bugün
- sözlükler arası savaş çıksa11
- ütü13
- taşaklardan birinin kayıp olması4
- çay içen kız9
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri9
- cedidacer bey ne yapıyor sorusu7
- evde yapılabilecek aktiviteler4
- duyulan en ilginç isim5
- mutsuz olmak3
- anın fotoğrafı14
- oralet içen erkek5
- galatasaray6
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz9
- atatürk düşmanlarının ortak özellikleri2
- uludağ sözlük çeteleri9
- galatasaray 3 rennes 33
- 2 ağustos 2026 galatasaray rennes maçı3
- aklınıza gelen şarkı sözü4
- en tehlikeli insan tipleri2
- çaya şeker atan erkek5
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek3
- kalem4
- rennes2
- yıkık yazarlar4
- en boktan on yıl7
- veda mesajları hep yanlış yazılır2
- latte içen erkek4
- 45 defa kürtaj oldum bebek öldürmeyi seviyorum2
- yerinde dur3
- patates kızartması4
- erdal beşikçioğlu8
- yelpaze3
- smallville'deki konuk oyuncular3
- 2036 da paranın bir önemi kalmayacak7
- dolma kalem3
- doa otomatı3
- eğleniyormuş gibi yapan kadın2
- ona bir şey söyle13
- gocu bak bi5
- telefona cevap vermeyen kız3
- arkadaşlar ne yapıyorsunuz9
- ayrılık8
- gece ormanda birisi tarafından takip edilmek3
- oturunca göbeği kat kat olan kız3
- red flag erkek listesi9
- menemen9
- mehdi nereye inecek sorunsalı3
- en gey özelliğiniz3
- selam sözlük2
- mcdonalds nasıl okunur sorunsalı9
bugün dışarıdaki işlerimi hallettikten sonra ofise dönüş yolunda ufacık bir bakkal gördüm.
O sokaktan daha önce defalarca geçmeme rağmen dikkatimi çekmemesi içimi burdu birazcık.
Bu düşünceyle daldım içeriye, saçlarına ak düşmüş yaşlı bir amca oturuyordu kasa işlevi gören ufacık bir masada.
Önünde de bulmacası.
etrafıma bakındım, eski tezgahlarda tezat oluşturan renkli ürünlere..
garip, sanki o an o raflarda çocukluğumdan kalma ürünlerin olmasını bekliyormuşum gibi bir hayal kırıklığı yaşamıştım.
bakınırken bir yandan da amcayla sohbet etmeye çalışıyorum.
Önce süzdü beni ardından;
-şekilsiz 5 harfli dedi.
+amorf dedim ama bildiğine de eminim sınıyor beni galiba diye geçirdim içimden.
Gülümsedi yazdıktan sonra, testi geçmiştim ve ayak üstü sohbet ettik biraz.
öyle yumuşak ve akıcı bir ses tonu vardı ki hiç gitmek istemedim oradan..
rahmetli dedem gibi kokuyordu.
ofistekilere çikolatalı gofret aldım bir şey almadan çıkmış olmak garip gelir diye.
Aldığım gofretleri gazete kağıdına sardı yavaş yavaş, sanki dünyanın en önemli işini yapıyordu o an.
Eskiden öyleydi değil mi?
gazete kağıdına ya da kese kağıdına sarılırdı aldıklarımız.
poşet olsa bile kağıda sarılıp öyle konulurdu poşete.
Zira ayıp olurdu, evine alamayanlar olurdu ve onları utandırmak çok daha büyük ayıp olurdu..
böyle bir nesilden geldiğimizi ne zaman unuttuk da yediğimizden giydiğimize gezdiğimiz yerlere kadar her şeyimizi paylaşır olduk?!
Paylaşmayı bırak sidik yarıştırmaya kadar vardı iş.
Hani mahallede sevmediğimiz çocuk vardı bi tane yeni ayakkabılarını giymişti hatırlarsın sen de, hiç sokakta yeni ayakkabıyla oyun oynanır mıydı?
o piçin amacı belliydi zaten bize hava atmak.
hatta gelir "baaak ayakkabım ne güzel parlıyor" derdi cilasında üzgün suratlarımızı göstere göstere.
biz ne zaman büyüdük de o ayıpladığımız çocuk olduk farkına varmadan..
O sokaktan daha önce defalarca geçmeme rağmen dikkatimi çekmemesi içimi burdu birazcık.
Bu düşünceyle daldım içeriye, saçlarına ak düşmüş yaşlı bir amca oturuyordu kasa işlevi gören ufacık bir masada.
Önünde de bulmacası.
etrafıma bakındım, eski tezgahlarda tezat oluşturan renkli ürünlere..
garip, sanki o an o raflarda çocukluğumdan kalma ürünlerin olmasını bekliyormuşum gibi bir hayal kırıklığı yaşamıştım.
bakınırken bir yandan da amcayla sohbet etmeye çalışıyorum.
Önce süzdü beni ardından;
-şekilsiz 5 harfli dedi.
+amorf dedim ama bildiğine de eminim sınıyor beni galiba diye geçirdim içimden.
Gülümsedi yazdıktan sonra, testi geçmiştim ve ayak üstü sohbet ettik biraz.
öyle yumuşak ve akıcı bir ses tonu vardı ki hiç gitmek istemedim oradan..
rahmetli dedem gibi kokuyordu.
ofistekilere çikolatalı gofret aldım bir şey almadan çıkmış olmak garip gelir diye.
Aldığım gofretleri gazete kağıdına sardı yavaş yavaş, sanki dünyanın en önemli işini yapıyordu o an.
Eskiden öyleydi değil mi?
gazete kağıdına ya da kese kağıdına sarılırdı aldıklarımız.
poşet olsa bile kağıda sarılıp öyle konulurdu poşete.
Zira ayıp olurdu, evine alamayanlar olurdu ve onları utandırmak çok daha büyük ayıp olurdu..
böyle bir nesilden geldiğimizi ne zaman unuttuk da yediğimizden giydiğimize gezdiğimiz yerlere kadar her şeyimizi paylaşır olduk?!
Paylaşmayı bırak sidik yarıştırmaya kadar vardı iş.
Hani mahallede sevmediğimiz çocuk vardı bi tane yeni ayakkabılarını giymişti hatırlarsın sen de, hiç sokakta yeni ayakkabıyla oyun oynanır mıydı?
o piçin amacı belliydi zaten bize hava atmak.
hatta gelir "baaak ayakkabım ne güzel parlıyor" derdi cilasında üzgün suratlarımızı göstere göstere.
biz ne zaman büyüdük de o ayıpladığımız çocuk olduk farkına varmadan..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar