bugün
- beyazsemsiyeliyabanci47
- günaydın şarkısı3
- türkçe'nin edebi bir dil olmadığı gerçeği5
- sözlükte erkekleri istemiyoruz10
- togg'a lpg taktırmak4
- 7 haziran 2026 aziz yıldırım'ın başkan seçilmesi5
- yorgun mermi26
- aziz yıldırım13
- bugün mükemmel bir gün olacak2
- fetöcü olduğunu beklemediğiniz kişiler3
- 7 haziran 2026 büyük sözlük ifşası32
- 7 haziran 2026 türkiye venezuela maçı2
- gammazlama yapmamak13
- monica bellucci ile 1 hafta vs 50 bin dolar5
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle63
- hangi yazarla evlenmek isterdiniz10
- haysenin1212
- bebeksi bir hatunla sevgili olmak4
- gammaz beni çaylak yapmaz ki gammaz beni çsy9
- gina carano13
- heyt bea3
- aşık olmak9
- satranç haram yasaklansın7
- bu köyden olsam ne olacak8
- kızının düğününde oynayan baba5
- taylor sands3
- diamond bosphorus'un tüm sözlüğe yürümesi6
- güzel ayaklı bir kızla evlenebilirim4
- doktorlara saygının kalmamasının temel nedenleri7
- 8 haziran 20262
- yapay zeka moderatörü15
- en gey özelliğiniz15
- sözlükteki deliler3
- anın görüntüsü21
- mılli yazılım f-16 ların kabiliyetini artıracak9
- sözlük yazarlarının ölüme bakış açısı20
- sözlüğe messi trasfer olmuş5
- sevişmek istediğiniz kadın yazarlar7
- diamond bosphoruss denen yazar7
- katatespizartmasi15
- çağrı isimli yazar4
- kabalcı3
- sözlükteki vatan hainleri4
- uysaljakoben31
- uludağ sözlükteki sıcak ve samimi aile ortamı8
- vurdurmayan sözlük yazarları3
- omurgasız tekerlek5
- yaz geceleri4
- hatırlanan en eski reklam sloganı5
- buddy dude17
all you zombies isimli kısa öyküden uyarlanmış film. aslında özeti, film içerisinde de geçen meşhur bir bilmecede gizli "tavuk mu yumurtadan çıkar, yoksa yumurta mı tavuktan?"
yorumun bundan sonraki kısmı ağır spoiler içerir.
--spoiler--
öncelikle, filmi izlemeden önce bahsettiğim öyküyü okumadığıma sevindim. çünkü o zaman hiç bir eğlencesi kalmayacaktı. hikaye büyük ölçüde aynı. filmin sonunda fazla bir soru işareti de kalmıyor kimin ne olduğuyla ilgili. bu açıdan açık bir film diyebiliriz her ne kadar oldukça sıradışı bir hikayesi olsa da.
filmi izledikten sonra en çok kafama takılan şey şu oldu, filmde gördüğümüz kadarıyla ajanımız bütün kararlarında aslında kaderin etkisi altında ki filmin ismi de o anlama geliyor zaten. yani yapması gereken neyse, onu seçiyor. paralel bir evren yaratmak gibi bir durum yok yani. pek çok farklı şeyi seçip farklı şeyler yapma durumu yok. örneğin serseri yazarımız, o bara geliyor. barmen onu aşağıya çağırdığında gitmemeyi seçmiyor. ya da zamanda yolculuk yapıp da kızın yanına gittiğinde söylemesi gereken şeyleri harfi harfine söylüyor. asla değişen bir şey yok.
e iyi, tamam da o zaman bu şirket ne iş yapıyor lan? geçmişi değiştirdikleri falan da yok. hiç bir şeyi değiştirdikleri yok. anca aynı zaman aralığında aynı kişinin farklı zamanlardaki versiyonuyla fink atıp duruyorlar. (evet biraz tuhaf bir cümle oldu ama bu benim suçum değil)
gerçi filmin bir kısmında Mr. Robertson, sürekli yeni bir şeyler öğrenmekten, hep bir adım daha ileri gitmekten bahsediyor. buradan çıkarmamız gereken, geçmişin yavaş yavaş değişmesi midir? yoksa filmin başka bir repliğinde geçtiği gibi, aslında her şey kaderde olduğu şekilde, sonsuz bir sirkülasyonda devam mı etmektedir? öte yandan, bahsettiğimiz aktörler (jane'in farklı halleri), her biri aynı kaderi yaşayan birbirinden farklı sonsuz sayıda kişi midir?
--spoiler--
güzel bir kafa açıcı, ya da kafa yapıcı bir filmdir. izleyin, tartışın.
yorumun bundan sonraki kısmı ağır spoiler içerir.
--spoiler--
öncelikle, filmi izlemeden önce bahsettiğim öyküyü okumadığıma sevindim. çünkü o zaman hiç bir eğlencesi kalmayacaktı. hikaye büyük ölçüde aynı. filmin sonunda fazla bir soru işareti de kalmıyor kimin ne olduğuyla ilgili. bu açıdan açık bir film diyebiliriz her ne kadar oldukça sıradışı bir hikayesi olsa da.
filmi izledikten sonra en çok kafama takılan şey şu oldu, filmde gördüğümüz kadarıyla ajanımız bütün kararlarında aslında kaderin etkisi altında ki filmin ismi de o anlama geliyor zaten. yani yapması gereken neyse, onu seçiyor. paralel bir evren yaratmak gibi bir durum yok yani. pek çok farklı şeyi seçip farklı şeyler yapma durumu yok. örneğin serseri yazarımız, o bara geliyor. barmen onu aşağıya çağırdığında gitmemeyi seçmiyor. ya da zamanda yolculuk yapıp da kızın yanına gittiğinde söylemesi gereken şeyleri harfi harfine söylüyor. asla değişen bir şey yok.
e iyi, tamam da o zaman bu şirket ne iş yapıyor lan? geçmişi değiştirdikleri falan da yok. hiç bir şeyi değiştirdikleri yok. anca aynı zaman aralığında aynı kişinin farklı zamanlardaki versiyonuyla fink atıp duruyorlar. (evet biraz tuhaf bir cümle oldu ama bu benim suçum değil)
gerçi filmin bir kısmında Mr. Robertson, sürekli yeni bir şeyler öğrenmekten, hep bir adım daha ileri gitmekten bahsediyor. buradan çıkarmamız gereken, geçmişin yavaş yavaş değişmesi midir? yoksa filmin başka bir repliğinde geçtiği gibi, aslında her şey kaderde olduğu şekilde, sonsuz bir sirkülasyonda devam mı etmektedir? öte yandan, bahsettiğimiz aktörler (jane'in farklı halleri), her biri aynı kaderi yaşayan birbirinden farklı sonsuz sayıda kişi midir?
--spoiler--
güzel bir kafa açıcı, ya da kafa yapıcı bir filmdir. izleyin, tartışın.
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
