bugün
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı16
- z kuşağı kızlarının escort gibi olması7
- dualarımız bu akşam beşiktaş ile9
- 20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpspor maçı12
- askerde sahip olunan en büyük lüks17
- habire1219
- amedspor'un süper ligin lideri olması12
- amed sporlu bir kızı hoplatmak4
- sudekiray5
- vedat muriqi5
- fırın sütlaç2
- 0 0 719
- hiç fuhuş yaptınız mı6
- sarışın kızlar3
- üniversite okumak3
- hepinizi karim yapacam olum2
- uçan arabalar neden çıkmadı2
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi14
- evli kadına kocan çok şanslı demek4
- kardeşler araştırma2
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı35
- delilik2
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri52
- kabe de filistin bayrağının yasaklanması11
- camilerin propaganda üssüne dönüşmesi15
- true ile sevişmek5
- mason greenwood4
- sözlükteki sinsi köpekler8
- uludağ itiraf19
- sözlüğün aptal kaynaması5
- çöp konteynerine girip ağlamak3
- sıfır atık vakfı11
- 20212
- günün şarkısı7
- yalnız yaşayan erkek özellikleri7
- laik ülkeyi dinciler yönetirse14
- cinayeti siz mi işlediniz4
- anın görüntüsü22
- gift emmanuel orban2
- kadir inanır'ın mirası8
- atatürk diyor ki6
- fenerbahçe8
- rakı arasında çay içmek6
- koca koca adamların stanley termosla gezmesi9
- fatih terim vs okan buruk vs ismail kartal2
- cop318
- kızların çok açık giyinmesi5
- evrene enerji gönderen müslüman9
- bilerek ponziye dahil olmak7
- arap gel oğlum kuçu kuçu5
yabancılaşma insanın kendinden olandan uzaklaşması ile açıklanabilecek sosyokültürel bir olgudur. yabancılaşma ile ilgili diğer tüm olgular tıpkı yabancılaşma gibi ekonomik üretim süreci ile yakından ilişkilidir.
marks'tan önce klasik iktisatçılar ile felsefeciler yabancılaşma kavramı üzerinde bir takım düşünceler vardı. fakat marks'ın kapital'de anlattığı yabancılaşma teriminden uzaklaşarak, nesnel koşullarla pek alakası yoktur. şimdilik bunlar üzerinde pek değinmeyeceğim.
modern üretim süreci olan kapitalizm, işçinin ya da daha doğru bir deyimle üreticilerin ortaya koyduğu artı değer ve emek fazlası ile kâr eder. bu emek fazlası üretim fazlasına neden olur. üretimin devamı için tüketim artışı gereklidir. bu döngü kendini tekrar etmeye başlar üretim-tüketim sürecinde. aynı zamanda üretilen malın(metanın) değişim değeri ile kullanım değeri arasındaki fark meta fetişizmidenilen olguyu oluşturur. açıklamak gerekirse; bir araba alındığında, o araba ile birlikte modeline göre bir statü de alınır. bu kullanım değerinin değişim değerinin üstüne çıkması anlamına gelir. örnekte görüldüğü gibi üretim sürecine yapışan bu olay bir fetişizmdir.
şimdi meta fetişizmi ile üretim fazlası arasındaki bağlar fiziksel bir bağ değildir. çünkü bu fetişizm olgusu fiziksel olmamakla birlikte toplumsal değerin bir ürünüdür. fiziksel olaylar ile bilinçsel olaylar arasındaki bir nedensellik kurulması bu nedenle bir yanlışlık görüyorum. fakat bu statü alma olayı üretim fazlasının işine yarar, üretimin tüketime dönüşmesini besler.
meta fetişizmi olgusu insanların bir yanılsama içinde yaşamasına neden olur kolaylıkla. bu olgu ile birlikte egemen sınıf kendi reflekslerini topluma uzlaşma ile birlikte kabul ettirir. bu kültürel hegemonyadır fakat bir başka başlığın konusudur. yabancılaşmaya geri dönecek olursak, insanın pazar ekonomisi sisteminde kendi emeğinden uzaklaşması gerekir. yalnızca yaşaması için ya da azda olsa tüketim kültürüne katılması için verilen ücretler emeğin yabancılaşmasına tekabül eder, çalışmak yaşamsal bir olayken yaşayıp yaşamamaya dönüşür. gene bu yabancılaşma olayı kültürel hegemonyanın beslemesine tekabül eder.
konuyu toparlamak gerekiyorsa emeğin toplumun gerçekleğinden uzaklaşıp tüketimin körüklenmesi toplumun her kesiminin yalnızca egemen sınıfın kültürüne uyum sağlamasına neden olur, işte bu yabancılaşmanın pratiksel ifadesidir.
marks'tan önce klasik iktisatçılar ile felsefeciler yabancılaşma kavramı üzerinde bir takım düşünceler vardı. fakat marks'ın kapital'de anlattığı yabancılaşma teriminden uzaklaşarak, nesnel koşullarla pek alakası yoktur. şimdilik bunlar üzerinde pek değinmeyeceğim.
modern üretim süreci olan kapitalizm, işçinin ya da daha doğru bir deyimle üreticilerin ortaya koyduğu artı değer ve emek fazlası ile kâr eder. bu emek fazlası üretim fazlasına neden olur. üretimin devamı için tüketim artışı gereklidir. bu döngü kendini tekrar etmeye başlar üretim-tüketim sürecinde. aynı zamanda üretilen malın(metanın) değişim değeri ile kullanım değeri arasındaki fark meta fetişizmidenilen olguyu oluşturur. açıklamak gerekirse; bir araba alındığında, o araba ile birlikte modeline göre bir statü de alınır. bu kullanım değerinin değişim değerinin üstüne çıkması anlamına gelir. örnekte görüldüğü gibi üretim sürecine yapışan bu olay bir fetişizmdir.
şimdi meta fetişizmi ile üretim fazlası arasındaki bağlar fiziksel bir bağ değildir. çünkü bu fetişizm olgusu fiziksel olmamakla birlikte toplumsal değerin bir ürünüdür. fiziksel olaylar ile bilinçsel olaylar arasındaki bir nedensellik kurulması bu nedenle bir yanlışlık görüyorum. fakat bu statü alma olayı üretim fazlasının işine yarar, üretimin tüketime dönüşmesini besler.
meta fetişizmi olgusu insanların bir yanılsama içinde yaşamasına neden olur kolaylıkla. bu olgu ile birlikte egemen sınıf kendi reflekslerini topluma uzlaşma ile birlikte kabul ettirir. bu kültürel hegemonyadır fakat bir başka başlığın konusudur. yabancılaşmaya geri dönecek olursak, insanın pazar ekonomisi sisteminde kendi emeğinden uzaklaşması gerekir. yalnızca yaşaması için ya da azda olsa tüketim kültürüne katılması için verilen ücretler emeğin yabancılaşmasına tekabül eder, çalışmak yaşamsal bir olayken yaşayıp yaşamamaya dönüşür. gene bu yabancılaşma olayı kültürel hegemonyanın beslemesine tekabül eder.
konuyu toparlamak gerekiyorsa emeğin toplumun gerçekleğinden uzaklaşıp tüketimin körüklenmesi toplumun her kesiminin yalnızca egemen sınıfın kültürüne uyum sağlamasına neden olur, işte bu yabancılaşmanın pratiksel ifadesidir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar