bugün
- filistin in ermeni soykırımını tanıması29
- hangi sözlük yazarının tipini merak ediyorsunuz9
- israil'in 1915 olaylarını soykırım tanıması8
- ustalara kek yapmak4
- her evde bulunan efes pilsen bardağı10
- sözlük kızlarını koruma ve yaşatma derneği5
- artemis5
- cumhuriyetin intikamı2
- velvet45
- sadece erkeklerin olduğu ortamda espri yapmak2
- yazarlara gelen son mesaj8
- yaşadığın şehrin turistik yerlerini gezmek4
- rockçılara satanist diyen mallar2
- kolonya şişesi görünce içme isteği gelmesi6
- günlerce konuşulacak bir başlık açmak2
- çapkınlık dersleri2
- herkesin panik olduğu durumda cool takılan insan2
- roman düğünleri 353
- gizli oylayan melek3
- hiçbir şey bilmeyip üst kademede çalışmak3
- deniz göktaş9
- tai lung3
- meme verin lan2
- yaz sıcağında ayakkabıya sakız yapışması4
- kadın yazarların daha fazla oylanıp takip edilmesi3
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle23
- konuşan karga2
- türklerin her ırkı türk sanması10
- anın görüntüsü26
- türklerin medeniyet kuramama nedeni9
- kader adamım3
- eksi oy alınca ağlayarak günlüğüne yazmak2
- evde cilt beyazlatma yöntemleri2
- sabahın köründe siyaseti düşünen insan3
- başlığı açıklamak yerine açanı cevaplamak2
- evde makarna yapmanın maliyeti4
- sabah sabah kavga edecek enerjiyi bulmak2
- kürtlerin muhteşem ve harika derecede ezik olması10
- umursamaz insan2
- son 1 ayın en başarılı gammazları3
- sözlüğün aptal kaynaması13
- 2026 dünya kupası35
- sözlükte tribünlere oynamak3
- sözlük draması2
- futbol32
- bugün aradığım aşkı bulacağım gün2
- eski evini rüyada görmek2
- atatürkçülük ile 2026 da ülke yönetilmez16
- afrodit2
- sözlükte yokluğu hissedilen yazarlar10
Geleneğe göre Anadolu'da Selçuklu hâkimiyetinin sonlarına doğru sancak özellikle ilk Osmanlı hükümdarının temlik alametlerinden biri olmuştur. ilk Osmanlı tarihlerinde, Karacahisar'ın Osman Gazi tarafından fethinden sonra Anadolu Selçuklu Sultanı III. Alaeddin Keykubad'ın bu fethi kutlamak için Osman'ın yeğeni Ak Timur vasıtasıyla ona bir sancakla takımını gönderdiği bilgisi bulunur. Aşıkpaşazade'ye göre Osman böylece sancak beyi olmuş ve adına ilk hutbe okunmuştur. Ancak bu dönemlerde temel idarî birim olarak sancak teriminin kullanıldığı söylenemez. Bunun en önemli sebebi Osmanlıların erken devirlerinde idarî terim olarak sancaktan ziyade subaşılık ve vilayet gibi terimlerin bulunmasıdır. Osmanlı Beyliği'nin erken dönemlerini anlatan kroniklerde askerî ve idarî bir terim olarak Yenişehir'in "bey sancağı" şeklinde anılması ihtiyatla karşılanmalıdır. Çünkü bu tabirin ilk devirlerden ziyade, beyliğin güçlenip civardaki Türkmen beyliklerini ilhaka başladığı XIV. yüzyıl ortalarına doğru kullanıldığı açıktır. Sancak sözü ancak XV. yüzyılda "idare ve kumanda" anlamları yanında artık "idarî bölge" manasında da geçmeye başlamış olmalıdır. Bu bağlantıda sancak teriminin ilk dönemlerde şüphesiz askerî bir ağırlığı vardı. Ancak zamanla eyaletlere bağlı sancak beyi idaresindeki idarî bir bölgeyi de ifade etmiştir. Böylece Osmanlı tımar sistemi içinde hem bir gelir dilimini belirten dirlik ve askerî birlik, hem de o sancağa bağlı tımarlı askerlerin bulunduğu bölgeyi tanımlamaya başlamış, bu sonuncusu bir idarî birim tanımı olarak da yaygınlaşmıştır. Osmanlıların Rumeli'ye geçmesi ve fetihlerin bu yönde yoğunlaşması sonunda bölgede yeni sancaklar oluştu ve 1361 yılından sonra Balkanlar'daki fetihlerin hızla artması sancaklar üzerinde bir kontrol mekanizması kurulmasını zarurî hâle getirdi. Bunun neticesinde I. Murad lalası Şahin Paşa'yı Rumeli'deki beylere kumandan olarak tayin etti. Böylece Osmanlılarda beylerbeyi kavramı ortaya çıktı ve Osmanlı taşra teşkilatında beylerbeyliği, sancaklar üzerinde bir kontrol mekanizması oldu. Eyaletlerin alt birimi olarak görülen sancakların kaza, nahiye ve köyler gibi belli coğrafi sınırı vardı. Eyaletleri teşkil eden sancakların en yüksek idarecisi sancak beyi (mir-i liva) idi. Sancak beyleri sancağın merkezindeki kazada ikamet ederdi. Sancak beyini sancağa bağlı diğer kaza ve nahiyelerde "zaim", "subaşı" yahut "voyvoda" denen ve daha çok asayiş işleriyle görevli olan bir kişi temsil ederdi. Sancak beylerine ait vergiler bunlar tarafından toplanırdı. Sancak beyleri "seyfiye" veya "ehl-i örf" adı verilen zümrenin içinde yer almaktaydı. Genelde Enderunda yetiştikten ve taşrada çeşitli hizmetler gördükten sonra, bu göreve tayin edilirlerdi. Sancağındaki subaşı, alay beyi, dizdar ve sipahi gibi ehl-i örfün amiri olan sancak beyinin başlıca görevi bölgesinde asayişi sağlamak ve sipahi-reaya arasındaki münasebetlerin kanuna uygun biçimde yürütülmesini temin etmekti. Bunun yanında sancak beyi, herhangi bir sefer esnasında sancağının tımarlı sipahileriyle birlikte bağlı olduğu eyaletteki beylerbeyinin kumandası altında sefere katılırdı. Ayrıca sancağıyla ilgili olarak merkezden gönderilen fermanlardaki konuların halledilmesini sağlardı. Bu arada sınır boylarındaki sancaklarda görevli olan sancak beyleri komşu ülkelerle doğrudan doğruya temaslarda bulunur ve bu ülkelerle ilişkileri anlaşmalara uygun biçimde yürütürdü. XVI. yüzyıl kaynaklarından anlaşıldığı kadarıyla sancak beylerinin bir sancaktaki görev süresi bir ile üç yıl arasında değişmekteydi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar