bugün
- yeni parti55
- muz yiyen erkek4
- islam medeniyeti diye bir şey yoktur6
- askeri ücretle evlenebilir mi5
- kızlar gocu'ya mı güvenirsiniz yoksa bana mı14
- yeni parti için isim önerisi5
- ordu merkez3
- hayden panettiere2
- tiramisu yiyen erkek3
- 2002 yılını özlemek3
- 64 yıl ilişki yaşayıp evlenmeyi kabul eden kadın4
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası32
- galericiler taksiciler emlakçılar ve telefoncular2
- aykirikadin7
- kel erkeklerin karizması3
- dhkp c'li ev arkadaşı2
- nickten isim tahmini yapmak72
- ucuza geliyor diye zinaya yönelen erkek2
- aynı bokun laciverti2
- herkesin birbirini fake hesapla suçlaması5
- yeni partinin amblemi2
- fakir erkeğin karımı çalıştırmam demesi2
- bik bik'in mutfağına konuk olmak5
- atm den para yollayanlar3
- çocuk kanallarının çok çocuksu olması2
- eski kitaplar3
- tekne turu6
- atatürk'ün alevi dedelerine de karşı olması5
- şeriatsız dünya2
- sözlük kızlarının kendilerini güvenilir sanması8
- mehdinin pforzheim da olması3
- islam medeniyetinin varlığı2
- bir yazarı entrylerine göre yargılamak19
- keki kabarmayan sözlük kızı3
- kel erkekler çirkinse johnny sins ne o zaman2
- ben gerizekalıyım demenin en kolay yolu2
- kova dolunayı4
- açım diyen insana verikecek cevaplar2
- 24 tane fake hesabı olan yazar6
- gammazlar neden hiç çaylak olmuyor8
- çikolata soslu ıslak kek2
- batum da ki türkler2
- bir erkeğin aşko demesi5
- hangi yazar hangi başlığa ait5
- çağımızın hastalığı8
- sözlükteki herkesin 2 hesap kullanması6
- biraz şımardım6
- domuz etli hamburger2
- true'nin kadın yazarlara bakıp 31 çekmesi8
- afganistan islam emirliği2
tercih etmekle ne kadar doğru bir karar verdiğimi her geçen gün biraz daha anladığım eğitim biçimi. öyle köşe olunduğu filan yok özel ders vermekle. daha doğrusu vicdanı olan hiç kimse, sıradan vatandaşın aylık kazancının dörtte birini 1 saat karşılığında talep etmemeli, edenler ve alanlar benim nazarımda eğitimci olmadığı için onları söz konusu etmiyorum. bir öğretmen bir ders saati içinde karşısındaki öğrenciye bir saatlik bilgiden fazlasını veremeyeceğine göre, gerçekçi olmakta fayda var.
sözü uzattım boş yere. konuya geleyim. özel ders benim için her defasında başka bir hayata dokunmak anlamına gelir oldu. başka bir geleceği şekillendirmek. olmaz deneni olabilir kılmak. belki de kendine bile inanmayan bir genci alıp tozlarını silkeleyip parlatmak, ışığını ortaya çıkarmak. eğlence, neşe, sevinç, keder, yorgunluk, bazen bezginlik; ama her defasında kazanmak.
ne etrafta fır dönen ensesi kalın, eğitimsiz bir kurucu; ne tepende kişiliğini üçe beşe satmış tüccar zihniyetli bir müdür, ne hayattan bıkmış idealsiz, inançsız, gözünün feri sönmüş öğretmen kalabalığı... sadece sen ve senin ellerine bırakılmış bir yaşam.
mucizenin ta kendisi. mesleğimin ilk yılında hayatım boyunca bizzat kendi annemden ve babamdan almadığım kadar çok hayır duası aldım. öğrencilerim üniversiteye yerleşti çok şükür. bu benim mucizem işte. bir gün sokakta yürürken peşim sıra hocam diye seslenip koşar adım bana yetişecek bir avukat, bir doktor, bir öğretmen silüeti görmek şimdiden. yazın ortasında bir anne arıyor mesela. bir ay sonra çocuğu açık lise sınavına girecek ve bu onun son şansı diyor ümit etmek isteyen bir sesle. ben ona o ümidi veriyorum anlıyor musunuz? ben o an varını yoğunu hastasını yaşatmaya adayan becerikli bir doktor gibi hissediyorum kendimi. hatta ne bileyim Süpermen gibi hissediyorum. artık o sınava o çocuk girmeyecek doğrudan ben gireceğim. bir yeni öğrenci, bir yeni ümit demek. yeni bir savaş, yeni bir kavga yeni bir zafer demek. yaşamak demek düpedüz.
bazen öyle oluyor ki, kendine güvenmeyen anne baba sana güveniyor. tek sığınağı, tek dayanağı sen oluyorsun. senden bu ülkeye faydalı bir insan yetiştirmeni bekliyorlar. kendi yapamadıkları şeyin ne kadar zor olduğunu kabul edip o gayeyi sana teslim ediyorlar.
bir anne sesi titreyerek "bu benim çocuğumun son şansı hocam." dediği zaman, nasıl olur da ne kadar para kazanacağını düşünürsün? düşünebilir misin? ben düşünemiyorum.
bir öğrenci hayata karşı ilk zaferini senin desteğinle kazandığı zaman bunu herhangi bir parayla ödeyebilirler mi? bana ödeyemezler.
özel ders böyle bir şey işte. okuldan, dershaneden, kurucudan, müdürden, yozlaşmış beyinlerden, bitkin öğretmenlerden, kuru kalabalıktan uzakta hedefe kilitlenmek. yaşadığını hissetmek. yaşatmak için emek vermek. bir çiçek sular gibi bir insan yetiştirmek. sevgiyle, sabırla ve her zaman ilk gün hevesiyle.
sözü uzattım boş yere. konuya geleyim. özel ders benim için her defasında başka bir hayata dokunmak anlamına gelir oldu. başka bir geleceği şekillendirmek. olmaz deneni olabilir kılmak. belki de kendine bile inanmayan bir genci alıp tozlarını silkeleyip parlatmak, ışığını ortaya çıkarmak. eğlence, neşe, sevinç, keder, yorgunluk, bazen bezginlik; ama her defasında kazanmak.
ne etrafta fır dönen ensesi kalın, eğitimsiz bir kurucu; ne tepende kişiliğini üçe beşe satmış tüccar zihniyetli bir müdür, ne hayattan bıkmış idealsiz, inançsız, gözünün feri sönmüş öğretmen kalabalığı... sadece sen ve senin ellerine bırakılmış bir yaşam.
mucizenin ta kendisi. mesleğimin ilk yılında hayatım boyunca bizzat kendi annemden ve babamdan almadığım kadar çok hayır duası aldım. öğrencilerim üniversiteye yerleşti çok şükür. bu benim mucizem işte. bir gün sokakta yürürken peşim sıra hocam diye seslenip koşar adım bana yetişecek bir avukat, bir doktor, bir öğretmen silüeti görmek şimdiden. yazın ortasında bir anne arıyor mesela. bir ay sonra çocuğu açık lise sınavına girecek ve bu onun son şansı diyor ümit etmek isteyen bir sesle. ben ona o ümidi veriyorum anlıyor musunuz? ben o an varını yoğunu hastasını yaşatmaya adayan becerikli bir doktor gibi hissediyorum kendimi. hatta ne bileyim Süpermen gibi hissediyorum. artık o sınava o çocuk girmeyecek doğrudan ben gireceğim. bir yeni öğrenci, bir yeni ümit demek. yeni bir savaş, yeni bir kavga yeni bir zafer demek. yaşamak demek düpedüz.
bazen öyle oluyor ki, kendine güvenmeyen anne baba sana güveniyor. tek sığınağı, tek dayanağı sen oluyorsun. senden bu ülkeye faydalı bir insan yetiştirmeni bekliyorlar. kendi yapamadıkları şeyin ne kadar zor olduğunu kabul edip o gayeyi sana teslim ediyorlar.
bir anne sesi titreyerek "bu benim çocuğumun son şansı hocam." dediği zaman, nasıl olur da ne kadar para kazanacağını düşünürsün? düşünebilir misin? ben düşünemiyorum.
bir öğrenci hayata karşı ilk zaferini senin desteğinle kazandığı zaman bunu herhangi bir parayla ödeyebilirler mi? bana ödeyemezler.
özel ders böyle bir şey işte. okuldan, dershaneden, kurucudan, müdürden, yozlaşmış beyinlerden, bitkin öğretmenlerden, kuru kalabalıktan uzakta hedefe kilitlenmek. yaşadığını hissetmek. yaşatmak için emek vermek. bir çiçek sular gibi bir insan yetiştirmek. sevgiyle, sabırla ve her zaman ilk gün hevesiyle.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar