bugün
- ezilenlerin iktidarını kuran büyük insan31
- enayilerin bitik leao'ya 17 m euro maaş vermesi20
- sözlük yazarlarının nahları4
- mauro icardi5
- atatürkçü bir ailede doğmak3
- ak partililerin anayasayı değiştirmeye çalışması5
- mesih gelse kimsenin inanmayacak olması6
- uludağ sözlük ten faşizm'i söküp atacağız20
- ceyda düvenci4
- 29 ağustos 2026 galatasaray göztepe maçı10
- ülke batsa diye hergün dua eden kemalist7
- türkiye ekonomide çin'i örnek almalıdır4
- tai lung36
- israiloğulları vs ismailoğulları4
- arkadaşlar hesabı silicem14
- türkler ve çinliler iki süper güç olacak7
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı7
- ölürken dinlenecek müzik6
- arapça küfür edilse amin inşallah diyecek kitle4
- rafael leao30
- fenerbahçe23
- önder sav2
- go2
- neden sosyalist oldun sorusuna verilecek yanıtlar4
- hangi il hangi renk2
- gökçek ailesinin almanya daki milyonluk serveti14
- türkiye toplumu ile anlaşamamak4
- deccal7
- çözüm süreci akp lisi vs çözüm süreci pkk lıları2
- velvet25
- jack london4
- 29 ağustos 2026 konyaspor kocaelispor maçı3
- sayın başbirader erecto birader2
- sözlük muhaliflerinin fikri yoktur9
- rafael leao victor osimhen leroy sane8
- sarapci koala71
- leao'nun süper lig'in içinden geçecek olması3
- yılmaz güney7
- kapadokya27
- çomarlar için sosyal medya platformu2
- habire126
- türkiye22
- izleyip ağlamalık aşk filmi2
- anın görüntüsü18
- galatasaray'ın çok ballı kura çekmesi24
- günün sözü23
- aleksey batrakov6
- türkiye'nin nato'dan çıkıp abd'ye barış götürmesi5
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı3
- şeriat gelsin de isterse türkiye batsın2
--spoiler--
"Bak, seni Tanrıya inandıracağım" iddiası olmasaydı, kalbimi çalabilecek olan filmdi. Ama bu iddia nedeniyle "bak şu hayal ürünü şeye inanırsan, hayal daha güzel geliyor sanki. O yüzden o hayal ürünü şeye inanmak makuldür" şeklinde bir mesaj aktarmış oluyor. Geri kalan her şeyi birebir koruyup sırf bu iddianın geçtiği iki veya üç diyaloğu çıkartsak çok güzel bir ateist filmi olabilirdi. Ama bu haliyle 10 üzerinden 7 verebiliyorum sadece. Yine de bu güzel bir puan ve bunun büyük bir bölümü filmin sunduğu görsellik, akıcılık ve (kanadından vurulmuş olsa da) akılcılık sayesinde.
Beni rahatsız eden bu "Tanrı'ya inandırma argümanı" hakkındaki düşüncelerimi şu şekilde özetleyebilirim.
Filmin başlarında babası din karanlıktır diyor ve sonuna kadar haklı.
1) Öncelikle din akılcı düşünmenin önüne engel koyduğu için karanlıktır. Bunu detaylı bir şekilde açıklamaya gerek olduğunu düşünmüyorum. Din sayesinde bulunan tek bir icat koyabilirseniz önüme detaylar üzerine konuşabiliriz.
2) Sonrasında da din insanın zorluklar ile mücadele etme yeteneklerini körelttiği için karanlıktır. Benden önceki entry'lerde genelde tam tersine "Din zorluklarla mücadele etme imkanı veriyor. Bu yüzden ben de birinci hikayeye inanıyorum; dinlere inandığım gibi vs." denmiş. Kusura bakmayın ama buna ancak cenazelerde matem yerine bayram havası eserse inanabilirim. Hayır, kandırmayın kendinizi. Dine ne kadar inanıyor olsanız da bir kayıp yaşadığınızda ağlıyorsunuz, hayatınız alt üst oluyor. Yıllar boyunca kaybınız aklınızdan çıkmıyor, üzülüyorsunuz. Bu da yetmezmiş gibi çocuklarınıza da bu özrü kazandırıyorsunuz. Daha sonra çocuklarınız dinlerin gerçek olmadığını fark edince travmalar ile başa çıkma yeteneğine sahip olmayan bireyler olarak acılarını uyuşturucudan, intihara giden birçok yöntemle sonlandırmaya çalışıyorlar. Halbuki hayatın gerçekleri ile yüzleşebilseler, akılcı düşünebilseler ellerindeki tek hayat imkanının tadını çıkarmaya ve doğanın kuralları ile barışmaya başlayabilirdi bu gibi insanlar. işte bu yüzden din karanlıktır.
Bir de muzlar gerçekten su üzerinde yüzdüğü için bunun ilk hikayeyi destekleyen bir detay olduğu düşünülmüş. Ben ise böyle düşünmüyorum çünkü ikinci hikayede de aynı şey oluyor. Birincisinde goril muzlara tutunarak geliyor, ikincisinde annesi muzlara tutunarak geliyor. Bana kalırsa gerçek hikayenin ikinci hikaye olduğu ve birinci hikayenin tamamen hayal ürünü olduğu gün gibi ortada; aynı tanrının tamamen hayal ürünü olması gibi.
--spoiler--
"Bak, seni Tanrıya inandıracağım" iddiası olmasaydı, kalbimi çalabilecek olan filmdi. Ama bu iddia nedeniyle "bak şu hayal ürünü şeye inanırsan, hayal daha güzel geliyor sanki. O yüzden o hayal ürünü şeye inanmak makuldür" şeklinde bir mesaj aktarmış oluyor. Geri kalan her şeyi birebir koruyup sırf bu iddianın geçtiği iki veya üç diyaloğu çıkartsak çok güzel bir ateist filmi olabilirdi. Ama bu haliyle 10 üzerinden 7 verebiliyorum sadece. Yine de bu güzel bir puan ve bunun büyük bir bölümü filmin sunduğu görsellik, akıcılık ve (kanadından vurulmuş olsa da) akılcılık sayesinde.
Beni rahatsız eden bu "Tanrı'ya inandırma argümanı" hakkındaki düşüncelerimi şu şekilde özetleyebilirim.
Filmin başlarında babası din karanlıktır diyor ve sonuna kadar haklı.
1) Öncelikle din akılcı düşünmenin önüne engel koyduğu için karanlıktır. Bunu detaylı bir şekilde açıklamaya gerek olduğunu düşünmüyorum. Din sayesinde bulunan tek bir icat koyabilirseniz önüme detaylar üzerine konuşabiliriz.
2) Sonrasında da din insanın zorluklar ile mücadele etme yeteneklerini körelttiği için karanlıktır. Benden önceki entry'lerde genelde tam tersine "Din zorluklarla mücadele etme imkanı veriyor. Bu yüzden ben de birinci hikayeye inanıyorum; dinlere inandığım gibi vs." denmiş. Kusura bakmayın ama buna ancak cenazelerde matem yerine bayram havası eserse inanabilirim. Hayır, kandırmayın kendinizi. Dine ne kadar inanıyor olsanız da bir kayıp yaşadığınızda ağlıyorsunuz, hayatınız alt üst oluyor. Yıllar boyunca kaybınız aklınızdan çıkmıyor, üzülüyorsunuz. Bu da yetmezmiş gibi çocuklarınıza da bu özrü kazandırıyorsunuz. Daha sonra çocuklarınız dinlerin gerçek olmadığını fark edince travmalar ile başa çıkma yeteneğine sahip olmayan bireyler olarak acılarını uyuşturucudan, intihara giden birçok yöntemle sonlandırmaya çalışıyorlar. Halbuki hayatın gerçekleri ile yüzleşebilseler, akılcı düşünebilseler ellerindeki tek hayat imkanının tadını çıkarmaya ve doğanın kuralları ile barışmaya başlayabilirdi bu gibi insanlar. işte bu yüzden din karanlıktır.
Bir de muzlar gerçekten su üzerinde yüzdüğü için bunun ilk hikayeyi destekleyen bir detay olduğu düşünülmüş. Ben ise böyle düşünmüyorum çünkü ikinci hikayede de aynı şey oluyor. Birincisinde goril muzlara tutunarak geliyor, ikincisinde annesi muzlara tutunarak geliyor. Bana kalırsa gerçek hikayenin ikinci hikaye olduğu ve birinci hikayenin tamamen hayal ürünü olduğu gün gibi ortada; aynı tanrının tamamen hayal ürünü olması gibi.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar