bugün
- sözlükteki ilişki skandalı21
- sözlüğün en yakışıklı erkek yazarı31
- diamond bosphorus denince akla gelenler39
- keşke geri dönse dediğiniz yazarlar16
- arkadaşlar ben ölsem üzülür müsünüz13
- keko bir erkek tarafından sevilmek16
- çok kötü ve kırgın hissettiğinizde ne yapıyorsunuz13
- bu saatte uyumayan yazarlar9
- müge anlı ve esra erol gittikten sonra atv10
- kim jong un'a darbe yapmak2
- dişçi olmak ergen olmaya engel mi9
- gilded'in iyi bir insan olduğu gerçeği8
- her şey yolundaysa ve mutluysanız ne yapıyorsunuz7
- camın başında oturup karı kız kesen tip6
- uludağ sözlükte birbirleriyle çıkan yazarlar10
- filistin54
- sözlüğün ne güzel kız yazarı12
- şu an sahip olduğunuz sosyal uygulamalar6
- en iyi kadir inanır filmi9
- bana onu sormayin32
- silvermist16
- şu antipanik'in ilgisini verin artık lütfen29
- ehliyetsiz araba kullanmak4
- bu nasıl bir gün resmen bitti amk4
- ne kadar yaşlısın22
- para mı saygınlık mı6
- yazarların ilk arabası10
- kartoncu ibnesi4
- usame erdoğan2
- antipanik'in sözlüğe vedası4
- karton toplayan piç4
- macron adamdır14
- gece sohbet edilecek meslek grupları4
- tenha bir bar bulup barmenle sohbet etmek4
- et döner dürüm3
- joseph shomolo kuschca8
- royall stars5
- hay senin 31 vardı öldü mü4
- aşkın güzellikle alakasının olmaması5
- marmaris3
- fait bey saik bey asabiyanik biraderdir8
- en sevdiğiniz seks pozisyonu nedir anketi7
- sözlükteki fiziği güzel yazarlar3
- uludağ sözlük yönetimini protesto ediyoruz7
- hımm ok5
- gelinim mutfakta final yaptıktan sonra kanal d4
- yogartiksen15
- sophie dee'nin memeleri5
- pazar akşamı gelen iç daralmasının başlaması5
- kezban kızın kezban olduğunun farkında olmaması4
gerizekalıca argümanlarla eleştirilen teknik direktör.
öncelikle şunu söylemek gerekir terim döneminde yapılan saçma transferlere ve saçma tercihlere ses çıkarmayan tipler mancini ve prandelli döneminde yapılan mantıklı hareketlere bile ses çıkarıyor. adamın derdi takıma destek olmak değil çünkü. adamın derdi takımın kupa kaldırmasını görüp rakip taraftarlara hava atıp ego tatmin etmek.
herife vizyon desen, uzun vadeli plan desen mal mal suratına bakar. kendisi rezil bir futbol oynatıyormuş hemde daha 4. haftadan!!! neler yapmak istediği ile ilgili bir şeyler yazalım ama bu futbol ulemaları okumaya bile tenezzül etmez. biraz uzun bir entry olacak.
ilk olarak prandelli geldiğinde yapmaya çalıştığı şey takımın fizik gücünü arttırmaktı ve halada bunu yapmaya çalışıyor. bu sorun terim döneminden beri devam ediyor hatta çıkış noktası terim dönemidir bu sorunun. herkes terim' in iyi kondisyon yüklediğini sanıyordu ancak takım her geçen yıl dahada geriye gidiyordu. mancini geldiğinde ilk işi " takımın kondisyonunu arttırmaya ihtiyacı var" demek oldu.
nitekim prandelli' nin çalışmaları sonuç veriyor, her geçen maç oyuncuların dayanıklılığı ve takımın koşu ortalaması artıyor. bir aya takım en az 113 km koşacak hale gelecektir. maçına göre değişebilir tabi. taktiksel anlamda konuşmak gerekirse prandelli sisteminin daha çok topa sahip olup, önde oynamak olduğunu ve hızlı bir şekilde top çevirmek olduğunu söylemişti. takım halinde savunma yapıp takım halinde hücum yapan bir ekip yaratmak istiyor ve bunun içinde güçlü kondisyona ve hızlı hareket etmeye ihtiyaç var. tercih ettiği diziliş ilk olarak 4-2-3-1 oldu.
hazırlık döneminde ciddi bir maç oynanmadığı için prandelli takımın kondisyonunu beklediğinden daha kötü olduğunu düşünemedi ve orta sahayı iki kişiyle ayakta tutabileceğini sandı. ancak fenerbahçe maçına gelince orta sahayı direkt üçledi ve biraz olsun takımın direncini arttırdı.
prandelli bu sefer mancini' nin 4-3-3' ünden ziyade 4-3-2-1 dizilişini tercih etti çünkü kendisi mancini gibi geniş alana yayılarak hücum etmek yerine dar alanda hızlı ve takım halinde hücum etmeyi düşünüyordu. dizilişte de kanatların tüm yükü beklere kalıyordu, bu yüzden tarık çamdal transferi yapıldı.
ancak hala sorunlar tam olarak çözülmüş değildi takım geriden oyun kuramıyor ve resmen ortadan ikiye bölünmüş gibi sahada duruyordu. aradaki bağlantıyı sağlayabilecek oyuncu yoktu. öndeki orta sahalarda bu yüzden daha fazla efor sarf etmek zorunda kalıyor ve takım daha çabuk yoruluyordu. üstelik az olan yaratıcılık da dibe vuruyordu.
prandelli ise balıkesir maçından sonra anladı ki bu takım fiziki olarak ne kadar güçlense de kafasındaki o dinamik ekip olamayacaktı çünkü takımın oyuncu profili buna uygun değildi. oda takımın teknik oyuncularını geriye çekerek topu geriden hızlı çıkarmayı düşündü böylelikle fiziki zaaflar önlenebilecekti. sivas maçında melo göbek stoper önünde de regista olarak sneijder oynadı ve bu çözümleme olumlu sonuç verdi. verilen pozisyonlar olsa da takım ilk defa bu kadar dirençli ve daha sağlam bir şekilde oynuyordu. özellikle sneijder' in geriden oyun kurması takımı rahatlattı, top geriden ileriye daha hızlı aktarılmaya başlandı. sneijder o bölgede melo ve selçuk' un iki yıldır yapmadığını tek maçta yaptı. bu sayede öndeki ikili selçuk ve dzemaili daha rahatladı ve hücuma katkıda bulunmaya başladılar. dzemaili' nin bir net pozisyonu ve ceza sahası çizgisinden tehlikeli şutu var. selçuk ise iyi olmamasına rağmen ceza alanında 3 kere topla buluştu ve bir tanesi yüzde yüzlük gol pozisyonuna dönüştü. beklerin katkısı ise tempo olarak çok iyi olmasına rağmen kalite olarak hala eksik. buda zamanla aşılacak bir durum.
sivas maçında takım ilk defa birlikte hücum yapıp birlikte savunma yapmaya başladı. oyun olarak tatmin etmese de prandelli' nin düşündüğü çözüm olumlu sinyaller verdi. takım hem fiziki kalitesini arttırdıkça, şablona daha çok alışınca oldukça agresif ve olumlu futbol oynayan bir ekip göreceğiz.
öncelikle şunu söylemek gerekir terim döneminde yapılan saçma transferlere ve saçma tercihlere ses çıkarmayan tipler mancini ve prandelli döneminde yapılan mantıklı hareketlere bile ses çıkarıyor. adamın derdi takıma destek olmak değil çünkü. adamın derdi takımın kupa kaldırmasını görüp rakip taraftarlara hava atıp ego tatmin etmek.
herife vizyon desen, uzun vadeli plan desen mal mal suratına bakar. kendisi rezil bir futbol oynatıyormuş hemde daha 4. haftadan!!! neler yapmak istediği ile ilgili bir şeyler yazalım ama bu futbol ulemaları okumaya bile tenezzül etmez. biraz uzun bir entry olacak.
ilk olarak prandelli geldiğinde yapmaya çalıştığı şey takımın fizik gücünü arttırmaktı ve halada bunu yapmaya çalışıyor. bu sorun terim döneminden beri devam ediyor hatta çıkış noktası terim dönemidir bu sorunun. herkes terim' in iyi kondisyon yüklediğini sanıyordu ancak takım her geçen yıl dahada geriye gidiyordu. mancini geldiğinde ilk işi " takımın kondisyonunu arttırmaya ihtiyacı var" demek oldu.
nitekim prandelli' nin çalışmaları sonuç veriyor, her geçen maç oyuncuların dayanıklılığı ve takımın koşu ortalaması artıyor. bir aya takım en az 113 km koşacak hale gelecektir. maçına göre değişebilir tabi. taktiksel anlamda konuşmak gerekirse prandelli sisteminin daha çok topa sahip olup, önde oynamak olduğunu ve hızlı bir şekilde top çevirmek olduğunu söylemişti. takım halinde savunma yapıp takım halinde hücum yapan bir ekip yaratmak istiyor ve bunun içinde güçlü kondisyona ve hızlı hareket etmeye ihtiyaç var. tercih ettiği diziliş ilk olarak 4-2-3-1 oldu.
hazırlık döneminde ciddi bir maç oynanmadığı için prandelli takımın kondisyonunu beklediğinden daha kötü olduğunu düşünemedi ve orta sahayı iki kişiyle ayakta tutabileceğini sandı. ancak fenerbahçe maçına gelince orta sahayı direkt üçledi ve biraz olsun takımın direncini arttırdı.
prandelli bu sefer mancini' nin 4-3-3' ünden ziyade 4-3-2-1 dizilişini tercih etti çünkü kendisi mancini gibi geniş alana yayılarak hücum etmek yerine dar alanda hızlı ve takım halinde hücum etmeyi düşünüyordu. dizilişte de kanatların tüm yükü beklere kalıyordu, bu yüzden tarık çamdal transferi yapıldı.
ancak hala sorunlar tam olarak çözülmüş değildi takım geriden oyun kuramıyor ve resmen ortadan ikiye bölünmüş gibi sahada duruyordu. aradaki bağlantıyı sağlayabilecek oyuncu yoktu. öndeki orta sahalarda bu yüzden daha fazla efor sarf etmek zorunda kalıyor ve takım daha çabuk yoruluyordu. üstelik az olan yaratıcılık da dibe vuruyordu.
prandelli ise balıkesir maçından sonra anladı ki bu takım fiziki olarak ne kadar güçlense de kafasındaki o dinamik ekip olamayacaktı çünkü takımın oyuncu profili buna uygun değildi. oda takımın teknik oyuncularını geriye çekerek topu geriden hızlı çıkarmayı düşündü böylelikle fiziki zaaflar önlenebilecekti. sivas maçında melo göbek stoper önünde de regista olarak sneijder oynadı ve bu çözümleme olumlu sonuç verdi. verilen pozisyonlar olsa da takım ilk defa bu kadar dirençli ve daha sağlam bir şekilde oynuyordu. özellikle sneijder' in geriden oyun kurması takımı rahatlattı, top geriden ileriye daha hızlı aktarılmaya başlandı. sneijder o bölgede melo ve selçuk' un iki yıldır yapmadığını tek maçta yaptı. bu sayede öndeki ikili selçuk ve dzemaili daha rahatladı ve hücuma katkıda bulunmaya başladılar. dzemaili' nin bir net pozisyonu ve ceza sahası çizgisinden tehlikeli şutu var. selçuk ise iyi olmamasına rağmen ceza alanında 3 kere topla buluştu ve bir tanesi yüzde yüzlük gol pozisyonuna dönüştü. beklerin katkısı ise tempo olarak çok iyi olmasına rağmen kalite olarak hala eksik. buda zamanla aşılacak bir durum.
sivas maçında takım ilk defa birlikte hücum yapıp birlikte savunma yapmaya başladı. oyun olarak tatmin etmese de prandelli' nin düşündüğü çözüm olumlu sinyaller verdi. takım hem fiziki kalitesini arttırdıkça, şablona daha çok alışınca oldukça agresif ve olumlu futbol oynayan bir ekip göreceğiz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar