bugün
- mor semsiyeli yabanci13
- yüzükoyun uyuyan erkekte gizli eşcinsellik vardır8
- yazarların şu an dinledikleri şarkı8
- kadınlar hakkında bazı mülahazalar4
- ben bu dünyada hangi boşluğu dolduruyorum9
- zall sözlüğü bizzat takip ediyor13
- yıkaması en zor mutfak aracı14
- sözlükte kavga etmek7
- buddy dudeye övgü entrysi giren tipler18
- kocamı çalıştırmam diyen kadın3
- 35 yaş üstü erkeklerin genç erkek gibi giyinmesi16
- cilgincapkin219
- 5 taneden fazla makyaj malzemesi sayabilen erkek5
- memeleri füze gibi kadın13
- çok kişilikli biri olmanın dayanılmaz dramı2
- buddy dude21
- insanlarda bıraktığımız iz5
- kabuksuz kaplumbaga7
- karton toplayan abi7
- bana wp den yazdı3
- yaz aylarında bol bol kadın ayağı görmek10
- bisiklet marka tavsiyesi10
- anın görüntüsü15
- supergirl'den hoşlanmak2
- 2026 dünya kupası şampiyonu olacak takım4
- mermi abla4
- kızıl cin4
- sigara içmeyenler üzülünce ne yapıyor sorunsalı13
- güzel götlü kız vs güzel gözlü kız7
- sözlüğün eski tadının olmaması8
- bir kızı bin kişi ister bir kişi alır2
- gecenin şiiri4
- sizleri seviyorum çiçeklerim4
- ilahi adaletin tecelli etmesi5
- afrika'ya kurban bağışı furyası2
- musallada duran kendini beğenmiş tabut3
- rüzgarın yönünün terse dönmesi4
- yazarların göbek adları3
- 40 yaşında hala evlenebileceğini zanneden erkek17
- artık online sayısını göremiyor olmamız4
- sözlüğün kırbacı10
- chp'nin hali ne olacak46
- enayimiknatisii12
- yaz insanları vs kış insanları3
- gocu25
- aylık 277 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- plajda yakınlaşan çifte kızıp sitem eden kadın4
- zaman baba11
- masklavi'nin düşünceleri18
- atatürk'ün boyunun 164cm olması16
ortaya koyduğu seçim bildirgesinde verilen vaatler nedeniyle eleştirilen, yalancılıkla suçlanan siyasi parti. hakikaten şu tablo bile türk halkının kendisine neyi layık gördüğünü anlamamız ve cehaletin ne boyutlara tırmandığını görmemiz için yeterli.
selin sayek böke, chp'nin kısa dönem vaatlerini gerçekleştirmesi için gerekli olan kaynağı 60 milyar lira olarak açıkladı. bu meblağın da türkiyenin yıllık üretiminin yüzde 2.5ine denk düştüğünü söyledi. http://www.haberler.com/s...atlerinin-7222235-haberi/
ancak görevi muhalefete muhalefet etmek olan iktidar partimiz hala utanmadan soruyor: "kaynağı nereden bulacaksınız?" http://www.meydangazetesi...ar-mi-odeniyor-h1901.html
bakın verdiğim linkte trt'nin sikindirik bir dizi için bölüm başına 14 milyon tl harcadığı iddia ediliyor. bölüm başı rakam bu. senede 35 bölüm çekseler neredeyse yarım milyar tl yapar. bu sadece sikindirik bir dizi, dikkatinizi çekerim. üstelik parası doğrudan elektrik faturanızdan çıkıyor. üstelik reytingde de yerlerde bu dizi.
bu çok basit, çok güncel ve sikindirik örnekten şunu anlayabilirsiniz: halktan alınan vergiler verimli kullanılmıyor. bunu söyleyen adama "günaydın" denir aslında ama yine de tekrarlayalım biz. senelerdir bunu söylüyoruz. asfalt yol yapılıyor, üç ay sonra tekrar yapılıyor. beş ay sonra, bir kez daha. buna harcanan paralar, sizin paralarınız. yani vergilerimiz. peki neden böyle oluyor? e çünkü iktidar partisiyle inşaat firmaları öyle yoğun ve kilit bir bağ kurmuşlar ki, birbirlerini beslemek zorundalar bunlar. bakın rte ne demiş:
http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/27761406.asp
http://www.businessht.com...-yatirim-icin-insaat-sart
yani bu mesele, kesinlikle kaynak meselesi değil. politika meselesi. sen bunu ajandana alıyor musun, almıyor musun? öncelik verecek misin, vermeyecek misin? akp'nin bu vaatlerden bir tarafı tutuşmuş olacak ki babacan, şimşek gibi ağır toplarını öne sürdü chpye çatsın diye. hakikaten, erdoğandan azar işittikten sonra bir daha göreniniz olmuş muydu bu herifleri? ben ilk kez chpye saldırırken ekran başında gördüm bu ikiliyi.
peki madem bu iş bu kadar kolay, gerekli kaynaklar da var, akp neden bunu yapmıyor? daha önce de dediğimiz gibi. bu mesele kaynak meselesi değil, öncelik meselesi. kanal istanbulu açıp, istanbulu yarıp, sırf bir kaç şirketi ihya edeceğim diye istanbulun a.na koymak mı senin önceliğin, yoksa iktidarın döneminde zenginleşmeden ve büyümeden nasibini alamamış insanların durumlarını bir nebze olsun iyileştirmek mi? akp için öncelik açık ara farkla birincisi. her zaman da öyleydi. akpnin ekonomi projesi şudur, 90larda güçlenmeye başlamış "anadolu kaplanları" denilen anadolulu girişimcileri ihya etmek, onların önünü alabildiğine açmak, türkiyenin büyümesinin iskeletini onların üzerine kurmak ve bu sayede sıkı bir iktidar-iş adamı ilişkisi kurmak. dikkat ediniz, bu zenginleşen kesim akpye medyanın anahtarını teslim etti kurduğu "havuz"larla. bu kesim, akpnin en önemli savunucusu oldu. bunun karşılığında da oluşturulan ranttan en büyük payı onlar aldı.
şimdi bu iktidar, o iş adamlarının elinde tutsak. çünkü bu saatten sonra onlara "eeeh, yeter bee. yediniz yediniz doymadınız. bu seçim benim için kritik, benim önceliğim yoksul vatandaş artık" derse ne olur? o yalaka iş adamları, yalaka gazeteciler, medya patronları falan... hepsi bir gecede erdoğanı düşman ilan eder. resmi gazeteye inanmayan dangalaklar da bundan sonra nah verir oyunu akpye.
işte chpnin vaatleri bu kadar gerçekçidir türkiye için. ama akp için de bir o kadar gerçek dışı. şahsen ben de türkiyenin uzun vadeli sürdürülebilir bir büyüme grafiği gösterebilmesi için bu vaatlerin yeterli ve çok da alakalı olmadığı kanaatindeyim. çok daha fazlası gerekiyor. gençlere yatırım, eğitime yatırım, genç girişimcilere yatırım, yerel ürünlere ve yerel girişimciye yatırım... ama kısa vadede türkiyenin önemli bir sorunu var: gelir eşitsizliği. gini indeksinde konumumuz çok vahim. ve üstelik bu gelir eşitsizliği, türkiyenin büyümesine de çok olumsuz etki yapıyor.
http://inequalitywatch.eu...php?article58&lang=en
http://www.bbc.co.uk/turk...09_oecd_gelir_esitsisligi
http://uzmanpara.milliyet...----turkiye-ilk-3te/3179/
bir cümlenin altını çizmek istiyorum verdiğim ikinci linkteki: "Gelir eşitsizliğinin ekonomik büyümeye de zarar verdiği savunulan raporda kullanılan tablolar, 1985-2010 yılları arasında Türkiye'nin büyümesinin yüzde 4,6'sını gelir adaletsizliği nedeniyle kaybettiğini gösteriyor."
yani bu dönemde yıllık ortalama yüzde 9-10 civarında büyüyebilecekken, 5 gibi bir oranla yetinmek durumunda kalmışız. bunun anlamı şu, türkiyeyi kısa vadede büyütmek istiyorsak, yapılabilecek en önemli işlerden birisi işte bu gelir eşitsizliğini azaltmak. 27 ülke arasında sondan üçüncü sıradayız. demek ki, gelir eşitsizliğindeki bu korkunç durum hakikaten de bizim önceliğimiz olmak durumunda.
en tuhafıma giden ise bu vaatleri en çok eleştirenlerin, bu vaatlerden en çok kazanım sağlayacak olan insanlar olması. buna geri zekalılık denilmezse neye denilir bilemiyorum. bir de demirel'in, çiller'in vaatleriyle karşılaştırıyor, akıllarınca dalga geçiyorlar. evet yaa, herkese iki anahtar vaat etmekle, "her mahallede milyoner yaratacağız" demekle, mazotun fiyatını düşüreceğiz, tarımsal üretimi artıracağız demek aynı şey zaten. koduğumun beyinsizleri sizi...
http://bianet.org/bianet/...geriliyor-ithalat-artiyor
http://www.aljazeera.com....siyelinin-altinda-kaliyor
türkiye tarımda kendine yeten bir ülke konumundan ithalatçı konumuna geriledi akp döneminde. tarımsal ticaret açığı cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdı bu dönemde. mazotun fiyatını düşürmek gibi, çiftçiye doğrudan yatırım yapmak gibi, tarımsal üretimi artırmak için kaynak sağlamak gibi projeler; türkiyenin sırtına yük olmaz. tam aksine, hem yoksullaşan köylünün yüzünü güldürür, hem köyden kente, taşradan merkeze göçleri azaltır, hem de tarımda bile ticaret açığı verilmesinin önüne geçer. türkiye gibi bir ülkenin, tarımsal üretiminin tüketimini karşılayamaması bir utançtır. şimdi bu vaatler, neoliberal ekonomi modelleriyle çiftçiyi ve köylüyü bitiren, yoksullaştıran demirelin, çillerin vaatleriyle bir midir?
chp gerekli vaatlerde bulunarak üstüne düşeni yapmıştır. sıra millette. bu vaatler, hak ettiğinizden daha fazlası değil. olsa olsa daha azıdır. eleştirecekseniz "bu kadarı bizim yoksullarımız için fazla" diye eleştirmeyin. eleştirecekseniz, şu şu konularda düzenlemeler neden yapılmıyor, falanca meselelere neden değinilmemiş diye eleştirin. ama hakkaniyeti de elden bırakmayın. bir tarafta "durmak yok, inşaata devam" diyerek üç beş kodamanı daha da fazla şişirmeye çalışan, bunun sonucunda da garanti olarak türkiyeyi gelecek senelerde çok büyük bir ekonomik krize sokmayı göze alabilecek kadar gözü dönmüş bir 13 yıllık iktidar partisi, diğer tarafta ise "hayır efendim, biz bu kaynağı yoksulumuza aktaracağız. inşaat sektörü, ihya ettiğiniz kodamanlar şişeceği kadar şişti. bundan sonra yoksulumuz da biraz etlensin, butlansın ki ekonomimizin büyümesinden onlar da faydalansın, bunun sonucunda da büyümemize katkıda bulunsunlar" diyen bir muhalefet var. proje diyordunuz, alın size proje. vizyon diyordunuz, alın size vizyon.
selin sayek böke, chp'nin kısa dönem vaatlerini gerçekleştirmesi için gerekli olan kaynağı 60 milyar lira olarak açıkladı. bu meblağın da türkiyenin yıllık üretiminin yüzde 2.5ine denk düştüğünü söyledi. http://www.haberler.com/s...atlerinin-7222235-haberi/
ancak görevi muhalefete muhalefet etmek olan iktidar partimiz hala utanmadan soruyor: "kaynağı nereden bulacaksınız?" http://www.meydangazetesi...ar-mi-odeniyor-h1901.html
bakın verdiğim linkte trt'nin sikindirik bir dizi için bölüm başına 14 milyon tl harcadığı iddia ediliyor. bölüm başı rakam bu. senede 35 bölüm çekseler neredeyse yarım milyar tl yapar. bu sadece sikindirik bir dizi, dikkatinizi çekerim. üstelik parası doğrudan elektrik faturanızdan çıkıyor. üstelik reytingde de yerlerde bu dizi.
bu çok basit, çok güncel ve sikindirik örnekten şunu anlayabilirsiniz: halktan alınan vergiler verimli kullanılmıyor. bunu söyleyen adama "günaydın" denir aslında ama yine de tekrarlayalım biz. senelerdir bunu söylüyoruz. asfalt yol yapılıyor, üç ay sonra tekrar yapılıyor. beş ay sonra, bir kez daha. buna harcanan paralar, sizin paralarınız. yani vergilerimiz. peki neden böyle oluyor? e çünkü iktidar partisiyle inşaat firmaları öyle yoğun ve kilit bir bağ kurmuşlar ki, birbirlerini beslemek zorundalar bunlar. bakın rte ne demiş:
http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/27761406.asp
http://www.businessht.com...-yatirim-icin-insaat-sart
yani bu mesele, kesinlikle kaynak meselesi değil. politika meselesi. sen bunu ajandana alıyor musun, almıyor musun? öncelik verecek misin, vermeyecek misin? akp'nin bu vaatlerden bir tarafı tutuşmuş olacak ki babacan, şimşek gibi ağır toplarını öne sürdü chpye çatsın diye. hakikaten, erdoğandan azar işittikten sonra bir daha göreniniz olmuş muydu bu herifleri? ben ilk kez chpye saldırırken ekran başında gördüm bu ikiliyi.
peki madem bu iş bu kadar kolay, gerekli kaynaklar da var, akp neden bunu yapmıyor? daha önce de dediğimiz gibi. bu mesele kaynak meselesi değil, öncelik meselesi. kanal istanbulu açıp, istanbulu yarıp, sırf bir kaç şirketi ihya edeceğim diye istanbulun a.na koymak mı senin önceliğin, yoksa iktidarın döneminde zenginleşmeden ve büyümeden nasibini alamamış insanların durumlarını bir nebze olsun iyileştirmek mi? akp için öncelik açık ara farkla birincisi. her zaman da öyleydi. akpnin ekonomi projesi şudur, 90larda güçlenmeye başlamış "anadolu kaplanları" denilen anadolulu girişimcileri ihya etmek, onların önünü alabildiğine açmak, türkiyenin büyümesinin iskeletini onların üzerine kurmak ve bu sayede sıkı bir iktidar-iş adamı ilişkisi kurmak. dikkat ediniz, bu zenginleşen kesim akpye medyanın anahtarını teslim etti kurduğu "havuz"larla. bu kesim, akpnin en önemli savunucusu oldu. bunun karşılığında da oluşturulan ranttan en büyük payı onlar aldı.
şimdi bu iktidar, o iş adamlarının elinde tutsak. çünkü bu saatten sonra onlara "eeeh, yeter bee. yediniz yediniz doymadınız. bu seçim benim için kritik, benim önceliğim yoksul vatandaş artık" derse ne olur? o yalaka iş adamları, yalaka gazeteciler, medya patronları falan... hepsi bir gecede erdoğanı düşman ilan eder. resmi gazeteye inanmayan dangalaklar da bundan sonra nah verir oyunu akpye.
işte chpnin vaatleri bu kadar gerçekçidir türkiye için. ama akp için de bir o kadar gerçek dışı. şahsen ben de türkiyenin uzun vadeli sürdürülebilir bir büyüme grafiği gösterebilmesi için bu vaatlerin yeterli ve çok da alakalı olmadığı kanaatindeyim. çok daha fazlası gerekiyor. gençlere yatırım, eğitime yatırım, genç girişimcilere yatırım, yerel ürünlere ve yerel girişimciye yatırım... ama kısa vadede türkiyenin önemli bir sorunu var: gelir eşitsizliği. gini indeksinde konumumuz çok vahim. ve üstelik bu gelir eşitsizliği, türkiyenin büyümesine de çok olumsuz etki yapıyor.
http://inequalitywatch.eu...php?article58&lang=en
http://www.bbc.co.uk/turk...09_oecd_gelir_esitsisligi
http://uzmanpara.milliyet...----turkiye-ilk-3te/3179/
bir cümlenin altını çizmek istiyorum verdiğim ikinci linkteki: "Gelir eşitsizliğinin ekonomik büyümeye de zarar verdiği savunulan raporda kullanılan tablolar, 1985-2010 yılları arasında Türkiye'nin büyümesinin yüzde 4,6'sını gelir adaletsizliği nedeniyle kaybettiğini gösteriyor."
yani bu dönemde yıllık ortalama yüzde 9-10 civarında büyüyebilecekken, 5 gibi bir oranla yetinmek durumunda kalmışız. bunun anlamı şu, türkiyeyi kısa vadede büyütmek istiyorsak, yapılabilecek en önemli işlerden birisi işte bu gelir eşitsizliğini azaltmak. 27 ülke arasında sondan üçüncü sıradayız. demek ki, gelir eşitsizliğindeki bu korkunç durum hakikaten de bizim önceliğimiz olmak durumunda.
en tuhafıma giden ise bu vaatleri en çok eleştirenlerin, bu vaatlerden en çok kazanım sağlayacak olan insanlar olması. buna geri zekalılık denilmezse neye denilir bilemiyorum. bir de demirel'in, çiller'in vaatleriyle karşılaştırıyor, akıllarınca dalga geçiyorlar. evet yaa, herkese iki anahtar vaat etmekle, "her mahallede milyoner yaratacağız" demekle, mazotun fiyatını düşüreceğiz, tarımsal üretimi artıracağız demek aynı şey zaten. koduğumun beyinsizleri sizi...
http://bianet.org/bianet/...geriliyor-ithalat-artiyor
http://www.aljazeera.com....siyelinin-altinda-kaliyor
türkiye tarımda kendine yeten bir ülke konumundan ithalatçı konumuna geriledi akp döneminde. tarımsal ticaret açığı cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdı bu dönemde. mazotun fiyatını düşürmek gibi, çiftçiye doğrudan yatırım yapmak gibi, tarımsal üretimi artırmak için kaynak sağlamak gibi projeler; türkiyenin sırtına yük olmaz. tam aksine, hem yoksullaşan köylünün yüzünü güldürür, hem köyden kente, taşradan merkeze göçleri azaltır, hem de tarımda bile ticaret açığı verilmesinin önüne geçer. türkiye gibi bir ülkenin, tarımsal üretiminin tüketimini karşılayamaması bir utançtır. şimdi bu vaatler, neoliberal ekonomi modelleriyle çiftçiyi ve köylüyü bitiren, yoksullaştıran demirelin, çillerin vaatleriyle bir midir?
chp gerekli vaatlerde bulunarak üstüne düşeni yapmıştır. sıra millette. bu vaatler, hak ettiğinizden daha fazlası değil. olsa olsa daha azıdır. eleştirecekseniz "bu kadarı bizim yoksullarımız için fazla" diye eleştirmeyin. eleştirecekseniz, şu şu konularda düzenlemeler neden yapılmıyor, falanca meselelere neden değinilmemiş diye eleştirin. ama hakkaniyeti de elden bırakmayın. bir tarafta "durmak yok, inşaata devam" diyerek üç beş kodamanı daha da fazla şişirmeye çalışan, bunun sonucunda da garanti olarak türkiyeyi gelecek senelerde çok büyük bir ekonomik krize sokmayı göze alabilecek kadar gözü dönmüş bir 13 yıllık iktidar partisi, diğer tarafta ise "hayır efendim, biz bu kaynağı yoksulumuza aktaracağız. inşaat sektörü, ihya ettiğiniz kodamanlar şişeceği kadar şişti. bundan sonra yoksulumuz da biraz etlensin, butlansın ki ekonomimizin büyümesinden onlar da faydalansın, bunun sonucunda da büyümemize katkıda bulunsunlar" diyen bir muhalefet var. proje diyordunuz, alın size proje. vizyon diyordunuz, alın size vizyon.
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
