bugün
- ezilenlerin iktidarını kuran büyük insan34
- 29 ağustos 2026 galatasaray göztepe maçı24
- salih mirzabeyoğlu5
- sarapci koala72
- enayilerin bitik leao'ya 17 m euro maaş vermesi19
- tüm varoluş sancılarının sonunun islam'a çıkması2
- uludağ sözlük ten faşizm'i söküp atacağız23
- cem yılmaz'ın kalp krizi geçirmesi3
- ben geldim naneler8
- rafael leao31
- alevilerin atatürk sevgisinin abartılması4
- sözlük yazarlarının nahları9
- birader bay beyler3
- insanların kötü olması3
- menzil cemaati ne üretiyor7
- antipanik12
- aleksey batrakov9
- futbol9
- hayatı dar eden aile4
- para harcamayı sever misiniz6
- melih gökçek6
- bir şey soracağım5
- kendin hakkında bir gerçek bırak3
- arkadaşlar hesabı silicem14
- kıza aşık oldum ne yapacağım3
- türkiye ekonomide çin'i örnek almalıdır7
- ahlakçılık3
- gece gece incir yemek3
- advntst2
- galatasaray8
- anna faris2
- tai lung36
- fenerbahçe23
- victor osimhen3
- bundesliga2
- s'i l v'e r m'i s t4
- almanya3
- gökçek ailesinin almanya daki milyonluk serveti14
- uyumayın konuşalım3
- günün sözü24
- kişiyi değiştiren şeyler2
- osuruk kokusu3
- velvet23
- ülke batsa diye hergün dua eden kemalist7
- mesih gelse kimsenin inanmayacak olması6
- gerçek cin musallatı belirtileri3
- 30 ağustos zafer bayramı2
- türkler ve çinliler iki süper güç olacak7
- arkadaşlar sıkıldım3
- ak partililerin anayasayı değiştirmeye çalışması5
Ernest Miller Hemingway, 1889'da Oak Park, illinois' de (ABD) doğdu.
En büyük tutkuları; boks ve bahisçilikti. Boğa güreşi ilgisi ise, iç savaş yıllarında ispanya' ya gittiğinde başlamıştı.
Hatta matador yardımcılığı teklifi bile almıştı. ilk makalelerini lise yıllarında okul gazetesinde yayınladı.
Kansas City Star adlı gazetede muhabir olarak göreve başladı. Muhabirliğini Birinci Dünya Savaşı'nda gündüzleri, cephelerde askerlere çikolata, sigara dağıtarak, akşamları gaz maskesini takıp, sipherlere tırmanarak geçiriyordu. Savaşta yanı başında patlayan Avusturya bombası, bir süre karanlıkta uyuyamamasına neden oldu. Ve bu olaydan sonra "ölüm" hissini şöyle anlatmıştı:
"Ruhum muydu neydi bir şeyin vücudumu terk ettiğini hissettim. Sanki ipekli bir mendil, ucundan tutularak bir cepten dışarı doğru çekilivermişti. Gitti ve geri geldi! Ve de o andan itibaren benim için ölüm yoktu!"
1918 yılında Kızılhaç' da gönüllü ambulans şoförlüğü yaptı. italyan askerlerini kurtarmak için gösterdiği çaba nedeniyle kahraman ilan edilip,
Gümüş Onur madalyasıyla ödüllendirildi. Görevi bitip geri döndüğünde; dizinde madeni bir plaka, ayağında henüz kaynamamış kemik, bacaklarında bir türlü çıkartılamamış çelik parçaları bulunuyordu. Ama o askerliğe göz rahatsızlığıyla kabul edilmemesinin üzüntüsünü, vücudundaki iki yüz yirmi yedi yara ile unutuyordu. 1921 yılında eşi Hadley Richardson ile tanıştı ve evlendi. 1924 yılında ilk çocuğu dünyaya geldi.
1925-1929 yılları arasında birden bire dünyanın en ünlü yazarları arasına girdi. ilk basılan romanı "Güneş de Doğar" adlı kitabı bu yıllarda basıldı. "Silahlara Veda" adlı eseriyle yaralı bir askerin savaşta bir hemşireye duyduğu aşkı dile getiriyordu. Bu eserde; yaşadığı olaydan esinlenmiştir.
Afrika'da yaptığı turla ilgili yazılarını ise; "Afrika'nın Yeşil Tepeleri"adlı kitabında topl~~adı. Çok sevdiği Afrika' ya yaptığı yolculukların birinde düşen uçaktan, ikinci derece yanıkla kurtulmuştu. Ölüme ikinci kez yenilmemişti!
1940 yılında ise en başarılı eserlerinden olan "Çanlar Kimin için Çalıyor" adlı eserini yazdı ve mesleğinde zirveye ulaştı.
1952'de gerçek başyapıtı "ihtiyar Adam ve Deniz" adlı eserini yazdı. Bu kitapta insanın yaşama nasıl bağlanması gerektiğini ve aslında insan yaşamında her şeyin boş olduğuna dair fikirlerini belirtti.1953'te bu eseri ile Pulitzer Ödülü' nü aldı. 1954'te ise; Nobel Edebiyat Ödülü' ne layık görüldü.
Bu eserleri dışında ilk eşi Hadley tarafından bir tren içinde unutulan valizde; bitmiş bir roman on sekiz hikaye bulunmaktaydı.Üç evlilik yaptı.
Ve kadınlara olan ilgisi , yazı yazmak gibi vazgeçilmezdi onun için. En sevdiği yazar;Turganyev'di.
Koku alma duyusunu kaybetmemek için tütün içmemesiyle ve içkiye yemek yemeye olan düşkünlüğüyle tanınırdı. Son yıllarda kilosu iki yüz beş olmuş, sağlığı tehdit altına girmişti. 1960' ta ismini değiştirerek hastaneye girmiş, iki ay sonra evine geri dönmüştü. 22 Temmuz 1961 sabahı alnının ortasında bir delik ve iki bacağının arasında tüfeğiyle bulunduğunda altmış üç yaşındaydı...
intihar mı ettiği yoksa tüfeğin yalnışlıkla mı ateş aldığı tartışılıyordu. Bu olayın; 1954' te yazdığı mektupların birinde beş yıl daha yaşayacağıyla bir ilgisi var mıydı hiçbir zaman anlaşılamadı...
Çanlar Kimin için Çalıyor?
... "Başını dik tutmaya çalışarak yürürken, vurdular, yere yıkılıncaya kadar vurdular, tırpan ve oraklarla parçaladılar, parçalarını uçurumdan aşağı fırlatmak üzere birçok adam taşıdı. Elleri, giysileri kan içinde kalmıştı; gelenlerin gerçekten düşman olduklarına ve öldürmeleri gerektiğine inanmaya başlamışlardı artık. Bu şekilde küfür etmesinden dolayı onu olduğu yere yapıştırıp hemen öldürdüler, sonra adamın yanına giden kalabalıktakiler onun da işini hemen bitirdiler.O sıra sıra durmuş kalabalıkta bulunanların bir çoğu orada bulunmamış olmak için her şeylerini verirlerdi." *
En büyük tutkuları; boks ve bahisçilikti. Boğa güreşi ilgisi ise, iç savaş yıllarında ispanya' ya gittiğinde başlamıştı.
Hatta matador yardımcılığı teklifi bile almıştı. ilk makalelerini lise yıllarında okul gazetesinde yayınladı.
Kansas City Star adlı gazetede muhabir olarak göreve başladı. Muhabirliğini Birinci Dünya Savaşı'nda gündüzleri, cephelerde askerlere çikolata, sigara dağıtarak, akşamları gaz maskesini takıp, sipherlere tırmanarak geçiriyordu. Savaşta yanı başında patlayan Avusturya bombası, bir süre karanlıkta uyuyamamasına neden oldu. Ve bu olaydan sonra "ölüm" hissini şöyle anlatmıştı:
"Ruhum muydu neydi bir şeyin vücudumu terk ettiğini hissettim. Sanki ipekli bir mendil, ucundan tutularak bir cepten dışarı doğru çekilivermişti. Gitti ve geri geldi! Ve de o andan itibaren benim için ölüm yoktu!"
1918 yılında Kızılhaç' da gönüllü ambulans şoförlüğü yaptı. italyan askerlerini kurtarmak için gösterdiği çaba nedeniyle kahraman ilan edilip,
Gümüş Onur madalyasıyla ödüllendirildi. Görevi bitip geri döndüğünde; dizinde madeni bir plaka, ayağında henüz kaynamamış kemik, bacaklarında bir türlü çıkartılamamış çelik parçaları bulunuyordu. Ama o askerliğe göz rahatsızlığıyla kabul edilmemesinin üzüntüsünü, vücudundaki iki yüz yirmi yedi yara ile unutuyordu. 1921 yılında eşi Hadley Richardson ile tanıştı ve evlendi. 1924 yılında ilk çocuğu dünyaya geldi.
1925-1929 yılları arasında birden bire dünyanın en ünlü yazarları arasına girdi. ilk basılan romanı "Güneş de Doğar" adlı kitabı bu yıllarda basıldı. "Silahlara Veda" adlı eseriyle yaralı bir askerin savaşta bir hemşireye duyduğu aşkı dile getiriyordu. Bu eserde; yaşadığı olaydan esinlenmiştir.
Afrika'da yaptığı turla ilgili yazılarını ise; "Afrika'nın Yeşil Tepeleri"adlı kitabında topl~~adı. Çok sevdiği Afrika' ya yaptığı yolculukların birinde düşen uçaktan, ikinci derece yanıkla kurtulmuştu. Ölüme ikinci kez yenilmemişti!
1940 yılında ise en başarılı eserlerinden olan "Çanlar Kimin için Çalıyor" adlı eserini yazdı ve mesleğinde zirveye ulaştı.
1952'de gerçek başyapıtı "ihtiyar Adam ve Deniz" adlı eserini yazdı. Bu kitapta insanın yaşama nasıl bağlanması gerektiğini ve aslında insan yaşamında her şeyin boş olduğuna dair fikirlerini belirtti.1953'te bu eseri ile Pulitzer Ödülü' nü aldı. 1954'te ise; Nobel Edebiyat Ödülü' ne layık görüldü.
Bu eserleri dışında ilk eşi Hadley tarafından bir tren içinde unutulan valizde; bitmiş bir roman on sekiz hikaye bulunmaktaydı.Üç evlilik yaptı.
Ve kadınlara olan ilgisi , yazı yazmak gibi vazgeçilmezdi onun için. En sevdiği yazar;Turganyev'di.
Koku alma duyusunu kaybetmemek için tütün içmemesiyle ve içkiye yemek yemeye olan düşkünlüğüyle tanınırdı. Son yıllarda kilosu iki yüz beş olmuş, sağlığı tehdit altına girmişti. 1960' ta ismini değiştirerek hastaneye girmiş, iki ay sonra evine geri dönmüştü. 22 Temmuz 1961 sabahı alnının ortasında bir delik ve iki bacağının arasında tüfeğiyle bulunduğunda altmış üç yaşındaydı...
intihar mı ettiği yoksa tüfeğin yalnışlıkla mı ateş aldığı tartışılıyordu. Bu olayın; 1954' te yazdığı mektupların birinde beş yıl daha yaşayacağıyla bir ilgisi var mıydı hiçbir zaman anlaşılamadı...
Çanlar Kimin için Çalıyor?
... "Başını dik tutmaya çalışarak yürürken, vurdular, yere yıkılıncaya kadar vurdular, tırpan ve oraklarla parçaladılar, parçalarını uçurumdan aşağı fırlatmak üzere birçok adam taşıdı. Elleri, giysileri kan içinde kalmıştı; gelenlerin gerçekten düşman olduklarına ve öldürmeleri gerektiğine inanmaya başlamışlardı artık. Bu şekilde küfür etmesinden dolayı onu olduğu yere yapıştırıp hemen öldürdüler, sonra adamın yanına giden kalabalıktakiler onun da işini hemen bitirdiler.O sıra sıra durmuş kalabalıkta bulunanların bir çoğu orada bulunmamış olmak için her şeylerini verirlerdi." *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar