bugün

tutunamayanlar

oğuz atay'ın başucu niteliğindeki şaheseri. Elbette çağının ötesinde olduğundan, çağının anlamları içinde boğuldu. Ve anlamayı bir tür zamana uydurma girişimi haline getirenler tarafından susuturulmaya çalışıldı ama başarılamadı. işte en güzel kısımlardan biri;

"'Başkalarına yaptıklarını hemen unuturdu. Başkalarına kötülük ettiğini hissetmenin acısına dayanamazdı. "Bütün öfkelerimi öyle içten duyuyorum ki, kimsenin alınmaması gerek bana; bu yüzden ancak beni beğenebilirler," diyerek şımarıkça gülerdi.

"Beni ya şımartın, ya da kapı dışarı edin! "diye bağırırdı.

"Yarı içtenliğe dayanmam zor benim. Bir kişi mi kalacak? Tamam: bir kişi kalsın."

Sonra gene bağırmaya başlardı: "Ben günahkarım: bana vurun! "

O günlerde Dostoyevski'yi okuyordu '"
© copyright 2005 - 2026