bugün
- 29 ekim 2026 aliyev'in türkiye'ye gelmemesi14
- insan doğuştan iyi midir12
- papatya çayı içen erkek7
- ince çorap giyip üşümüyorum ama diyen bayan4
- 29 ekim cumhuriyet bayramı17
- ismet inönü6
- reptilian3
- ölmüş birinin fotoğraflarına bakmak5
- nervio'nun başkalarının fotoğrafını paylaşması12
- sözlük kızları fotoğraf çekmesin kampanyası3
- hoyrat gecelerde bazen anüs koklamak istersin8
- sözlükte 1 63 den uzun hanımefendi yazar olmaması7
- her gece onun fotoğrafına baktıktan sonra yatmak3
- alzheimer günlüğü7
- kadın ayağının da meme kadar güzel olması2
- mustafa sarıgül'ün berberle ilşkisi çıkması2
- nutellayı memelerine sürüp ikram eden kız2
- meyve tabağı3
- anın görüntüsü16
- sözlüğün içler acısı hali ve zavallı yazarlar2
- gecenin şarkısı11
- yeni bir erkekle tanışmak istememek3
- şiddetli anksiyete bozuklukları2
- gunluklerim aylik olmus yarragi olan adam olması2
- özgü namal2
- kasımda aşk başkadır diyen kız4
- ladino2
- yarragi olan adam5
- meksika açmazı macerası2
- ekşi sözlük toplu yazar alımı8
- bir adaya düşsek6
- apo çıkarsa ulusalcılar ne yapacak9
- usual birader2
- kapadokya da çökme sonucu iki kişinin ölmesi5
- nervio niye sesini atmıyor sorunsalı3
- mahmud abbas3
- trump'tan erdoğan'a cumhuriyet bayramı telefonu2
- aniden gelen özledim hissi2
- ese dezze7
- hoppidi hoppidi zıplayan ayak gifleri veritabanı4
- sözlükte 1 60 boyundaki tatlı ve kaslı kız5
- tristan da cunha3
- kapadokyada peri bacası çöktü7
- stephen appiah2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı21
- sosyal medyada çirkinlerin profilini gizlemesi3
- sözlük at hırsızlarının fotoğrafları6
- değişenlerin gerisinde değişmeden kalan öz3
- türkiyeliyim ve mutluyum4
- ayakçı erkek5
20. ve 21. yüzyıl boyunca batı tarafından yapılmış vahşice katliamları ve işgalleri görmezden gelenlerce irdelenen.
illiyet bağından bahsettiğimiz, sebep sonuç ve olguların birbirine bağlı olması ilkesinden söz ettiğimiz için yapılan canilikleri doğruluyor, bu cinayetleri savunuyor oluyormuşuz. buna benzer suçlamalar, tamamen ithal batıcı bir dil kullananların, diğerleri üzerinde kurduğu baskıdan başka bir şey değildir.
bu emperyalist dili öylesine benimsemişler ki hayata ve dünyaya dair ne varsa bu dil ile tanımlıyorlar. dünyanın egemenlerinin terör dediğine terör, terörist dediğine terörist diyorlar. ne düşündüğünü bilmek dahi istemiyorlar: "hepiniz aynısınız."
"herkesin eline bulaşan bir kandan" bahsediyorlar. koca bir kitlenin tutum, inanış ve davranışlarında tekdüze olabileceğini kabul ediyor ve diğerlerini de kabul etmeye zorluyorlar.
"hepiniz lanetleyeceksiniz!" "hepiniz özür dileyeceksiniz!"
faşistçe davranıyorlar. "faşizm, konuşmanın yasaklanması değil, söylemenin mecbur edilmesidir." roland barthes
50 yıldır dine dayandırılarak, dini bir fanatizm ile ve türlü katliamlarla gerçekleştirilen vahşice işgal radarlarına girmiyor.
egemenlerce uydurulan sebeplerle, milyonlarca insanın ya hayatını sona erdiren ya da bir daha asla geri dönülemeyecek şekilde izler bırakan katliam ve işgalleri de görmezden geliyor, umursamıyorlar. bunlardan bahsedenleri de -artık ne demekse- "arab sevicisi" olmakla ve türlü türlü hakaretlerle karşılıyorlar.
şu sıra öykündükleri egemenlerin ifade hürriyeti şöleninde eğleniyorlar. hangi fikriyatın ifade edilmesinin sınırlarının yine egemenlerce çizildiği bir ifade hürriyeti şöleni. ifadeyle hakaretin sınırlarının birbirinden ayırdedilemediği bir hürriyet. öyle ki bırak yahudiliği, siyonizm hakkında bile konuşturmayan kışkırtıcı ve saldırgan bir hürriyet.
bir hayat görüşünüz, ideolojiniz ya da dininiz var.* güya kınadıklarınıza doğru yolu gösteriyorsunuz. ancak siz onlar sizinle aynı şeye ve aynı şekilde inanana kadar onlardan razı olmayacaksınız.
güya hakkı savunuyorsunuz. fakat bu haliniz ve sözlerinizle, ne muhakeme yeteneğine sahip görünüyor ne de gerçek temiz vicdan sahipleri gibi duruyorsunuz.
illiyet bağından bahsettiğimiz, sebep sonuç ve olguların birbirine bağlı olması ilkesinden söz ettiğimiz için yapılan canilikleri doğruluyor, bu cinayetleri savunuyor oluyormuşuz. buna benzer suçlamalar, tamamen ithal batıcı bir dil kullananların, diğerleri üzerinde kurduğu baskıdan başka bir şey değildir.
bu emperyalist dili öylesine benimsemişler ki hayata ve dünyaya dair ne varsa bu dil ile tanımlıyorlar. dünyanın egemenlerinin terör dediğine terör, terörist dediğine terörist diyorlar. ne düşündüğünü bilmek dahi istemiyorlar: "hepiniz aynısınız."
"herkesin eline bulaşan bir kandan" bahsediyorlar. koca bir kitlenin tutum, inanış ve davranışlarında tekdüze olabileceğini kabul ediyor ve diğerlerini de kabul etmeye zorluyorlar.
"hepiniz lanetleyeceksiniz!" "hepiniz özür dileyeceksiniz!"
faşistçe davranıyorlar. "faşizm, konuşmanın yasaklanması değil, söylemenin mecbur edilmesidir." roland barthes
50 yıldır dine dayandırılarak, dini bir fanatizm ile ve türlü katliamlarla gerçekleştirilen vahşice işgal radarlarına girmiyor.
egemenlerce uydurulan sebeplerle, milyonlarca insanın ya hayatını sona erdiren ya da bir daha asla geri dönülemeyecek şekilde izler bırakan katliam ve işgalleri de görmezden geliyor, umursamıyorlar. bunlardan bahsedenleri de -artık ne demekse- "arab sevicisi" olmakla ve türlü türlü hakaretlerle karşılıyorlar.
şu sıra öykündükleri egemenlerin ifade hürriyeti şöleninde eğleniyorlar. hangi fikriyatın ifade edilmesinin sınırlarının yine egemenlerce çizildiği bir ifade hürriyeti şöleni. ifadeyle hakaretin sınırlarının birbirinden ayırdedilemediği bir hürriyet. öyle ki bırak yahudiliği, siyonizm hakkında bile konuşturmayan kışkırtıcı ve saldırgan bir hürriyet.
bir hayat görüşünüz, ideolojiniz ya da dininiz var.* güya kınadıklarınıza doğru yolu gösteriyorsunuz. ancak siz onlar sizinle aynı şeye ve aynı şekilde inanana kadar onlardan razı olmayacaksınız.
güya hakkı savunuyorsunuz. fakat bu haliniz ve sözlerinizle, ne muhakeme yeteneğine sahip görünüyor ne de gerçek temiz vicdan sahipleri gibi duruyorsunuz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar