bugün
- yazarların yapmayı düşündükleri çocuk sayısı12
- eski sevgilinin aylar sonra yazması9
- arkadaşlar yeni işe başladım8
- sözlük yazarlarının gerçek adları40
- kahvaltıda kaç zeytin yersiniz15
- 28 bine çalışmak7
- dikkat çekmeye çalışan erkek5
- tavuk kanadı ne işe yarıyor sorunsalı6
- iblis'in sesini duymak8
- allah4
- arkadaşlar numaranızı verir misiniz3
- hoslanilan kızın adının makbule olması4
- sözlükteki şeref yoksunu yazarlar7
- mazotun litresi 101 lira36
- nervio hamferdinin izmire gelmesi7
- istifa etmek2
- mazot 1 ytl olacak3
- sadece filistin'i önemsemek13
- gammazlardan korunmanın yolları2
- bik bik'in mutfağına konuk olmak30
- anın görüntüsü27
- gerçek mehdi kim3
- israil11
- petrol bulduk haberleri8
- yaşlılığı kabullenemeyen insan9
- arkadaşlar bir şey danışacağım2
- arkadaşlar buraya bakar mısınız2
- gocu35
- east of eden5
- ülkücülere küfür edip ülkücülerden oy bekleyen tip8
- oğlunuza bedelli yaptırır mısınız4
- ekonomi iyiken de akpye oy vermeyenler25
- arkadaşlar bir şey soracağım13
- öcalan'ın kira vermeden villada oturması12
- kürdü sevin9
- kıbrıs barış harekatını ecevit'e mal etmek20
- türkler vs türkiyeliler6
- as maca8
- arkadaşlar bakar mısınız18
- einstein2
- copernicus2
- reagan ridley9
- doktor kadın çöpçü erkek evliliği11
- sözlükteki kaliteli yazarlar41
- 16 nisan 2028 cumhurbaşkanlığı seçimi3
- yetiş ya gavs6
- her boka lapin gibi atlamak4
- israil nüfusunun yarısı müslüman5
- bilgisayar sipariş edip fayans gelmesi3
- mhplilerin hala mhpye oy verecek olması7
yürüyüş yapmak istiyorum ama feci bir fırtına var dışarıda, hayal kırıklığına uğradım ve rüzgar bildiğin camları tırmalıyor. dinlediğim en güzel şarkıyı da o rüzgar sesini de bastıran yeni aldığım bilgisayarın fan sesi bastırıyor, bu beni daha çok hayal kırıklığına uğratıyor. geçen yıl üniversiteyi bitirip memleketine dönecek olan yakın bir arkadaşımdan almıştım bunu ve hayal kırıklığına uğradım. bu hissi tanıyorum, biraz kendine olan öfke var ama en çok da kırılıyor ve küsüyorsun bir şeylere.
ilk küstüğüm zamanlar da böyleydi;
sene bilmemkaç, mahalle çocuklarında 18 vitesli bisiklet var. o dönemler pek moda bu bisiklet ve hemen hemen herkes de var. bende istiyorum bundan bir tane ve her akşam dile getiriyorum bizim aileye. 4. sınıf filanım, peder beyin maddi durumu güzel, okulu takdir ile bitir sana alayım diyor bi' 18 vitesli bisiklet. hani herkes alıyordu o sene takdir filan ama herkes gibi almadım o belgeyi. gerçekten hakketim, çalışmıştım çünkü. peder bey almadı. bir kaza filan olur aman allah korusun daha küçüksün dedi. aslında zaten kardeşimin kullandığı benim bmx bisikletim vardı. hem o benden daha küçüktü ve benim arkadaşlarımla sürüyordu bisikleti o nu neden bu kadaar düşünmüyordu? yalandı. küçüksün dedi daha olmaz. seneye getir bi' takdir söz bu kez alacağım dedi. çalışmadım o sene ama herkes gibi almıştım takdiri. küsmüştüm babama, hiç konuşmayacaktım artık onunla ama sonraları daha az sevmeye karar verdim. 26 yaşındayım, halen bir 18 vitesli bisikletim yok ve babama halen küsüm, onu herkesten daha az severim. insan çocukluğunda kalan bir bisiklet yüzünden küser mi hiç?
küser.
insan bir zamanlar çok sevdikleri tarafından kazıklandığında yaşı kaç olursa olsun küser. eski bir sevgili, mahalle bakkalı ya da baba, anne... kim ve hayatındaki yerinin ne oldukları önemli değil, kazıklandığında küsersin. bazen kazıklanırken atılan kazığın farkındasındır ama yine de susarsın, çünkü akıllınmaya bir adım daha yakınlaştığını anlarsın böylece.
en son, sevdiğim bir arkadaşım mesafe olarak koşullarında uygun olmasıyla, beni hiç görmemeyi planlayıp, birkaç yüz lira fazlası için bozuk fana sahip bilgisayar satmasıyla kazıklandım. kazıklanmak ya da o bir kaç yüz lira değil de beni en çok 'bir daha hiç görmemeyi planlamak' üzüyor.
bu seferlik anketi, kazıklanmış bir kafanın, fan sesinden ağrıması yüzünden bitiriyorum.
ilk küstüğüm zamanlar da böyleydi;
sene bilmemkaç, mahalle çocuklarında 18 vitesli bisiklet var. o dönemler pek moda bu bisiklet ve hemen hemen herkes de var. bende istiyorum bundan bir tane ve her akşam dile getiriyorum bizim aileye. 4. sınıf filanım, peder beyin maddi durumu güzel, okulu takdir ile bitir sana alayım diyor bi' 18 vitesli bisiklet. hani herkes alıyordu o sene takdir filan ama herkes gibi almadım o belgeyi. gerçekten hakketim, çalışmıştım çünkü. peder bey almadı. bir kaza filan olur aman allah korusun daha küçüksün dedi. aslında zaten kardeşimin kullandığı benim bmx bisikletim vardı. hem o benden daha küçüktü ve benim arkadaşlarımla sürüyordu bisikleti o nu neden bu kadaar düşünmüyordu? yalandı. küçüksün dedi daha olmaz. seneye getir bi' takdir söz bu kez alacağım dedi. çalışmadım o sene ama herkes gibi almıştım takdiri. küsmüştüm babama, hiç konuşmayacaktım artık onunla ama sonraları daha az sevmeye karar verdim. 26 yaşındayım, halen bir 18 vitesli bisikletim yok ve babama halen küsüm, onu herkesten daha az severim. insan çocukluğunda kalan bir bisiklet yüzünden küser mi hiç?
küser.
insan bir zamanlar çok sevdikleri tarafından kazıklandığında yaşı kaç olursa olsun küser. eski bir sevgili, mahalle bakkalı ya da baba, anne... kim ve hayatındaki yerinin ne oldukları önemli değil, kazıklandığında küsersin. bazen kazıklanırken atılan kazığın farkındasındır ama yine de susarsın, çünkü akıllınmaya bir adım daha yakınlaştığını anlarsın böylece.
en son, sevdiğim bir arkadaşım mesafe olarak koşullarında uygun olmasıyla, beni hiç görmemeyi planlayıp, birkaç yüz lira fazlası için bozuk fana sahip bilgisayar satmasıyla kazıklandım. kazıklanmak ya da o bir kaç yüz lira değil de beni en çok 'bir daha hiç görmemeyi planlamak' üzüyor.
bu seferlik anketi, kazıklanmış bir kafanın, fan sesinden ağrıması yüzünden bitiriyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar