bugün
- sözlüğü siliyorum dostlar15
- cumhurbaşkanlığı sistemi6
- naruto dayıya tavuk döner ısmarlamak4
- azgın türbanlı4
- nato liderler zirvesi nde 56 bin personel3
- çevrimiçi olanlar arık neden görünmüyor3
- deniz göktaş'ın gözaltına alınması9
- arkadaşlar ben hapise giriyorum3
- 3 temmuz 2026 portekiz hırvatistan maçı4
- pandela38
- velvet ile revani yemek7
- alttaki yazara aşık ol11
- kız arkadaşın 17 saattir mesaj atmaması17
- evlenmekten korkmak8
- izlenmiş en kusursuz film5
- hayat pahalılığının giderek artması3
- dikkat dikkat tai lung kız11
- menülerde içerik belirtme zorunluluğu5
- gerdek namazı10
- sözlüğün kahve olması12
- seks yapmayı zevkli sanmak11
- türkiye de en güvenilen kurumlar6
- iskeleden atlarken pişmek2
- canımın hamburger çekmesi3
- amerika israil arası kızışma7
- yerde yuvarlanarak öpüşmek3
- deniz göktaş17
- üstteki yazar kimle evlensin5
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle24
- sokuk yazarlar2
- normal sozluk2
- kemalistlerdeki devran dönünce takıntısı4
- sevgiliye seni seviyorum diyememek2
- türklerin uygur türkleri için yapabilecekleri5
- senegal6
- sözlükteki sapık başlıkların amacı3
- 2026 dünya kupası34
- yapay zeka sevgili2
- 17 dosyam var diye hava atan tip7
- deniz göktaş'ın dinle dalga geçmesi16
- çırılçıplak uyumak4
- futbol29
- bukowski okuyup nick cave dinleyen çirkin hatun2
- kadın bir yazarın entry girmesi5
- anal istanbul4
- antalya2
- dünya13
- diz çökerek evlilik teklifi eden erkek5
- velvet41
- amedspor3
geçen yıl başıma gelmiş olaydır.o an biraz da kederle çok üzülmüştük ama biraz zaman geçince şu ölümlü boş dünya'da güldüren bir anı olarak kaldı.
geçen yıl ağustos sonları vefat etti dedem.
vefat etmeden önce herkese diyordu ''beni antalya'ya gömün antalya da antalya'' diye tutturudu.
aslında sivas'Lı olmamıza rağmen neden antalya anlam verememiştik.
zaten dedem vefat ettiğinde sivas'a köye otobüs kaldıracakken benim aklıma geldi.
durun ya''rahmetli hep antalya'yı isterdi'' dedim.
herkes kısa bir an için ''tabii yaa'' bakışı attı bana, dedemizin annemlerin babasının
bu son isteği önemliydi.
akrabalar da gelmiş gözümüze bakıyorlar ağlayanlar feryat figanlar.
annanem dalyanım selvi boylum öldü diye ağıtlar yakıyor
not:dedem 1.65'ti ve 50 kilo.
neyse akrabalarda anlam veremedi neden antalya diye.
direk köy derneği otobüs ayarladı cenazeyi de bagaja aldık alt tarafa antalya'ya gittik.
küçük dayım mezarlık yer vesare 1 gününü bu işe ayırdı bir yer buldu.
dedem bir gece antalya devlet hastanesi morgunda konakladı sabahında tekrar tabuta
koyduk mezarlığa doğru yola çıktık.
en önde anneannemin kız kardeşinin eşi hüsnü amca ve büyük dayım yadigar var.
abartmıyorum ben bir bokluk çıkacağını hissettim.
ikisinin boylarının toplamı bir buçuk metre.
arkada benle babam 1.80 1.80 standart boydayız önde bunlar.
dedem baş aşağıya gidiyor bunların boyundan dolayı.
yani yandan bakınca kaydırak gibi gözüküyor gözünüzde canlanması açısından.
mezar açılmıştı güneş zaten ebemizi mikiyor mezara yaklaştık derken.
yadigar amca ''ıııahhh'' diye mezarın içine konulacak küçük tahtalara takıldı düştü.
ee tek taraf önde hüsnü amcada kalınca tabutun dengesi bozuldu yana doğru döndü.
o an herşeyi ağır çekim gördüm ulan ulan ulan diye tepkiler verirken olan oldu.
dngesi bozulmuş tabutun içinden dedem beyazlara sarılmış dedem fırladı.
o sırada annemler annanemler çığlık çığlığa derken bir de kefen tabuta takılmış yan döndüğünde dedem öyle dal daşak toprağın üzerine düştü.
tüm akrabalar şokta biz şoktayız hoca şokta annem kafayı yedi gitti çırıpcıplak dedeme sarıldı baba diye ağlıyor bilmem ne derken.
küçük dayım erdal bizi kendimize getirdi bağırdı çağırdı ne saçma iş yapıyorsunuz falan kendimize geldik de rahmetliyi gömebildik.
not:neden antalya hala bilen yok.
geçen yıl ağustos sonları vefat etti dedem.
vefat etmeden önce herkese diyordu ''beni antalya'ya gömün antalya da antalya'' diye tutturudu.
aslında sivas'Lı olmamıza rağmen neden antalya anlam verememiştik.
zaten dedem vefat ettiğinde sivas'a köye otobüs kaldıracakken benim aklıma geldi.
durun ya''rahmetli hep antalya'yı isterdi'' dedim.
herkes kısa bir an için ''tabii yaa'' bakışı attı bana, dedemizin annemlerin babasının
bu son isteği önemliydi.
akrabalar da gelmiş gözümüze bakıyorlar ağlayanlar feryat figanlar.
annanem dalyanım selvi boylum öldü diye ağıtlar yakıyor
not:dedem 1.65'ti ve 50 kilo.
neyse akrabalarda anlam veremedi neden antalya diye.
direk köy derneği otobüs ayarladı cenazeyi de bagaja aldık alt tarafa antalya'ya gittik.
küçük dayım mezarlık yer vesare 1 gününü bu işe ayırdı bir yer buldu.
dedem bir gece antalya devlet hastanesi morgunda konakladı sabahında tekrar tabuta
koyduk mezarlığa doğru yola çıktık.
en önde anneannemin kız kardeşinin eşi hüsnü amca ve büyük dayım yadigar var.
abartmıyorum ben bir bokluk çıkacağını hissettim.
ikisinin boylarının toplamı bir buçuk metre.
arkada benle babam 1.80 1.80 standart boydayız önde bunlar.
dedem baş aşağıya gidiyor bunların boyundan dolayı.
yani yandan bakınca kaydırak gibi gözüküyor gözünüzde canlanması açısından.
mezar açılmıştı güneş zaten ebemizi mikiyor mezara yaklaştık derken.
yadigar amca ''ıııahhh'' diye mezarın içine konulacak küçük tahtalara takıldı düştü.
ee tek taraf önde hüsnü amcada kalınca tabutun dengesi bozuldu yana doğru döndü.
o an herşeyi ağır çekim gördüm ulan ulan ulan diye tepkiler verirken olan oldu.
dngesi bozulmuş tabutun içinden dedem beyazlara sarılmış dedem fırladı.
o sırada annemler annanemler çığlık çığlığa derken bir de kefen tabuta takılmış yan döndüğünde dedem öyle dal daşak toprağın üzerine düştü.
tüm akrabalar şokta biz şoktayız hoca şokta annem kafayı yedi gitti çırıpcıplak dedeme sarıldı baba diye ağlıyor bilmem ne derken.
küçük dayım erdal bizi kendimize getirdi bağırdı çağırdı ne saçma iş yapıyorsunuz falan kendimize geldik de rahmetliyi gömebildik.
not:neden antalya hala bilen yok.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar