galatasaray

uefa'nın finansal fair kararlarının galatasaray üzerindeki durumunu net olarak bilmiyorum ama son 3 sezonda 40 milyon euroyu aşkın transfer yaptık ve arda turan haricinde satıştan elde ettiğimiz kazanç tek haneleri geçemedi. transfer konusunda sürekli bir takım isimler geçiyor ama bu konu gündeme gelmiyor. galatasaray oyuncu satmadan transfer yapamayacak durumda kalabilir. satış yapmak zorunda kalırsak kimi satacağız o da malum, satılmaması gerekenler ve talibi çıkmayacak adamlardan geçilmiyor kadro.

adı geçen isimlere bakınca da bu sezondan beklentilerim azalıyor.

galatasaray yönetimi geçen sezondan bu yana epey bi bocaladı. kendilerinden kaynaklı da değil bu bocalama. şartlar yönetimi buna mecbur ediyor. bir koltukta iki karpuz taşımaya çalışıyoruz, imkanlar yetmiyor ve iki karpuzdan da oluyoruz.

bu şartlarda futbolcuların ekstra sorumluk alması gerekiyor ama onlardan da saçma sapan hareketler izliyoruz. 4-5 çok kaliteli futbolcunun etrafında iskelet oluşturmaktan aciz bir kadromuz var.

yönetim istediğini elde edebilseydi bugün belki bir kanatta nani, stoperde ferdinand, sol bekte kolarov olacak, drogba-sneijder-melo sikip atacaktık ortalığı ama yemedi. yedirmediler. geleceğin yıldızı bruma'yı bile oynatamayacak duruma soktular takımı.

bu şartlarda takımın gösterdiği tavır beni ciddi anlamda hayal kırıklığına uğrattı. bazı isimleri ayırmak lazım tabi ama birkaç mevki haricinde ilk 11 gayet yeterliydi şampiyonluk mücadelesi için. götü doğrultup anadolu deplasmanlarından 5 galibiyet çıkaramadılar ekstradan. bu kadar aciz miydi galatasaray kadrosu.

drogba ve sneijder'e bakıyorum en şöhretli adamlar bunlar ve bunlar ki özellikle sneijder varını yoğunu ortaya koydu. melo zaten her zaman katkı veriyor. muslera'ya tek kelime edebilir miyiz? kime çıkıyor soru işaretleri kimi işaret ediyor.
yerlilerimiz bu adamlara ayak uyduramadılar.
ya da ayak uydurmak istemeyip ayak direttiler.

galatasaray'a transferiyle dengeleri değiştiren selçuk, susturucu burak galatasaray'ın bu durumunda, bi koltukta iki karpuz taşımak zorunda kaldığı günlerde üzerine düşeni yap(a)madılar kimse kızmasın. bu iki isim özellikle sorumlu bazı şeylerden. armaya yapılan saygısızlığı falan geçiyorum şuan, o vefa borcudur her karakter altından kalkamaz ama hiç olmazsa aldığın paranın hakkını istiyorum ben senden. sabri gibi hır gır çıkarıp götünü yırtmanı da beklemiyorum. sadece takımı sırtlamanı, takım için fedakarlık yapmanı bekliyorum.

şimdi diğer isimleri de göz önünde bulundurunca galatasaray'ın şampiyonluk yolunda şansı az. tek bir şans var bence, o da prandelli.

itlik, çakallık yapanı hiç gözünün yaşına bakmadan sikip atması gerekiyor prandellinin. alt yapıda çok yetenekli elemanlar var, gelecek vaad eden oyuncular da katıldı kadroya. gerekirse yola onlarla devam edilsin, şampiyonluktan geçilsin, hiç olmazsa galatasaray masraftan ve yalancı gösterişlerden sakınılmış olur. bunu geçen sezon yapsaydık şimdi çok daha hazır bir takım olabilirdik. ama ona da kızamıyorum çünkü o zaman nani bekliyorduk, kolarov diyorduk. siktiğimin sınırını çıkardılar. biz buna adapte olunca da kaldıracaklar eminim bundan.

tarık ve erkan'ı bir şekilde almalıyız kesinlikle. bu oyuncular galatasaray'ın hedefi*ne uygun adamlar değil ama içerde rekabet edebilmek için önemli oyuncular ve en önemlisi tek umudumuz olduğunu düşündüğüm prandelli'nin elini güçlendirecek isimler. salih dursun'u kim aldıysa o versin parasını da.

ve taraftarlar da sezon başladığında abartılmış 4 yıldız rekabetine hazır olsunlar. malum medya kendini avantajlı gördüğü durumlarda rakibini ekstra ekstra kışkırtıyor. aynen transferde önceden anlaştığı futbolcuyu başkası transfer edecek gibi yazıp transfer golü attık hesabına getirmesi gibi bir durum olacak kesin.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© copyright 2005 - 2026