfağına konuk olmak27
- sabahın köründe denize girmek3
- abd ve israil'in iran'ı vurma planı3
- 53 bin düzensiz göçmenin geri dönüşü3
- ismet efendi'nin yurdumuza ziyareti3
- dekolteye bakar mısınız15
- irmik helvası vs un helvası18
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin22
- eğitimin anlamsızlığı3
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak30
- japonya23
- bezaz'a gidip bir top basma ve pazen alan kezo2
- zengin yuzırlar2
- dünüşüyle evlenen adam2
- ofisteki kadınların yazın dekolte işini abartması17
- gürcistan26
- muslettin amca ile sinagoga gidiyoruz zirvesi2
ulanma yani eklenmeden türkçemize giren bu sözcük, aristo'nun kullanmaya bayıldığı kategori sözcüğüne karşılık gelir.
ekrana bakmaktan vazgeçip etrafınıza bir bakın. gördüğünüz her şey ulamın bir parçasıdır ama her şey. kendi içinde taksonomisi, sınıflandırılması yapılmıştır. bu sınıflandırma, nesneleri tek tek değil bütünsel algılamamızı sağlar. örneğin siz ne görüyorsunuz bilemem ama ben bir sırt çantası görüyorum, onu yeşil renkli sınıfına da sokabilirim, taşıma aracı sınıfına da. bu, benim yaşamımdaki ulamlarımdır(kategorilerim). Ulamlar bir insan açısından indirgenmiş ve önceliklenmiş sınıflamalardır.
günün ilk ışıklarında karşılaştığınız ilk insanı düşünün şimdi. onu ya ismen, ya da daha önce yapmış olduğu bir iyilik(ya da kötülük) ile hatırlarsınız ya da tamamen farklı bir nedenden. bütünü sizi ilgilendirmez, onunla, yaşamınızda ona biçtiğiniz paye kanalı ile konuşursunuz. sizin kategorinizde ne ise odur o kişi, daha sonra naif bir şey yapar, yeni bir ulam gelir, şekli şemali değişir o kişinin ya da öyle kalır eklenmeden.
ulam ya da kategorinin, eklenme dışında, bir diğer anlamı taşımadır. siz bütün bu ulamları aklınızda taşırsınız ve gerektiğinde boşaltırsınız. sevgi ya da aşk denilen şey bir insanın sizde, iyi anlamda, ulamdan ulama koşmasıdır. hep güzel hoş bir yanı ile yaşamınıza eklenir de eklenir ve sonuçta, onu aklınızda öyle bir sınıfa sokarsınız ki artık yektadır. o sınıfa başka kimse giremez.
canlı ve cansız şeylerin beyinde toplanması sonucu her gördüğümüz şeyi ekler ya da çıkarır bir liste oluştururuz. o şey'ler ile her karşılaştığımızda bu listeye bakar ve güncelleriz, yaşamın güzel yanı da bu zaten. kendi filmimizde başrol.
(bkz: yaşamak güzel şey be kardeşim)
ekrana bakmaktan vazgeçip etrafınıza bir bakın. gördüğünüz her şey ulamın bir parçasıdır ama her şey. kendi içinde taksonomisi, sınıflandırılması yapılmıştır. bu sınıflandırma, nesneleri tek tek değil bütünsel algılamamızı sağlar. örneğin siz ne görüyorsunuz bilemem ama ben bir sırt çantası görüyorum, onu yeşil renkli sınıfına da sokabilirim, taşıma aracı sınıfına da. bu, benim yaşamımdaki ulamlarımdır(kategorilerim). Ulamlar bir insan açısından indirgenmiş ve önceliklenmiş sınıflamalardır.
günün ilk ışıklarında karşılaştığınız ilk insanı düşünün şimdi. onu ya ismen, ya da daha önce yapmış olduğu bir iyilik(ya da kötülük) ile hatırlarsınız ya da tamamen farklı bir nedenden. bütünü sizi ilgilendirmez, onunla, yaşamınızda ona biçtiğiniz paye kanalı ile konuşursunuz. sizin kategorinizde ne ise odur o kişi, daha sonra naif bir şey yapar, yeni bir ulam gelir, şekli şemali değişir o kişinin ya da öyle kalır eklenmeden.
ulam ya da kategorinin, eklenme dışında, bir diğer anlamı taşımadır. siz bütün bu ulamları aklınızda taşırsınız ve gerektiğinde boşaltırsınız. sevgi ya da aşk denilen şey bir insanın sizde, iyi anlamda, ulamdan ulama koşmasıdır. hep güzel hoş bir yanı ile yaşamınıza eklenir de eklenir ve sonuçta, onu aklınızda öyle bir sınıfa sokarsınız ki artık yektadır. o sınıfa başka kimse giremez.
canlı ve cansız şeylerin beyinde toplanması sonucu her gördüğümüz şeyi ekler ya da çıkarır bir liste oluştururuz. o şey'ler ile her karşılaştığımızda bu listeye bakar ve güncelleriz, yaşamın güzel yanı da bu zaten. kendi filmimizde başrol.
(bkz: yaşamak güzel şey be kardeşim)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar