bugün
- ekonomi iyiken de akpye oy vermeyenler25
- kıbrıs barış harekatını ecevit'e mal etmek16
- mazotun litresi 101 lira31
- kendinden büyük kadınla evlenmek7
- g i l d e d l i l y22
- 38 yaşında olup 20 liklere çıtır gözüyle bakmak14
- claudian clouds13
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz44
- erkek parfümü kullanan kadın5
- eve gelen misafirin git sinyallerini okuyamaması6
- sıkıldım11
- evde tek başına dans etmek4
- küs olduğun birine yanlışlıkla selam vermek6
- yürüyen merdivende sol tarafta duran kişi4
- sözlükteki kaliteli yazarlar41
- avrupa'nın en ucuz akaryakıt fiyatları35
- öcalan a villa tahsis edecek halimiz yok4
- terminator gerçek mi oluyor6
- sözlükteki dedikodu gruplarına dahil olmak5
- chpli biriyle siyaset tartışmak8
- boş otobüste yanına oturan insan3
- mehmet pişkin4
- misafir varken evin babasının donla gezmesi3
- yazarların 2000li yıllarda counter strike nickleri3
- matematiğin çok zevkli bir ders olması3
- güzel ayak mevsiminin kapanmaya başlaması2
- market arabasını düzgün süremeyen erkek5
- gözlerimi dinlendiriyorum2
- nervio'ya bir koli mehmet efendi almak2
- siparişle gelen ketçap paketlerini saklamak5
- tartıştığı insanın entrylerini gammazlayan tip3
- kurtlar vadisi pusu'ya fetö soruşturması5
- iltica8
- banal kelimesinin çok banal olması4
- yaşlılığı kabullenemeyen insan2
- çok açık giyinen kadınların evlilik hayali kurması30
- lev nikolayeviç tolstoy3
- bitmeyen kriz5
- bir erkeğe ilk mesaj nasıl atılmalı19
- uludağ sözlükteki sıcak ve samimi aile ortamı12
- arkadaşlar ben uyusam ayıp olur mu4
- ne oldu2
- mazot fiyatlarının suçlusu21
- apocu akepeli3
- fake hesapla yazarların aklıyla dalga geçmek4
- akp li yazarlar4
- öyle bir şey söylemek ki ortamın buz kesmesi2
- asansör aynasıyla flört etmek4
- anın fotoğrafı19
- nihoş4
ahmet haşim şiiri:
"Hicrân-ı muhîtât ile solmuş, sarı, çıplak,
Râkid, ölü bir havza düşen bir kuru yaprak
Sessizce nasıl izler açar sîne-i mâda,
Ey tûde-i nûr-ı elem, ey çehre-i sâde!
Bir göl gibi durgun uyuyan rûhuma nûrun
Aktıkça, o sâkin suda her lem'a-i dûrun
Bir çîn-i felâket gibi ra'şeyle genişler...
Ey eski kamer, ey ezelî rûh-ı münevver,
Sen şimdi bu tüllerle muhîtâtı sararken,
Nûrunda tesellî, bütün âlâma koşarken,
Yalnız bu derin gölde senin açtığın izler,
Bir gizli gamın şehka-i seyyâlini gizler.
Bir göl ki semâsında ne âhenk, ne sâye
Vermez o büyük uzlete bir hadd ü nihâye.
Gençlik ve emel, hüzn-i civârında dikendir,
Üstünde esen nefhada bir girye nihendir.
Tülden ve buluttan ve bütün sîm ü semenden
Bir hâb-ı serâbî dökülürken yere senden,
Sen her suda bir başka güzellikle doğarsın,
Sen her suda bir başka ziyâ, başka kamersin.
Ormanların âgûş-ı sükûtundan akan âb,
Senden alır âhengine bir girye-i bîtâb.
Göller ki öper hüsnünü yalnız leb-i sâye,
Feyzinle dalar hâb-ı şeb-âvîz-i semâya.
Sevdâlara bir cennet olan sâyeli göller
Altında senin, hüsn-i esâtîr ile titrer...
Rûhumda, fakat, her dökülen katre-i nûrun,
Yalnız bir ölüm, bir ebedî mâtem-i dûrun
Nîlüfer-i giryânını, ey mâh-ı münevver,
Ezhâr-ı leyâlî gibi rûyâ ile besler."
"Hicrân-ı muhîtât ile solmuş, sarı, çıplak,
Râkid, ölü bir havza düşen bir kuru yaprak
Sessizce nasıl izler açar sîne-i mâda,
Ey tûde-i nûr-ı elem, ey çehre-i sâde!
Bir göl gibi durgun uyuyan rûhuma nûrun
Aktıkça, o sâkin suda her lem'a-i dûrun
Bir çîn-i felâket gibi ra'şeyle genişler...
Ey eski kamer, ey ezelî rûh-ı münevver,
Sen şimdi bu tüllerle muhîtâtı sararken,
Nûrunda tesellî, bütün âlâma koşarken,
Yalnız bu derin gölde senin açtığın izler,
Bir gizli gamın şehka-i seyyâlini gizler.
Bir göl ki semâsında ne âhenk, ne sâye
Vermez o büyük uzlete bir hadd ü nihâye.
Gençlik ve emel, hüzn-i civârında dikendir,
Üstünde esen nefhada bir girye nihendir.
Tülden ve buluttan ve bütün sîm ü semenden
Bir hâb-ı serâbî dökülürken yere senden,
Sen her suda bir başka güzellikle doğarsın,
Sen her suda bir başka ziyâ, başka kamersin.
Ormanların âgûş-ı sükûtundan akan âb,
Senden alır âhengine bir girye-i bîtâb.
Göller ki öper hüsnünü yalnız leb-i sâye,
Feyzinle dalar hâb-ı şeb-âvîz-i semâya.
Sevdâlara bir cennet olan sâyeli göller
Altında senin, hüsn-i esâtîr ile titrer...
Rûhumda, fakat, her dökülen katre-i nûrun,
Yalnız bir ölüm, bir ebedî mâtem-i dûrun
Nîlüfer-i giryânını, ey mâh-ı münevver,
Ezhâr-ı leyâlî gibi rûyâ ile besler."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar