bugün
- üniversiteye kızlar cinsellik yaşamak için gidiyor4
- aşk acısı çekiyorum sözlük21
- manifest dinleyen erkek11
- herkes yatmış görünüyor3
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması10
- hükümet değişse ülke düzelir mi17
- memurların 4 gün mesai 3 gün tatil istemesi7
- sudekiray'ın 18000 entry kutlaması4
- eğitimde sınav sistemi2
- evlenilmeyecek 4 erkek11
- sözlük yazarlarının kıro olmaları7
- kız arkadaşın 4 gündür mesaj atmaması4
- sudekiray3
- berrak tüzünataç3
- komik olmayan komedyen2
- mohamed salah ghaly13
- fahriye evcen3
- ilk buluşmada öpmeye çalışan kız3
- türkiye7
- mesele ne senin benden ayrılman3
- aykolik'in iyi bir yazar olması5
- ayda bir baklava yiyince kilo alacağını sanmak8
- gulmekicinyaratilmis11
- lahmacun yiyen insan kırodur4
- yaz yemekleri5
- scooter'a 6 kişi binmek5
- taksici muhabbeti5
- spiderman mi döver batman mi5
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaksız olay10
- insan zamandan ibarettir3
- taşak sütyeni2
- stres yönetimi6
- mauro icardi3
- adını yoldaki taşlara yazdım4
- trabzonspor7
- trabzon büyükşehir belediyesi21
- gocu4
- tofaş2
- opel alman arabası mı sorunsalı6
- arkadaşlar ben güzel miyim6
- doğuda yaşayan yazarlar5
- birleşik krallık3
- elalem ne der4
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı17
- mekana müşteri çekecek kadar güzel olmak4
- petrol4
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi26
- almanya5
- ispanya7
- çocukların sürekli abur cubur istemesi7
yaşamında, düşüncelerinde büyük etki yaratan karakterin ismini kendine nick olarak almış yazar.
--spoiler--
dunya yalvarırcasına:
"bırak beni!" dedi.
svidrigaylov titredi, bu senli seslenişte deminkilere benzemeyen bir şeyler vardı.
"sevmiyor musun beni?" diye sordu svidrigaylov usulca.
dunya başını olumsuz anlamda salladı.
svidrigaylov umutsuzluk içinde fısıldadı:
"ve... sevemezsin de? hiçbir zaman?"
"hiçbir zaman..." diye fısıldadı dunya.
svidrigaylov'un ruhunda bir an süren sessiz ama korkunç bir çatışma oldu. anlatılması zor bir bakışla bakıyordu dunya'ya. birden elini belinden çekti, döndü, hızla pencereye doğru yürüdü, arkası dunya'ya dönük orda durmaya başladı.
bir an ikisi de öylece durdular.
"işte anahtar" dedi svidrigaylov. elini paltosunun sol cebine sokup çıkardığı anahtarı, dönüp geriye bakmadan arkasındaki masaya bıraktı. "alın ve hemen gidin!.."
ısrarla pencereden bakıyordu.
dunya anahtarı almak için masaya yaklaştı.
"çabuk! çabuk!" diye tekrarladı svidrigayov, hâlâ arkası dönüktü. yalnız, "çabuk" sözcüğünde korkunç bir şeyler tınlıyordu.
dunya bunu anlamıştı, anahtarı kaptığı gibi kapıya atıldı, kendini dışarı attı. bir dakika sonra kanal boyundaydı; çılgın gibi x- köprüsüne doğru koşmaya başladı.
svidrigaylov üç dakika kadar daha pencerenin önünde durdu, sonra ağır ağır döndü, çevresine bakındı ve yavaşça elini alnına götürdü. yüzü tuhaf bir gülümsemeyle çarpılmıştı, zavallı, hüzün dolu, cılız bir gülümsemeydi bu; umutsuzluğun gülümsemesi..."
--spoiler--
detaylısı: (#27100000)
--spoiler--
dunya yalvarırcasına:
"bırak beni!" dedi.
svidrigaylov titredi, bu senli seslenişte deminkilere benzemeyen bir şeyler vardı.
"sevmiyor musun beni?" diye sordu svidrigaylov usulca.
dunya başını olumsuz anlamda salladı.
svidrigaylov umutsuzluk içinde fısıldadı:
"ve... sevemezsin de? hiçbir zaman?"
"hiçbir zaman..." diye fısıldadı dunya.
svidrigaylov'un ruhunda bir an süren sessiz ama korkunç bir çatışma oldu. anlatılması zor bir bakışla bakıyordu dunya'ya. birden elini belinden çekti, döndü, hızla pencereye doğru yürüdü, arkası dunya'ya dönük orda durmaya başladı.
bir an ikisi de öylece durdular.
"işte anahtar" dedi svidrigaylov. elini paltosunun sol cebine sokup çıkardığı anahtarı, dönüp geriye bakmadan arkasındaki masaya bıraktı. "alın ve hemen gidin!.."
ısrarla pencereden bakıyordu.
dunya anahtarı almak için masaya yaklaştı.
"çabuk! çabuk!" diye tekrarladı svidrigayov, hâlâ arkası dönüktü. yalnız, "çabuk" sözcüğünde korkunç bir şeyler tınlıyordu.
dunya bunu anlamıştı, anahtarı kaptığı gibi kapıya atıldı, kendini dışarı attı. bir dakika sonra kanal boyundaydı; çılgın gibi x- köprüsüne doğru koşmaya başladı.
svidrigaylov üç dakika kadar daha pencerenin önünde durdu, sonra ağır ağır döndü, çevresine bakındı ve yavaşça elini alnına götürdü. yüzü tuhaf bir gülümsemeyle çarpılmıştı, zavallı, hüzün dolu, cılız bir gülümsemeydi bu; umutsuzluğun gülümsemesi..."
--spoiler--
detaylısı: (#27100000)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar