bugün
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri21
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek38
- insan olmaya ceyrek kala15
- arkadaşlar döner mi yesem schnitzel mi9
- sevgiliyle aynı iş yerinde çalışmak8
- kolay gelsin denilen esnafın cevap vermemesi13
- masklavi'nin biraz gergin olması10
- esas kimliğini meyveli soda içerek gizleyen yazar3
- ahmet davutoğlu'na soruşturma açılması5
- rakipleri gözaltına alıp seçim kararı almak12
- kira sözleşmesinde'e devlet dönemi5
- dindarların çoğunun fakir olması15
- ahlak duygunuzu nerden alıyorsunuz22
- 6 kişi öldü diye yas ilan edilmez6
- tuğberk imamoğlu gemisinin denizde kaza yapması4
- truenun 2157 gündür cevap aradığı soru3
- vatanseverliği askerlik yapmaya indirgemek3
- wywtom ile kitap saati2
- meyveli soda içen erkek2
- yandaş basını okumak7
- sözlük açsanız ismi ne olurdu11
- sude sendromu10
- herkes işiyle ilgili bir bilgi versin3
- mavi3
- 2027 asgari ücret tahmin yarışması7
- ismet gürbüz6
- kız kıza sevişmek4
- yagmurcu6
- gammaz çeteleri7
- 2027 hedefleri2
- öbür sözlükte uluya kerhane denmesi17
- ismet birader neden koşturmuyor sorunsalı5
- arkadaşlar kızarmış ekmek isteyen var mııı5
- kadıköy de kara gece3
- guendouzi ve greenwooda uefa disiplin süreci3
- devlet aklı2
- günümüz çocuklarının ana babayı saymaması5
- benicio del toro2
- çıplaklar kampında tarih hocasıyla karşılaşmak5
- kemal kılıçdaroğlu6
- adana demirspor3
- mehdiyetin takımı galatasaray3
- silver ile evlenecek erkek52
- erecto don don bey3
- kürt kızlarının güzel olması5
- mutlu bey mutlu olsun kampanyası2
- rams parkta kara gece2
- maun2
- kızları en güzel olan şehir13
- en sevdiğiniz ayı3
rotring kaleminizin ucunun bitmesi gibi bir şeydir. tombow uç alırsınız, uç hep aynıdır, birbirinin aynı.
bir sendromdur ve sendromun süresi belli değildir.
bir noktadan sonra her şey tekrardan ibaret olmaya başlar. öyle ki, farklı başlıklarda benzer paragraflar yazmaya başlar insan. benzer ithamlar, benzer bakınızlar...
sonra fark edersin ki, aslında her şey tekrar. tayyip bir söylediğini ertesi gün yalar, bir de bunu yaparken etrafa salyalar saçarak saldırır "basın üstümüze gelmektedir, muhalefet üstümüze gelmektedir bik, bik, bik" , suçu başkalarına atar. hurra tayyip'e ağzının payını türk basını veremedi ben vereyim durumu. aynı paragraflarla, aynı eleştirilerle, son yaptığı eylemi eleştirmek... önce "operasyon yapacağız" deyip sonrasında "operasyon gündemimizde yok" açıklamasını eleştirmek... tayyip ilk defa takiye yapmıyor ki? adamın siyasal kültürü bu... yani siyasal kültürsüzlük... tıpkı ülkem gibi. chp'den milletvekili veya belediye başkanı seçilip, siyasi rant uğruna akp'ye geçenlerin olduğu veya tam tersi eylemlerde bulunanların olduğu ülkemde siyasi kültür var da, tayyip'te mi olacak? hem tayyip bunu ilk defa yapmıyor ki, yani tükürdüğünü yalamalarını, üstelik bu yalama işleminden sonra hiçbir şey olmamış, sanki önceki sözleri kendisi sarf etmemiş gibi davranması ilk defa olmuyor ki?
baykal'ın solculuktan uzak yaklaşımı, kendi koltuğunu güvenceye alacak eylemler yapması. iktidarın yanlışlarını halka söyleyip, kendi uygulayacağı halka anlatmak yerine gemiyle saatle uğraşması, parti içi demokraside bir arpa boyu yol gidememesi... iyi de, baykal bunu ilk defa yapmıyor ki?
demirören sözünü yalamış... iyi de demirören bunu ilk defa yapmıyor ki? üstelik yine "birlik beraberlik" mesajı vermiş, "beşiktaşlı duruşu" kavramını yine bir rezaletinden sonra dile getirmiş... iyi de, demirören 3,5 senedir birlik beraberlik mesajı veriyor, her 3 maçta bir kolej takımı kuruyor, her rezaletinden sonra beşiktaşlı duruşu kavramını kirletiyor... üstelik birlik beraberlik derken, kendi yönetiminden istifalar peşpeşe geliyor. beraberliğini kendi içinde kuramıyor en başta... peki bunu benim tekrar tekrar yazmamın ne anlamı var?
fatih terim yine hakan'ı almış, yine üzülmez'i almış, yine sabri'yi almış... yine avrupa kontenjanından formsuz oyuncular almış, milli takım yine top oynamamış, terim yine egosundan taviz vermemiş, doğru oyuncuları çağırmamış, doğru kadroyu kurmamış, doğru değişiklikler yapmamış... terim her 10 maçtan 8'inde böyle, tekrar tekrar yazmanın ne alemi var, 2 maç önce istifa tamtamları çalan basın bugün, muhteşem terim demekteler neredeyse... şansa alınan bazı maçları unutarak, türkiye standartlarının uçuk derecede üstünde prim alınmasına sadece "şehit ailelerine bağışlansın" popülist kampanya ile tepki verilmesi... iyi de paleface, türk basını ezelden böyle değil mi?
abdullah gül, önüne getirilen her şeye, emme basma tulumba gibi kafa sallayıp, onaylıyormuş.. iyi de, bu en baştan beri belli değil miydi? "tarafsız olacağım" cümlesinin samimiyeti soğan zarı gibi ince değil miydi?
birbirinin tekrarı olan olayların yaşandığı ülkemde, benim aynı paragraflarla, aynı cümlelerle, olan olayları eleştirmem gözüme mi battı? kendimi tekrarlamam gözüme mi battı? evet battı... ama bunda sözlükteki kalite düşümünün etkisi de var, insan kendini yenileyemiyor. buradan şu anlam çıkmaz; "ben kaliteliyim".
ben kaliteli falan değilim...
kaliteli yazar sayısı azaldı, forum tarzı entry girenler çoğaldı... yazar kadrosu daha kaliteli olsun ki, biz de kaliteli olalım, etkilenelim, öğrenelim, onun yazdığı bir şeyde kafamızda şimşekler çaksın bir sanat eseri sunalım...
yazamamanın özeti budur, gerek ülkemin tekrardan ibaret olması, gerekse etkilenilecek adam sayısının çok az olması...
bir sendromdur ve sendromun süresi belli değildir.
bir noktadan sonra her şey tekrardan ibaret olmaya başlar. öyle ki, farklı başlıklarda benzer paragraflar yazmaya başlar insan. benzer ithamlar, benzer bakınızlar...
sonra fark edersin ki, aslında her şey tekrar. tayyip bir söylediğini ertesi gün yalar, bir de bunu yaparken etrafa salyalar saçarak saldırır "basın üstümüze gelmektedir, muhalefet üstümüze gelmektedir bik, bik, bik" , suçu başkalarına atar. hurra tayyip'e ağzının payını türk basını veremedi ben vereyim durumu. aynı paragraflarla, aynı eleştirilerle, son yaptığı eylemi eleştirmek... önce "operasyon yapacağız" deyip sonrasında "operasyon gündemimizde yok" açıklamasını eleştirmek... tayyip ilk defa takiye yapmıyor ki? adamın siyasal kültürü bu... yani siyasal kültürsüzlük... tıpkı ülkem gibi. chp'den milletvekili veya belediye başkanı seçilip, siyasi rant uğruna akp'ye geçenlerin olduğu veya tam tersi eylemlerde bulunanların olduğu ülkemde siyasi kültür var da, tayyip'te mi olacak? hem tayyip bunu ilk defa yapmıyor ki, yani tükürdüğünü yalamalarını, üstelik bu yalama işleminden sonra hiçbir şey olmamış, sanki önceki sözleri kendisi sarf etmemiş gibi davranması ilk defa olmuyor ki?
baykal'ın solculuktan uzak yaklaşımı, kendi koltuğunu güvenceye alacak eylemler yapması. iktidarın yanlışlarını halka söyleyip, kendi uygulayacağı halka anlatmak yerine gemiyle saatle uğraşması, parti içi demokraside bir arpa boyu yol gidememesi... iyi de, baykal bunu ilk defa yapmıyor ki?
demirören sözünü yalamış... iyi de demirören bunu ilk defa yapmıyor ki? üstelik yine "birlik beraberlik" mesajı vermiş, "beşiktaşlı duruşu" kavramını yine bir rezaletinden sonra dile getirmiş... iyi de, demirören 3,5 senedir birlik beraberlik mesajı veriyor, her 3 maçta bir kolej takımı kuruyor, her rezaletinden sonra beşiktaşlı duruşu kavramını kirletiyor... üstelik birlik beraberlik derken, kendi yönetiminden istifalar peşpeşe geliyor. beraberliğini kendi içinde kuramıyor en başta... peki bunu benim tekrar tekrar yazmamın ne anlamı var?
fatih terim yine hakan'ı almış, yine üzülmez'i almış, yine sabri'yi almış... yine avrupa kontenjanından formsuz oyuncular almış, milli takım yine top oynamamış, terim yine egosundan taviz vermemiş, doğru oyuncuları çağırmamış, doğru kadroyu kurmamış, doğru değişiklikler yapmamış... terim her 10 maçtan 8'inde böyle, tekrar tekrar yazmanın ne alemi var, 2 maç önce istifa tamtamları çalan basın bugün, muhteşem terim demekteler neredeyse... şansa alınan bazı maçları unutarak, türkiye standartlarının uçuk derecede üstünde prim alınmasına sadece "şehit ailelerine bağışlansın" popülist kampanya ile tepki verilmesi... iyi de paleface, türk basını ezelden böyle değil mi?
abdullah gül, önüne getirilen her şeye, emme basma tulumba gibi kafa sallayıp, onaylıyormuş.. iyi de, bu en baştan beri belli değil miydi? "tarafsız olacağım" cümlesinin samimiyeti soğan zarı gibi ince değil miydi?
birbirinin tekrarı olan olayların yaşandığı ülkemde, benim aynı paragraflarla, aynı cümlelerle, olan olayları eleştirmem gözüme mi battı? kendimi tekrarlamam gözüme mi battı? evet battı... ama bunda sözlükteki kalite düşümünün etkisi de var, insan kendini yenileyemiyor. buradan şu anlam çıkmaz; "ben kaliteliyim".
ben kaliteli falan değilim...
kaliteli yazar sayısı azaldı, forum tarzı entry girenler çoğaldı... yazar kadrosu daha kaliteli olsun ki, biz de kaliteli olalım, etkilenelim, öğrenelim, onun yazdığı bir şeyde kafamızda şimşekler çaksın bir sanat eseri sunalım...
yazamamanın özeti budur, gerek ülkemin tekrardan ibaret olması, gerekse etkilenilecek adam sayısının çok az olması...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar