bugün
- sözlükler arası savaş çıksa11
- ütü13
- taşaklardan birinin kayıp olması4
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri9
- atatürk düşmanlarının ortak özellikleri2
- çay içen kız9
- cedidacer bey ne yapıyor sorusu7
- evde yapılabilecek aktiviteler4
- mutsuz olmak3
- galatasaray6
- galatasaray 3 rennes 33
- en tehlikeli insan tipleri2
- 2 ağustos 2026 galatasaray rennes maçı3
- duyulan en ilginç isim5
- oralet içen erkek5
- aklınıza gelen şarkı sözü4
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek3
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz9
- anın fotoğrafı14
- çaya şeker atan erkek5
- rennes2
- uludağ sözlük çeteleri9
- kalem4
- veda mesajları hep yanlış yazılır2
- 45 defa kürtaj oldum bebek öldürmeyi seviyorum2
- erdal beşikçioğlu8
- yıkık yazarlar4
- yerinde dur3
- latte içen erkek4
- eğleniyormuş gibi yapan kadın2
- yelpaze3
- en boktan on yıl7
- smallville'deki konuk oyuncular3
- patates kızartması4
- dolma kalem3
- doa otomatı3
- ona bir şey söyle13
- 2036 da paranın bir önemi kalmayacak7
- gocu bak bi5
- telefona cevap vermeyen kız3
- gece ormanda birisi tarafından takip edilmek3
- oturunca göbeği kat kat olan kız3
- selam sözlük2
- ayrılık8
- mehdi nereye inecek sorunsalı3
- düşün ki o bunu okuyor4
- arkadaşlar ne yapıyorsunuz9
- en gey özelliğiniz3
- kasa daima kazanır2
- red flag erkek listesi9
dokuzyüzyetmiş sonbaharı çocuk
altıbuçuk ekim
civciv'leyim
donanma cemiyeti çay bahçesi
öpüşmelerle ayakta duran yağmurlu gece
yıllar sonra erdim ki işte buydu aşk
civciv kazanamaz sınavı
gidecektir izmir'e everilmek için eniştesinin kardeşiyle
kurtarmak için çatırdayan evliliğini kız kardeşinin
ablasını çok sever gidecektir izmir'e
kal diyorum kalırsan karım olursun
bu duyguyu ilk duyuyorum
karım diyorum
bu sözcüğü kendi ağzımdan ilk duyuyor kulaklarım
birdenbire tanıyorum aşkı delirmek üzereyim
meğer aşk bu
denizi doldurmak için dökülmüş beton direklerin üstündeyiz
sırtımıza güneş doğdu
akademinin hademesi çöpleri döktü denize
öpüşe öpüşe bulduk istanbul'un yitirilmiş sabahını
bir baktık ki gün olmuş
kız kulesi şakırdıyor su üstünde
civciv'in ablası piliç gelir izmir'den
otururuz konuşuruz
civciv bizans'ta kalacak iş bulunacak ev bulunacak
gelecek yıl yeniden girecek sınava kazanacak
civciv bana emanet der yoksul
ve fakat yoksuldur ödeyemez çay parasını
varımız yoğumuz aşkımızdır
bir karadeniz türküsünün bittiği yerde biz başlarız
kalkar gider büyük gözlü balıklar tabaklarımızdan
geçmişi katar esrikliğimize hiç durulmayan anason
üşümüş bademleri getirir çok üşümüş adam
yıllar sonra erdim ki işte buydu aşk
kim biliyor o sıralar
paris'e uçak diye düşerek şak diye ölecek civciv
civciv gidecektir ama gene gelecektir
ramazanın başladığı gün başlayacaktır aşkın orucu
bu dördümüzce de bilinmektedir
ramazana çeyrek kala altıbuçuk ekim
konak sinemasında buhranlı günler
yağmur ile çıkarız sinemadan
civciv uğur hasan
yokuşlardan mokuşlardan ineriz mekteb-i nefise'ye
orasıdır evimiz
şemsiyeler açarak öpüşürüz sokakların ortasında
yıllar sonra erdim ki işte buydu aşk
civciv benim ben civciv'in bekçiler ne karışır
on liraya teskin olur bekçiler
sabah olur çayı bile içemez çatlamış dudaklarımız
orta yerimize ince ilmiklerle bir gönül dokundu
dokunmayınız
(Gündeste, 1986)
Ferhantoloji, s.47-48
altıbuçuk ekim
civciv'leyim
donanma cemiyeti çay bahçesi
öpüşmelerle ayakta duran yağmurlu gece
yıllar sonra erdim ki işte buydu aşk
civciv kazanamaz sınavı
gidecektir izmir'e everilmek için eniştesinin kardeşiyle
kurtarmak için çatırdayan evliliğini kız kardeşinin
ablasını çok sever gidecektir izmir'e
kal diyorum kalırsan karım olursun
bu duyguyu ilk duyuyorum
karım diyorum
bu sözcüğü kendi ağzımdan ilk duyuyor kulaklarım
birdenbire tanıyorum aşkı delirmek üzereyim
meğer aşk bu
denizi doldurmak için dökülmüş beton direklerin üstündeyiz
sırtımıza güneş doğdu
akademinin hademesi çöpleri döktü denize
öpüşe öpüşe bulduk istanbul'un yitirilmiş sabahını
bir baktık ki gün olmuş
kız kulesi şakırdıyor su üstünde
civciv'in ablası piliç gelir izmir'den
otururuz konuşuruz
civciv bizans'ta kalacak iş bulunacak ev bulunacak
gelecek yıl yeniden girecek sınava kazanacak
civciv bana emanet der yoksul
ve fakat yoksuldur ödeyemez çay parasını
varımız yoğumuz aşkımızdır
bir karadeniz türküsünün bittiği yerde biz başlarız
kalkar gider büyük gözlü balıklar tabaklarımızdan
geçmişi katar esrikliğimize hiç durulmayan anason
üşümüş bademleri getirir çok üşümüş adam
yıllar sonra erdim ki işte buydu aşk
kim biliyor o sıralar
paris'e uçak diye düşerek şak diye ölecek civciv
civciv gidecektir ama gene gelecektir
ramazanın başladığı gün başlayacaktır aşkın orucu
bu dördümüzce de bilinmektedir
ramazana çeyrek kala altıbuçuk ekim
konak sinemasında buhranlı günler
yağmur ile çıkarız sinemadan
civciv uğur hasan
yokuşlardan mokuşlardan ineriz mekteb-i nefise'ye
orasıdır evimiz
şemsiyeler açarak öpüşürüz sokakların ortasında
yıllar sonra erdim ki işte buydu aşk
civciv benim ben civciv'in bekçiler ne karışır
on liraya teskin olur bekçiler
sabah olur çayı bile içemez çatlamış dudaklarımız
orta yerimize ince ilmiklerle bir gönül dokundu
dokunmayınız
(Gündeste, 1986)
Ferhantoloji, s.47-48
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar