bugün
- geceye bir şarkı bırak15
- ilk adımı karşıdan bekleyen erkek19
- erkeklerin güzel kız görünce verdiği tepki7
- sözlüğün hemfikir olduğu tek konu10
- uludağ sözlükteki ayak fetişizmi14
- cips yedikten sonra parmakları tişörte silmek7
- sinir bozucu şeyler9
- sevgiliyle dağ evindeyken şömine önünde sevişmek4
- ben geldim naneler30
- nickaltı hoşgeldini olmayan yazarlar5
- zamanda yolculuk mümkün olsa yapılacaklar2
- 10 bin lira verseler bu gece sokakta yatar mısın3
- zengin kızların güzel olması5
- sözlük için ne yapabiliriz10
- 90 ların özel olmasının nedeni3
- güzel zannedilen kadınların sıradan olmaları13
- ölmeyi planladığınız yaş3
- sevilen kızın 1 haftadır giydiği naylon çorap4
- bir insana çirkin demek6
- sigarayı neden seviyoruz5
- nicki kısa olanın penisi küçük olur22
- clydeless bonnie8
- 29 yaşında olmak3
- kemal kılıçdaroğlu konuşuyor3
- biri size sokakta yan baksa ne yaparsınız6
- türkiye nin en güvenilir insanı11
- kendin hakkında bir gerçek bırak7
- bizi kandırıyor olabilirler mi4
- 40 yaşını aşmış bunaklar kulübü3
- fetiş nedir kime denir4
- yurdum muhalifinin sürekli kandırılması3
- pasif içicilik3
- kuranda namaz yok8
- anılar o geceler2
- sıcak ekmeğin arasına margarin sürmek3
- pilavlı sohbet vs rakı balık6
- meme fetişizmi3
- yapay zeka şirketlerinin kitapları imha etmesi3
- kahvaltıda kola içmek3
- babanın sarhoş olması5
- testere adamın dibidir3
- astrolojiye inanan flörtten anında soğumak4
- true nickli yazara özelden küfredilmesi olayı20
- haluk levent'i karalama kampanyası17
- haluk levent'e para emanet etmek23
- 15 temmuz2
- şaka maka tek umudun yine bahçeli olması19
- ibrahim karagül'ün erdoğan'a fetöcü iması yapması3
- her ay aynı eskorta gitmek tek eşlilik midir7
- ejderhalar yıkanır mı sorunsalı5
--spoiler--
"Bak, seni Tanrıya inandıracağım" iddiası olmasaydı, kalbimi çalabilecek olan filmdi. Ama bu iddia nedeniyle "bak şu hayal ürünü şeye inanırsan, hayal daha güzel geliyor sanki. O yüzden o hayal ürünü şeye inanmak makuldür" şeklinde bir mesaj aktarmış oluyor. Geri kalan her şeyi birebir koruyup sırf bu iddianın geçtiği iki veya üç diyaloğu çıkartsak çok güzel bir ateist filmi olabilirdi. Ama bu haliyle 10 üzerinden 7 verebiliyorum sadece. Yine de bu güzel bir puan ve bunun büyük bir bölümü filmin sunduğu görsellik, akıcılık ve (kanadından vurulmuş olsa da) akılcılık sayesinde.
Beni rahatsız eden bu "Tanrı'ya inandırma argümanı" hakkındaki düşüncelerimi şu şekilde özetleyebilirim.
Filmin başlarında babası din karanlıktır diyor ve sonuna kadar haklı.
1) Öncelikle din akılcı düşünmenin önüne engel koyduğu için karanlıktır. Bunu detaylı bir şekilde açıklamaya gerek olduğunu düşünmüyorum. Din sayesinde bulunan tek bir icat koyabilirseniz önüme detaylar üzerine konuşabiliriz.
2) Sonrasında da din insanın zorluklar ile mücadele etme yeteneklerini körelttiği için karanlıktır. Benden önceki entry'lerde genelde tam tersine "Din zorluklarla mücadele etme imkanı veriyor. Bu yüzden ben de birinci hikayeye inanıyorum; dinlere inandığım gibi vs." denmiş. Kusura bakmayın ama buna ancak cenazelerde matem yerine bayram havası eserse inanabilirim. Hayır, kandırmayın kendinizi. Dine ne kadar inanıyor olsanız da bir kayıp yaşadığınızda ağlıyorsunuz, hayatınız alt üst oluyor. Yıllar boyunca kaybınız aklınızdan çıkmıyor, üzülüyorsunuz. Bu da yetmezmiş gibi çocuklarınıza da bu özrü kazandırıyorsunuz. Daha sonra çocuklarınız dinlerin gerçek olmadığını fark edince travmalar ile başa çıkma yeteneğine sahip olmayan bireyler olarak acılarını uyuşturucudan, intihara giden birçok yöntemle sonlandırmaya çalışıyorlar. Halbuki hayatın gerçekleri ile yüzleşebilseler, akılcı düşünebilseler ellerindeki tek hayat imkanının tadını çıkarmaya ve doğanın kuralları ile barışmaya başlayabilirdi bu gibi insanlar. işte bu yüzden din karanlıktır.
Bir de muzlar gerçekten su üzerinde yüzdüğü için bunun ilk hikayeyi destekleyen bir detay olduğu düşünülmüş. Ben ise böyle düşünmüyorum çünkü ikinci hikayede de aynı şey oluyor. Birincisinde goril muzlara tutunarak geliyor, ikincisinde annesi muzlara tutunarak geliyor. Bana kalırsa gerçek hikayenin ikinci hikaye olduğu ve birinci hikayenin tamamen hayal ürünü olduğu gün gibi ortada; aynı tanrının tamamen hayal ürünü olması gibi.
--spoiler--
"Bak, seni Tanrıya inandıracağım" iddiası olmasaydı, kalbimi çalabilecek olan filmdi. Ama bu iddia nedeniyle "bak şu hayal ürünü şeye inanırsan, hayal daha güzel geliyor sanki. O yüzden o hayal ürünü şeye inanmak makuldür" şeklinde bir mesaj aktarmış oluyor. Geri kalan her şeyi birebir koruyup sırf bu iddianın geçtiği iki veya üç diyaloğu çıkartsak çok güzel bir ateist filmi olabilirdi. Ama bu haliyle 10 üzerinden 7 verebiliyorum sadece. Yine de bu güzel bir puan ve bunun büyük bir bölümü filmin sunduğu görsellik, akıcılık ve (kanadından vurulmuş olsa da) akılcılık sayesinde.
Beni rahatsız eden bu "Tanrı'ya inandırma argümanı" hakkındaki düşüncelerimi şu şekilde özetleyebilirim.
Filmin başlarında babası din karanlıktır diyor ve sonuna kadar haklı.
1) Öncelikle din akılcı düşünmenin önüne engel koyduğu için karanlıktır. Bunu detaylı bir şekilde açıklamaya gerek olduğunu düşünmüyorum. Din sayesinde bulunan tek bir icat koyabilirseniz önüme detaylar üzerine konuşabiliriz.
2) Sonrasında da din insanın zorluklar ile mücadele etme yeteneklerini körelttiği için karanlıktır. Benden önceki entry'lerde genelde tam tersine "Din zorluklarla mücadele etme imkanı veriyor. Bu yüzden ben de birinci hikayeye inanıyorum; dinlere inandığım gibi vs." denmiş. Kusura bakmayın ama buna ancak cenazelerde matem yerine bayram havası eserse inanabilirim. Hayır, kandırmayın kendinizi. Dine ne kadar inanıyor olsanız da bir kayıp yaşadığınızda ağlıyorsunuz, hayatınız alt üst oluyor. Yıllar boyunca kaybınız aklınızdan çıkmıyor, üzülüyorsunuz. Bu da yetmezmiş gibi çocuklarınıza da bu özrü kazandırıyorsunuz. Daha sonra çocuklarınız dinlerin gerçek olmadığını fark edince travmalar ile başa çıkma yeteneğine sahip olmayan bireyler olarak acılarını uyuşturucudan, intihara giden birçok yöntemle sonlandırmaya çalışıyorlar. Halbuki hayatın gerçekleri ile yüzleşebilseler, akılcı düşünebilseler ellerindeki tek hayat imkanının tadını çıkarmaya ve doğanın kuralları ile barışmaya başlayabilirdi bu gibi insanlar. işte bu yüzden din karanlıktır.
Bir de muzlar gerçekten su üzerinde yüzdüğü için bunun ilk hikayeyi destekleyen bir detay olduğu düşünülmüş. Ben ise böyle düşünmüyorum çünkü ikinci hikayede de aynı şey oluyor. Birincisinde goril muzlara tutunarak geliyor, ikincisinde annesi muzlara tutunarak geliyor. Bana kalırsa gerçek hikayenin ikinci hikaye olduğu ve birinci hikayenin tamamen hayal ürünü olduğu gün gibi ortada; aynı tanrının tamamen hayal ürünü olması gibi.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar