bugün
- hangi manifest kızısın10
- kabataş olayı görüntüleri27
- mehdiyete dair hayalleriniz7
- arkadaşlar ne oldu size böyle7
- istanbul un çok pahalı olması27
- meyveli lahmacun4
- en sevilmeyen ev işleri15
- sanayi tipi kavurmalı tost3
- mehdi 29 yaşında mı başa geçmeli 40 mı5
- ciddiye alınmamak3
- mel mel bakan gibson ve 0 0 710
- kara sevdaya tutulan kalmaması7
- gocu25
- volkswagen beetle3
- vaatlerinin tam tersi olduğu halde iktidarda olmak4
- gönül almaya çalışan erkek11
- erdogan ve trump'ın yakın ilişkisi4
- edip yüksel2
- saddam bandı2
- en son ne aldınız5
- kavgada ele sıçıp yumruklar atmak7
- ispanya'nın amerika'ya kafa tutması2
- gece yolda yürürken arabada görülen çığlık maskesi2
- beyaz ekmek yiyen vatan hainleri10
- temas2
- mehdi bir ihtiyaçtır2
- bilgi içerikli entry girmeyen yazarın cnsl yönelmi2
- haluk levent son açıklaması6
- ben lafa değil göte bakarım4
- helicobacter pylori2
- dünya kaç renklidir3
- the odyssey2
- yazarların bugün cılkını çıkardığı şarkı7
- karı kıza para yedirir misiniz4
- şimdi herkes su içsin3
- ne yesem3
- küsünce sevgiliye komik video atmak3
- toplu taşımada milletin ekranına bakan tipler4
- kız dediğin biraz saf olur3
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- ömer hayyam5
- lansor4
- 21 temmuz 2026 fenerbahçe gornik zabrze maçı4
- bütün mal varlığı üstünde sokakta yaşayan insan4
- düşene gülmek2
- mücteba hamaney2
- 1 saatte 10 bira içmek19
- molla rejimi2
- sözlük kızlarının kombinleri20
- herkes yatsın iyi geceler9
şimdiye kadar sormuş olan tüm sevgililerime göre, "birinci sınıftan beri arkadaşım canım. arada toplanıyoruz işte, haberleşiyoruz."
ilk yıllar -bende hala devam etiği üzere- dikkatimi birçok çocuk çekiyordu. 6. sınıfta muhabbetimiz başladı(yaş 12). karnıma kelebekler sokan başka biri olmadığı gibi, öyle kırmadan, saf seven/sevdiğim de olmadı. hiç mi delirmedim? delirmez olur muyum canım.. hele o dershanesinde hoşlandığı maki misali mavi gözlü pek ilgi duyduğu, sevdiği dizinin karakteri 'aslı'ya benzeyen kızı öğrendiğimde "amanın!" didim (yaş 13). kızı gizliden arayıp, farklı numaralardan mesajlar atıp sapıklık yapmadığım mı kaldı? kızın sevgilisinin tehditleriyle uğraşmadığım mı kaldı (yaş 14)? orta okul mezuniyetinde gömleğime şimdi pek hatırlayamadığım, başarıyla ilgili son derece resmi bir şey yazmıştı. hiçbir zaman onun istediği kadar çalışkan olamadım zaten. belki çalışkan olsaydım onun sıra arkadaşı bile olabilirdim, yahut ders çalışma bahanesiyle daha çok görüşürdü benimle. her şeye rağmen, hiçbir şey için pişman olmadığım tek yabancı. yalnızca bir gün dışarıda buluştuk. abidik gubidik rengarenk şeyler giymiştim, neden bilmiyorum. zaten o gün de dershaneden indi meydana. iki kez gitmiştim evlerine. evlerimizin arasında az bir mesafe vardı, balkondan bakışabileceğimiz kadar. annesi sınıf annesiydi, annelerimizle birlikte eve çağırmıştı bizi. babaannesi kim ahmetten şikayetçi dediğinde, dokuz on kız içinden sadece ben şikayetçi olduğumu söylemiştim. illa farkım olacak, anlıyor musun? ikincisinde ise annesi ankaraya, ablasının yanına gitmişti. babası da çalışıyordu o gün. evine çağırdı. hangi filmi izlediğimizi hatırlamamakla birlikte, yalnızca onun elini tuttuğumda heyecanlandığımı çok iyi hatırlıyorum. zaten daha sonra ancak tokalaştık.. lisede tek bahçeyi paylaşan iki ayrı okulda okuduk. tabi o anadolu lisesinde, ben düz lisede. her gördüğümde hızlı adımlarla yanına varıyordum, "ahmeet nasılsın?" demek için. lise üçteyken arkadaşıyla hazırladığı radyo programında beni sevdiğini söylemişti. tırıvırı muhabbet etmiştim, eskide kaldı o günler demek istermişim gibi. çünkü benim canım ona canım demek istediği zamanlarda o ya ders çalışıyordu, yada bana ayıracak vakti yoktu. ve bu durumun üniversiteye hazırlık döneminde aynı şekilde devam edeceğine de emindim. ne yorulmak, ne de yormak isttedim.
https://www.youtube.com/watch?v=y7TGTMXjW-o
orta sonda bizim olmasına karar verdiğimiz şarkı bu.
doğum günün 18 mart, şimdi yazmasaydım bir daha cesaret edemeyecektim. iyi ki doğdun. hayatta yaşanabilecek tüm güzel şeyler, güzel insanlar seninle olsun (buna beni ister dahil et ister etme, inan hiçbir şey fark etmez).
1 sene sonra gelen edit: "Çanakkaleliler günün kutlu olsun Ahmet" diyesim var. Umarım arkadaşınla bunu da tartışırsın aynı platformda.
ilk yıllar -bende hala devam etiği üzere- dikkatimi birçok çocuk çekiyordu. 6. sınıfta muhabbetimiz başladı(yaş 12). karnıma kelebekler sokan başka biri olmadığı gibi, öyle kırmadan, saf seven/sevdiğim de olmadı. hiç mi delirmedim? delirmez olur muyum canım.. hele o dershanesinde hoşlandığı maki misali mavi gözlü pek ilgi duyduğu, sevdiği dizinin karakteri 'aslı'ya benzeyen kızı öğrendiğimde "amanın!" didim (yaş 13). kızı gizliden arayıp, farklı numaralardan mesajlar atıp sapıklık yapmadığım mı kaldı? kızın sevgilisinin tehditleriyle uğraşmadığım mı kaldı (yaş 14)? orta okul mezuniyetinde gömleğime şimdi pek hatırlayamadığım, başarıyla ilgili son derece resmi bir şey yazmıştı. hiçbir zaman onun istediği kadar çalışkan olamadım zaten. belki çalışkan olsaydım onun sıra arkadaşı bile olabilirdim, yahut ders çalışma bahanesiyle daha çok görüşürdü benimle. her şeye rağmen, hiçbir şey için pişman olmadığım tek yabancı. yalnızca bir gün dışarıda buluştuk. abidik gubidik rengarenk şeyler giymiştim, neden bilmiyorum. zaten o gün de dershaneden indi meydana. iki kez gitmiştim evlerine. evlerimizin arasında az bir mesafe vardı, balkondan bakışabileceğimiz kadar. annesi sınıf annesiydi, annelerimizle birlikte eve çağırmıştı bizi. babaannesi kim ahmetten şikayetçi dediğinde, dokuz on kız içinden sadece ben şikayetçi olduğumu söylemiştim. illa farkım olacak, anlıyor musun? ikincisinde ise annesi ankaraya, ablasının yanına gitmişti. babası da çalışıyordu o gün. evine çağırdı. hangi filmi izlediğimizi hatırlamamakla birlikte, yalnızca onun elini tuttuğumda heyecanlandığımı çok iyi hatırlıyorum. zaten daha sonra ancak tokalaştık.. lisede tek bahçeyi paylaşan iki ayrı okulda okuduk. tabi o anadolu lisesinde, ben düz lisede. her gördüğümde hızlı adımlarla yanına varıyordum, "ahmeet nasılsın?" demek için. lise üçteyken arkadaşıyla hazırladığı radyo programında beni sevdiğini söylemişti. tırıvırı muhabbet etmiştim, eskide kaldı o günler demek istermişim gibi. çünkü benim canım ona canım demek istediği zamanlarda o ya ders çalışıyordu, yada bana ayıracak vakti yoktu. ve bu durumun üniversiteye hazırlık döneminde aynı şekilde devam edeceğine de emindim. ne yorulmak, ne de yormak isttedim.
https://www.youtube.com/watch?v=y7TGTMXjW-o
orta sonda bizim olmasına karar verdiğimiz şarkı bu.
doğum günün 18 mart, şimdi yazmasaydım bir daha cesaret edemeyecektim. iyi ki doğdun. hayatta yaşanabilecek tüm güzel şeyler, güzel insanlar seninle olsun (buna beni ister dahil et ister etme, inan hiçbir şey fark etmez).
1 sene sonra gelen edit: "Çanakkaleliler günün kutlu olsun Ahmet" diyesim var. Umarım arkadaşınla bunu da tartışırsın aynı platformda.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar