bugün
- boyumun 2 cm kısalması20
- sözlük yazarlarına güvenmek6
- karınız için çamaşırları elinizde yıkar mısınız9
- her şeyin mizahı yapılmalı mı14
- nev10
- sözlüğün troll mekanı haline gelmesi5
- kendi değerimizi biz mi belirleriz başkaları mı13
- afet hoca geliyo afet hoca geliyo ihihihi6
- iphone 18 pro max için neyinizi verirdiniz10
- hiç bir şey hissetmemek4
- natisii mik'yi ena4
- chatgpt'ye kötü özelliklerimi söyle demek4
- online listesi7
- sözlük kızlarının meme savaşı7
- mal mıyım sorunsalı13
- küt saçlı hatun12
- modern tanrılara tapınmak4
- seks yapmama şartıyla ölümsüz olmak5
- ay da am olsaydı ilk türkler çıkardı5
- muskacılık yapıp çomar yolmak2
- sözlük yazarlarının saatleri8
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri11
- geceye bir tespit bırak4
- je taime2
- mandalina8
- tek şeftaliyle doymamak2
- açgözlü bencil ikiyüzlü kibirli insan4
- rakı3
- kiraz cicegi kolonyasi41
- hüküm giymişim5
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri13
- sözlük kavgaları5
- tansağ türk4
- internette saklanabileceğine inanmak3
- istanbul trafiği7
- ismail kartal34
- moğollar2
- 2026 yazı5
- 0 0 714
- kendine yalan söyleme eğilimi10
- mesajlara sürekli geç cevap veren erkek10
- ilk buluşmada esnaf lokantasına gitmek14
- usame bin ladin ve onun islamcı ütopyası7
- ben bu çocukla ilgili evlencem ya9
- filistin kurtuluş örgütü ve terörü desteklemek6
- deve sidiği eksperliği4
- köylü3
- sözlük kızlarının kekleri5
- 10 eylül 2026 ismail kartalın istifası20
- bu gün sözlük ne tatlı lan12
Bugünkü Moğolların ataları olduğu düşünülen Juan Juanlar, Türklere karşı mankurtlaştırma yöntemini uygularlardı.
Mankurtlaştırma işlemi için genç, dayanıklı ve güçlü esirler tercih edilirdi.
Mankurtlaştırılmasına karar verilen esirlerin elleri, ayakları ve boyunları sağlamca çölün ortasında bir yere bağlanılarak hareket etmeleri engellenirdi.
Önce kölenin saçları kazınır, saç telleri tek tek köklerinden çıkarılırdı. Bu işlem yapılırken bir başka kişi de bir deve, camız, sığır ya da koyunu kesip derisini yüzmeye başlardı. Derilerin en kalın olan yerleri seçilerek oracıkta kafası kanlar içinde kalmış olan esirin hemen başına sıkıca geçirilirdi. Başına deri geçirilen esir, güneşin altında beklemeye bırakılırdı. Saçları yeniden çıkan kölenin saçları, üzerine sıkıca kaplanan derinin kuruması nedeniyle yukarıya doğru büyüyemediği için kendi kafa derisine doğru büyüyerek batarmış. Çektiği inanılmaz acının etkisiyle esirler korkunç çığlıklar atarlarmış.
Zamanla güneşin altında kurumaya ve kurudukça daralmaya başlayan deri, esirin kafasını sıkarak tarif edilmez acılar çekmesine neden olurdu. Mankurtlaştırılmaya çalışılan 10 esirden yaklaşık 8 i büyük acılar içinde kıvranarak ölürdü. Ölmeyen esirlerse yaşadıkları korkunç acının etkisiyle bütün geçmişlerini, ülkülerini, hayallerini, kişiliklerini unuturlar; adeta beyinleri yıkanırdı.
Bir kaç gün sonrasında esirin yanına gelen bir kişi onun başına bir şapka takar, esire yiyecek ve su verirdi. Mankurtlar, yaşadıkları korkunç işkencenin bilinç altlarında yaptığı etki nedeniyle başlarına dokunulmasından nefret ederlerdi.
Geçmişini tamamen unutan ve artık bir mankurt olan esir, yeni sahibine yüzde yüz itaat eden, kişiliği olmayan, geçmişini tamamen unutmuş, verilen emirleri sorgulamayan, kaçmayı asla düşünmeyen, ağzı var dili yok, hiç bir tehlike arz etmeyen muhteşem bir köle olmuştur. Mankurt sahibine adeta bir köpek sadakatiyle bağlı olurdu. Bu özelliği nedeniyle bir Mankurt, 10 köleden daha değerliydi. Hatta bir mankurt öldürülürse, özgür 3 kişi öldürülmüş muamelesi yapılırdı
Mankurtlaştırılan bir köleyi yakınları bile kurtarmaya çalışmazdı. Çünkü mankurt, geçmişini tamamiyle unutmuştur ve hiç bir şey hatırlamamaktadır. Mankurtu eski haline getirmenin hiç bir yolu yoktur.
Bir mankurt ve efendisi
Türk Dünyasının Nayman Ana Efsanesi de mankurtlardan bahsetmektedir.
Efsaneye göre, Nayman Ananın oğlu Colman düşmanları tarafından esir alındıktan sonra mankurtlaştırılır. Nayman Ana, esir oğlunu kurtarmak için tek başına yollara düşer. Oğlunu ıssız bir yerde develeri otlatırken bulur. Gizlice, mankurtlaştırıldığın habersiz oğluna yaklaşır. Çoktan mankurtlaştırılmış oğlu Colman, Nayman Anayı tanımaz. Nayman Ana, Colmana kendi adını, babasının adını söyler ama Colman artık hiç bir şey hatırlamamaktadır. Nayman Ana hiç bıkıp usanmadan, Senin baban Dönenbaydır; sen Dönenbayın oğlusun. der.
Nayman Ana günlerce bıkıp usanmadan oğlunun yanına gelerek ona geçmişini anımsatmaya çalışır. Durumdan kuşkulanan Juan Juanlar, Mankurt colmana Karşına kim çıkarsa çıksın onu mutlaka öldür. diye emir verirler. Nayman Ana yine oğlunun yanına gelir ve Senin baban Dönenbay demek ister. Mankurt hiç tereddüt etmeden okunu çeker ve öz annesinin göğsüne saplar.
Oraya yığılan Nayman Ananın ruhu bir kuş olup havalanmış ve oğlunun üzerinde dönmeye başlamış. Havada dönerken bile, Senin atan (Baban) dönenbay, sen Dönenbayın oğlusun. diyormuş. Bu nedenle o kuş türüne Dönenbay denilmiş.
Nayman Ana Efsanesi, Türkiye dahil pek çok ülkede tiyatro ve sinemaya uyarlanmıştır.
Türk Dünyasında Kırgız Destanları dışında neredeyse unutulan bu kavram, Kırgız Türk yazar Cengiz Aytmatovun 1980 yılında yazdığı Gün Olur Asra Bedel adlı romanında yeniden güncellenmiştir.
Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinde mankurt, tarihini ve dilini unutmuş,yalnızca Rusça konuşabilen Türkler için kullanılmaktadır.
Türkiyede mankurt, özüne, milletine, kültürüne ve tarihine yabancılaşmış, duygusuzlaşmış ve tepkisizleşmiş; batılı emperyalist devletlere işbirlikçilik yapan kişiler için kullanılır.
Mankurtlaştırma işlemi için genç, dayanıklı ve güçlü esirler tercih edilirdi.
Mankurtlaştırılmasına karar verilen esirlerin elleri, ayakları ve boyunları sağlamca çölün ortasında bir yere bağlanılarak hareket etmeleri engellenirdi.
Önce kölenin saçları kazınır, saç telleri tek tek köklerinden çıkarılırdı. Bu işlem yapılırken bir başka kişi de bir deve, camız, sığır ya da koyunu kesip derisini yüzmeye başlardı. Derilerin en kalın olan yerleri seçilerek oracıkta kafası kanlar içinde kalmış olan esirin hemen başına sıkıca geçirilirdi. Başına deri geçirilen esir, güneşin altında beklemeye bırakılırdı. Saçları yeniden çıkan kölenin saçları, üzerine sıkıca kaplanan derinin kuruması nedeniyle yukarıya doğru büyüyemediği için kendi kafa derisine doğru büyüyerek batarmış. Çektiği inanılmaz acının etkisiyle esirler korkunç çığlıklar atarlarmış.
Zamanla güneşin altında kurumaya ve kurudukça daralmaya başlayan deri, esirin kafasını sıkarak tarif edilmez acılar çekmesine neden olurdu. Mankurtlaştırılmaya çalışılan 10 esirden yaklaşık 8 i büyük acılar içinde kıvranarak ölürdü. Ölmeyen esirlerse yaşadıkları korkunç acının etkisiyle bütün geçmişlerini, ülkülerini, hayallerini, kişiliklerini unuturlar; adeta beyinleri yıkanırdı.
Bir kaç gün sonrasında esirin yanına gelen bir kişi onun başına bir şapka takar, esire yiyecek ve su verirdi. Mankurtlar, yaşadıkları korkunç işkencenin bilinç altlarında yaptığı etki nedeniyle başlarına dokunulmasından nefret ederlerdi.
Geçmişini tamamen unutan ve artık bir mankurt olan esir, yeni sahibine yüzde yüz itaat eden, kişiliği olmayan, geçmişini tamamen unutmuş, verilen emirleri sorgulamayan, kaçmayı asla düşünmeyen, ağzı var dili yok, hiç bir tehlike arz etmeyen muhteşem bir köle olmuştur. Mankurt sahibine adeta bir köpek sadakatiyle bağlı olurdu. Bu özelliği nedeniyle bir Mankurt, 10 köleden daha değerliydi. Hatta bir mankurt öldürülürse, özgür 3 kişi öldürülmüş muamelesi yapılırdı
Mankurtlaştırılan bir köleyi yakınları bile kurtarmaya çalışmazdı. Çünkü mankurt, geçmişini tamamiyle unutmuştur ve hiç bir şey hatırlamamaktadır. Mankurtu eski haline getirmenin hiç bir yolu yoktur.
Bir mankurt ve efendisi
Türk Dünyasının Nayman Ana Efsanesi de mankurtlardan bahsetmektedir.
Efsaneye göre, Nayman Ananın oğlu Colman düşmanları tarafından esir alındıktan sonra mankurtlaştırılır. Nayman Ana, esir oğlunu kurtarmak için tek başına yollara düşer. Oğlunu ıssız bir yerde develeri otlatırken bulur. Gizlice, mankurtlaştırıldığın habersiz oğluna yaklaşır. Çoktan mankurtlaştırılmış oğlu Colman, Nayman Anayı tanımaz. Nayman Ana, Colmana kendi adını, babasının adını söyler ama Colman artık hiç bir şey hatırlamamaktadır. Nayman Ana hiç bıkıp usanmadan, Senin baban Dönenbaydır; sen Dönenbayın oğlusun. der.
Nayman Ana günlerce bıkıp usanmadan oğlunun yanına gelerek ona geçmişini anımsatmaya çalışır. Durumdan kuşkulanan Juan Juanlar, Mankurt colmana Karşına kim çıkarsa çıksın onu mutlaka öldür. diye emir verirler. Nayman Ana yine oğlunun yanına gelir ve Senin baban Dönenbay demek ister. Mankurt hiç tereddüt etmeden okunu çeker ve öz annesinin göğsüne saplar.
Oraya yığılan Nayman Ananın ruhu bir kuş olup havalanmış ve oğlunun üzerinde dönmeye başlamış. Havada dönerken bile, Senin atan (Baban) dönenbay, sen Dönenbayın oğlusun. diyormuş. Bu nedenle o kuş türüne Dönenbay denilmiş.
Nayman Ana Efsanesi, Türkiye dahil pek çok ülkede tiyatro ve sinemaya uyarlanmıştır.
Türk Dünyasında Kırgız Destanları dışında neredeyse unutulan bu kavram, Kırgız Türk yazar Cengiz Aytmatovun 1980 yılında yazdığı Gün Olur Asra Bedel adlı romanında yeniden güncellenmiştir.
Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinde mankurt, tarihini ve dilini unutmuş,yalnızca Rusça konuşabilen Türkler için kullanılmaktadır.
Türkiyede mankurt, özüne, milletine, kültürüne ve tarihine yabancılaşmış, duygusuzlaşmış ve tepkisizleşmiş; batılı emperyalist devletlere işbirlikçilik yapan kişiler için kullanılır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar