bugün
- nervio'nun ateist ve ayakçı erkekle evlenmesi6
- gece gece kokoreç gömmek7
- aç uyumak10
- sevgi vs aşk9
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı17
- bu sözlükte ayak konuşmak yasak10
- ilhan irem dinleyen erkek6
- hamile fotoğrafı5
- sinek as'ın sözlüğe vedası19
- geçmişe götüren şarkılar5
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek9
- ayağı şiir kokan kadın3
- açlıktan bayılmak4
- emevileri güzelleyen türk3
- terliksi hayvan'a hallenen ayak fetişisti2
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar9
- çin9
- betray me2
- evrende hareket nasıl oluyor5
- sandalet ayak bikinisidir2
- salçalı makarna10
- yarın sabah işe gidecek olmak5
- ayak paça çorbası2
- fluoksetin hidroklorur2
- silamınnn aleyykiiiimmm genşşlerr6
- bir günde 1500 kalori almak2
- kocasakal'ın istanbul barosu başkanlığı2
- moralin çok bozuk olması2
- sözlük yazarlarının gördüğü ünlüler10
- rojin hevin berivan rojda gülizar rojbin gülistan5
- ümit kocasakal4
- fırında tavuk4
- evli kadına bin lira verip ilişkiye girmek8
- sikerim böyle hayatı deyip kırklareli ne yerleşmek16
- hareket edebilen canlılar4
- 1 milyon liralık soru2
- uzun yola çıkmak2
- dünya5
- sözlükteki çiftçi yazarlar3
- dabbe 7 el nazar2
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak21
- azad baran miran firaz şervan civan ferzan şiyar2
- turkcell2
- yuzırların yumrukları3
- soyak goztepe sitesi3
- beyoğlu2
- yaşlıların folklifte portif demesi7
- devletin galatasaray a stad yapması5
- balık yanına en yakışan çorba9
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın15
geçmişe mazi oldu bayağı...
çok seviyorsanız ve karşı taraf bitirmekte kararlıysa o son buluşmada hissedilenlerdir.
zaten sabaha kadar uyuyamamış bünyem günün ışımasıyla beraber daha fazla yatak hapsine dayanamayıp yataktan çıkmıştır.
kalkıp paketi yokladım şöyle 1- 2 dal sigara kalmıştı. ağzımda geceden kalan bira tadı gögüsümde büyük bir ağırlık, sanki günlerdir madenlerde çalışıyormuşcasına bir yorgunluk tüm bu hissedilenler eşliğinde çapaklı kirli dağınık saçlarla ilk sigaramı aç karına yaktım.perdeyi aralayıp şöyle bir gökyüzüne baktım idamı bekleyen orta çağ mahkemelerinde yargılanmış haklı ama ölü bir protestan gibiydim.
sigaranın sonunu beklemeden attım camdan önce şöyle bir kendimi kokladım aynaya baktım bir duş almak gerekti telaşlı ama bir o kadar ağır adımlarla küvete uzandım ve musluğun soğuk kısmını çevirdim.
içime gelen titreme acımı hafifletiyordu sanki daha bitmedi bir şeyler diyeceksin ve her şey düzelicek ama ne diyeceksin doğru cümleler ne düşün hadi ?
aslında içten içe biliyordum içinde olduğum küvet bana musalla taşı gibi geliyordu son bir hamleyle çıktım banyodan bilgisayarın başına oturdum kafam dağılsın istedim eski fotoğraflara bakma sakın bakma diye kendimi uyardım ama baktım.
allak bullak olmuştum ve buluşma saati geldi üzerime onun en sevdiği tişörtü bana aldığı pantalonu giyip evden çıktım.
hava bir hayli sıcaktı kafamda düşünceler silsilesi vardı biliyorum hala beni seviyor ayrılmayacak yapamayacak sende pozitif ol kızı germe dedim adımlarım eşliğinde.
sonra onu uzaktan gördüm biraz buruk gülümsedi öyle bir gülümsedi ki o an anladım''çok sevdim çok güzel şeyler yaşadık ama artık bitti seni hiç unutmayacağım'' gülümsemesiydi.
nasıl demeyin bir gülümseme anlatır bazen her şeyi.
yanıma geldi anlamıştım zaten konuyu değiştirmeye çalıştım, bilet aldım haddi sinemaua gidiyoruz dedim ismimi söyledi yumuşak ama kararlı bir tonda duymamazlıktan geldim tamam söz bu sefer senin istediğin filme gidicez dedim tekrar ismimi söyledi aynı tonda durdum ona baktım ''gitme'' dedim.
sen benim tek ailemsin dedim sen de giderken kimsem kalmaz dedim seni hala 3 yıl önceki kadar seviyorum sakın gitme dedim.
biliyorsun hem ailem seni istemiyor hem ben artık sevmiyorum üzgünüm.
o an öldüm ne kadar kolay söylemişti sevmiyorum kelimesini ne kadarda basitti 3 yıllık ilişki sonrası bir zamanlar ''seninle evlenicem deyip ikeada eşyalar seçen birisi ayrılırsa bu sen olursun ben senden asla ayrılamam diyen kız ne kolay demişti öyle sevmiyorum kelimesini.
hiç bir şey diyemedim sadece gözlerimden yaşlar süzüldü boynuna sarılıp ağladım hüngür hüngür hani erkekler ağlamaz derler ya çok kral ağlarmış hacı ben o gün öğrendim.
yapma dedi o da ağlamaya başladı olduğumuz kaldırıma çöktüm oturdum ne çevreden bana bakan insanlar ne erkeklik onurum hiç bir şeyin önemi yoktu o da yanıma oturdu ağlayan gözlerime baktı hiç bir şey demeden 2 dakika öyle bakıştık sadece.
anlamlı bir şey diyecek zannettim ''ağlayınca gözlerin yeşile çalıyor'' dedi gözlerimi sildim istemsizce güldüm ama içim acıdı aslında daha anlamlı diyecek bir şeyi olmalıydı böyle şaka gibi bir son cümle olmamalıydı.
+sonra yanımdan kalktı tamam dedi gitmeyceğim dedi
-nasıl dedim seviyor musun hala beni (bir an için en mutlusu oldum evrenin)
+hayır sevmiyorum ama sen düzelene kadar yanındayım ama sonra giderim dedi
-kendimi hiç bu kadar aşağılanmış hissetmemiştim sesim titredi hayır hayır istemiyorum git tamam dedim.
arkamı döndüm ismimi söyledi gözümden yaşları silip adımlarımı hızlandırıyordum
tekrar ismimi söyledi biraz daha bağırarak uzaklaşmıştım kaçar gibi yürüyerek.
hala ağlıyordum ve adımlarım artık koşar adımlara dönmüştü.
son bir kez mesafenin etkisiyle seni seviyorumu cılız bir şekilde duydum ve arkamı dönüp tekrar ona koştum.
son paragraf benim olmasını istediğim senaryoydu ama sondan bir önceki paragraf gerçek hikayemin sonuydu.
işte böyle kaybettim ben hayata
çok seviyorsanız ve karşı taraf bitirmekte kararlıysa o son buluşmada hissedilenlerdir.
zaten sabaha kadar uyuyamamış bünyem günün ışımasıyla beraber daha fazla yatak hapsine dayanamayıp yataktan çıkmıştır.
kalkıp paketi yokladım şöyle 1- 2 dal sigara kalmıştı. ağzımda geceden kalan bira tadı gögüsümde büyük bir ağırlık, sanki günlerdir madenlerde çalışıyormuşcasına bir yorgunluk tüm bu hissedilenler eşliğinde çapaklı kirli dağınık saçlarla ilk sigaramı aç karına yaktım.perdeyi aralayıp şöyle bir gökyüzüne baktım idamı bekleyen orta çağ mahkemelerinde yargılanmış haklı ama ölü bir protestan gibiydim.
sigaranın sonunu beklemeden attım camdan önce şöyle bir kendimi kokladım aynaya baktım bir duş almak gerekti telaşlı ama bir o kadar ağır adımlarla küvete uzandım ve musluğun soğuk kısmını çevirdim.
içime gelen titreme acımı hafifletiyordu sanki daha bitmedi bir şeyler diyeceksin ve her şey düzelicek ama ne diyeceksin doğru cümleler ne düşün hadi ?
aslında içten içe biliyordum içinde olduğum küvet bana musalla taşı gibi geliyordu son bir hamleyle çıktım banyodan bilgisayarın başına oturdum kafam dağılsın istedim eski fotoğraflara bakma sakın bakma diye kendimi uyardım ama baktım.
allak bullak olmuştum ve buluşma saati geldi üzerime onun en sevdiği tişörtü bana aldığı pantalonu giyip evden çıktım.
hava bir hayli sıcaktı kafamda düşünceler silsilesi vardı biliyorum hala beni seviyor ayrılmayacak yapamayacak sende pozitif ol kızı germe dedim adımlarım eşliğinde.
sonra onu uzaktan gördüm biraz buruk gülümsedi öyle bir gülümsedi ki o an anladım''çok sevdim çok güzel şeyler yaşadık ama artık bitti seni hiç unutmayacağım'' gülümsemesiydi.
nasıl demeyin bir gülümseme anlatır bazen her şeyi.
yanıma geldi anlamıştım zaten konuyu değiştirmeye çalıştım, bilet aldım haddi sinemaua gidiyoruz dedim ismimi söyledi yumuşak ama kararlı bir tonda duymamazlıktan geldim tamam söz bu sefer senin istediğin filme gidicez dedim tekrar ismimi söyledi aynı tonda durdum ona baktım ''gitme'' dedim.
sen benim tek ailemsin dedim sen de giderken kimsem kalmaz dedim seni hala 3 yıl önceki kadar seviyorum sakın gitme dedim.
biliyorsun hem ailem seni istemiyor hem ben artık sevmiyorum üzgünüm.
o an öldüm ne kadar kolay söylemişti sevmiyorum kelimesini ne kadarda basitti 3 yıllık ilişki sonrası bir zamanlar ''seninle evlenicem deyip ikeada eşyalar seçen birisi ayrılırsa bu sen olursun ben senden asla ayrılamam diyen kız ne kolay demişti öyle sevmiyorum kelimesini.
hiç bir şey diyemedim sadece gözlerimden yaşlar süzüldü boynuna sarılıp ağladım hüngür hüngür hani erkekler ağlamaz derler ya çok kral ağlarmış hacı ben o gün öğrendim.
yapma dedi o da ağlamaya başladı olduğumuz kaldırıma çöktüm oturdum ne çevreden bana bakan insanlar ne erkeklik onurum hiç bir şeyin önemi yoktu o da yanıma oturdu ağlayan gözlerime baktı hiç bir şey demeden 2 dakika öyle bakıştık sadece.
anlamlı bir şey diyecek zannettim ''ağlayınca gözlerin yeşile çalıyor'' dedi gözlerimi sildim istemsizce güldüm ama içim acıdı aslında daha anlamlı diyecek bir şeyi olmalıydı böyle şaka gibi bir son cümle olmamalıydı.
+sonra yanımdan kalktı tamam dedi gitmeyceğim dedi
-nasıl dedim seviyor musun hala beni (bir an için en mutlusu oldum evrenin)
+hayır sevmiyorum ama sen düzelene kadar yanındayım ama sonra giderim dedi
-kendimi hiç bu kadar aşağılanmış hissetmemiştim sesim titredi hayır hayır istemiyorum git tamam dedim.
arkamı döndüm ismimi söyledi gözümden yaşları silip adımlarımı hızlandırıyordum
tekrar ismimi söyledi biraz daha bağırarak uzaklaşmıştım kaçar gibi yürüyerek.
hala ağlıyordum ve adımlarım artık koşar adımlara dönmüştü.
son bir kez mesafenin etkisiyle seni seviyorumu cılız bir şekilde duydum ve arkamı dönüp tekrar ona koştum.
son paragraf benim olmasını istediğim senaryoydu ama sondan bir önceki paragraf gerçek hikayemin sonuydu.
işte böyle kaybettim ben hayata
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar