bugün
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor8
- sevgiliyle araya mesafe koymak9
- şarkıyı devam ettiriyoruz6
- ismail kartal19
- atatürk ün hataları19
- ngark5
- zemzem suyunun yüzyıllardır bitmemesi6
- hazırlanırken ebru gündeş dinlemek3
- atatürkün yakışıklı olması6
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı71
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması13
- kimsenin sizi sevmemesi12
- kadınların 1 saatte modunun değişmesi4
- güney kore34
- risaledeki sinek kelimesinin üzerine sinek konması9
- ümit kocasakal9
- cadılar bayramı temalı fotoğraf çekilen kızlar4
- dinci2
- ok atmak4
- alışveriş3
- sabah erken kalkma erdemi5
- 2 şairin kullandığı denizcilik ve sanayi terimleri2
- mahmut tuncer şarkılarında geçen anlamlı sözler2
- metalcilere satanist muamelesi yapan piçler4
- muşlettin bey amca birader bey6
- victor osimhen13
- sınavlarda kopya çekmenin etiği4
- netanyahu3
- öksürmekten uyuyamamak3
- teoman şarkılarında geçen efsane sözler3
- fenerlilerin ağlaması4
- kılıçdaroğlu'nun erken seçim çıkışı6
- en son ne aldınız4
- saraca tarzı entry girmek3
- motorcuların trafikte terör yaratması5
- kolye21
- yağmur altında bisiklet sürüp müzik dinlemek4
- çocuklarının kıyafetini öpe öpe katlayan anne2
- norveç5
- jaws filmindeki sikko balik26
- ismet özel imgelemi vs attila ilhan imgelemi2
- zirvede örf icabı emsal ve akranlarla oturmak4
- boş yolda kırmızı ışıkta beklemek5
- ilk buluşmada sevişenler6
- j. k. rowling3
- chatgpt'nin bana yürümesi13
- mel bakan gibson'a sarılıp teselli etmek4
- eğitimde ezberin kılık değiştirmesi2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı16
- erotik şarkılar5
Bugünkü Moğolların ataları olduğu düşünülen Juan Juanlar, Türklere karşı mankurtlaştırma yöntemini uygularlardı.
Mankurtlaştırma işlemi için genç, dayanıklı ve güçlü esirler tercih edilirdi.
Mankurtlaştırılmasına karar verilen esirlerin elleri, ayakları ve boyunları sağlamca çölün ortasında bir yere bağlanılarak hareket etmeleri engellenirdi.
Önce kölenin saçları kazınır, saç telleri tek tek köklerinden çıkarılırdı. Bu işlem yapılırken bir başka kişi de bir deve, camız, sığır ya da koyunu kesip derisini yüzmeye başlardı. Derilerin en kalın olan yerleri seçilerek oracıkta kafası kanlar içinde kalmış olan esirin hemen başına sıkıca geçirilirdi. Başına deri geçirilen esir, güneşin altında beklemeye bırakılırdı. Saçları yeniden çıkan kölenin saçları, üzerine sıkıca kaplanan derinin kuruması nedeniyle yukarıya doğru büyüyemediği için kendi kafa derisine doğru büyüyerek batarmış. Çektiği inanılmaz acının etkisiyle esirler korkunç çığlıklar atarlarmış.
Zamanla güneşin altında kurumaya ve kurudukça daralmaya başlayan deri, esirin kafasını sıkarak tarif edilmez acılar çekmesine neden olurdu. Mankurtlaştırılmaya çalışılan 10 esirden yaklaşık 8 i büyük acılar içinde kıvranarak ölürdü. Ölmeyen esirlerse yaşadıkları korkunç acının etkisiyle bütün geçmişlerini, ülkülerini, hayallerini, kişiliklerini unuturlar; adeta beyinleri yıkanırdı.
Bir kaç gün sonrasında esirin yanına gelen bir kişi onun başına bir şapka takar, esire yiyecek ve su verirdi. Mankurtlar, yaşadıkları korkunç işkencenin bilinç altlarında yaptığı etki nedeniyle başlarına dokunulmasından nefret ederlerdi.
Geçmişini tamamen unutan ve artık bir mankurt olan esir, yeni sahibine yüzde yüz itaat eden, kişiliği olmayan, geçmişini tamamen unutmuş, verilen emirleri sorgulamayan, kaçmayı asla düşünmeyen, ağzı var dili yok, hiç bir tehlike arz etmeyen muhteşem bir köle olmuştur. Mankurt sahibine adeta bir köpek sadakatiyle bağlı olurdu. Bu özelliği nedeniyle bir Mankurt, 10 köleden daha değerliydi. Hatta bir mankurt öldürülürse, özgür 3 kişi öldürülmüş muamelesi yapılırdı
Mankurtlaştırılan bir köleyi yakınları bile kurtarmaya çalışmazdı. Çünkü mankurt, geçmişini tamamiyle unutmuştur ve hiç bir şey hatırlamamaktadır. Mankurtu eski haline getirmenin hiç bir yolu yoktur.
Bir mankurt ve efendisi
Türk Dünyasının Nayman Ana Efsanesi de mankurtlardan bahsetmektedir.
Efsaneye göre, Nayman Ananın oğlu Colman düşmanları tarafından esir alındıktan sonra mankurtlaştırılır. Nayman Ana, esir oğlunu kurtarmak için tek başına yollara düşer. Oğlunu ıssız bir yerde develeri otlatırken bulur. Gizlice, mankurtlaştırıldığın habersiz oğluna yaklaşır. Çoktan mankurtlaştırılmış oğlu Colman, Nayman Anayı tanımaz. Nayman Ana, Colmana kendi adını, babasının adını söyler ama Colman artık hiç bir şey hatırlamamaktadır. Nayman Ana hiç bıkıp usanmadan, Senin baban Dönenbaydır; sen Dönenbayın oğlusun. der.
Nayman Ana günlerce bıkıp usanmadan oğlunun yanına gelerek ona geçmişini anımsatmaya çalışır. Durumdan kuşkulanan Juan Juanlar, Mankurt colmana Karşına kim çıkarsa çıksın onu mutlaka öldür. diye emir verirler. Nayman Ana yine oğlunun yanına gelir ve Senin baban Dönenbay demek ister. Mankurt hiç tereddüt etmeden okunu çeker ve öz annesinin göğsüne saplar.
Oraya yığılan Nayman Ananın ruhu bir kuş olup havalanmış ve oğlunun üzerinde dönmeye başlamış. Havada dönerken bile, Senin atan (Baban) dönenbay, sen Dönenbayın oğlusun. diyormuş. Bu nedenle o kuş türüne Dönenbay denilmiş.
Nayman Ana Efsanesi, Türkiye dahil pek çok ülkede tiyatro ve sinemaya uyarlanmıştır.
Türk Dünyasında Kırgız Destanları dışında neredeyse unutulan bu kavram, Kırgız Türk yazar Cengiz Aytmatovun 1980 yılında yazdığı Gün Olur Asra Bedel adlı romanında yeniden güncellenmiştir.
Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinde mankurt, tarihini ve dilini unutmuş,yalnızca Rusça konuşabilen Türkler için kullanılmaktadır.
Türkiyede mankurt, özüne, milletine, kültürüne ve tarihine yabancılaşmış, duygusuzlaşmış ve tepkisizleşmiş; batılı emperyalist devletlere işbirlikçilik yapan kişiler için kullanılır.
Mankurtlaştırma işlemi için genç, dayanıklı ve güçlü esirler tercih edilirdi.
Mankurtlaştırılmasına karar verilen esirlerin elleri, ayakları ve boyunları sağlamca çölün ortasında bir yere bağlanılarak hareket etmeleri engellenirdi.
Önce kölenin saçları kazınır, saç telleri tek tek köklerinden çıkarılırdı. Bu işlem yapılırken bir başka kişi de bir deve, camız, sığır ya da koyunu kesip derisini yüzmeye başlardı. Derilerin en kalın olan yerleri seçilerek oracıkta kafası kanlar içinde kalmış olan esirin hemen başına sıkıca geçirilirdi. Başına deri geçirilen esir, güneşin altında beklemeye bırakılırdı. Saçları yeniden çıkan kölenin saçları, üzerine sıkıca kaplanan derinin kuruması nedeniyle yukarıya doğru büyüyemediği için kendi kafa derisine doğru büyüyerek batarmış. Çektiği inanılmaz acının etkisiyle esirler korkunç çığlıklar atarlarmış.
Zamanla güneşin altında kurumaya ve kurudukça daralmaya başlayan deri, esirin kafasını sıkarak tarif edilmez acılar çekmesine neden olurdu. Mankurtlaştırılmaya çalışılan 10 esirden yaklaşık 8 i büyük acılar içinde kıvranarak ölürdü. Ölmeyen esirlerse yaşadıkları korkunç acının etkisiyle bütün geçmişlerini, ülkülerini, hayallerini, kişiliklerini unuturlar; adeta beyinleri yıkanırdı.
Bir kaç gün sonrasında esirin yanına gelen bir kişi onun başına bir şapka takar, esire yiyecek ve su verirdi. Mankurtlar, yaşadıkları korkunç işkencenin bilinç altlarında yaptığı etki nedeniyle başlarına dokunulmasından nefret ederlerdi.
Geçmişini tamamen unutan ve artık bir mankurt olan esir, yeni sahibine yüzde yüz itaat eden, kişiliği olmayan, geçmişini tamamen unutmuş, verilen emirleri sorgulamayan, kaçmayı asla düşünmeyen, ağzı var dili yok, hiç bir tehlike arz etmeyen muhteşem bir köle olmuştur. Mankurt sahibine adeta bir köpek sadakatiyle bağlı olurdu. Bu özelliği nedeniyle bir Mankurt, 10 köleden daha değerliydi. Hatta bir mankurt öldürülürse, özgür 3 kişi öldürülmüş muamelesi yapılırdı
Mankurtlaştırılan bir köleyi yakınları bile kurtarmaya çalışmazdı. Çünkü mankurt, geçmişini tamamiyle unutmuştur ve hiç bir şey hatırlamamaktadır. Mankurtu eski haline getirmenin hiç bir yolu yoktur.
Bir mankurt ve efendisi
Türk Dünyasının Nayman Ana Efsanesi de mankurtlardan bahsetmektedir.
Efsaneye göre, Nayman Ananın oğlu Colman düşmanları tarafından esir alındıktan sonra mankurtlaştırılır. Nayman Ana, esir oğlunu kurtarmak için tek başına yollara düşer. Oğlunu ıssız bir yerde develeri otlatırken bulur. Gizlice, mankurtlaştırıldığın habersiz oğluna yaklaşır. Çoktan mankurtlaştırılmış oğlu Colman, Nayman Anayı tanımaz. Nayman Ana, Colmana kendi adını, babasının adını söyler ama Colman artık hiç bir şey hatırlamamaktadır. Nayman Ana hiç bıkıp usanmadan, Senin baban Dönenbaydır; sen Dönenbayın oğlusun. der.
Nayman Ana günlerce bıkıp usanmadan oğlunun yanına gelerek ona geçmişini anımsatmaya çalışır. Durumdan kuşkulanan Juan Juanlar, Mankurt colmana Karşına kim çıkarsa çıksın onu mutlaka öldür. diye emir verirler. Nayman Ana yine oğlunun yanına gelir ve Senin baban Dönenbay demek ister. Mankurt hiç tereddüt etmeden okunu çeker ve öz annesinin göğsüne saplar.
Oraya yığılan Nayman Ananın ruhu bir kuş olup havalanmış ve oğlunun üzerinde dönmeye başlamış. Havada dönerken bile, Senin atan (Baban) dönenbay, sen Dönenbayın oğlusun. diyormuş. Bu nedenle o kuş türüne Dönenbay denilmiş.
Nayman Ana Efsanesi, Türkiye dahil pek çok ülkede tiyatro ve sinemaya uyarlanmıştır.
Türk Dünyasında Kırgız Destanları dışında neredeyse unutulan bu kavram, Kırgız Türk yazar Cengiz Aytmatovun 1980 yılında yazdığı Gün Olur Asra Bedel adlı romanında yeniden güncellenmiştir.
Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinde mankurt, tarihini ve dilini unutmuş,yalnızca Rusça konuşabilen Türkler için kullanılmaktadır.
Türkiyede mankurt, özüne, milletine, kültürüne ve tarihine yabancılaşmış, duygusuzlaşmış ve tepkisizleşmiş; batılı emperyalist devletlere işbirlikçilik yapan kişiler için kullanılır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar