bugün
- erkeklerin kadınsılaşması9
- üstteki yazarın nicki ile akrostiş yaz5
- şu anda ne yapıyorsun10
- insanların gözlem yapmaması7
- sözlükte altın günü yapmak10
- ben aşık yorguni sorularınızı cevaplıyorum15
- yaşlanınca bana kim bakacak sorunsalı2
- tuborg kırmızı seven kız4
- kendini gizleyip geri gelen yazarlar2
- insanların gözleme yapmaması4
- yalnızlıktan kafayı yiyen insan7
- hobileriniz2
- fobileriniz2
- turiste çarpıp gözüme sinek kaçtı diyen kadın2
- özgür özel'in kabak tadı vermeye başlaması2
- sosyalleşmekten kaçan insan4
- yarın iş olması4
- bir kezonun elinden zehir olsa yemek5
- imamoğlu inşaat'a yolsuzluk operasyonu2
- messi'nin arjantin cezayir maçında 3 gol atması3
- 17 haziran 2026 portekiz demokratik kongo maçı3
- ankastre bozukluğu4
- şeytan5
- eşek sucuğu16
- maldivler6
- üşenirken yapılan saçmalıklar7
- dünyanın en güzel omleti5
- allah6
- 30 lu yaşlar7
- uludağ sözlüğün cenaze namazı6
- takıntılı biri olmak3
- üstteki yazar ne yapıyor5
- chp içindeki alevi sünni kamplaşması12
- pandela kaşarlığı2
- insanın bu hayattaki amacı17
- şirinevler8
- aşık yorguni10
- flörtlerin ilişkiye dönmeme sebebi11
- çocuğunu kocasından daha çok seven kadın3
- islam düşmanlarına epstein şoku2
- kimseyi memnun edememek12
- flört edinmek7
- sözlük yazarlarının tanım yapabilme menzili2
- brusella2
- kızartma yağından sabun yapmak8
- biraderleri üst üste koymak7
- eşe mi pahalı hediye alınır metrese mi sorunsalı6
- aşırı sinirli olmak2
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle9
- aleyna tilki4
başlık garip gelecek ama gerçek olan durumdur.
öncelikle belirtmek isterim ki 9 sene önce bir fen lisesinden mezun olmuş biri olarak bu gerçeğin farkına hemen hemen yeni vardım. benim mezun olduğum erzurum ibrahim hakkı fen lisesi adına konuşacak olursam, benim okuduğum dönem olan 2002-2006 arasında vizyon sahibi hoca sayısı sıfır (rakamla 0) idi.
derslere girip çıkan hocaların öğrenciye hiçbir şey vermedikleri veremedikleri gerçeğinin yanı sıra, çoğu yobaz ve o günün jargonuyla cemaatçi, bugünün jargonuyla paralelciydi. maalesef bazı derslerimizde notlar abilere ya da ablalara gidip gitmeyişimize göre verilirdi.
benim takıldığım nokta bu değil. bu okullarda öğrenciler okuması gerektikleri alanlar hususunda doğru yönlendirilemiyorlar, benim takıldığım nokta bu. eğer bir öğrenci, hangisi olduğu önemli değil, tıp, dişçilik veyahut eczacılık fakültelerini kazanıyorsa o öğrenciler harika yok efendim geri kalan mühendislik vs. alanları kazanıyorlarsa hep bir dudak bükme. kazanılan mühendislik odtü, boğaziçi ya da itü olsa dahi herhangi bir şehirde tıp fakültesi kazanmış öğrenci kadar değeri olmaz. hal böyle olunca o mükemmel sayısal zekalı insanlar kusura bakmasınlar ama sırf yanlış yönlendirme ve para kazanma hırsıyla gidip tıp okuyorlar ve 6 sene sonra mezun olup reçete yazmaya başlıyorlar.
bakın yanlış anlaşılmasın, doktorluk mesleğini küçümsemiyorum, asla. haddime olmadığı gibi her meslek grubunun eşit derecede önemli olduğunu düşünen biri olarak küçümseyemem. lakin bazı kişilerin zekası, eğer akademisyen doktor olmayıp literatüre katkı yapmayacaksa, doktorluk mesleğiyle körelip gidiyor ve bence harcanıyor. oysaki benim okuduğum dönemde tanıdığım insanların çoğu, amerika'da dahi okusalar çok büyük başarı elde ederler ve hatta çoğunun ismini 20 yıl içinde gazetelerde şurda burda duyabilirdik, görebilirdik.
ha benim okuduğum dönem içerisinde adını gazetelerde gördüğüm arkadaşım olmadı mı, oldu. fakat tam da bahsettiğim duruma paralel olarak adını gazetelerde duyduğum arkadaşlarım doktor değil, mühendisti.
işin özü fen liseleri sadece mühendis yetiştirsin demiyorum. bu okullara daha vizyon sahibi eğitimciler atansın ve körpecik beyinleri "doktorluk en büyük başarı" mantığıyla yetiştirmesinler. bu ülkenin gelişebilmesi için doktordan çok mühendise ihtiyacı var bunu unutmamak lazım.
öncelikle belirtmek isterim ki 9 sene önce bir fen lisesinden mezun olmuş biri olarak bu gerçeğin farkına hemen hemen yeni vardım. benim mezun olduğum erzurum ibrahim hakkı fen lisesi adına konuşacak olursam, benim okuduğum dönem olan 2002-2006 arasında vizyon sahibi hoca sayısı sıfır (rakamla 0) idi.
derslere girip çıkan hocaların öğrenciye hiçbir şey vermedikleri veremedikleri gerçeğinin yanı sıra, çoğu yobaz ve o günün jargonuyla cemaatçi, bugünün jargonuyla paralelciydi. maalesef bazı derslerimizde notlar abilere ya da ablalara gidip gitmeyişimize göre verilirdi.
benim takıldığım nokta bu değil. bu okullarda öğrenciler okuması gerektikleri alanlar hususunda doğru yönlendirilemiyorlar, benim takıldığım nokta bu. eğer bir öğrenci, hangisi olduğu önemli değil, tıp, dişçilik veyahut eczacılık fakültelerini kazanıyorsa o öğrenciler harika yok efendim geri kalan mühendislik vs. alanları kazanıyorlarsa hep bir dudak bükme. kazanılan mühendislik odtü, boğaziçi ya da itü olsa dahi herhangi bir şehirde tıp fakültesi kazanmış öğrenci kadar değeri olmaz. hal böyle olunca o mükemmel sayısal zekalı insanlar kusura bakmasınlar ama sırf yanlış yönlendirme ve para kazanma hırsıyla gidip tıp okuyorlar ve 6 sene sonra mezun olup reçete yazmaya başlıyorlar.
bakın yanlış anlaşılmasın, doktorluk mesleğini küçümsemiyorum, asla. haddime olmadığı gibi her meslek grubunun eşit derecede önemli olduğunu düşünen biri olarak küçümseyemem. lakin bazı kişilerin zekası, eğer akademisyen doktor olmayıp literatüre katkı yapmayacaksa, doktorluk mesleğiyle körelip gidiyor ve bence harcanıyor. oysaki benim okuduğum dönemde tanıdığım insanların çoğu, amerika'da dahi okusalar çok büyük başarı elde ederler ve hatta çoğunun ismini 20 yıl içinde gazetelerde şurda burda duyabilirdik, görebilirdik.
ha benim okuduğum dönem içerisinde adını gazetelerde gördüğüm arkadaşım olmadı mı, oldu. fakat tam da bahsettiğim duruma paralel olarak adını gazetelerde duyduğum arkadaşlarım doktor değil, mühendisti.
işin özü fen liseleri sadece mühendis yetiştirsin demiyorum. bu okullara daha vizyon sahibi eğitimciler atansın ve körpecik beyinleri "doktorluk en büyük başarı" mantığıyla yetiştirmesinler. bu ülkenin gelişebilmesi için doktordan çok mühendise ihtiyacı var bunu unutmamak lazım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar