bugün
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı35
- ayak fantezisi3
- sözlükte kavga çıkmasının sebebi10
- enayimiknatisi ile kavga etmek11
- tıp okumanın avantajı5
- evde lahmacun yapmak6
- alparslan kuytul2
- bir belgesel bırak2
- fahişe gibi giyinen kızlar2
- menzil cemaatinde rekabet alevlendi6
- ağzıma almam diyen kız2
- lucas torreira2
- aklına başlık gelemeyen yazar2
- kendine yabancılaşmak3
- tevfik fikret2
- cristiano ronaldo2
- hiçbir şey yapmadan yorulmak3
- öfke kontrolü2
- osmanlının yıkılma sebebi ittihak terakki3
- ekşi sözlük14
- seks2
- söz gümüş ise sükut altındır3
- çok sıkılmak ama hiçbir şey de yapası gelmemek2
- zeki olmanın avantajları8
- kendine dışardan bakmak2
- keşke dediğiniz bir anı yazar mısınız11
- demo2
- kaan boşnak2
- fenerbahçe18
- osuruktan şiirler47
- her şeyi hatırlayan insan7
- anın görüntüsü31
- çaylak gammaz2
- aleksey batrakov16
- sabaha bir şarkı bırak3
- şoförün yan koltuğu5
- robot moderatör3
- parcalandim toparlanamiyorum5
- habaş'ın yerli otomobil projesi2
- barış alper yılmaz6
- geceleri bir kadına sarılıp uyuyamamak5
- gocu2
- giysi fiyatlarının uçması12
- evde pide yapmak7
- en gıcık olunan şoför tipleri13
- ismail kartal7
- iyi bir insanın kötü bir insana dönüşme süreci15
- kadınsızlıkla nasıl baş ediyorsunuz11
- anne pizzası10
- eski sevgili nerede ne yapıyor8
önce benimle beraber facebook'ta videolar izledi.
bu süreci ben başlatmıştım. gençliğinde komünist nefer bir babanız varsa, ve gençliğine dair videoları seveceğini düşünerek bak sizin tayfadan diyerek belgesel tadındaki videoları izlettirdeysiniz; artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.
solitaire oynamaktan öteye bilgisayarla başka bir münasebeti olmayan, yavaşlığından ve tıklarken mouseu sabit tutamamasından çift tıklama özelliği olmayan bir ebeveyndi. kaçırdığı günlük siyasi konuşmaları, geçmişten gelen gençliğindeki fraksiyonların görüntüleri ve benzeri haberleri beraber izlemeye başlamıştık facebook'ta. hiçbir sıkıntı yoktu, beraber film izlemek gibiydi; en büyük sorun altyazıyı okurken filmi izleyemediği falan olmalıydı. yine video izlemeli bir akşamda, videoyu durdurup çişimi yapmak için kalktım. döndüğümde, dönmemi beklemeden başlatmıştı videoyu. ne kadar kaba bir tutum dediğinizi duyar gibiyim. ama sorun bu değildi, sorun videoyu nasıl başlattığıydı. o an gidişattaki terslik canımı sıksa da üzerinde çok durmadan "vaay bu gelişmeyle artık solitaire'da oyun kapatırsın ha" diyerek gülüştük, geçti.
bir gün eve geldiğimde benim facebookumu açmıştı, ve kurcalıyordu. bu demek oluyordu ki, çift tıklamayı da öğrenmişti. süreç çok hızlı gelişiyordu, bir sonraki adımda başıma neler geleceğini kestiremiyordum. korkutucuydu. gel dedi, gel şu adamın sayfasını aç bana güzel konuşuyor bu adam dedi. gel dedi, sayfa dedi, aç dedi. takipleşmekten bahsetmesinden korkmaya başlamıştım.
telefonum çaldı. çocukluk arkadaşım aramıştı. "mehmet amcayla arkadaş olduk ahhhgdhagsd" dedi. mehmet amca kim lan dedim. baban lan baban dedi. benim mehmet amca diye bir babam yok artık deyip suratına kapattım telefonu.
kimdi bu adama yardım eden, boyundan çok büyük bir işti bu. üyelik maddelerini doldurmak, e-mail hesabı almak, başvuru yapmak. bunları tek başına yapamazdı. uzunca araştırmalarımdan sonra tüm işaretler ablamı gösteriyordu. kendisi bir tiyatrocu, yozlaşmış ve idealistliğinden uzaklaşmış bir tiyatrocu olarak çok ünlü olabilmesine karşın ilerde sansasyon yaratmasın diye kendi facebookunu kapatmıştı ve aslında facebookta varken yaptığı seri beğenicilik hayatını çok özlediğinden babamın üzerinden buna erişmeyi amaçlamıştı. durumlarımı beğenen ve yorum yazan bir mehmet amca, düşünülür gibi değildi.
hala arkadaşlık isteğini yoksaysam mı diye bekletiyorum.
bir de whatsapp mı?! yo dostum yo!
bu süreci ben başlatmıştım. gençliğinde komünist nefer bir babanız varsa, ve gençliğine dair videoları seveceğini düşünerek bak sizin tayfadan diyerek belgesel tadındaki videoları izlettirdeysiniz; artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.
solitaire oynamaktan öteye bilgisayarla başka bir münasebeti olmayan, yavaşlığından ve tıklarken mouseu sabit tutamamasından çift tıklama özelliği olmayan bir ebeveyndi. kaçırdığı günlük siyasi konuşmaları, geçmişten gelen gençliğindeki fraksiyonların görüntüleri ve benzeri haberleri beraber izlemeye başlamıştık facebook'ta. hiçbir sıkıntı yoktu, beraber film izlemek gibiydi; en büyük sorun altyazıyı okurken filmi izleyemediği falan olmalıydı. yine video izlemeli bir akşamda, videoyu durdurup çişimi yapmak için kalktım. döndüğümde, dönmemi beklemeden başlatmıştı videoyu. ne kadar kaba bir tutum dediğinizi duyar gibiyim. ama sorun bu değildi, sorun videoyu nasıl başlattığıydı. o an gidişattaki terslik canımı sıksa da üzerinde çok durmadan "vaay bu gelişmeyle artık solitaire'da oyun kapatırsın ha" diyerek gülüştük, geçti.
bir gün eve geldiğimde benim facebookumu açmıştı, ve kurcalıyordu. bu demek oluyordu ki, çift tıklamayı da öğrenmişti. süreç çok hızlı gelişiyordu, bir sonraki adımda başıma neler geleceğini kestiremiyordum. korkutucuydu. gel dedi, gel şu adamın sayfasını aç bana güzel konuşuyor bu adam dedi. gel dedi, sayfa dedi, aç dedi. takipleşmekten bahsetmesinden korkmaya başlamıştım.
telefonum çaldı. çocukluk arkadaşım aramıştı. "mehmet amcayla arkadaş olduk ahhhgdhagsd" dedi. mehmet amca kim lan dedim. baban lan baban dedi. benim mehmet amca diye bir babam yok artık deyip suratına kapattım telefonu.
kimdi bu adama yardım eden, boyundan çok büyük bir işti bu. üyelik maddelerini doldurmak, e-mail hesabı almak, başvuru yapmak. bunları tek başına yapamazdı. uzunca araştırmalarımdan sonra tüm işaretler ablamı gösteriyordu. kendisi bir tiyatrocu, yozlaşmış ve idealistliğinden uzaklaşmış bir tiyatrocu olarak çok ünlü olabilmesine karşın ilerde sansasyon yaratmasın diye kendi facebookunu kapatmıştı ve aslında facebookta varken yaptığı seri beğenicilik hayatını çok özlediğinden babamın üzerinden buna erişmeyi amaçlamıştı. durumlarımı beğenen ve yorum yazan bir mehmet amca, düşünülür gibi değildi.
hala arkadaşlık isteğini yoksaysam mı diye bekletiyorum.
bir de whatsapp mı?! yo dostum yo!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar