bugün
- gocu29
- sarılmak istediğiniz sözlük yazarları16
- bana onu sormayin nickli feyk zengini6
- askerde nefret edilen şeyler6
- kalbinde sevgiye yer olmayan insan7
- meleğim diye hitap eden kova burcu erkeği13
- ermeni rum soykırımını inkar etmek11
- true'nin moderasyon tarafından kollanması4
- babası fakir olup evlenirken altın isteyen kezban8
- uludağ sözlük kostüm partisi5
- günün sözü11
- dünya41
- bir lafa bakmak bir de söyleyene bakmak2
- 26 eylül 2026 slovenya iskoçya maçı5
- sarapci koala hatayi11
- gocu canımızdır2
- sözlüğün en güzel kadını26
- israil14
- allah bize salat etti8
- gocu yalnız değildir2
- bir yazarın silik olması için ne yapması lazım2
- akademisyenlik vs belediye memurluğu2
- en kötü chp başkanı5
- iç sıkıntısı ve mide bulantısı2
- mossad ajanı dinciler5
- çorapsız ayakkabı giymek3
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı35
- 26 eylül 2026 slovakya moldova maçı2
- ilticanın terk edilmesi5
- antipanik2
- s'i l v'e r m'i s t8
- ona bir şey söyle3
- kemal kılıçdaroğlu'nun bop taki rolü3
- günün iddaa kuponu2
- bop eşbaşkanları tam sıralı liste3
- iron man ateist bir kafirdir3
- flörtü bir üst seviyeye taşıyan detaylar4
- amerika birleşik devletleri29
- panto2
- kova burcunun bağımlılık yapıyor olması5
- cenaze evinde yemek dağıtmak5
- fatma betül sayan kaya2
- fc basel2
- hangi klarnet calan sarapci koala 6 sın oyunu2
- pis hissettiren şeyler7
- özgür özel mallığı3
- hitler ve nazilere sempati beslemek2
- ecevit denince akla gelen şeyler29
- yaşam enerjisi veren şeyler2
- iremga4
yaşamında, düşüncelerinde büyük etki yaratan karakterin ismini kendine nick olarak almış yazar.
--spoiler--
dunya yalvarırcasına:
"bırak beni!" dedi.
svidrigaylov titredi, bu senli seslenişte deminkilere benzemeyen bir şeyler vardı.
"sevmiyor musun beni?" diye sordu svidrigaylov usulca.
dunya başını olumsuz anlamda salladı.
svidrigaylov umutsuzluk içinde fısıldadı:
"ve... sevemezsin de? hiçbir zaman?"
"hiçbir zaman..." diye fısıldadı dunya.
svidrigaylov'un ruhunda bir an süren sessiz ama korkunç bir çatışma oldu. anlatılması zor bir bakışla bakıyordu dunya'ya. birden elini belinden çekti, döndü, hızla pencereye doğru yürüdü, arkası dunya'ya dönük orda durmaya başladı.
bir an ikisi de öylece durdular.
"işte anahtar" dedi svidrigaylov. elini paltosunun sol cebine sokup çıkardığı anahtarı, dönüp geriye bakmadan arkasındaki masaya bıraktı. "alın ve hemen gidin!.."
ısrarla pencereden bakıyordu.
dunya anahtarı almak için masaya yaklaştı.
"çabuk! çabuk!" diye tekrarladı svidrigayov, hâlâ arkası dönüktü. yalnız, "çabuk" sözcüğünde korkunç bir şeyler tınlıyordu.
dunya bunu anlamıştı, anahtarı kaptığı gibi kapıya atıldı, kendini dışarı attı. bir dakika sonra kanal boyundaydı; çılgın gibi x- köprüsüne doğru koşmaya başladı.
svidrigaylov üç dakika kadar daha pencerenin önünde durdu, sonra ağır ağır döndü, çevresine bakındı ve yavaşça elini alnına götürdü. yüzü tuhaf bir gülümsemeyle çarpılmıştı, zavallı, hüzün dolu, cılız bir gülümsemeydi bu; umutsuzluğun gülümsemesi..."
--spoiler--
detaylısı: (#27100000)
--spoiler--
dunya yalvarırcasına:
"bırak beni!" dedi.
svidrigaylov titredi, bu senli seslenişte deminkilere benzemeyen bir şeyler vardı.
"sevmiyor musun beni?" diye sordu svidrigaylov usulca.
dunya başını olumsuz anlamda salladı.
svidrigaylov umutsuzluk içinde fısıldadı:
"ve... sevemezsin de? hiçbir zaman?"
"hiçbir zaman..." diye fısıldadı dunya.
svidrigaylov'un ruhunda bir an süren sessiz ama korkunç bir çatışma oldu. anlatılması zor bir bakışla bakıyordu dunya'ya. birden elini belinden çekti, döndü, hızla pencereye doğru yürüdü, arkası dunya'ya dönük orda durmaya başladı.
bir an ikisi de öylece durdular.
"işte anahtar" dedi svidrigaylov. elini paltosunun sol cebine sokup çıkardığı anahtarı, dönüp geriye bakmadan arkasındaki masaya bıraktı. "alın ve hemen gidin!.."
ısrarla pencereden bakıyordu.
dunya anahtarı almak için masaya yaklaştı.
"çabuk! çabuk!" diye tekrarladı svidrigayov, hâlâ arkası dönüktü. yalnız, "çabuk" sözcüğünde korkunç bir şeyler tınlıyordu.
dunya bunu anlamıştı, anahtarı kaptığı gibi kapıya atıldı, kendini dışarı attı. bir dakika sonra kanal boyundaydı; çılgın gibi x- köprüsüne doğru koşmaya başladı.
svidrigaylov üç dakika kadar daha pencerenin önünde durdu, sonra ağır ağır döndü, çevresine bakındı ve yavaşça elini alnına götürdü. yüzü tuhaf bir gülümsemeyle çarpılmıştı, zavallı, hüzün dolu, cılız bir gülümsemeydi bu; umutsuzluğun gülümsemesi..."
--spoiler--
detaylısı: (#27100000)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar