bugün
- sözlük erkeklerinin bicepsleri57
- bugün uyuyakalmışım11
- yan sen derdine benden ala mal yok yine sana9
- 9 5 çalışan ipneler11
- cenazende kötü bilirdik denmesi12
- terlikle döven anne13
- açtığınız başlığa entry girilmemesi7
- akşamki tantana13
- arap neferler9
- türküm doğruyum çalışkanım15
- hesabını gizleyen erkek yazar8
- ideal koca3
- kalktı mı diye mesaj atan kız2
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı21
- karısını aldatan yazarlar2
- türkiye libya anlaşmasının yunanistan da yankısı2
- poğaça yiyen kız6
- gammazların gizli hesapları görebilmesi6
- evliliğin süper bir şey olması5
- fatma betül sayan kaya16
- uludağ sözlük ün insana hiçbir şey kazandırmaması16
- saatlerce sözlükte gezip entry girmeyen yazar2
- kargaların insanları fişlemesi5
- uludede ile camiye gitmek3
- dolarla sigarasini yakan ogrenci2
- bir kaplumbağanın acele işi olması4
- köftenin insandan çok güven vermesi5
- kokoreç10
- açtığın başlığa yazılanları favlama kuralı3
- özlale'nin fon krizinde gönüllü iade eleştirisi7
- from gold'un bicepsleri11
- grup yeke yek2
- patlıcanın organize suç örgütü kurması3
- bir salatalığın geçmişinden utanması3
- gocu2
- hurdacı aradı ben kaçtım2
- sözlük yazarlarının tatlıları18
- hayatta başarısı olmayıp güzel hapşıran insan4
- uzaylı dışkısından gübre yapılır mı3
- sokağın sinirli hacı amcası3
- lokum gibi3
- ekepeliler den kurtulacağını zanneden hayalperest2
- hurdacı geldi hurdacı2
- muzlu centro5
- uzaylılar seracılık yapıyorlar mı2
- yarayı ateşle dağlamak5
- 20 ekim 2026 fenerbahçe slavia prag maçı22
- ilişkide kıskançlık ve mülkiyet4
- kanada başbakanı'nın türkiye ziyareti4
- fenerbahahahahahçe9
diğerleri tamamen unutulabilir ama ilk aşk insanda kalıcı mesela okulun ilk gunu gibi ikinci üçüncü gün unutulur ama ilk gün az çok hatırlanır.
Baya unutulur.
şimdiye kadar sormuş olan tüm sevgililerime göre, "birinci sınıftan beri arkadaşım canım. arada toplanıyoruz işte, haberleşiyoruz."
ilk yıllar -bende hala devam etiği üzere- dikkatimi birçok çocuk çekiyordu. 6. sınıfta muhabbetimiz başladı(yaş 12). karnıma kelebekler sokan başka biri olmadığı gibi, öyle kırmadan, saf seven/sevdiğim de olmadı. hiç mi delirmedim? delirmez olur muyum canım.. hele o dershanesinde hoşlandığı maki misali mavi gözlü pek ilgi duyduğu, sevdiği dizinin karakteri 'aslı'ya benzeyen kızı öğrendiğimde "amanın!" didim (yaş 13). kızı gizliden arayıp, farklı numaralardan mesajlar atıp sapıklık yapmadığım mı kaldı? kızın sevgilisinin tehditleriyle uğraşmadığım mı kaldı (yaş 14)? orta okul mezuniyetinde gömleğime şimdi pek hatırlayamadığım, başarıyla ilgili son derece resmi bir şey yazmıştı. hiçbir zaman onun istediği kadar çalışkan olamadım zaten. belki çalışkan olsaydım onun sıra arkadaşı bile olabilirdim, yahut ders çalışma bahanesiyle daha çok görüşürdü benimle. her şeye rağmen, hiçbir şey için pişman olmadığım tek yabancı. yalnızca bir gün dışarıda buluştuk. abidik gubidik rengarenk şeyler giymiştim, neden bilmiyorum. zaten o gün de dershaneden indi meydana. iki kez gitmiştim evlerine. evlerimizin arasında az bir mesafe vardı, balkondan bakışabileceğimiz kadar. annesi sınıf annesiydi, annelerimizle birlikte eve çağırmıştı bizi. babaannesi kim ahmetten şikayetçi dediğinde, dokuz on kız içinden sadece ben şikayetçi olduğumu söylemiştim. illa farkım olacak, anlıyor musun? ikincisinde ise annesi ankaraya, ablasının yanına gitmişti. babası da çalışıyordu o gün. evine çağırdı. hangi filmi izlediğimizi hatırlamamakla birlikte, yalnızca onun elini tuttuğumda heyecanlandığımı çok iyi hatırlıyorum. zaten daha sonra ancak tokalaştık.. lisede tek bahçeyi paylaşan iki ayrı okulda okuduk. tabi o anadolu lisesinde, ben düz lisede. her gördüğümde hızlı adımlarla yanına varıyordum, "ahmeet nasılsın?" demek için. lise üçteyken arkadaşıyla hazırladığı radyo programında beni sevdiğini söylemişti. tırıvırı muhabbet etmiştim, eskide kaldı o günler demek istermişim gibi. çünkü benim canım ona canım demek istediği zamanlarda o ya ders çalışıyordu, yada bana ayıracak vakti yoktu. ve bu durumun üniversiteye hazırlık döneminde aynı şekilde devam edeceğine de emindim. ne yorulmak, ne de yormak isttedim.
https://www.youtube.com/watch?v=y7TGTMXjW-o
orta sonda bizim olmasına karar verdiğimiz şarkı bu.
doğum günün 18 mart, şimdi yazmasaydım bir daha cesaret edemeyecektim. iyi ki doğdun. hayatta yaşanabilecek tüm güzel şeyler, güzel insanlar seninle olsun (buna beni ister dahil et ister etme, inan hiçbir şey fark etmez).
1 sene sonra gelen edit: "Çanakkaleliler günün kutlu olsun Ahmet" diyesim var. Umarım arkadaşınla bunu da tartışırsın aynı platformda.
ilk yıllar -bende hala devam etiği üzere- dikkatimi birçok çocuk çekiyordu. 6. sınıfta muhabbetimiz başladı(yaş 12). karnıma kelebekler sokan başka biri olmadığı gibi, öyle kırmadan, saf seven/sevdiğim de olmadı. hiç mi delirmedim? delirmez olur muyum canım.. hele o dershanesinde hoşlandığı maki misali mavi gözlü pek ilgi duyduğu, sevdiği dizinin karakteri 'aslı'ya benzeyen kızı öğrendiğimde "amanın!" didim (yaş 13). kızı gizliden arayıp, farklı numaralardan mesajlar atıp sapıklık yapmadığım mı kaldı? kızın sevgilisinin tehditleriyle uğraşmadığım mı kaldı (yaş 14)? orta okul mezuniyetinde gömleğime şimdi pek hatırlayamadığım, başarıyla ilgili son derece resmi bir şey yazmıştı. hiçbir zaman onun istediği kadar çalışkan olamadım zaten. belki çalışkan olsaydım onun sıra arkadaşı bile olabilirdim, yahut ders çalışma bahanesiyle daha çok görüşürdü benimle. her şeye rağmen, hiçbir şey için pişman olmadığım tek yabancı. yalnızca bir gün dışarıda buluştuk. abidik gubidik rengarenk şeyler giymiştim, neden bilmiyorum. zaten o gün de dershaneden indi meydana. iki kez gitmiştim evlerine. evlerimizin arasında az bir mesafe vardı, balkondan bakışabileceğimiz kadar. annesi sınıf annesiydi, annelerimizle birlikte eve çağırmıştı bizi. babaannesi kim ahmetten şikayetçi dediğinde, dokuz on kız içinden sadece ben şikayetçi olduğumu söylemiştim. illa farkım olacak, anlıyor musun? ikincisinde ise annesi ankaraya, ablasının yanına gitmişti. babası da çalışıyordu o gün. evine çağırdı. hangi filmi izlediğimizi hatırlamamakla birlikte, yalnızca onun elini tuttuğumda heyecanlandığımı çok iyi hatırlıyorum. zaten daha sonra ancak tokalaştık.. lisede tek bahçeyi paylaşan iki ayrı okulda okuduk. tabi o anadolu lisesinde, ben düz lisede. her gördüğümde hızlı adımlarla yanına varıyordum, "ahmeet nasılsın?" demek için. lise üçteyken arkadaşıyla hazırladığı radyo programında beni sevdiğini söylemişti. tırıvırı muhabbet etmiştim, eskide kaldı o günler demek istermişim gibi. çünkü benim canım ona canım demek istediği zamanlarda o ya ders çalışıyordu, yada bana ayıracak vakti yoktu. ve bu durumun üniversiteye hazırlık döneminde aynı şekilde devam edeceğine de emindim. ne yorulmak, ne de yormak isttedim.
https://www.youtube.com/watch?v=y7TGTMXjW-o
orta sonda bizim olmasına karar verdiğimiz şarkı bu.
doğum günün 18 mart, şimdi yazmasaydım bir daha cesaret edemeyecektim. iyi ki doğdun. hayatta yaşanabilecek tüm güzel şeyler, güzel insanlar seninle olsun (buna beni ister dahil et ister etme, inan hiçbir şey fark etmez).
1 sene sonra gelen edit: "Çanakkaleliler günün kutlu olsun Ahmet" diyesim var. Umarım arkadaşınla bunu da tartışırsın aynı platformda.
unutulmuyor Allahin cezasi.
unutulmayan. Hep aklının bir köşesinde duran hatırladıkça gülümsenen
Unutulmaz diyenler kervanındayım...
murathan mungan ilk aşk için şöyle der;
'' ilk aşk çok değerlidir. biraz da yazarın ilk kitabı gibidir. ne kadar ustalaşırsa ustalaşsın, ilk kitaptaki acemilik bir daha yakalanamaz.''
'' ilk aşk çok değerlidir. biraz da yazarın ilk kitabı gibidir. ne kadar ustalaşırsa ustalaşsın, ilk kitaptaki acemilik bir daha yakalanamaz.''
son aşktır.
Burdan selam sana ilkokuldaki sevdicegim.
genelde son aşk olmayan aşktır. ilk aşkım ilkokul 3. sınıf öğretmenimdi, oradan biliyorum...
hayatinin gerisine damga vuracak tesaduf, gecici delilik.
bana çok yakınsın ve sana dokunamıyorum en acısı bu keşke aynı şehirde olmasaydık...
Çıktığım kızla karşılıklı aşık olmuştuk , şimdi dönüp diyorum keşke hiç çıkmasaydım , başıma gelen kalmadı amk kızı sayesinde.
ilk aşk ilk heyecandır. Güzeldir ama bi o kadar can yakandır.
Herkesin ozel olmasini istedigi, kiminin ise inanmadigi olgu.
Ilk aski ozel yapan kisi degil, size hissettirdigidiz oysa.
Ilk aski ozel yapan kisi degil, size hissettirdigidiz oysa.
11 yaşındayken sınıftaki büşra. okula gelmediği gün kendimi uzaya ışınlamak gelirdi içimden. dört yıl önce duydum ki kocaya vermişler.
unutulmaz değil de kalpte kekremsi bir his bırakandır.
unutulmaz olduğu koca bir yalandır. daha çok sevdiğin biri çıktığında aklına dahi gelmiyor, çocukluk anısı olarak kalıyor.
Adı Doğan'dı. Ah ah mahallede herkes ona Aşıktı benden 4-5 YAŞ büyüktü. Sonra Kanada'ya okumaya gittiğini duyunca ben şok ben iptal. Ondan sonra da kimseyi sevmemeye karar verdim zaten... Çocuk ülke değiştirdi resmen.
fazla abartılan ve unutulmaz denilse de unutulan bir hadisedir.
fazla abartılan ve unutulmaz denilse de unutulan bir hadisedir.
turgenyev'in en güzel romanlarından biri.
kim olduğunu bilen insan şanslıdır. en kötü son belirsizlikten iyidir hesabı. olum nasil anliyorsunuz bilen bana yazsın, ilk aşk nasıl bulunur?
ben düşününce anaokulundan bile beş aday çikiyor karar veremiyorum. nasıl emin olabiliyorsunuz?
ben düşününce anaokulundan bile beş aday çikiyor karar veremiyorum. nasıl emin olabiliyorsunuz?
hiç bir sike yaramaz.
örnek:
son aşkım ,ilk yarim can bildiğim miydi neydi o şarkının sözü.
kısacası ilk aşkı kimse siklemez.
sevgiler.
örnek:
son aşkım ,ilk yarim can bildiğim miydi neydi o şarkının sözü.
kısacası ilk aşkı kimse siklemez.
sevgiler.
ilk öpüş.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar