bugün
- sözlük yazarlarının salatalıkları20
- israil olmasa orta doğu nasıl olurdu21
- serhat kılıç5
- hangi renksiniz11
- açık oylayan yazar ne demek istiyor4
- 05 09 2026 silvermist'e ciğer ısmarlamam9
- özledim mesajına verilecek cevaplar12
- hardallı patates salatası5
- sözlükte herkesin avcı olması12
- sözlükteki zorbalar12
- sovuk kahve3
- necip fazıl a sorulmak istenen sorular5
- sürekli ilgi bekleyen erkek9
- takı takmayı çok seven kız7
- dışkıyı poşete koyup camdan atan ihtiyar2
- sözlükteki şer çetesi9
- gocu50
- tarihi dizilerden öğrenip ahkam kesmek2
- kadir mısıroğlu3
- izmirbeyefendisi13
- allah belanızı versin ibneler2
- 5 eylül 2026 türkiye sırbistan voleybol maçı8
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı32
- kuzukulağı4
- sinoplular nasıl insanlardır7
- masum erkek6
- sivaslılar6
- dincilerin agresif olmasının nedeni3
- voleybol maçlarını izleyen erkekler3
- bıçak kemiğe dayandı6
- sözlükte içki fotoğrafı paylaşan tip6
- berhan şimşek'in kadına şiddet görüntüsü10
- sözlükteki büyücüler5
- erkek yazarların yaptığı son yemek2
- sözlüğe farklı bir kimlik ile sızmak5
- ağzıyla içemeyen insan6
- tarihin en kötü psg si3
- sokaktan kız geçerken kurt gibi uluyan tipler3
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı17
- deccalin sözlükte olma ihtimali5
- 5 eylül 2026 köprülerin özelleştirilmesi13
- kılıçlar çekildi bu bir düello5
- sözlükte kavga çıkarsa gocunun kini tutuyoruz9
- menzil terör örgütü metö3
- islamcı entelektüeller3
- zeki demirkubuz4
- tai lung44
- alkolün beyin hücreleri üzerindeki etkileri4
- isa mesih'in ikinci kez geleceği gerçeği4
- sinoplu diyojen4
ne kadar güzel, biliyor musun?
kuyruklu yıldızlar kadar...
ruhunun alanına giren gözler, kör olacak kadar kamaşırlar.
gözlerim kör olsun ona bakmaktan.
gözleri mücevherat!
heyhat...
gülümsese, bin pırlantanın ışıklarını soldurur.
öfkelense, ayı söndürür, yıldızları düşürür.
ama öfkeli ve cüretkar iken bile, güzellikler damlatır şapır şapır,
ne kadar içilse doyulmayacak muhteşemlikte güzellikler ...
hiç planlanmayan bir ürpermeydi..
hiç hesapta olmayan bir lütuf karıştı mayama ve kanıma.
şuurun içine karışmış bir halisünasyon gibi,
fişeklerin ardı ardına geceyi aydınlattığı bir şölen gibi,
bir yaşama tutunma sebebi gibi...
karanlık ormanlarda, kendinden başka herşeyi unutmuş ruhum yürürdü.
ağaçların gölgelerine kör, kuşların cıvıltısına sağırdı.
çiçek kokularını almaz, rüzgarı hissetmezdi.
Dolunay kışları sise karışır, fırtınalar gümbürderdi,
ama ben hiç duymazdım,
hiç aldırış etmezdim,
yürürdüm...
Sonra çalılıkların ardında diklendi dünyamın tepesine.
ruhumun ilerlediği patikanın hikayesinde, birdenbire anlamlar filizlendirdi.
Yaylım ateşi gözlerine bakmak, hikayenin ana fikrindeki anahtardı.
Ormanlar dolusu çiçekler açtı,
kurşuni dolunay, yerini güneş ışıklarına sattı,
rüzgar müzik oldu, yapraklar dansa başladı.
gözlerine baktığımda, ilhamlar taşıyor hislerimde,
onu kokladığımda, cennet diyarlarında gibi baş dönmelerine maruzum,
ve tenine dokunduğumda, hücrelerime ayrışıp yeniden birleşiyorum,
sonra onunla vücut buluyorum.
elini ver bana,
gözlerimizi kapatalım.
bu şölen sahnesinin topraklarından,
birlikte kalkalım ve arşa yükselelim.
olmaz mı?
bir tutam sevgi daha versen ya...
kuyruklu yıldızlar kadar...
ruhunun alanına giren gözler, kör olacak kadar kamaşırlar.
gözlerim kör olsun ona bakmaktan.
gözleri mücevherat!
heyhat...
gülümsese, bin pırlantanın ışıklarını soldurur.
öfkelense, ayı söndürür, yıldızları düşürür.
ama öfkeli ve cüretkar iken bile, güzellikler damlatır şapır şapır,
ne kadar içilse doyulmayacak muhteşemlikte güzellikler ...
hiç planlanmayan bir ürpermeydi..
hiç hesapta olmayan bir lütuf karıştı mayama ve kanıma.
şuurun içine karışmış bir halisünasyon gibi,
fişeklerin ardı ardına geceyi aydınlattığı bir şölen gibi,
bir yaşama tutunma sebebi gibi...
karanlık ormanlarda, kendinden başka herşeyi unutmuş ruhum yürürdü.
ağaçların gölgelerine kör, kuşların cıvıltısına sağırdı.
çiçek kokularını almaz, rüzgarı hissetmezdi.
Dolunay kışları sise karışır, fırtınalar gümbürderdi,
ama ben hiç duymazdım,
hiç aldırış etmezdim,
yürürdüm...
Sonra çalılıkların ardında diklendi dünyamın tepesine.
ruhumun ilerlediği patikanın hikayesinde, birdenbire anlamlar filizlendirdi.
Yaylım ateşi gözlerine bakmak, hikayenin ana fikrindeki anahtardı.
Ormanlar dolusu çiçekler açtı,
kurşuni dolunay, yerini güneş ışıklarına sattı,
rüzgar müzik oldu, yapraklar dansa başladı.
gözlerine baktığımda, ilhamlar taşıyor hislerimde,
onu kokladığımda, cennet diyarlarında gibi baş dönmelerine maruzum,
ve tenine dokunduğumda, hücrelerime ayrışıp yeniden birleşiyorum,
sonra onunla vücut buluyorum.
elini ver bana,
gözlerimizi kapatalım.
bu şölen sahnesinin topraklarından,
birlikte kalkalım ve arşa yükselelim.
olmaz mı?
bir tutam sevgi daha versen ya...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar