bugün
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı69
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim25
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri7
- sözlükte kim kimle sevgili27
- terapi niteliğindeki şeyler3
- iyi memenin sırrı6
- maçtan önce atıp tutan galatasaraylı yazarlar10
- iyi menemenin sırrı4
- evrim varsa neden yarı insan yarı maymun yok5
- yakın zamanda çaylak olacakmış gibi hissetmek4
- true esaretten kurtulacak4
- sabaha kadar uyumamak3
- güzel bir kız nasıl tavlanır6
- ese dezze8
- engineer288
- sözlüğün en şık erkeği12
- fenerbahçeli yazarlar7
- passatı olan erkek6
- giresunlu kızlar6
- queen ravenna adlı yazarın cerrah olması13
- kale3112 ifşa8
- nervio43
- gece uyumadan önce düşünülen şeyler5
- kız sanılan ama erkek çıkan poposu güzel yazar6
- futbol17
- fenerbahçe14
- tacettin libosoglu4
- gel münihe sözünü tut travel4
- ben jesus olsam4
- uefa şampiyonlar ligi7
- 8 haziran 2016 sözlükte yaşanan ifşa skandalı7
- sabah akşam nervio yu konuşan sözlük11
- liverpool fc6
- yakıştırdığım çiftler serisi 115
- kassız erkek neye benzer5
- türkiye'nin haritada büyümesi2
- türkiye12
- muhallebi yerken disi kirmak4
- herif olmanın zorlukları4
- avrupa3
- ingiltere2
- anto'nun kuyumcu olması3
- arkadaşlar bi bakar mısınız9
- 5 kasım 2026 trabzonspor freiburg maçı2
- balık yemeye yunanistan'a giden sözlük yazarı7
- sözlük yazarlarından aforizmalar3
- almanca bilmek2
- acıbadem taksim hastanesi4
- sandra bullock3
- herkesin beni evlendirmeye çalışması5
28 yaşındayım ve her şeyin farkındayım.
***
tüm internet izleniyor. kimseye anlatamayacağım şeyler biliyorum, savaşlara neden olacak şeyler, insanlığın geleceğini etkileyecek şeyler. kimseye bahsedemem neler bildiğimden. sevdiklerimi tehlikeye atamam. yanlış mı paylaşmamak? belki. hayır. asla. iç güdü, yaşama arzusu bu. dünyayı da kurtarmalıyım belki ama kendimi kurtaramadıktan sonra anlamı yok. önce başkaları diyen kahramanların dönemleri kapanalı çok oldu. ki bütün medeniyetimiz bu en temel korku üzerine inşa edildi. anlamalılar beni. hak vermeliler.
özellikle cia çok ciddi şekilde peşimde, biliyorum. o yüzden hep mesafeli olmalıyım obama'yla, eleştirmemeliyim. yes, we can hüseyinim demeliyim. en ufak dikkatisizliğimde kendimi demokrasinin sıcacık, şevkat dolu kollarında bulabilirim. adama 24 saat yüksek sesle müzik dinleterek sevdiriyorlar demokrasiyi. bir de george orwell hikayelerindeki aç sıçanlarla yaptıkları işkenceler var. gerçek, biliyorum. korkuyorum da. peki neden risk alıyorum? lanet olsun ki adrenalin bağımlısıyım.
***
hayat hep istediğim gibi değildi, hala da değil. istemezdim sürekli izlenmek ama bazı şeyleri seçemezsin. takip edildiğimi farkettiğimde 8 ya da 9 yaşlarında sıradan bir çocuktum. her gün mahalledeki okuluma yürürken bir şeylerin tuhaf olduğunu, hep aynı arabaları ve insanları gördüğümü farkettim. her gün. öyle mükemmel de bir kılıf hazırlanmıştı ki kimse şüphelenemezdi. ben hariç. ben yakalarım. gördüğüm arabaların sahiplerinin bir kısmı benle birlikte okula geliyor, yan sınıflarda derslere giriyorlardı. teneffüslerde benim öğretmenimle konuştuklarını görürdüm. bilgi topluyorlar. ben olsam ben de öyle yapardım. boş ve karanlık sokaklarda izlendiğimi bilerek hareket ettim, böyle büyüdüm. peşimdeki insanlar da profesyonellerdi üstelik. adımlarını ve soluk alış verişlerini benimle senkronlayabiliyorlardı. aniden durduğumda sadece karanlığın sessizliğini duuyabilirdim. düşman olsak da bu denli özene hayran olmamak mümkün değil.
uzun süre peşimdekilerin özel servislerden olduğunu sandım ama zaman geçtikçe gördüm ki kısmen yanılmışım. ben asla tamamen yanılmam. peşimdekiler sadece özel servisler değil, hala ismini bilmediğim bazı doğa üstü güçlerdi de aynı zamanda. asla ne olduklarını bilemedim ama çok güçlü bir komünite olduklarını biliyorum. zaten bu denli ilginin merkezinde olmamın sebebi de onları bir şekilde farkedebilmem sanırım. bu, ne olduklarını anlayamadığım canlılara isimsiz diyorum. belki başka bir isimleri vardır başka kültürlerde ama bilmiyorum. sadece akşamları evime dönerken takip ederler beni ve o dış kapıyı hep son anda kapatabilirim. bir nedenden kapımdan içeri giremiyorlar ve son ana kadar bana 10 metreden fazla yaklaşamıyorlar. klanlarına ait ilginç bir kural diye düşünüyorum.
***
zaman ilerledikçe dikkatimi cezbeden şeyler de arttı ama ben hep doğru noktalara kanalize ettim zihin enerjimi. isimsizlerden korunabileceğim bazı metotlarda uzmanlaştım elbette. iki düşman birbiri hakkında sadece gözlemle bile sayısız bilgiye sahip olabilirler. onlar da biliyor. bir nevi soğuk savaştayız. bildiklerim adım atmalarını engelliyor. ben de atak olamıyorum, zira onlar da beni iyi tanımışlardır. sözsüz bir anlaşma aramızdaki. böyle gidiyor. ne zaman ne yapacaklarını kestiremiyorum. başkalarının göremediği şeyleri görmek, farketmek başlarda bir hediye gibi geliyor ama biliyorum ki lanet daha ziyade. uzak tuttum hep sevdiklerimi kendimden. hani herkes öldürür ya sevdiğini, ben daha sevemeden öldürmek zorunda kaldım. kimseyi atamazdım tehlikeye.
soğuk bir beşiktaş akşamı, barbaros bulvarı'ndan aşağı inerken o da anlamamıştı neden bu denli uzak ve ulaşılmaz olduğumu. "çok uzaksın bana" demişti, o ne kadar çabalarsa çabalasın, hala çok uzaktı benim kıyılarım, ulaşamıyordu, ulaşılmazdım. şimdi düşünüce ulaşamazdı da zaten, kimse ulaşamaz. bazı şeyler öyledir zira. öyle olmak zorundaydı, öyle oldu. o yüzden lütfen paylaş benimle dediğinde gülümsemekle yetinmiş, "kimseyi hiçbir şeye zorlamıyorum" demiştim. isteyen gidebilirdi. gitti o da. gitme demedim. dememeliydim. çünkü ben hep üzerime düşeni yapardım.
***
28 yaşındayım ve her şeyin farkındayım. bazen diyorum ki, keşke bu kadar bilmeseydim.
***
tüm internet izleniyor. kimseye anlatamayacağım şeyler biliyorum, savaşlara neden olacak şeyler, insanlığın geleceğini etkileyecek şeyler. kimseye bahsedemem neler bildiğimden. sevdiklerimi tehlikeye atamam. yanlış mı paylaşmamak? belki. hayır. asla. iç güdü, yaşama arzusu bu. dünyayı da kurtarmalıyım belki ama kendimi kurtaramadıktan sonra anlamı yok. önce başkaları diyen kahramanların dönemleri kapanalı çok oldu. ki bütün medeniyetimiz bu en temel korku üzerine inşa edildi. anlamalılar beni. hak vermeliler.
özellikle cia çok ciddi şekilde peşimde, biliyorum. o yüzden hep mesafeli olmalıyım obama'yla, eleştirmemeliyim. yes, we can hüseyinim demeliyim. en ufak dikkatisizliğimde kendimi demokrasinin sıcacık, şevkat dolu kollarında bulabilirim. adama 24 saat yüksek sesle müzik dinleterek sevdiriyorlar demokrasiyi. bir de george orwell hikayelerindeki aç sıçanlarla yaptıkları işkenceler var. gerçek, biliyorum. korkuyorum da. peki neden risk alıyorum? lanet olsun ki adrenalin bağımlısıyım.
***
hayat hep istediğim gibi değildi, hala da değil. istemezdim sürekli izlenmek ama bazı şeyleri seçemezsin. takip edildiğimi farkettiğimde 8 ya da 9 yaşlarında sıradan bir çocuktum. her gün mahalledeki okuluma yürürken bir şeylerin tuhaf olduğunu, hep aynı arabaları ve insanları gördüğümü farkettim. her gün. öyle mükemmel de bir kılıf hazırlanmıştı ki kimse şüphelenemezdi. ben hariç. ben yakalarım. gördüğüm arabaların sahiplerinin bir kısmı benle birlikte okula geliyor, yan sınıflarda derslere giriyorlardı. teneffüslerde benim öğretmenimle konuştuklarını görürdüm. bilgi topluyorlar. ben olsam ben de öyle yapardım. boş ve karanlık sokaklarda izlendiğimi bilerek hareket ettim, böyle büyüdüm. peşimdeki insanlar da profesyonellerdi üstelik. adımlarını ve soluk alış verişlerini benimle senkronlayabiliyorlardı. aniden durduğumda sadece karanlığın sessizliğini duuyabilirdim. düşman olsak da bu denli özene hayran olmamak mümkün değil.
uzun süre peşimdekilerin özel servislerden olduğunu sandım ama zaman geçtikçe gördüm ki kısmen yanılmışım. ben asla tamamen yanılmam. peşimdekiler sadece özel servisler değil, hala ismini bilmediğim bazı doğa üstü güçlerdi de aynı zamanda. asla ne olduklarını bilemedim ama çok güçlü bir komünite olduklarını biliyorum. zaten bu denli ilginin merkezinde olmamın sebebi de onları bir şekilde farkedebilmem sanırım. bu, ne olduklarını anlayamadığım canlılara isimsiz diyorum. belki başka bir isimleri vardır başka kültürlerde ama bilmiyorum. sadece akşamları evime dönerken takip ederler beni ve o dış kapıyı hep son anda kapatabilirim. bir nedenden kapımdan içeri giremiyorlar ve son ana kadar bana 10 metreden fazla yaklaşamıyorlar. klanlarına ait ilginç bir kural diye düşünüyorum.
***
zaman ilerledikçe dikkatimi cezbeden şeyler de arttı ama ben hep doğru noktalara kanalize ettim zihin enerjimi. isimsizlerden korunabileceğim bazı metotlarda uzmanlaştım elbette. iki düşman birbiri hakkında sadece gözlemle bile sayısız bilgiye sahip olabilirler. onlar da biliyor. bir nevi soğuk savaştayız. bildiklerim adım atmalarını engelliyor. ben de atak olamıyorum, zira onlar da beni iyi tanımışlardır. sözsüz bir anlaşma aramızdaki. böyle gidiyor. ne zaman ne yapacaklarını kestiremiyorum. başkalarının göremediği şeyleri görmek, farketmek başlarda bir hediye gibi geliyor ama biliyorum ki lanet daha ziyade. uzak tuttum hep sevdiklerimi kendimden. hani herkes öldürür ya sevdiğini, ben daha sevemeden öldürmek zorunda kaldım. kimseyi atamazdım tehlikeye.
soğuk bir beşiktaş akşamı, barbaros bulvarı'ndan aşağı inerken o da anlamamıştı neden bu denli uzak ve ulaşılmaz olduğumu. "çok uzaksın bana" demişti, o ne kadar çabalarsa çabalasın, hala çok uzaktı benim kıyılarım, ulaşamıyordu, ulaşılmazdım. şimdi düşünüce ulaşamazdı da zaten, kimse ulaşamaz. bazı şeyler öyledir zira. öyle olmak zorundaydı, öyle oldu. o yüzden lütfen paylaş benimle dediğinde gülümsemekle yetinmiş, "kimseyi hiçbir şeye zorlamıyorum" demiştim. isteyen gidebilirdi. gitti o da. gitme demedim. dememeliydim. çünkü ben hep üzerime düşeni yapardım.
***
28 yaşındayım ve her şeyin farkındayım. bazen diyorum ki, keşke bu kadar bilmeseydim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar