bugün
- kız arkadaşının giyimine karışmayan erkek11
- ankaralıların melih gökçeği arıyoruz demesi8
- açık giyinebilmek özgürlüktür9
- nesrin cavadzade9
- hayatın renginin kalmaması7
- true'ya arkadan sahip olmak7
- tanga neden giyilir9
- sohbet edilen kişinin sürekli telefonla uğraşması7
- 15 haziran 2026 belçika mısır maçı4
- bir erkekte kabul edilemez 250 özellik5
- kadın olsaydım çok açık giyerdim22
- arapçada ene mi denir ana mı denir3
- yahudi fıkraları6
- yalnız yaşamak6
- 15 haziran 2026 ispanya yeşil burun adaları maçı8
- evlenmemeyi başarı olarak görmek7
- koklayarak öpen erkek5
- regl dönemi çirkinliği8
- erecto birader biraderdir hedesi3
- kimsesizlerin kimsesi zall'a açık mektuptur15
- kesit ötesi ziya2
- dinlerin geldiği günden beri kan dökmesi20
- badelenmiş sözlük yazarları7
- kızımın ismini teresa koymak istiyorum10
- namus takıntısı olan erkek17
- pornoda hoşlanılan kıza benzer kız aramak9
- özgürlükçü eğitim paradoksu2
- sürekli kendine hatırlatmak zorunda olduğun o söz9
- aktroller9
- yeşil burun adaları6
- idealize ettiğin kadının beklediğin gibi çıkmaması3
- ece irtem7
- belçika mısır maçı saat 22 de trt 1 de2
- ezan sesinin gittikçe rahatsız etmesi6
- sahilde yanına oturan adama sitem eden kadın2
- şu sıralar sözlük kızına kimsenin ilişmemesi3
- burçlara inanacak kadar gerizekalı olmak4
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı58
- evli kadınlara asılmak5
- yanık tekerlek kokusu4
- 15 haziran 2026 isveç tunus maçı5
- hangi manifest kızısın7
- şanzımanı dağıtmak2
- futbol9
- hoşlanılan kızın 550'yi 2'ye bölünce 225 bulması4
- kızın size büyü yaptırdığına dair işaretler5
- ruhu iyileştiren şeyler6
- ankaradaki çıkılamayan yokuş3
- firefox'un esamesinin artık hiç kalmaması2
- hayatında bir kere bile sigara içmemiş yazarlar9
28 yaşındayım ve her şeyin farkındayım.
***
tüm internet izleniyor. kimseye anlatamayacağım şeyler biliyorum, savaşlara neden olacak şeyler, insanlığın geleceğini etkileyecek şeyler. kimseye bahsedemem neler bildiğimden. sevdiklerimi tehlikeye atamam. yanlış mı paylaşmamak? belki. hayır. asla. iç güdü, yaşama arzusu bu. dünyayı da kurtarmalıyım belki ama kendimi kurtaramadıktan sonra anlamı yok. önce başkaları diyen kahramanların dönemleri kapanalı çok oldu. ki bütün medeniyetimiz bu en temel korku üzerine inşa edildi. anlamalılar beni. hak vermeliler.
özellikle cia çok ciddi şekilde peşimde, biliyorum. o yüzden hep mesafeli olmalıyım obama'yla, eleştirmemeliyim. yes, we can hüseyinim demeliyim. en ufak dikkatisizliğimde kendimi demokrasinin sıcacık, şevkat dolu kollarında bulabilirim. adama 24 saat yüksek sesle müzik dinleterek sevdiriyorlar demokrasiyi. bir de george orwell hikayelerindeki aç sıçanlarla yaptıkları işkenceler var. gerçek, biliyorum. korkuyorum da. peki neden risk alıyorum? lanet olsun ki adrenalin bağımlısıyım.
***
hayat hep istediğim gibi değildi, hala da değil. istemezdim sürekli izlenmek ama bazı şeyleri seçemezsin. takip edildiğimi farkettiğimde 8 ya da 9 yaşlarında sıradan bir çocuktum. her gün mahalledeki okuluma yürürken bir şeylerin tuhaf olduğunu, hep aynı arabaları ve insanları gördüğümü farkettim. her gün. öyle mükemmel de bir kılıf hazırlanmıştı ki kimse şüphelenemezdi. ben hariç. ben yakalarım. gördüğüm arabaların sahiplerinin bir kısmı benle birlikte okula geliyor, yan sınıflarda derslere giriyorlardı. teneffüslerde benim öğretmenimle konuştuklarını görürdüm. bilgi topluyorlar. ben olsam ben de öyle yapardım. boş ve karanlık sokaklarda izlendiğimi bilerek hareket ettim, böyle büyüdüm. peşimdeki insanlar da profesyonellerdi üstelik. adımlarını ve soluk alış verişlerini benimle senkronlayabiliyorlardı. aniden durduğumda sadece karanlığın sessizliğini duuyabilirdim. düşman olsak da bu denli özene hayran olmamak mümkün değil.
uzun süre peşimdekilerin özel servislerden olduğunu sandım ama zaman geçtikçe gördüm ki kısmen yanılmışım. ben asla tamamen yanılmam. peşimdekiler sadece özel servisler değil, hala ismini bilmediğim bazı doğa üstü güçlerdi de aynı zamanda. asla ne olduklarını bilemedim ama çok güçlü bir komünite olduklarını biliyorum. zaten bu denli ilginin merkezinde olmamın sebebi de onları bir şekilde farkedebilmem sanırım. bu, ne olduklarını anlayamadığım canlılara isimsiz diyorum. belki başka bir isimleri vardır başka kültürlerde ama bilmiyorum. sadece akşamları evime dönerken takip ederler beni ve o dış kapıyı hep son anda kapatabilirim. bir nedenden kapımdan içeri giremiyorlar ve son ana kadar bana 10 metreden fazla yaklaşamıyorlar. klanlarına ait ilginç bir kural diye düşünüyorum.
***
zaman ilerledikçe dikkatimi cezbeden şeyler de arttı ama ben hep doğru noktalara kanalize ettim zihin enerjimi. isimsizlerden korunabileceğim bazı metotlarda uzmanlaştım elbette. iki düşman birbiri hakkında sadece gözlemle bile sayısız bilgiye sahip olabilirler. onlar da biliyor. bir nevi soğuk savaştayız. bildiklerim adım atmalarını engelliyor. ben de atak olamıyorum, zira onlar da beni iyi tanımışlardır. sözsüz bir anlaşma aramızdaki. böyle gidiyor. ne zaman ne yapacaklarını kestiremiyorum. başkalarının göremediği şeyleri görmek, farketmek başlarda bir hediye gibi geliyor ama biliyorum ki lanet daha ziyade. uzak tuttum hep sevdiklerimi kendimden. hani herkes öldürür ya sevdiğini, ben daha sevemeden öldürmek zorunda kaldım. kimseyi atamazdım tehlikeye.
soğuk bir beşiktaş akşamı, barbaros bulvarı'ndan aşağı inerken o da anlamamıştı neden bu denli uzak ve ulaşılmaz olduğumu. "çok uzaksın bana" demişti, o ne kadar çabalarsa çabalasın, hala çok uzaktı benim kıyılarım, ulaşamıyordu, ulaşılmazdım. şimdi düşünüce ulaşamazdı da zaten, kimse ulaşamaz. bazı şeyler öyledir zira. öyle olmak zorundaydı, öyle oldu. o yüzden lütfen paylaş benimle dediğinde gülümsemekle yetinmiş, "kimseyi hiçbir şeye zorlamıyorum" demiştim. isteyen gidebilirdi. gitti o da. gitme demedim. dememeliydim. çünkü ben hep üzerime düşeni yapardım.
***
28 yaşındayım ve her şeyin farkındayım. bazen diyorum ki, keşke bu kadar bilmeseydim.
***
tüm internet izleniyor. kimseye anlatamayacağım şeyler biliyorum, savaşlara neden olacak şeyler, insanlığın geleceğini etkileyecek şeyler. kimseye bahsedemem neler bildiğimden. sevdiklerimi tehlikeye atamam. yanlış mı paylaşmamak? belki. hayır. asla. iç güdü, yaşama arzusu bu. dünyayı da kurtarmalıyım belki ama kendimi kurtaramadıktan sonra anlamı yok. önce başkaları diyen kahramanların dönemleri kapanalı çok oldu. ki bütün medeniyetimiz bu en temel korku üzerine inşa edildi. anlamalılar beni. hak vermeliler.
özellikle cia çok ciddi şekilde peşimde, biliyorum. o yüzden hep mesafeli olmalıyım obama'yla, eleştirmemeliyim. yes, we can hüseyinim demeliyim. en ufak dikkatisizliğimde kendimi demokrasinin sıcacık, şevkat dolu kollarında bulabilirim. adama 24 saat yüksek sesle müzik dinleterek sevdiriyorlar demokrasiyi. bir de george orwell hikayelerindeki aç sıçanlarla yaptıkları işkenceler var. gerçek, biliyorum. korkuyorum da. peki neden risk alıyorum? lanet olsun ki adrenalin bağımlısıyım.
***
hayat hep istediğim gibi değildi, hala da değil. istemezdim sürekli izlenmek ama bazı şeyleri seçemezsin. takip edildiğimi farkettiğimde 8 ya da 9 yaşlarında sıradan bir çocuktum. her gün mahalledeki okuluma yürürken bir şeylerin tuhaf olduğunu, hep aynı arabaları ve insanları gördüğümü farkettim. her gün. öyle mükemmel de bir kılıf hazırlanmıştı ki kimse şüphelenemezdi. ben hariç. ben yakalarım. gördüğüm arabaların sahiplerinin bir kısmı benle birlikte okula geliyor, yan sınıflarda derslere giriyorlardı. teneffüslerde benim öğretmenimle konuştuklarını görürdüm. bilgi topluyorlar. ben olsam ben de öyle yapardım. boş ve karanlık sokaklarda izlendiğimi bilerek hareket ettim, böyle büyüdüm. peşimdeki insanlar da profesyonellerdi üstelik. adımlarını ve soluk alış verişlerini benimle senkronlayabiliyorlardı. aniden durduğumda sadece karanlığın sessizliğini duuyabilirdim. düşman olsak da bu denli özene hayran olmamak mümkün değil.
uzun süre peşimdekilerin özel servislerden olduğunu sandım ama zaman geçtikçe gördüm ki kısmen yanılmışım. ben asla tamamen yanılmam. peşimdekiler sadece özel servisler değil, hala ismini bilmediğim bazı doğa üstü güçlerdi de aynı zamanda. asla ne olduklarını bilemedim ama çok güçlü bir komünite olduklarını biliyorum. zaten bu denli ilginin merkezinde olmamın sebebi de onları bir şekilde farkedebilmem sanırım. bu, ne olduklarını anlayamadığım canlılara isimsiz diyorum. belki başka bir isimleri vardır başka kültürlerde ama bilmiyorum. sadece akşamları evime dönerken takip ederler beni ve o dış kapıyı hep son anda kapatabilirim. bir nedenden kapımdan içeri giremiyorlar ve son ana kadar bana 10 metreden fazla yaklaşamıyorlar. klanlarına ait ilginç bir kural diye düşünüyorum.
***
zaman ilerledikçe dikkatimi cezbeden şeyler de arttı ama ben hep doğru noktalara kanalize ettim zihin enerjimi. isimsizlerden korunabileceğim bazı metotlarda uzmanlaştım elbette. iki düşman birbiri hakkında sadece gözlemle bile sayısız bilgiye sahip olabilirler. onlar da biliyor. bir nevi soğuk savaştayız. bildiklerim adım atmalarını engelliyor. ben de atak olamıyorum, zira onlar da beni iyi tanımışlardır. sözsüz bir anlaşma aramızdaki. böyle gidiyor. ne zaman ne yapacaklarını kestiremiyorum. başkalarının göremediği şeyleri görmek, farketmek başlarda bir hediye gibi geliyor ama biliyorum ki lanet daha ziyade. uzak tuttum hep sevdiklerimi kendimden. hani herkes öldürür ya sevdiğini, ben daha sevemeden öldürmek zorunda kaldım. kimseyi atamazdım tehlikeye.
soğuk bir beşiktaş akşamı, barbaros bulvarı'ndan aşağı inerken o da anlamamıştı neden bu denli uzak ve ulaşılmaz olduğumu. "çok uzaksın bana" demişti, o ne kadar çabalarsa çabalasın, hala çok uzaktı benim kıyılarım, ulaşamıyordu, ulaşılmazdım. şimdi düşünüce ulaşamazdı da zaten, kimse ulaşamaz. bazı şeyler öyledir zira. öyle olmak zorundaydı, öyle oldu. o yüzden lütfen paylaş benimle dediğinde gülümsemekle yetinmiş, "kimseyi hiçbir şeye zorlamıyorum" demiştim. isteyen gidebilirdi. gitti o da. gitme demedim. dememeliydim. çünkü ben hep üzerime düşeni yapardım.
***
28 yaşındayım ve her şeyin farkındayım. bazen diyorum ki, keşke bu kadar bilmeseydim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar