bugün
- osuruktan şiirler41
- kanal ayarlama 1500 lira11
- devletin temeli adalettir9
- sözlükten soğuma nedenleri17
- ben geldim kerkenezler18
- adana kebap6
- claudian clouds22
- açılım4
- iyi parti17
- oyları bölmeyin diyen tipler nerde6
- sözlüğün en sevilmeyen yazarları9
- karınızın mini giymesine izin verir misiniz6
- velvet'in aylık geliri6
- simko315
- buluşulan sözlük beyinin 16 yaşında çıkması6
- müsavat dervişoğlu vs meral akşener4
- küçük sürprizler yapmak5
- kısır9
- yapay zekaya entry yazdıran yazar7
- yeni anayasa4
- ikizler burcu erkeği akrep kadını ilişkisi10
- arkadaşlar benden el mankeni olur mu4
- 777 diyen erkolar8
- zorunlu eğitim9
- alttaki yazara motto ver16
- mini elbise4
- şeytanın insanlardan ders alması4
- gece sokaklarda dolaşıp kedi ve köpekleri sevmek2
- çerçeve yasa34
- akrep burcu kini8
- sevgiliye sorulan ilginç sorular6
- yazarların özel mesaj sayıları5
- modern insanın mutlu olma ihtimali4
- sürekli türkçülerin soyunu araştıran kürtçü10
- amedspor14
- uludağ sözlüğün reaktörü2
- okul kıyafeti zorunluluğu3
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı31
- evlenme teklif edecekken sevgilinin yüzüne kusmak2
- ölüp hayalet olarak geri gelmek4
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler27
- gollumun gözü yüzükte6
- bir daha doğmayacak olmak4
- aleksey batrakov12
- üsteki yazara güzel bir şey söyle10
- filistin2
- 17 ağustos 1999 gölcük depremi9
- sözlük ırkçıları8
- saçını pembeye boyayan erkek6
- beyaz tenli gotik kız3
dün geceki arsenal maçı sonrası bizleri hüzünlendirmiş olan takımdır. arsenal bizden çok daha büyük bir takım. elbette galip gelmeyi beklemiyorduk. ancak uzun zamandır galatasarayı avrupada bu kadar aciz görmemiştim avrupada. şimdi 6-1lik real madrid maçını hatırlatanlar olacak. yok kardeşim, yok. o maç da dahil, son yıllarda gördüğüm en aciz oyunu sergiledik.
yanlış anlamamışsam prandelli, 3lü stoperin yanlarında iki yönlü kanat oyuncularıyla hücum halinde 3lü, savunma halinde 5li savunma planlamış. sneijderin zekasını ve pas kabiliyetlerini atak hazırlamada kullanarak cemali ve yektayı ileride daha cesur oynatarak, yeri geldiğinde kanatlardan da hücuma destek sağlayarak bir taktik tasarlamış. olmuş mu peki?
diziliş falan umurumda değil. öyle sanıyorum ki prandellinin istediği futbol ortaya konulabilseydi, şu anda çok daha farklı şeyler yazıyor olacaktık. mesele dizilişle falan ilgili değil. ilk golü yiyene kadar özellikle savunmamız o kadar güven verdi ki bana. herhalde dedim, prandellinin taktiği işe yarayacak. çok dandik bir gol yedik. golün asistini melo yaptı adeta. peki onu bu gol yüzünden suçlayabilir miyiz? elbette hayır. bu adam stoper değil ki arkadaş. ne bekliyordun? kısa bir süre sonra, aynı golü tekrar yedik. ben bir an golün replayını izliyoruz sandım. 3. gol ofsayttı zaten. ama yine benzer bir şekilde geldi gol. ofsayttaki rakibini tutamayan kişi, bu sefer şeju oldu.
işte en ağırıma giden şey, o ilk golden sonraki takımın haliydi. takım resmen "ben daha çok yiycem, bu daha başlangıç" diye bağırıyordu. teknik direktörümüzün ise hiç bir b planı yok. bu besbelli. yahu arsenal deplasmanındasın. ilk golü yeme ihtimalin yüzde 99. sen nasıl bir tektisyensin ki böylesine bir duruma karşı bir b planı hazırlayamıyorsun? dünkü maçta prandellinin yerine terim, mancini ya da başka ortalama bir menajer olsaydı en azından diyebilirdim ki "daha durun, maç yeni başlıyor". ama prandelli bize resmen daha onuncu dakikasında katilin kim olduğunu anlayabildiğimiz bir polisiye filmi izletti.
kimsenin galatasaraya bunu yapma hakkı yok. 6-1lik madrid maçını izleyenler bilir. galatasaray o maça deli gibi hücum ederek başladı. koskoca madride sahayı dar etmeyi planlamıştık. cezası da o yüzden ağır oldu. ama olsun dedik. bir dahaki sefere daha dikkatli oluruz. öyle de oldu. ve o gruptan ikinci çıktık, teknik direktör değişikliğine rağmen. dünkü maçtan sonra, benim bu galatasaray için hiç umudum yok açıkçası. prandelli bu kadar pervasızca maçı kenardan izlemekle yetinecekse, takım üzerinde kimya deneyleri yapmaya devam edecekse, bu takım fazla ışık vermeyen arsenalden de 4 yer, anderlechtten de, başakşehirden de... biz yine desteklemeye devam ederiz, orası ayrı. ama biliyoruz ki bu takımın potansiyeli bundan çok daha yüksek. perezli, fleurquinli takım değil bu takım. ona göre oynaması gerek.
selçuğun üzerine fazla gidiyoruz. selçuk düşüşte, bunu görmek için fazla şeye gerek yok. ama hala bile dün izlediğim yektadan on kat daha iyi. kendisine güvenini tekrardan kazanırsa, yine asistlerini yapmaya devam edecektir. ama bizim de fener medyasının oyununa gelmememiz lazım. hamit istekliydi. belli ki emeklilik planları yapmamış sakat iken. bu çok iyi bir sinyal. melo istekli, sneijderi hiç bu kadar istekli görmemiştim geldiği günden beri. adam neredeyse stoper oynadı dün. ama oynadı da. şeju güven veriyor artık. semih her zaman semih. tarık var bu takımda, şu anki tellesden daha fazla iş yapabilecek sabri, eboue gibi adamlar var. çok zorda kalınırsa balta var hem stoper hem de sol bek olarak. cemali de gün geçtikçe daha iyi performans sergiliyor. en büyük handikapı ise yabancı olması ve oyun stili bakımından melonun alternatifi olamaması. kanatlarda olcan gibi hazır bir topçumuz var. skora katkısı gayet iyi. bruma kullanılabilir, yedek kadrosunda ilk 11e konulduğunda hiç yadırganmayacak adamlar var. geçtiğimiz sezonlarda ilk 11de görmeye alışıp, şimdiyse ismini dahi unuttuğumuz adamlar var takımda. burak çok eksik bir forvet olabilir. ama iyi işleyen bir takımda o da iş yapacaktır. yapmazsa pandev ile destek olunabilir, umut oynatılabilir. en olmadı, devre arasında transfer yaparsın bir tane.
kısacası takım o kadar ümitsiz vaka değil tek tek bakıldığında. ama sahaya sürdüğün 11 oyuncudan bir takım çıkarmak asıl iş. hazırlık dönemini boş geçen taktisyenimiz, arsenal karşısında deniyor takımı! tek kelimeyle rezalet. sonra da asıl hedef lig diyor. şaka gibi. hani ligde de takımın adam gibi oyun oynadığı tek maç yok, yanlış anlaşılmasın.
işte taraftarın anlayış göstermemekte haklı olduğu şey de bu. bu takım arsenalden 4 yiyebilir, dortmunddan 5 yiyebilir, çemişgezekspora türkiye kupasında elenebilir. hepsine tamam. ama bu takım daha ilk golü yer yemez pes edemez. bu takımın hocası, bilmem kaç milyonluk oyuncularla daha avrupadaki ikinci maçında "bizim asıl hedefimiz lig zaten, ehe eheh" diyemez. bu takımın önceliği avrupadır. bizim ligi bu kadar önemsememizin de asıl sebebi, avrupa turnuvalarına katılmaktır. ayrıca galatasarayın kadrosu, üç kulvarda da iyi işler yapabilecek genişliktedir. hadi diyelim, kötü bir kadromuz var. sen bu takımın hocası olarak daha ikinci maçın sonunda "önemli olan katılmaktı" moduna girersen futbolcular ne yapsın? taraftar ne yapsın?
yanlış anlamamışsam prandelli, 3lü stoperin yanlarında iki yönlü kanat oyuncularıyla hücum halinde 3lü, savunma halinde 5li savunma planlamış. sneijderin zekasını ve pas kabiliyetlerini atak hazırlamada kullanarak cemali ve yektayı ileride daha cesur oynatarak, yeri geldiğinde kanatlardan da hücuma destek sağlayarak bir taktik tasarlamış. olmuş mu peki?
diziliş falan umurumda değil. öyle sanıyorum ki prandellinin istediği futbol ortaya konulabilseydi, şu anda çok daha farklı şeyler yazıyor olacaktık. mesele dizilişle falan ilgili değil. ilk golü yiyene kadar özellikle savunmamız o kadar güven verdi ki bana. herhalde dedim, prandellinin taktiği işe yarayacak. çok dandik bir gol yedik. golün asistini melo yaptı adeta. peki onu bu gol yüzünden suçlayabilir miyiz? elbette hayır. bu adam stoper değil ki arkadaş. ne bekliyordun? kısa bir süre sonra, aynı golü tekrar yedik. ben bir an golün replayını izliyoruz sandım. 3. gol ofsayttı zaten. ama yine benzer bir şekilde geldi gol. ofsayttaki rakibini tutamayan kişi, bu sefer şeju oldu.
işte en ağırıma giden şey, o ilk golden sonraki takımın haliydi. takım resmen "ben daha çok yiycem, bu daha başlangıç" diye bağırıyordu. teknik direktörümüzün ise hiç bir b planı yok. bu besbelli. yahu arsenal deplasmanındasın. ilk golü yeme ihtimalin yüzde 99. sen nasıl bir tektisyensin ki böylesine bir duruma karşı bir b planı hazırlayamıyorsun? dünkü maçta prandellinin yerine terim, mancini ya da başka ortalama bir menajer olsaydı en azından diyebilirdim ki "daha durun, maç yeni başlıyor". ama prandelli bize resmen daha onuncu dakikasında katilin kim olduğunu anlayabildiğimiz bir polisiye filmi izletti.
kimsenin galatasaraya bunu yapma hakkı yok. 6-1lik madrid maçını izleyenler bilir. galatasaray o maça deli gibi hücum ederek başladı. koskoca madride sahayı dar etmeyi planlamıştık. cezası da o yüzden ağır oldu. ama olsun dedik. bir dahaki sefere daha dikkatli oluruz. öyle de oldu. ve o gruptan ikinci çıktık, teknik direktör değişikliğine rağmen. dünkü maçtan sonra, benim bu galatasaray için hiç umudum yok açıkçası. prandelli bu kadar pervasızca maçı kenardan izlemekle yetinecekse, takım üzerinde kimya deneyleri yapmaya devam edecekse, bu takım fazla ışık vermeyen arsenalden de 4 yer, anderlechtten de, başakşehirden de... biz yine desteklemeye devam ederiz, orası ayrı. ama biliyoruz ki bu takımın potansiyeli bundan çok daha yüksek. perezli, fleurquinli takım değil bu takım. ona göre oynaması gerek.
selçuğun üzerine fazla gidiyoruz. selçuk düşüşte, bunu görmek için fazla şeye gerek yok. ama hala bile dün izlediğim yektadan on kat daha iyi. kendisine güvenini tekrardan kazanırsa, yine asistlerini yapmaya devam edecektir. ama bizim de fener medyasının oyununa gelmememiz lazım. hamit istekliydi. belli ki emeklilik planları yapmamış sakat iken. bu çok iyi bir sinyal. melo istekli, sneijderi hiç bu kadar istekli görmemiştim geldiği günden beri. adam neredeyse stoper oynadı dün. ama oynadı da. şeju güven veriyor artık. semih her zaman semih. tarık var bu takımda, şu anki tellesden daha fazla iş yapabilecek sabri, eboue gibi adamlar var. çok zorda kalınırsa balta var hem stoper hem de sol bek olarak. cemali de gün geçtikçe daha iyi performans sergiliyor. en büyük handikapı ise yabancı olması ve oyun stili bakımından melonun alternatifi olamaması. kanatlarda olcan gibi hazır bir topçumuz var. skora katkısı gayet iyi. bruma kullanılabilir, yedek kadrosunda ilk 11e konulduğunda hiç yadırganmayacak adamlar var. geçtiğimiz sezonlarda ilk 11de görmeye alışıp, şimdiyse ismini dahi unuttuğumuz adamlar var takımda. burak çok eksik bir forvet olabilir. ama iyi işleyen bir takımda o da iş yapacaktır. yapmazsa pandev ile destek olunabilir, umut oynatılabilir. en olmadı, devre arasında transfer yaparsın bir tane.
kısacası takım o kadar ümitsiz vaka değil tek tek bakıldığında. ama sahaya sürdüğün 11 oyuncudan bir takım çıkarmak asıl iş. hazırlık dönemini boş geçen taktisyenimiz, arsenal karşısında deniyor takımı! tek kelimeyle rezalet. sonra da asıl hedef lig diyor. şaka gibi. hani ligde de takımın adam gibi oyun oynadığı tek maç yok, yanlış anlaşılmasın.
işte taraftarın anlayış göstermemekte haklı olduğu şey de bu. bu takım arsenalden 4 yiyebilir, dortmunddan 5 yiyebilir, çemişgezekspora türkiye kupasında elenebilir. hepsine tamam. ama bu takım daha ilk golü yer yemez pes edemez. bu takımın hocası, bilmem kaç milyonluk oyuncularla daha avrupadaki ikinci maçında "bizim asıl hedefimiz lig zaten, ehe eheh" diyemez. bu takımın önceliği avrupadır. bizim ligi bu kadar önemsememizin de asıl sebebi, avrupa turnuvalarına katılmaktır. ayrıca galatasarayın kadrosu, üç kulvarda da iyi işler yapabilecek genişliktedir. hadi diyelim, kötü bir kadromuz var. sen bu takımın hocası olarak daha ikinci maçın sonunda "önemli olan katılmaktı" moduna girersen futbolcular ne yapsın? taraftar ne yapsın?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar