bugün
- karı kıza para yedirir misiniz17
- kadınların piç erkek tercihi16
- şişman kızların çok neşeli olması6
- bıcır bıcır sözlük kızı vs maymun sözlük erkeği12
- osururken götten alev çıkması12
- izmir'de başörtülü kadını sahilden kovan seküler21
- seksli rüyalar görmek6
- uzun yol araba yolculuğunu çekilir yapacak şey14
- erkek adamın erkek sevgilisi olur2
- kurtuluş savaşı'nın müfredattan kaldırılması26
- zayıf erkeklerin agresif olması3
- 6 temmuz 2026 portekiz ispanya maçı12
- dinozorların gerçekten yaşadığını sanan cahiller8
- erkeklerin zayıf kız sevdiğini sanmak3
- bir kadınla bir erkeğin yakın arkadaş olması13
- şişman kız vardı yuzır ne oldu ona3
- 73 yaşındaki erkek sevgiliye alınabilecek hediye2
- ismet türkiyeye neyle geliyor sorunsalı4
- evlenilmeyecek kız tipi11
- en çok hoşa giden doğa olayı9
- drone uçurmanın neredeyse imkansız hale gelmesi4
- elle yemek yemek4
- iyi erkeklerin nerede olduğu sorunsalı7
- besle kargayı4
- memeleri gösterme kanunu2
- çocuksu barbarlığı dayakla düzeltmek5
- türk ekonimisi harika5
- imamoğlu'nun 1 günde 3 davaya girmesi20
- çöp yanında kitap bulma ilmi3
- yön duygusuna sahip olmamak10
- femboy erkeklere yürüyen dayılar5
- internetten kız düşürmenin kolaylaşması5
- aşure getiren yakışıklı kaslı komşu10
- bir kadın size hakaret ediyorsa7
- telefonun aşırı ısınması7
- 9 temmuz 2026 süper lig fikstür çekimi2
- hoşlanılan kızın evlilik düşünmüyorum demesi9
- yakışıklı olan ama sevgilisi olmayan erkek6
- erkeklerin çok açık giyinmeye başlaması4
- kız ismet bay birader gaydir2
- güne azerbaycan türkçesi bir şarkı bırak3
- bir insanın neden flört etmediği üzerine5
- otobüste yere oturan kızlara bağıran adam10
- sözlüğün embesillerle dolu olması5
- baş ağrısını geçiren ilginç tedaviler5
- sersem herif11
- zihni göktay13
- cemaat evinde maklube yememiş insan4
- kötü bir insan olmak5
- ragnar rockefeller38
az önce atv de izleme sansina sonunda erisebildigim film. bir sinema-tv ögrencisi gibi terminelojiye hakimiyetim olmadigi icin afili laflarla film elestirisi yapamam belki ama, hic de yabana atilmayacak rafine bir film zevkim olduguna eminim. aylar öncesinde bu filmi yazan yöneten kisilere fikirsel anlamda yakin oldugunu düsündügüm islamci bir cevre tarafindan abartili bir reklam/promosyon bombardimanina tutulmustuk. abartili bir tanitim ve övme sözkonusuydu. bütün o bombardiman son sirasi acikcasi benim bile merakim uyanmisti. sonunda izledim de rahatladim.
sonuc:
benim icin haluk bilginer güzelligine ragmen cekilmez bir filmdi. son zamanlarda bu kadar kötü bir film izlememistim. bir kuran seansi, bir cuma namazi selami, bir rab'den bahsedis bu kadar mi pohpohlattirir bir film mi allah askina!
edit:
ustalardan film hakkindaki görüsleri derledim söyle bir ortaya karisik, buyrun burdan okuyun bir de:
"...Polis'in derdi farklı bir öykü anlatmak değil. Yönetmen Ünlü daha çok anlatım biçimine yaslanmak ve seyircisini bu yolla şaşırtmak istemiş. Bunu da başardığını söylemek mümkün. Fakat filmin ciddi bir devamlılık sorunu var. Bunu sahne devamlılığı anlamında değil, tempo ve enerjisi anlamında söylüyorum. .."
ugur vardan/ http://www.radikal.com.tr...3096&tarih=16/02/2007
"Polis' bence daha genel bir problemin de habercisi; farklı olma telaşındaki bazı Türk filmlerinin savruk eklektizmleriyle, farklı 'ton' arayışlarında düştükleri alacalı bulacalı durumlarla ilgili bir şey bu....
"'Polis' gibi anlatımının fiyakasına inanmış filmler şu soruyu sorduruyorlar olsa olsa; ille de ve ille de 'farklı arayışlar' içindeki Türk yönetmenin derdi nedir? Muhtemelen bu sinemada, bu televizyonlarda anlatılan hikâyelerden sıkılmış olmak, ama onları aşacağım derken seyirciyi sersem etmekle başlayıp giderek kahkahalara boğmayı yeni olmakla karıştırmak...
"Polis'teki 'limonata içer misin'le biten 'üç alternatifli' sahne ya da tepeden düşen anne ise neredeyse kronolojik bir kültürel öykünme mantığıyla, son zamanlarda farklı olmak isteyen yönetmenlerimizin takıldıkları filmlere öykünüyor. (Kieslowski? Haneke? Yukarıdaki diğer yönetmenler?) DVD'den en son filmleri seyretmek aslında genç yönetmenlere zararlı mı, sinema festivalleri hayra vesile oluyor mu, yenilik arayışı nedir ne değildir gibi sorular akla geliyor.
"Polis'te dinle ilgili birtakım sayıklamalar da var ama bunları ciddiye almak gerçekten zor. Galiba, kahramanımızı 'hem şeytan hem melek olarak' görmemizi isteyen Tarot kartı kıvamında mistik bir fikriyat ki, film satrançla ne kadar ilgiliyse dinle de o kadar işte..
fatih özgüven/http://www.radikal.com.tr...3657&tarih=22/02/2007
sonuc:
benim icin haluk bilginer güzelligine ragmen cekilmez bir filmdi. son zamanlarda bu kadar kötü bir film izlememistim. bir kuran seansi, bir cuma namazi selami, bir rab'den bahsedis bu kadar mi pohpohlattirir bir film mi allah askina!
edit:
ustalardan film hakkindaki görüsleri derledim söyle bir ortaya karisik, buyrun burdan okuyun bir de:
"...Polis'in derdi farklı bir öykü anlatmak değil. Yönetmen Ünlü daha çok anlatım biçimine yaslanmak ve seyircisini bu yolla şaşırtmak istemiş. Bunu da başardığını söylemek mümkün. Fakat filmin ciddi bir devamlılık sorunu var. Bunu sahne devamlılığı anlamında değil, tempo ve enerjisi anlamında söylüyorum. .."
ugur vardan/ http://www.radikal.com.tr...3096&tarih=16/02/2007
"Polis' bence daha genel bir problemin de habercisi; farklı olma telaşındaki bazı Türk filmlerinin savruk eklektizmleriyle, farklı 'ton' arayışlarında düştükleri alacalı bulacalı durumlarla ilgili bir şey bu....
"'Polis' gibi anlatımının fiyakasına inanmış filmler şu soruyu sorduruyorlar olsa olsa; ille de ve ille de 'farklı arayışlar' içindeki Türk yönetmenin derdi nedir? Muhtemelen bu sinemada, bu televizyonlarda anlatılan hikâyelerden sıkılmış olmak, ama onları aşacağım derken seyirciyi sersem etmekle başlayıp giderek kahkahalara boğmayı yeni olmakla karıştırmak...
"Polis'teki 'limonata içer misin'le biten 'üç alternatifli' sahne ya da tepeden düşen anne ise neredeyse kronolojik bir kültürel öykünme mantığıyla, son zamanlarda farklı olmak isteyen yönetmenlerimizin takıldıkları filmlere öykünüyor. (Kieslowski? Haneke? Yukarıdaki diğer yönetmenler?) DVD'den en son filmleri seyretmek aslında genç yönetmenlere zararlı mı, sinema festivalleri hayra vesile oluyor mu, yenilik arayışı nedir ne değildir gibi sorular akla geliyor.
"Polis'te dinle ilgili birtakım sayıklamalar da var ama bunları ciddiye almak gerçekten zor. Galiba, kahramanımızı 'hem şeytan hem melek olarak' görmemizi isteyen Tarot kartı kıvamında mistik bir fikriyat ki, film satrançla ne kadar ilgiliyse dinle de o kadar işte..
fatih özgüven/http://www.radikal.com.tr...3657&tarih=22/02/2007
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar