bugün
- ketçapla güzel giden yiyecekler12
- 20 li yaşların çabuk geçmesi4
- sigarayı tersten yakmak9
- 16 haziran 2026 fransa senegal maçı9
- türkiye nin en güzel kızlarına sahip şehirleri6
- aleyna tilki'nin konserde verdiği efsane frikik12
- eşek sucuğu7
- 10 yıl sonraki haline bir mesaj bırak11
- ölen porno yıldızlarının ahiretteki durumu6
- 12 saat çalışmak7
- antidepresan kullanmamış erkek bulmanın zorluğu8
- türk müslümanlığı6
- çocuğa yabancı isimler vermek9
- imamoğlu abd ingiliz ve almanların bir projesiydi11
- insan sanatsal bir varlıktır7
- bedava dopaminin bazen işe yaraması7
- üzerine kuma gelince sorun çıkartan kadın3
- eşini aldatan birini görünce yapılması gereken şey7
- çekyat kanepe kaplatma7
- insan vahşi bir hayvandır6
- milli maçı izlemeyen erkek25
- futboldan anlamayan erkek3
- 30 yaşında hala jelibon yiyen insan5
- kızını rahatsız eden şahsın kulağını kesen baba4
- chp içindeki alevi sünni kamplaşması4
- şiddet3
- hep kendini suçlamak12
- kullanmak zorunda kalınan en kötü tuvalet9
- ekmek arası peyniri bir üst noktaya taşıyan detay4
- kıskanılmak vs kıskanmak6
- öztürk serengil2
- son 20 yılın en gıcık lafı16
- futboldan anlamayan erkeğin çekiciliği2
- kıyametin yaklaşıyor olduğu gerçeği8
- daha 174
- 222
- ameliyathane4
- kariyer yapan kadın vs yemek yapan kadın3
- yaşadım demek için ne yapmalı5
- kabullenildiğinde olgunlaştıran acı gerçekler3
- maaşla çalışıp ben alfayım diyen erkek7
- pizzanın kenarını yememek6
- uysaljakoben13
- kız arkadaşının giyimine karışmayan erkek22
- evlenmeyi başaramamış erkek7
- intikam2
- lgs de 5 yanlış yapan kızı annesinin zorbalaması8
- jeffrey epstein2
- winamp msn messenger half life windows 985
- one night stand sonrası yine görüşürüz demek4
ünlü yönetmen ve senarist oliver stone tarafından senaryolaştırılan, türkiye polisi ve hapishanalerinde bir yabancıya karşı uygulanan baskı ve işkenceleri anlatan film.
olayın kahramanı billy hayes 1970 yılında esrar kaçakçılığından tutuklanmış gay bir kişidir. yanlış anlaşılmasın gayliği üzerinden vurmuyorum filme asla, sadece filmde kız arkadaşıyla tatile gelmiş gibi gösterilmişti bunu hatırlatıyorum. ilaveten billy hayes türkiyede hapishanedeyken hiç bir zaman işkence gördüğünü ve cinsel istismara uğradığını söylememiştir ama filmde cinsel istismardan ve işkenceden dem vurulur.
film 1978 yılında tahmin edildiği gibi en iyi uyarlama senaryo oscar ödülünü oliver stone'a getirdi. bu bile türkiye karşıtı lobinin ne kadar güçlü olduğunun göstergesi. tıpkı türkiyeyi her fırsatta eleştiren yılmaz güney in ne hikmetse cannes film festivalinde ödül kapması gibi. ne tesadüf değil mi?
ama gerçekler yerini bulmuş ve 2004 yılında türkiye ziyaretinde oliver stone ''kitabı abarttığını, olmayanı yazdığını'' söyleyerek türkiyeden özür dilemiştir. bu özürden hemen sonra billy hayes ''çarpıtılan türkiye görüntüsü yüzünden vicdan azabı duyduğunu' açıklamıştır.
hemen hemen her ay 1 defa amerikan polislerinin zenci ya da müslüman vatandaşlarına yaptığı zülum ekranlara gelirken, dünyanın tamamında ''hapishane'' denilen tutukevlerinin hepsinin sıkıntılı yerler olduğu bilinirken böyle bir film üzerinden benim esmer-güzel ülkeme vurmaya çalışmak beşeri anlamda bir ihanettir. neyseki özürler dilenmiş, gerçekler ortaya dökülmüştür.
bu utanç kaynağı film yüzünden hala kötü olan imajımızı geçen ay bir arkadaşın ingiltereden gelen kadın arkadaşının yüzünde görmüştüm. havaalanından aldığımız bu ingiliz kadın ''midnight express'' içeren bir cümle kurdu arabaya biner binmez. benim ingilizcem çat pat seviyesinde bile değil, yani çat var pat pek yok kalmadı ama anladım kadının kötü bir şeyler söylediğini. hemen arkadaşa ne dediğini sorduğumda türkiye nin geceyarısı ekspresindeki gibi bir ülke mi merak ettiğini sormuş. arkadaş gereken cevabı verdi gerçi ama bu tip filmler ne kadar özür konusu olsa da bilinç altlarına yerleşiyor malesef.
olayın kahramanı billy hayes 1970 yılında esrar kaçakçılığından tutuklanmış gay bir kişidir. yanlış anlaşılmasın gayliği üzerinden vurmuyorum filme asla, sadece filmde kız arkadaşıyla tatile gelmiş gibi gösterilmişti bunu hatırlatıyorum. ilaveten billy hayes türkiyede hapishanedeyken hiç bir zaman işkence gördüğünü ve cinsel istismara uğradığını söylememiştir ama filmde cinsel istismardan ve işkenceden dem vurulur.
film 1978 yılında tahmin edildiği gibi en iyi uyarlama senaryo oscar ödülünü oliver stone'a getirdi. bu bile türkiye karşıtı lobinin ne kadar güçlü olduğunun göstergesi. tıpkı türkiyeyi her fırsatta eleştiren yılmaz güney in ne hikmetse cannes film festivalinde ödül kapması gibi. ne tesadüf değil mi?
ama gerçekler yerini bulmuş ve 2004 yılında türkiye ziyaretinde oliver stone ''kitabı abarttığını, olmayanı yazdığını'' söyleyerek türkiyeden özür dilemiştir. bu özürden hemen sonra billy hayes ''çarpıtılan türkiye görüntüsü yüzünden vicdan azabı duyduğunu' açıklamıştır.
hemen hemen her ay 1 defa amerikan polislerinin zenci ya da müslüman vatandaşlarına yaptığı zülum ekranlara gelirken, dünyanın tamamında ''hapishane'' denilen tutukevlerinin hepsinin sıkıntılı yerler olduğu bilinirken böyle bir film üzerinden benim esmer-güzel ülkeme vurmaya çalışmak beşeri anlamda bir ihanettir. neyseki özürler dilenmiş, gerçekler ortaya dökülmüştür.
bu utanç kaynağı film yüzünden hala kötü olan imajımızı geçen ay bir arkadaşın ingiltereden gelen kadın arkadaşının yüzünde görmüştüm. havaalanından aldığımız bu ingiliz kadın ''midnight express'' içeren bir cümle kurdu arabaya biner binmez. benim ingilizcem çat pat seviyesinde bile değil, yani çat var pat pek yok kalmadı ama anladım kadının kötü bir şeyler söylediğini. hemen arkadaşa ne dediğini sorduğumda türkiye nin geceyarısı ekspresindeki gibi bir ülke mi merak ettiğini sormuş. arkadaş gereken cevabı verdi gerçi ama bu tip filmler ne kadar özür konusu olsa da bilinç altlarına yerleşiyor malesef.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar