bugün
- nervio tarzı entry girmek13
- sözlükteki yazarların beni kız zannetmesi10
- jaws filmindeki sikko balik21
- orta çağda gece yolculuğu yapmak4
- muhafazakar tatil seçenekleri3
- arda güler14
- doğubank5
- atatürk ün hataları13
- bugün galatasaray fenerbahçe maçı var4
- behzat ç.4
- haftanın gammazı olmak2
- horny meydan6
- flört etmeme ilkesi2
- 28 bin lira veriyor diye köle gözüyle bakan patron5
- ülken için savaşır mısın4
- simiago erkek mi kadın mı4
- yemene asker gönderilme meselesi8
- duşa giriyorum kimi düşüneyim5
- sinek as'ın sözlüğe vedası25
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı25
- iltica20
- yetkisi alınan yetkili8
- sözlüğe veda eden yazara kızan yazar3
- pakiler afganlar gibi entari ile gezmek3
- idrija2
- sözlüğü kurtaracak tek yazar4
- postojna2
- haftanın gammazlarında birinci olan user7
- oktay saral'ın görevden alınması4
- oktay saral9
- sandalet ayak bikinisidir6
- nusret altınbaş'ın adliyeye sevk edilmesi2
- insan sevmemek6
- 26 ekim 2026 rizespor trabzonspor maçı5
- sözlüğün kralı9
- hintliler zenci midir4
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı18
- kaynana karı pipimi istiyin miiiii2
- 3000 yıldır uyuyan mumyayı uyandırmak6
- hayatı günahkarlarla uğraşma boş işi2
- audi vs bmw vs mercedes2
- 26 ekim 2026 fb'nin cimbom'a döşeyeceği boru3
- fon vurgunu50
- gs fb derbisinde biletler 1 lira olsa olacaklar4
- nervio6
- sabahları americano içmeyince gerilen adam3
- ritmik cimnastik yarışması3
- asansörde konuşmama kuralı4
- irana gelin gitmek4
- moralin çok bozuk olması6
Türk mizah sanatının en eski örneklerinden sayılan Nasreddin Hoca öykülerinin yüzyıllar öncesinden kalan ilk versiyonlarında, ana tema cinselliktir. Nasreddin Hoca üzerine çalışan araştırmacılar, ilk dönem öykülerindeki cinselliği halk düşünce ve felsefesinin gerçekçi ve sınırlama konmamış bir ürünü olarak niteliyorlar. Bu şekilde öykülerin kaydedildiği ve 16. yüzyıldan kaldığı sanılan elyazmalarından biri, Hollandanın Groningen Üniversitesi Kitaplığında (Cod. Gron. a g 8) saklanıyor. Yazmada bulunan 75 öyküden bir kısmı, cinsellikle ilgili. Metin ilk kez, K.R.F. Burill tarafından bilimsel bir dergide, orijinal dili ve bugünün Türkçesine uyarlamasıyla birlikte yayınlanmıştı (Archivum Ottomanicum, Tomus II, Anno 1970). Günümüzde de rahatça anlaşılabilecek bir dille yazılmış olan bu fıkraların bazılarını, çok küçük değişiklikler yaparak veriyoruz:
*
Nasreddin Hoca, bir gün Sivrihisarda vaaz ederken demiş: Müslümanlar, bu Sivrihisarla Karahisarın havası birmiş. Dinleyenler, Neden? demişler. Hoca, cevap vermiş: Orada da s ..e t ..m beraberdi, gördüm ki burada da beraber.
*
Nasreddin Hoca, bir gün vaaz ederken demiş: Müslümanlar, varın Tanrıya şükredin ki, g ü alınlarınızda yapmamış. Eğer alınlarınızda olsaydı, hergün yüzünüze s nız.
*
Favorim
Nasreddin Hoca bir gün minareyi göstererek Şuna ne derler? diye sormuş. Halk, Şehrin s..i demiş. Hoca demiş: Ona uygun g nüz var mı?.
*
Nasreddin Hoca bir gün, mescide varmış. Tesadüf, kısacık kaftanıyla ön safta yer bulmuş. Rükûda ardından t rı gözükmüş. Bir herif sıkıca tutmuş. Hoca da imamın t rını tutmuş. Đmam demiş: Hey, neylersin demiş. Hoca da demiş ki: Neyliyeyim, ben sizi t k karışma oynar sanırdum.
*
Nasreddin Hoca bir gün yolda giderken, bir alay don yıkayan avrata rastlamış. Avratlar hocayı görünce, a ..ı açmışlar. Hoca, buna ne derler? demişler. Hoca da A.! demiş. Avratlar, Hey Hoca, bilemedin! Buna, garipler meşhedi (mezarı) derler demişler. Hoca gidip s ni bir eski bez parçasına sarmış, bir yonkucuk (çamaşır yıkama taşı) üstüne koyup gelmiş. Avratlar Hay Hoca, bu nedir? demişler. Hoca Garipler ölüşüdür. Yerine koyalım demiş. Birisi razı olmuş. Hoca tam yerleştirirken avrat Hocanın taşaklarını tutmuş, Ya bunlar demiş. Hoca da demiş ki: O garibin oğlancıklarıdır. Makbere (mezara) beraber gelmişlerdir.
*
Nasreddin Hocaya bir gün iki avrat gelmiş. Birisi demiş: Efendi, biz ikimiz bir çanağa bir karanlık yerde işedik. Birimizden sidik, birimizden şirligun (susam yağı) geldi. Hangimizin sidik, hangimizin susam yağı, bilmiyoruz demiş. Hoca da demiş ki: O kolay Gelin, ikinizin de g ne basayım, hanginizden ki küspe çıkar, yağ onundur
*
Nasreddin Hoca bir gün başkasının eşeğini s .ken, hayvanın sahibi çıkagelmiş: Ne yapıyorsun be? Eşeğe bundan hiçbir şey olmaz ama, sen onu kurttan sakla
*
Nasreddin Hoca, bir herife demiş: Şu benim eşeğim kâh hırçınlık eder, yürümez. Ne yapayım? demiş. Herif te demiş: Ben sana bir ot vereyim, her ne zaman yürümüyor, parmağınla o ottan biraz g ne tak demiş. Meğer o ot nişadır imiş. Bir gün Hoca eşeğiyle odundan gelirken eşek yürümemiş. Hemen o ottan biraz g ne parmağıyla takmış. Eşek g .ün acısıyla öyle gitmiş ki, Hoca ardından yetişememiş. Bakmış ki olmuyor, Hoca da biraz o ottan kendi g ne parmağıyla takmış..Hoca da g .nün acısıyla öyle gitmiş ki, eve kadar gelmiş. Eşek bakmış ki ev kapısı açık değil, almış yürüyüvermiş. Avrat, eşeğin ardına düşmüş. Hoca demiş ki: Bre karı, eşeği ko beni tut, yoksa memleketi deldim geçtim demiş.
*
Nasreddin Hocaya bir gün avratı, Ben gelinceye kadar şu oğlana göz-kulak ol demiş. Annesi gidince, oğlan ağlamaya başlamış. Hoca oğlanı dizleri üzerine almış, çocuk Hocanın üzerine işeyince Hoca da oğlanın oğlanın kafasına sıçmış. Bu sırada karısı dönmüş: Bre deli, nedir bu? Bre a ğını s .ğim! Şu kadarcık oğlanın altında kalır mıyım?
*
Nasreddin Hocaya bir gün avratı, Ben gelinceye kadar şu oğlana göz-kulak ol demiş. Annesi gidince, oğlan ağlamaya başlamış. Hoca bakmış ki susmuyor, çocuğun eline s .i vermiş. Bu sırada karısı dönmüş: Bre deli, nedir bu? Bre a ğını s .ğim! Eline bıçak vereyim de elini mi kessin?
*
Nasreddin Hocaya bir gün avratı, Ben gelinceye kadar şu oğlanı avut demiş, gitmiş. Avrat gidince oğlan ağlamış. Hoca bakmış ki olmaz Bir çanakta yoğurt varmış. S ne bulaştırmış, oğlana yalatarak uyutmuş. Avratı gelmiş, Aferin be koca. Şu oğlanı ne güzel uyutmuşsun demiş. Hoca da demiş ki: Behey a ..nı s .ğim! Ben onu uyutuncaya kadar dokuz s.. yoğurt yedirdim. Eğer sana da yedirsem, sen de uyurdun demiş.
*
Nasreddin Hocanın avratı bir gün boş evde a..na bakmış demiş ki: Benim devletim ve saadetim a.! Senin yüzünden bunca saadetlere uğradım, kim bilir daha ne saadetlere uğrayacağım. Derken, Hoca tesadüfen işitmiş. Görmüş ki, hal böyle. Hemen dışarı çıkmış, s ni açmış, Beni türlü belalara uğratan hep sensin! Daha kimbilir ne belalara uğratacaksın diye ağlarken avratı içerden işitmiş, dışarı gelmiş. Görmüş ki Hoca s ni t ..nı açıp durmaz, ağlar. Koca, noldun? demiş. Hoca da demiş ki: Behey a ..nı s .ğim! Ben senin a..nın düğününe gelmedim. Sen benim s min yasına niçin gelirsin? demiş
*
Nasreddin Hoca, bir gün Sivrihisarda vaaz ederken demiş: Müslümanlar, bu Sivrihisarla Karahisarın havası birmiş. Dinleyenler, Neden? demişler. Hoca, cevap vermiş: Orada da s ..e t ..m beraberdi, gördüm ki burada da beraber.
*
Nasreddin Hoca, bir gün vaaz ederken demiş: Müslümanlar, varın Tanrıya şükredin ki, g ü alınlarınızda yapmamış. Eğer alınlarınızda olsaydı, hergün yüzünüze s nız.
*
Favorim
Nasreddin Hoca bir gün minareyi göstererek Şuna ne derler? diye sormuş. Halk, Şehrin s..i demiş. Hoca demiş: Ona uygun g nüz var mı?.
*
Nasreddin Hoca bir gün, mescide varmış. Tesadüf, kısacık kaftanıyla ön safta yer bulmuş. Rükûda ardından t rı gözükmüş. Bir herif sıkıca tutmuş. Hoca da imamın t rını tutmuş. Đmam demiş: Hey, neylersin demiş. Hoca da demiş ki: Neyliyeyim, ben sizi t k karışma oynar sanırdum.
*
Nasreddin Hoca bir gün yolda giderken, bir alay don yıkayan avrata rastlamış. Avratlar hocayı görünce, a ..ı açmışlar. Hoca, buna ne derler? demişler. Hoca da A.! demiş. Avratlar, Hey Hoca, bilemedin! Buna, garipler meşhedi (mezarı) derler demişler. Hoca gidip s ni bir eski bez parçasına sarmış, bir yonkucuk (çamaşır yıkama taşı) üstüne koyup gelmiş. Avratlar Hay Hoca, bu nedir? demişler. Hoca Garipler ölüşüdür. Yerine koyalım demiş. Birisi razı olmuş. Hoca tam yerleştirirken avrat Hocanın taşaklarını tutmuş, Ya bunlar demiş. Hoca da demiş ki: O garibin oğlancıklarıdır. Makbere (mezara) beraber gelmişlerdir.
*
Nasreddin Hocaya bir gün iki avrat gelmiş. Birisi demiş: Efendi, biz ikimiz bir çanağa bir karanlık yerde işedik. Birimizden sidik, birimizden şirligun (susam yağı) geldi. Hangimizin sidik, hangimizin susam yağı, bilmiyoruz demiş. Hoca da demiş ki: O kolay Gelin, ikinizin de g ne basayım, hanginizden ki küspe çıkar, yağ onundur
*
Nasreddin Hoca bir gün başkasının eşeğini s .ken, hayvanın sahibi çıkagelmiş: Ne yapıyorsun be? Eşeğe bundan hiçbir şey olmaz ama, sen onu kurttan sakla
*
Nasreddin Hoca, bir herife demiş: Şu benim eşeğim kâh hırçınlık eder, yürümez. Ne yapayım? demiş. Herif te demiş: Ben sana bir ot vereyim, her ne zaman yürümüyor, parmağınla o ottan biraz g ne tak demiş. Meğer o ot nişadır imiş. Bir gün Hoca eşeğiyle odundan gelirken eşek yürümemiş. Hemen o ottan biraz g ne parmağıyla takmış. Eşek g .ün acısıyla öyle gitmiş ki, Hoca ardından yetişememiş. Bakmış ki olmuyor, Hoca da biraz o ottan kendi g ne parmağıyla takmış..Hoca da g .nün acısıyla öyle gitmiş ki, eve kadar gelmiş. Eşek bakmış ki ev kapısı açık değil, almış yürüyüvermiş. Avrat, eşeğin ardına düşmüş. Hoca demiş ki: Bre karı, eşeği ko beni tut, yoksa memleketi deldim geçtim demiş.
*
Nasreddin Hocaya bir gün avratı, Ben gelinceye kadar şu oğlana göz-kulak ol demiş. Annesi gidince, oğlan ağlamaya başlamış. Hoca oğlanı dizleri üzerine almış, çocuk Hocanın üzerine işeyince Hoca da oğlanın oğlanın kafasına sıçmış. Bu sırada karısı dönmüş: Bre deli, nedir bu? Bre a ğını s .ğim! Şu kadarcık oğlanın altında kalır mıyım?
*
Nasreddin Hocaya bir gün avratı, Ben gelinceye kadar şu oğlana göz-kulak ol demiş. Annesi gidince, oğlan ağlamaya başlamış. Hoca bakmış ki susmuyor, çocuğun eline s .i vermiş. Bu sırada karısı dönmüş: Bre deli, nedir bu? Bre a ğını s .ğim! Eline bıçak vereyim de elini mi kessin?
*
Nasreddin Hocaya bir gün avratı, Ben gelinceye kadar şu oğlanı avut demiş, gitmiş. Avrat gidince oğlan ağlamış. Hoca bakmış ki olmaz Bir çanakta yoğurt varmış. S ne bulaştırmış, oğlana yalatarak uyutmuş. Avratı gelmiş, Aferin be koca. Şu oğlanı ne güzel uyutmuşsun demiş. Hoca da demiş ki: Behey a ..nı s .ğim! Ben onu uyutuncaya kadar dokuz s.. yoğurt yedirdim. Eğer sana da yedirsem, sen de uyurdun demiş.
*
Nasreddin Hocanın avratı bir gün boş evde a..na bakmış demiş ki: Benim devletim ve saadetim a.! Senin yüzünden bunca saadetlere uğradım, kim bilir daha ne saadetlere uğrayacağım. Derken, Hoca tesadüfen işitmiş. Görmüş ki, hal böyle. Hemen dışarı çıkmış, s ni açmış, Beni türlü belalara uğratan hep sensin! Daha kimbilir ne belalara uğratacaksın diye ağlarken avratı içerden işitmiş, dışarı gelmiş. Görmüş ki Hoca s ni t ..nı açıp durmaz, ağlar. Koca, noldun? demiş. Hoca da demiş ki: Behey a ..nı s .ğim! Ben senin a..nın düğününe gelmedim. Sen benim s min yasına niçin gelirsin? demiş