bugün
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı26
- aleksey batrakov25
- queen ravennanın aşırı güzel olması15
- sözlükteki galatasaraylı yazarlar4
- eski uzun kış gecelerinde anlatılan yaratıklar3
- okan buruk3
- nükleer bomba4
- tanımadığı kadına tokat atan adam15
- hayvan düşmanı2
- galatasaray 2 vfb stuttgart 02
- seni içinin demir parmaklıklarından azat edeceğim3
- yagmurcu çık açıkla10
- the elder scrolls vi3
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı20
- güne bir aleksey batrakov resmi bırak3
- ulu önder tektir o da hz muhammeddir8
- şemsiye taşıyan erkekte gizli eşcinsellik vardır6
- dedenize sahip çıkar mısınız5
- son talika2
- atatürk düşmanı5
- futbol14
- sözlük dedeleri6
- durkheimın intihar teorisi6
- değişik meslekler2
- türkiye10
- kablosuz mouse13
- uefa şampiyonlar ligi4
- vfb stuttgart2
- galatasaray3
- arap götü9
- almanyada doğanlar alman vatandaşı mı2
- cevheri güven4
- istanbul13
- ismet gürbüz'ün almanyada doğması2
- öylesine bir şeyler yaz4
- iskilipli atıf hoca20
- gördüğü rüyayı anlatan mezhebi geniş erkek3
- melis babadağ'ın ayakları2
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı23
- arda güler'in ankara da doğması2
- ormanda orman kebabı yemek2
- her gün 1 litre kola içersek ne olur10
- belözoğlu'nun fenerbahçe teknik direktörü olması2
- takımınızın maçını izlemek istediğiniz yazarlar3
- susualsuspects4
- yazarların akşama dair planları7
- kale3112 tarzı entry girmek8
- otistik bir insanla sohbet etmek4
- sözlük kürdü55
- fenerbahçe11
Ebû Katâde radiyallahu anh Fâris-i Resûlullah = Rasûlullahin süvârisi lakabiyla meshur bir yigit...Rasûl-i Ekrem sallallahu aleyhi vesellem efendimizin Zû Kared gazvesinde özel iltifatina mazhar bir cengâver...
Ismi Haris, künyesi Ebû Katâdedir Hazrec kabilesinin Seleme koluna mensuptur. Babasi Rebi Ibni Beldehe, annesi Kebse binti Mazhardir. Ailesi, sahabî olan Sülafe binti Berrâdir. Bu zevcesinden Abdullah, Mabed, Abdurrahman ve Sâbit adinda dört oglu dünyaya geldi.
Ebû Katâde ikinci Akabe beyatinden sonra müslüman oldu. Bedirden sonraki bütün gazvelere katildi. Onun cesaret ve kahramanligi Zû Kared gazvesinde baskinci müsriklerin baskani Mesâde ile karsi karsiya geldiginde bâriz olarak görüldü. Bu karsilasmayi kendisi söyle anlatiyor:
Medinede bir at satin almistim.Mesade ati görmüstü de bana: Ey Ebû Katâde! Bu ati niçin aldin diye sormustu.Ben de Rasûlullah (s.a.)in yaninda bir cihad ati bulundurmayi istedim. demistim. Mesade:Sizi öldürmek, hiç de kolay olmayacak! diye karsilik verince: Bu at üzerinde seninle karsilasmayi Allahdan dilerim. diye cevap verdim. Zû Kared mevkiinde baskinci müsriklere saldirdigimiz zaman yüzüme bir ok isabet etti. Oku ve demiri yüzümden çekip çikardim tekrar saldiracagim zaman bana dogru bir atli geldi. Migferini kaldirip yüzünü açti ve Ey Ebû Katâde! Iste kavustuk dedi. Meger Mesadetül-Fezâri imis. Beni önemsemeyerek, çarpismak mi yoksa güresmek mi?Hangisini istersin diye sordu. Ben de:Bunu sana birakiyorum dedim. Öyle ise güres! dedi. Hemen atindan indi kilicini bir agaca asti. Ben de atimdan inip kilicimi baska bir agaca astim. Sonra karsilikli siçrastik. Allah Teâlâ kolaylik verdi de bir hamlede onu yere yikip gögsüne oturdum. O sira basima bir sey dokundu. Baktim ki Mesadenin agaca asili kilici. Hemen uzanip kilici aldim ve kinindan siyirdim. Seni sag birakmayiyacagim dedim. Mesade: Ey Ebû Katâde ne olur beni öldürme! Bizim küçükler kime kalacak? diye yalvarmaga basladi. Fakat canina kastedene acimak olmazdi. Dolayisiyla onu öldürdüm. Kaftanimi da çikarip üzerine örttüm. Atina bindim ilerlerken, Mesadenin kardesi oglunun üzerime geldigini gördüm. Onu da mizrakla sirtindan vurup yere yiktim.
Islâm süvarileri baskinci müsrikleri bozguna ugratip geri dönerken Sevgili Peygamberimiz de Zû Kared mevkiine gelmis ve oraya karargâh kurmustu. Iki Cihan Günesi efendimiz Ebû Katâdeyi görünce: Allahim onun saçina, derisine bereket ver. Onu zinde yasat! diye dua buyurdu. Ona: "Mesadeyi sen mi öldürdün?" diye sordu. O da: "Evet!" dedi Fahr-i Kâinat efendimiz:"Yüzüne ne oldu?" dedi. O da:Bir ok isabet etti Ya Rasûlallah! dedi. Sefkat pinari efendimiz: Yanima yaklas buyurdu ve Ebû Katadenin yarasi üzerine püskürdü. Hiç bir agrisi sizisi kalmadi. Ayrica Mesadenin atini ve kilicini ona verdi. Resûl-i Ekrem (s.a.) efendimiz bir gün bir gece Zû Karedde kaldi. Sabaha çikincaBu gün süvarilerimizin hayirlisi Ebû Katade, yayalarimizin hayirlisi da Ebû Seleme oldu." buyurdu.
O, birçok seriyyelere istirak etti. Hicretin 8. senesinde bir kesif kuvvetinin basinda Hadre tarafina gönderildi. Burada Gatafan kabilesi oturuyordu. Ikide bir müslümanlarin arazisine saldirip yagma ederek rahatsiz ediyorlardi. Ebû Katade (r.a.) bu kabileyi muhasara etti. Onlari fenâ halde sikistirdi ve kaçirdi.Mallarini ganimet olarak aldi ve Medineye döndü. O, ayni senenin Ramazan ayinda Batni Eham, Zi Hasab, Zi Merve taraflarina da gönderildi. O havalideki eskiyayi temizleyerek huzur ve sükunû temin etti. Oradan da Mekke Fethine katildi. Daha sonra Huneyn Gazvesine istirak etti. Burada bir ara bas gösteren bozgun esnasinda çok büyük kahramanliklar gösterdi. Herkesin takdirini kazandi. Tebük seferinde ve Veda haccinda da bulundu.
Ebû Katade (r.a.) Rasûl-i Ekrem (s.a.)in sohbetlerinden aldigi feyz ile hayatini Allah yoluna adamisti. Ondan 170 kadar Hadis-i serif rivayet etmisti. Hadislerin nakil ve rivayeti konusunda çok titiz davranirdi. Bir gün oglu Mabed aralarinda Rasûlullah (s.a.) söyle buyurdu, böyle buyurdu diye konusurlarken, babasi bunlari duydu. Yanlarina gelerek; Siz ne konustugunuzu biliyor musunuz? Ben Rasûlullah (s.a.): Benim söylemedigimi bana atfedenler Cehennemde kendilerine yer hazirlasinlar. buyurdugunu isittim dedi.
O, Islâm kardesligini yasama konusunda da çok titizdi. Kardesligi bütün canliligiyla yasardi. O yüksek bir ahlâkî nezâkete sahipti. Kardeslerinin yoluna bütün malini sarfedebilirdi. Malinin kiymeti yoktu. Birgün bir cenaze getirildi. Rasûl-i Ekrem (s.a.) ölenin borcu olup olmadigini sordu. Iki dinar borcu oldugu söylenince karsiliginda bir sey birakip birakmadigini sordu. Birakmadigi bildirilince: O halde götürünüz namazini siz kiliniz buyurdu. Bunun üzerine Ebu Katâde (r.a.)derhal öne çikti ve: Ya Rasûlallah Onun borcunu ödemeyi ben üzerime aliyorum. dedi. Ancak bundan sonra Rasûl-i Ekrem (s.a.)efendimiz kalkip namazini kildirdi.
O, bir muharebede ashab-i kiram su tedariki ile mesgul iken, kendisi Rasûl-i Ekrem (s.a.) efendimizin yanindan hiç ayrilmadi. Efendimiz hayvanlarin üzerinde bir rahilenin içindeydi. Bir ara oturduklari yerde daldiklarindan vücutlari öne dogru biraz egilmisti. Ebu Katâde yanlarina giderek vücutlarini dogrulttu. Biraz sonra mübarek bedenleri tekrar egilmis ve düsecek bir vaziyet almislardi. Ebû Katâde tekrar kosarak Rasûl-i Ekrem (s.a.) efendimizi kaldirdi. Kimsiniz diye sordu. Ebû Katâdeyim dedim.Bunun üzerine: Yâ Ebâ Katâde! Sen Allahin Resûlünü muhafaza ile mesgul oldun. Allah Teâlâ da seni muhafaza eylesin. diye duâ buyurdu.
Ebû Katâde (r.a.)bu dualar hürmetine yetmis yaslarinda iken bile onbes yasinda imis gibi zinde ve diri idi. O dört halife devrini de yasadi. Hz. Ali (r.a.) zamaninda Nehrevan seferinde kumandanlik yapti. 674 m. senesinde Küfede vefat etti. Cenâb-i Hakdan sefaatlerini niyaz ederiz. Amin.
Ismi Haris, künyesi Ebû Katâdedir Hazrec kabilesinin Seleme koluna mensuptur. Babasi Rebi Ibni Beldehe, annesi Kebse binti Mazhardir. Ailesi, sahabî olan Sülafe binti Berrâdir. Bu zevcesinden Abdullah, Mabed, Abdurrahman ve Sâbit adinda dört oglu dünyaya geldi.
Ebû Katâde ikinci Akabe beyatinden sonra müslüman oldu. Bedirden sonraki bütün gazvelere katildi. Onun cesaret ve kahramanligi Zû Kared gazvesinde baskinci müsriklerin baskani Mesâde ile karsi karsiya geldiginde bâriz olarak görüldü. Bu karsilasmayi kendisi söyle anlatiyor:
Medinede bir at satin almistim.Mesade ati görmüstü de bana: Ey Ebû Katâde! Bu ati niçin aldin diye sormustu.Ben de Rasûlullah (s.a.)in yaninda bir cihad ati bulundurmayi istedim. demistim. Mesade:Sizi öldürmek, hiç de kolay olmayacak! diye karsilik verince: Bu at üzerinde seninle karsilasmayi Allahdan dilerim. diye cevap verdim. Zû Kared mevkiinde baskinci müsriklere saldirdigimiz zaman yüzüme bir ok isabet etti. Oku ve demiri yüzümden çekip çikardim tekrar saldiracagim zaman bana dogru bir atli geldi. Migferini kaldirip yüzünü açti ve Ey Ebû Katâde! Iste kavustuk dedi. Meger Mesadetül-Fezâri imis. Beni önemsemeyerek, çarpismak mi yoksa güresmek mi?Hangisini istersin diye sordu. Ben de:Bunu sana birakiyorum dedim. Öyle ise güres! dedi. Hemen atindan indi kilicini bir agaca asti. Ben de atimdan inip kilicimi baska bir agaca astim. Sonra karsilikli siçrastik. Allah Teâlâ kolaylik verdi de bir hamlede onu yere yikip gögsüne oturdum. O sira basima bir sey dokundu. Baktim ki Mesadenin agaca asili kilici. Hemen uzanip kilici aldim ve kinindan siyirdim. Seni sag birakmayiyacagim dedim. Mesade: Ey Ebû Katâde ne olur beni öldürme! Bizim küçükler kime kalacak? diye yalvarmaga basladi. Fakat canina kastedene acimak olmazdi. Dolayisiyla onu öldürdüm. Kaftanimi da çikarip üzerine örttüm. Atina bindim ilerlerken, Mesadenin kardesi oglunun üzerime geldigini gördüm. Onu da mizrakla sirtindan vurup yere yiktim.
Islâm süvarileri baskinci müsrikleri bozguna ugratip geri dönerken Sevgili Peygamberimiz de Zû Kared mevkiine gelmis ve oraya karargâh kurmustu. Iki Cihan Günesi efendimiz Ebû Katâdeyi görünce: Allahim onun saçina, derisine bereket ver. Onu zinde yasat! diye dua buyurdu. Ona: "Mesadeyi sen mi öldürdün?" diye sordu. O da: "Evet!" dedi Fahr-i Kâinat efendimiz:"Yüzüne ne oldu?" dedi. O da:Bir ok isabet etti Ya Rasûlallah! dedi. Sefkat pinari efendimiz: Yanima yaklas buyurdu ve Ebû Katadenin yarasi üzerine püskürdü. Hiç bir agrisi sizisi kalmadi. Ayrica Mesadenin atini ve kilicini ona verdi. Resûl-i Ekrem (s.a.) efendimiz bir gün bir gece Zû Karedde kaldi. Sabaha çikincaBu gün süvarilerimizin hayirlisi Ebû Katade, yayalarimizin hayirlisi da Ebû Seleme oldu." buyurdu.
O, birçok seriyyelere istirak etti. Hicretin 8. senesinde bir kesif kuvvetinin basinda Hadre tarafina gönderildi. Burada Gatafan kabilesi oturuyordu. Ikide bir müslümanlarin arazisine saldirip yagma ederek rahatsiz ediyorlardi. Ebû Katade (r.a.) bu kabileyi muhasara etti. Onlari fenâ halde sikistirdi ve kaçirdi.Mallarini ganimet olarak aldi ve Medineye döndü. O, ayni senenin Ramazan ayinda Batni Eham, Zi Hasab, Zi Merve taraflarina da gönderildi. O havalideki eskiyayi temizleyerek huzur ve sükunû temin etti. Oradan da Mekke Fethine katildi. Daha sonra Huneyn Gazvesine istirak etti. Burada bir ara bas gösteren bozgun esnasinda çok büyük kahramanliklar gösterdi. Herkesin takdirini kazandi. Tebük seferinde ve Veda haccinda da bulundu.
Ebû Katade (r.a.) Rasûl-i Ekrem (s.a.)in sohbetlerinden aldigi feyz ile hayatini Allah yoluna adamisti. Ondan 170 kadar Hadis-i serif rivayet etmisti. Hadislerin nakil ve rivayeti konusunda çok titiz davranirdi. Bir gün oglu Mabed aralarinda Rasûlullah (s.a.) söyle buyurdu, böyle buyurdu diye konusurlarken, babasi bunlari duydu. Yanlarina gelerek; Siz ne konustugunuzu biliyor musunuz? Ben Rasûlullah (s.a.): Benim söylemedigimi bana atfedenler Cehennemde kendilerine yer hazirlasinlar. buyurdugunu isittim dedi.
O, Islâm kardesligini yasama konusunda da çok titizdi. Kardesligi bütün canliligiyla yasardi. O yüksek bir ahlâkî nezâkete sahipti. Kardeslerinin yoluna bütün malini sarfedebilirdi. Malinin kiymeti yoktu. Birgün bir cenaze getirildi. Rasûl-i Ekrem (s.a.) ölenin borcu olup olmadigini sordu. Iki dinar borcu oldugu söylenince karsiliginda bir sey birakip birakmadigini sordu. Birakmadigi bildirilince: O halde götürünüz namazini siz kiliniz buyurdu. Bunun üzerine Ebu Katâde (r.a.)derhal öne çikti ve: Ya Rasûlallah Onun borcunu ödemeyi ben üzerime aliyorum. dedi. Ancak bundan sonra Rasûl-i Ekrem (s.a.)efendimiz kalkip namazini kildirdi.
O, bir muharebede ashab-i kiram su tedariki ile mesgul iken, kendisi Rasûl-i Ekrem (s.a.) efendimizin yanindan hiç ayrilmadi. Efendimiz hayvanlarin üzerinde bir rahilenin içindeydi. Bir ara oturduklari yerde daldiklarindan vücutlari öne dogru biraz egilmisti. Ebu Katâde yanlarina giderek vücutlarini dogrulttu. Biraz sonra mübarek bedenleri tekrar egilmis ve düsecek bir vaziyet almislardi. Ebû Katâde tekrar kosarak Rasûl-i Ekrem (s.a.) efendimizi kaldirdi. Kimsiniz diye sordu. Ebû Katâdeyim dedim.Bunun üzerine: Yâ Ebâ Katâde! Sen Allahin Resûlünü muhafaza ile mesgul oldun. Allah Teâlâ da seni muhafaza eylesin. diye duâ buyurdu.
Ebû Katâde (r.a.)bu dualar hürmetine yetmis yaslarinda iken bile onbes yasinda imis gibi zinde ve diri idi. O dört halife devrini de yasadi. Hz. Ali (r.a.) zamaninda Nehrevan seferinde kumandanlik yapti. 674 m. senesinde Küfede vefat etti. Cenâb-i Hakdan sefaatlerini niyaz ederiz. Amin.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar