bugün
- asimilasyon harika bir şey4
- 30 yaşından sonra aşık olmanın imkansız olması14
- hakkı yenen türkler de dağa çıksın3
- fenerbahçe10
- evliliğin anlamı5
- tayyip in yakın korumaları2
- 15 ağustos 2026 gençlerbirliği fenerbahçe maçı18
- düşük zeka belirtisi3
- sarhoşken yapılmış en aptalca şey13
- saraca finch house2
- 16 ağustos 20262
- günaydın4
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği6
- gençlerbirliği6
- kadın olmanın avantajları16
- ağlayarak 31 çekmek2
- askerde 200 metre atışı yapmak15
- nervio22
- sözlükteki fenerbahçeliler9
- g i l d e d l i l y18
- kızlar çaylak olunca nickaltında ağıt yakan tipler15
- yaşamak istenilen şeyler10
- hayatın kuralları9
- dem'in bize elektriği parayla satamazsınız demesi19
- kadın sürücü görünce yapılması gerekenler11
- türkiye'ye geldim11
- uludağ sözlük evreni10
- kurtar bizi müsavat16
- hangi manifest kızı ile sevişmek isterdin6
- geceye bir şarkı bırak10
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorumspor maçı25
- fotoğraflarda bir türlü gülemeyen insan6
- bir bayan yazarın erkek yazarla kavga etmesi10
- penisi seks objesi olarak görmek7
- her şeyi açıklayan en kısa cümle8
- hiçbir hobisi olmayan düz insan5
- kankadan sevgili olur mu5
- fırçaya takılıp gelen tuvalet deliği kapağı4
- sözlükte kafa açıcı başlık olmaması9
- okan buruk10
- alevi kızların alev alev yanması13
- engelli kızı kaçırıp 4 kişinin istismar etmesi10
- damarsız tüysüz manisa yaprağı25
- anın görüntüsü30
- yazarların sevmediği insan türleri2
- iremga31
- bir yazar entry ni beğenmedi4
- kürtsüz türkiye4
- friedrich hegel la bi cay icek7
- chplilerin camileri ahıra çevirmesi20
ünlü yönetmen ve senarist oliver stone tarafından senaryolaştırılan, türkiye polisi ve hapishanalerinde bir yabancıya karşı uygulanan baskı ve işkenceleri anlatan film.
olayın kahramanı billy hayes 1970 yılında esrar kaçakçılığından tutuklanmış gay bir kişidir. yanlış anlaşılmasın gayliği üzerinden vurmuyorum filme asla, sadece filmde kız arkadaşıyla tatile gelmiş gibi gösterilmişti bunu hatırlatıyorum. ilaveten billy hayes türkiyede hapishanedeyken hiç bir zaman işkence gördüğünü ve cinsel istismara uğradığını söylememiştir ama filmde cinsel istismardan ve işkenceden dem vurulur.
film 1978 yılında tahmin edildiği gibi en iyi uyarlama senaryo oscar ödülünü oliver stone'a getirdi. bu bile türkiye karşıtı lobinin ne kadar güçlü olduğunun göstergesi. tıpkı türkiyeyi her fırsatta eleştiren yılmaz güney in ne hikmetse cannes film festivalinde ödül kapması gibi. ne tesadüf değil mi?
ama gerçekler yerini bulmuş ve 2004 yılında türkiye ziyaretinde oliver stone ''kitabı abarttığını, olmayanı yazdığını'' söyleyerek türkiyeden özür dilemiştir. bu özürden hemen sonra billy hayes ''çarpıtılan türkiye görüntüsü yüzünden vicdan azabı duyduğunu' açıklamıştır.
hemen hemen her ay 1 defa amerikan polislerinin zenci ya da müslüman vatandaşlarına yaptığı zülum ekranlara gelirken, dünyanın tamamında ''hapishane'' denilen tutukevlerinin hepsinin sıkıntılı yerler olduğu bilinirken böyle bir film üzerinden benim esmer-güzel ülkeme vurmaya çalışmak beşeri anlamda bir ihanettir. neyseki özürler dilenmiş, gerçekler ortaya dökülmüştür.
bu utanç kaynağı film yüzünden hala kötü olan imajımızı geçen ay bir arkadaşın ingiltereden gelen kadın arkadaşının yüzünde görmüştüm. havaalanından aldığımız bu ingiliz kadın ''midnight express'' içeren bir cümle kurdu arabaya biner binmez. benim ingilizcem çat pat seviyesinde bile değil, yani çat var pat pek yok kalmadı ama anladım kadının kötü bir şeyler söylediğini. hemen arkadaşa ne dediğini sorduğumda türkiye nin geceyarısı ekspresindeki gibi bir ülke mi merak ettiğini sormuş. arkadaş gereken cevabı verdi gerçi ama bu tip filmler ne kadar özür konusu olsa da bilinç altlarına yerleşiyor malesef.
olayın kahramanı billy hayes 1970 yılında esrar kaçakçılığından tutuklanmış gay bir kişidir. yanlış anlaşılmasın gayliği üzerinden vurmuyorum filme asla, sadece filmde kız arkadaşıyla tatile gelmiş gibi gösterilmişti bunu hatırlatıyorum. ilaveten billy hayes türkiyede hapishanedeyken hiç bir zaman işkence gördüğünü ve cinsel istismara uğradığını söylememiştir ama filmde cinsel istismardan ve işkenceden dem vurulur.
film 1978 yılında tahmin edildiği gibi en iyi uyarlama senaryo oscar ödülünü oliver stone'a getirdi. bu bile türkiye karşıtı lobinin ne kadar güçlü olduğunun göstergesi. tıpkı türkiyeyi her fırsatta eleştiren yılmaz güney in ne hikmetse cannes film festivalinde ödül kapması gibi. ne tesadüf değil mi?
ama gerçekler yerini bulmuş ve 2004 yılında türkiye ziyaretinde oliver stone ''kitabı abarttığını, olmayanı yazdığını'' söyleyerek türkiyeden özür dilemiştir. bu özürden hemen sonra billy hayes ''çarpıtılan türkiye görüntüsü yüzünden vicdan azabı duyduğunu' açıklamıştır.
hemen hemen her ay 1 defa amerikan polislerinin zenci ya da müslüman vatandaşlarına yaptığı zülum ekranlara gelirken, dünyanın tamamında ''hapishane'' denilen tutukevlerinin hepsinin sıkıntılı yerler olduğu bilinirken böyle bir film üzerinden benim esmer-güzel ülkeme vurmaya çalışmak beşeri anlamda bir ihanettir. neyseki özürler dilenmiş, gerçekler ortaya dökülmüştür.
bu utanç kaynağı film yüzünden hala kötü olan imajımızı geçen ay bir arkadaşın ingiltereden gelen kadın arkadaşının yüzünde görmüştüm. havaalanından aldığımız bu ingiliz kadın ''midnight express'' içeren bir cümle kurdu arabaya biner binmez. benim ingilizcem çat pat seviyesinde bile değil, yani çat var pat pek yok kalmadı ama anladım kadının kötü bir şeyler söylediğini. hemen arkadaşa ne dediğini sorduğumda türkiye nin geceyarısı ekspresindeki gibi bir ülke mi merak ettiğini sormuş. arkadaş gereken cevabı verdi gerçi ama bu tip filmler ne kadar özür konusu olsa da bilinç altlarına yerleşiyor malesef.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar