bugün
- atatürk düşmanı it sürüsü5
- ak parti merkez yürütme kurulu toplantısı5
- almanlarin orduya guvensizligi3
- robot moderatör2
- habire1275
- habire12 adamdır37
- izmirli kızların verici olması34
- gece sokakta koşarak 31 çeken kolsuz cüce görmek5
- mutsuzluğun en büyük nedeni15
- sssilvermist21
- fil8
- kaplan7
- kartal6
- ben geldim naneler13
- timsah5
- hiyeroglif dilleri3
- aslan8
- zebra4
- insan kaynakları4
- claudian clouds kadındır12
- cilgincapkin13
- erkeklerin artık adım atmaktan korkması20
- iş bulamamak4
- gaz fren debriyaja aynı anda basarsak ne olur16
- gammazların tarafsız olması gerekliliği26
- aldığınız en ilginç iltifat3
- hakkımda bilmeniz gerekenler34
- sansürsüz tarih2
- anın görüntüsü18
- deccal'in sozluge gelmesi10
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları14
- arkadaşlar sizce bu takım elbise güzel mi15
- nickten isim tahmini yapmak25
- sözlük kızları bizim neyimizdir sorunsalı11
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası19
- messi'yi savunan adamla ahbaplık etmem5
- kafa dağıtmalık şarkı önerileri5
- yazarların almak istediği hediyeler4
- sözlük erkeklerinin 1 90 dan kısa olmaması10
- ben senin yerinde olsam5
- yorgun mermi13
- yeni parti46
- tas kafa traşlı hırt sorunu3
- sözlükteki kavganın amacı5
- gece denize girmek12
- arap gel oğlum5
- yarası olan gocudur5
- temmuz6
- çilek reçeli vs vişne reçeli9
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri9
harun çelik yazdı.
- PONTUSUN PiÇLERi ÖYLE Mi?
Şuramda, tam şuramda taş gibi duruyor.
iki gündür yutayım, yutkunayım diyorum ama olmuyor.
Pontusun piçleri yıldıramaz bizleri diye böğürenlerin sesleri hala kulaklarımda.
Bir ulusal kanal, bu kanalizasyonu akıtıp tüm Türkiyeye dinlettikten sonra, Sesi kesin, sesi kesin diye riyakar yüzleri ile bu böğürmeye eşlik ettiler.
Orada bahsi geçen Pontus piçleri, bizler yani Trabzonlulardık.
Tabi ki bu rezilliği bir camianın tümüne mal etmiyorum, bundan rahatsızlık duyanlar muhakkak vardır.
Ben de bu cevabımı Trabzonlulara Pontus piçleri diyenlere veriyorum.
Şimdi bak benim kalbi kirli, zihni kirli, dili zehirli kardeşim!
Piç diye atası babası belli olmayana denir.
Biz Trabzonluların atası da belli babası da belli.
Bu şehrin kapılarını Müslüman Türklere açan ilk büyük babamız Fatih Sultan Mehmettir. Mübarek atamız Trabzonun plakasına nazire yaparcasına 1461 yılında fethetmiş bu asil şehri.
Diğer atamız dedemiz ise Yavuz Sultan Selimdir, annemiz Gülbahar Hatun. Hani şu Trabzondan yola çıkıp istanbulda tahta oturan ve dünyanın yarısını Türk toprağı yapan pala bıyıklı aslan parçası var ya işte ondan bahsediyorum.
Ha bi de siz belki bilmezsiniz, dünyaya Muhteşem Süleyman diye nam salan Kanuni Sultan Süleyman da bu şehrin sokaklarında büyüdü haberiniz var mı? Bu şehrin sokaklarında, Karadenizin o güzel rüzgarlarını ciğerlerine çekerek büyüyen bu dedemiz de bilirsiniz gelip istanbul tahtında oturdu ve cihana hükmetti.
Hülasa dili zehirli kardeşim! Bizim babamız Yavuz, dedemiz Kanuni, büyük büyük babamız Fatih. Bizim aslımız belli, neslimiz belli ya siz, sahi sizin babanız kim?
Küçük beyninden, zehirli diline kanalizasyon akıtan kardeşim!
istanbul işgal edildi diye bir haber Trabzon sahillerine ulaştığında ne olmuştu hatırlar mısın? Senin o kadar tarih bilgin yoktur ben sana hatırlatayım.
istanbul işgal altında haberi Trabzona ulaştığı gün, Maçka köylerinden 400 genç, hem de ne gençler ki analar böylesini daha doğurmadı. Çapulalarını ayaklarına, zıpkalarını bacaklarına, kara kukuletalarını başlarına geçirdiler. Atadan deden kalma mavzerlerini omuzlarına, fişekliklerini göğüslerine astılar. Bu 400 genç, devletin emrini beklemeden, tek kuruş yolluk almadan, kamu malından bir fişek kullanmadan kendi imkanları ile istanbula ulaştılar. Maçkadan yola çıkan bu 400 yiğit Trabzon uşağı, kimseden emir almadan istanbulu kurtarmak için sonu ölüm ile biten bir yola çıktılar. istanbula vardıklarında, herkesin işinde gücünde ticaretinde olduğunu görüp, istanbulu kurtarmak bize mi kaldı? demeden ve kimseden yardım istemeden düşmana bir ok gibi saplandılar. Karadeniz yaylarından uçan 400 şahin yavrusu, canlarını verdiler ve bir daha Trabzona dönemediler.
Sen, sen şimdi bu adamların çocuklarına Pontus Piçleri diyorsun öyle mi?
Karadenizin asi uşakları, milli orduya kayıklar ile cephane taşırken, siz Papazın Çayırında, işgal ordusunun subayları ile futbol turnuvaları düzenliyordunuz hatırladın mı?
Beyni kirli, zihni kirli, dili zehirli kardeşim!
Bakıyorum da senin zihninin arka planında Trabzon ve ahalisi halen Pontus olarak kalmış. Sen zihnini bile temizleyemezken, Trabzonlular, Karadenizi Müslüman Türk toprağı yapalı tam 500 yıl oldu biliyor musun? Senin halen Pontus olarak baktığın bu topraklar, Müslüman Türk Trabzonlular tarafından vatan toprağı yapılalı ve bedeli ödeneli çok olduğundan bile haberin yok belli !
Biz, Trabzonun Tsi Türkiyenin Tsidir derken çok ciddiyiz biliyormusun?
Trabzon, Türkiyenin çimentosudur derken de yürekten söylüyoruz biliyor musun?
Trabzon düşmeden Türkiye düşmez derken buna tüm kalbimizle inanıyoruz biliyor musun?
Bakıyorum alayınız birden Trabzonu üvey evlat ilan etmekten hiç çekinmediniz?
Hangi karanlık ellerin, neyi gizlemek için tertip ettiği belli olmayan bir oyunu Trabzonluların üstüne yıktınız?
Kuzuya saldıran aç köpek gibi nasıl da çullandınız Trabzonun üstüne. Medyanız bir yandan, derin güçleriniz bir yandan, ağa babalarınız bir yandan, kudretlileriniz bir yandan canımızdan, etimizden parça koparma yarışındasınız!
O pis ve kirli ellerinizi çekin bu şehrin üstünden.
Teker teker değil alayınız birden, feriştahınız ile birlikte gelin, korkup bir adım geri atan namerttir.
Siz saldırdıkça biz Trabzonu daha çok seviyoruz.
Siz bizi ötekileştirdikçe biz daha fanatik Trabzonsporlu oluyoruz.
Biz Trabzonlular aslında neşeli, yaşam dolu, esprili, merhametli ve vatansever insanlarız lakin bizi siz delirttiniz siz !
Şimdi hadi bakayım. O ekranlarda zehir kusan abinizi de alıp Uslu-Uslu Papazın Çayırına gidin, sizi orada beklerler!
- PONTUSUN PiÇLERi ÖYLE Mi?
Şuramda, tam şuramda taş gibi duruyor.
iki gündür yutayım, yutkunayım diyorum ama olmuyor.
Pontusun piçleri yıldıramaz bizleri diye böğürenlerin sesleri hala kulaklarımda.
Bir ulusal kanal, bu kanalizasyonu akıtıp tüm Türkiyeye dinlettikten sonra, Sesi kesin, sesi kesin diye riyakar yüzleri ile bu böğürmeye eşlik ettiler.
Orada bahsi geçen Pontus piçleri, bizler yani Trabzonlulardık.
Tabi ki bu rezilliği bir camianın tümüne mal etmiyorum, bundan rahatsızlık duyanlar muhakkak vardır.
Ben de bu cevabımı Trabzonlulara Pontus piçleri diyenlere veriyorum.
Şimdi bak benim kalbi kirli, zihni kirli, dili zehirli kardeşim!
Piç diye atası babası belli olmayana denir.
Biz Trabzonluların atası da belli babası da belli.
Bu şehrin kapılarını Müslüman Türklere açan ilk büyük babamız Fatih Sultan Mehmettir. Mübarek atamız Trabzonun plakasına nazire yaparcasına 1461 yılında fethetmiş bu asil şehri.
Diğer atamız dedemiz ise Yavuz Sultan Selimdir, annemiz Gülbahar Hatun. Hani şu Trabzondan yola çıkıp istanbulda tahta oturan ve dünyanın yarısını Türk toprağı yapan pala bıyıklı aslan parçası var ya işte ondan bahsediyorum.
Ha bi de siz belki bilmezsiniz, dünyaya Muhteşem Süleyman diye nam salan Kanuni Sultan Süleyman da bu şehrin sokaklarında büyüdü haberiniz var mı? Bu şehrin sokaklarında, Karadenizin o güzel rüzgarlarını ciğerlerine çekerek büyüyen bu dedemiz de bilirsiniz gelip istanbul tahtında oturdu ve cihana hükmetti.
Hülasa dili zehirli kardeşim! Bizim babamız Yavuz, dedemiz Kanuni, büyük büyük babamız Fatih. Bizim aslımız belli, neslimiz belli ya siz, sahi sizin babanız kim?
Küçük beyninden, zehirli diline kanalizasyon akıtan kardeşim!
istanbul işgal edildi diye bir haber Trabzon sahillerine ulaştığında ne olmuştu hatırlar mısın? Senin o kadar tarih bilgin yoktur ben sana hatırlatayım.
istanbul işgal altında haberi Trabzona ulaştığı gün, Maçka köylerinden 400 genç, hem de ne gençler ki analar böylesini daha doğurmadı. Çapulalarını ayaklarına, zıpkalarını bacaklarına, kara kukuletalarını başlarına geçirdiler. Atadan deden kalma mavzerlerini omuzlarına, fişekliklerini göğüslerine astılar. Bu 400 genç, devletin emrini beklemeden, tek kuruş yolluk almadan, kamu malından bir fişek kullanmadan kendi imkanları ile istanbula ulaştılar. Maçkadan yola çıkan bu 400 yiğit Trabzon uşağı, kimseden emir almadan istanbulu kurtarmak için sonu ölüm ile biten bir yola çıktılar. istanbula vardıklarında, herkesin işinde gücünde ticaretinde olduğunu görüp, istanbulu kurtarmak bize mi kaldı? demeden ve kimseden yardım istemeden düşmana bir ok gibi saplandılar. Karadeniz yaylarından uçan 400 şahin yavrusu, canlarını verdiler ve bir daha Trabzona dönemediler.
Sen, sen şimdi bu adamların çocuklarına Pontus Piçleri diyorsun öyle mi?
Karadenizin asi uşakları, milli orduya kayıklar ile cephane taşırken, siz Papazın Çayırında, işgal ordusunun subayları ile futbol turnuvaları düzenliyordunuz hatırladın mı?
Beyni kirli, zihni kirli, dili zehirli kardeşim!
Bakıyorum da senin zihninin arka planında Trabzon ve ahalisi halen Pontus olarak kalmış. Sen zihnini bile temizleyemezken, Trabzonlular, Karadenizi Müslüman Türk toprağı yapalı tam 500 yıl oldu biliyor musun? Senin halen Pontus olarak baktığın bu topraklar, Müslüman Türk Trabzonlular tarafından vatan toprağı yapılalı ve bedeli ödeneli çok olduğundan bile haberin yok belli !
Biz, Trabzonun Tsi Türkiyenin Tsidir derken çok ciddiyiz biliyormusun?
Trabzon, Türkiyenin çimentosudur derken de yürekten söylüyoruz biliyor musun?
Trabzon düşmeden Türkiye düşmez derken buna tüm kalbimizle inanıyoruz biliyor musun?
Bakıyorum alayınız birden Trabzonu üvey evlat ilan etmekten hiç çekinmediniz?
Hangi karanlık ellerin, neyi gizlemek için tertip ettiği belli olmayan bir oyunu Trabzonluların üstüne yıktınız?
Kuzuya saldıran aç köpek gibi nasıl da çullandınız Trabzonun üstüne. Medyanız bir yandan, derin güçleriniz bir yandan, ağa babalarınız bir yandan, kudretlileriniz bir yandan canımızdan, etimizden parça koparma yarışındasınız!
O pis ve kirli ellerinizi çekin bu şehrin üstünden.
Teker teker değil alayınız birden, feriştahınız ile birlikte gelin, korkup bir adım geri atan namerttir.
Siz saldırdıkça biz Trabzonu daha çok seviyoruz.
Siz bizi ötekileştirdikçe biz daha fanatik Trabzonsporlu oluyoruz.
Biz Trabzonlular aslında neşeli, yaşam dolu, esprili, merhametli ve vatansever insanlarız lakin bizi siz delirttiniz siz !
Şimdi hadi bakayım. O ekranlarda zehir kusan abinizi de alıp Uslu-Uslu Papazın Çayırına gidin, sizi orada beklerler!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar