bugün
- kadir inanır14
- true'nun çaylak olması11
- sözlüğü bırakmak istemek7
- yürüyüş flörtü3
- türk soyu ve arap soyu birdir6
- velvet27
- bana dönmek istiyormuşsun2
- yazarların iyi olduğu konular9
- seri gizli artı oy veren melek7
- dinci insanlar efkarlandığında ne içiyor sorunsalı8
- feminist sloganı3
- yeni tanışılan kızdan istemek5
- pringles 12 tl oldu kimsenin umrunda değil3
- ana dilimiz kürtçe olsun kampanyası4
- ekepe dönemindeki suç artışının sebebi3
- gerçekliği sorgulatan 5 iddialı film2
- sedat pekmez21
- türklere devşirme diye laf atan kürt5
- aylık 318 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- aile evinde yaşamak13
- kürtçülerin algıları5
- kemalist dünya19
- kürtçülük5
- arkadaşlar deja vu yaşıyorum2
- salak erkek neden bu kadar çok7
- kemalist vs ot yiyen köpek4
- ciguli kral3
- aylık 317 bin lira iyi para mıdır sorunsalı5
- neden herkes evleniyor hala2
- kemalistlerin sanki biraz şey olması10
- 26 haziran 2026 türkiye abd maçı29
- ktç abinin çaylak olması5
- kadir inanır'ın 58 yıllık kariyeri2
- ebu muhammed el culani4
- savcı ile sevgili olan mafya2
- barda şişenin üstüne oturmuş kız görmek2
- sözlük yazarlarının kombinleri10
- eski sevgilinin dolgun göğüslerini özlemek7
- artık şaşırmıyorum2
- amigo kızı olan sözlük kızları2
- kadir mısıroğlu'nun soyu18
- galatasaray lobisi11
- dedehatun'un elleri2
- yapay zeka asistanlarının samimiyet sorunsalı3
- ingiliz aksanı6
- erkeklerin her işi tek elle yapabilmesi11
- birader yazar olmak13
- herzevekil'in biraz şey olması6
- yazarların çalmak istedikleri enstrümanlar4
- canımın sürekli hamburger çekmesi7
hatıralar aşk gibidir. davetsiz misafir.
istanbula sultanahmetten giriş yaptım. dikili taşlarda şaşkın bir muhacir adeta. antakya civarında derya alabildiğine ufuk. antakyanın ortasından başı bozuk, söz dinlemez ırmak geçer. ben istanbulda şaşkın muhacir bir daha şaşkın; ol şehri istanbulun orta yerinden derya geçer.
vapura bindim iki yakam gelmedi bir araya.
yıllar geçti kadıköye iltica ettim. lakin istanbula mecburdum; bir yandan okuyor bir yandan siyaset.
canım siyasetin yakası mı olur? el hak olmaz. ama mecburiyet, neyse.
kadıköyde mekan, manolyalı sokakta bir apartman; apartmanda bir daire.
manolyalı sokağın bir ucu caddeyi kebire (bağdat caddesine) bir ucu kalamışa açılır.
iki yaka, iki uç kaderim, neyse.
manolyadan denize doğru indikçe, sol tarafta içinden kilise geçen bir meyhane-todori-. sağ cenahta yelken klubü, kalamış yazlık sineması.
deniz insanı çeker. yürüdükçe denize bir çayhane ama ne köhne.
denize nazır sanki amiral gemi güvertesi.
muşambalı tahta masalar, tepesi çardak. çayhanenin sahibi değil, işleteni ali. sevimli ve daima güler yüzlü.
bir masaya ilişirsin, sandalyesi ayrı, masası ayrı oynak. zemin sahil kumu karışık toprak. alışık bir hareketle kıpırdarsın sandalyeni masanı sabitlersin, sonra gelsin çaylar.
deniz mırıl mırıl, radyoda bir müzik; "saklambaç oynarken".
siyaset, edebiyat, aşk hep köhnede bir dekordu daima.
neyse.
çayın bitti değil mi? yürüyelim o zaman sahilde biraz.
kıyılarda çekilmiş kayıklar. denize uzanan bir köprü, eskiden kalamış vapur iskelesi.
ilerde nuhun gemisi edasında bir kalıntı. reisin kamarası orası. reis dediğim hakikat lakabı da "hayyam".
iki oğlu ve çok dostları.
geceleri meyhane.
her sabah güneş şarap bardaklarına doğar orada sanki.
reis, balığa çıkar; yamandır.
bir gün camgöz yakalamış.
akşama dostlarına balık köftesi ve şarap.
reis, siyasetinde ustası ha. dilinden düşmezdi diyalektik.
o gece şarap su olup aktı.
ahali dayanamadı dağıldı.
biz bir kaç kişi kaldık baş başa.
siyasetten girdik aşktan çıktık; hatıralar tazelendi orta şekerli.
reis yanındakine fısıldadı, yanındaki fırladı.
elinde kemençe reis hadi dedi.
ben soran sarhoş bakışlarda.
tuttu kolumdan sahil kumunda olduk horon.
elbette ben oynamıyorum reis bir yandan horon bir yandan oynatıyor beni.
arada nefes alırız; bir kadeh daha dostlar aşkına.
geceler de biter. güneş iki kadem yükselir derim reis bana müsaade.
yıllar geçti o gecenin üstünden.
reis o geçen yılların birinde TiP kadıköy ilçe başkanı oldu. aramızda latife; partinin en diyalektik ilçesi.
neyse.
bir gün dükkanda tek başımayım. eşim ve fikriye ablam, maltepede iKD mitinginde.
malum karışık günler, yıllar.
saatle geçiyor. hafif bir tedirginlik.
cama dayamışım burnumu, bekleyiş.
tam o sırada ayanoğlundan ali fuat başgil sokağına bir taksi saptı, virajda biraz yavaşladı.
arka koltukta tanımadığım bir iki adam, aralarında reis; başını çevirdi hafif, arabanın hızında bakıştık sanki bir an.
o aralar mhp kadroları fenerbahçe civarında etkindiler. ara ara kulağıma reise bazı adamların gelip; defol git buralardan gibi tehditler savurduğunu işitirdim.
nuhun gemisi kılıklı kamarası eski kalabalıklığında değildi. el ayak çekilir günleri.
bir gün, bir arkadaş geldi, reisi vurmuşlar dedi. dondum kaldım. reisi vurmuşlar; 30 40 belki daha fazla kurşun sıkmışlar gece uykusunda.
hatıralar davetsiz misafirdir. kalktım hatıralarda horona durdum bir daha.
hadi.
istanbula sultanahmetten giriş yaptım. dikili taşlarda şaşkın bir muhacir adeta. antakya civarında derya alabildiğine ufuk. antakyanın ortasından başı bozuk, söz dinlemez ırmak geçer. ben istanbulda şaşkın muhacir bir daha şaşkın; ol şehri istanbulun orta yerinden derya geçer.
vapura bindim iki yakam gelmedi bir araya.
yıllar geçti kadıköye iltica ettim. lakin istanbula mecburdum; bir yandan okuyor bir yandan siyaset.
canım siyasetin yakası mı olur? el hak olmaz. ama mecburiyet, neyse.
kadıköyde mekan, manolyalı sokakta bir apartman; apartmanda bir daire.
manolyalı sokağın bir ucu caddeyi kebire (bağdat caddesine) bir ucu kalamışa açılır.
iki yaka, iki uç kaderim, neyse.
manolyadan denize doğru indikçe, sol tarafta içinden kilise geçen bir meyhane-todori-. sağ cenahta yelken klubü, kalamış yazlık sineması.
deniz insanı çeker. yürüdükçe denize bir çayhane ama ne köhne.
denize nazır sanki amiral gemi güvertesi.
muşambalı tahta masalar, tepesi çardak. çayhanenin sahibi değil, işleteni ali. sevimli ve daima güler yüzlü.
bir masaya ilişirsin, sandalyesi ayrı, masası ayrı oynak. zemin sahil kumu karışık toprak. alışık bir hareketle kıpırdarsın sandalyeni masanı sabitlersin, sonra gelsin çaylar.
deniz mırıl mırıl, radyoda bir müzik; "saklambaç oynarken".
siyaset, edebiyat, aşk hep köhnede bir dekordu daima.
neyse.
çayın bitti değil mi? yürüyelim o zaman sahilde biraz.
kıyılarda çekilmiş kayıklar. denize uzanan bir köprü, eskiden kalamış vapur iskelesi.
ilerde nuhun gemisi edasında bir kalıntı. reisin kamarası orası. reis dediğim hakikat lakabı da "hayyam".
iki oğlu ve çok dostları.
geceleri meyhane.
her sabah güneş şarap bardaklarına doğar orada sanki.
reis, balığa çıkar; yamandır.
bir gün camgöz yakalamış.
akşama dostlarına balık köftesi ve şarap.
reis, siyasetinde ustası ha. dilinden düşmezdi diyalektik.
o gece şarap su olup aktı.
ahali dayanamadı dağıldı.
biz bir kaç kişi kaldık baş başa.
siyasetten girdik aşktan çıktık; hatıralar tazelendi orta şekerli.
reis yanındakine fısıldadı, yanındaki fırladı.
elinde kemençe reis hadi dedi.
ben soran sarhoş bakışlarda.
tuttu kolumdan sahil kumunda olduk horon.
elbette ben oynamıyorum reis bir yandan horon bir yandan oynatıyor beni.
arada nefes alırız; bir kadeh daha dostlar aşkına.
geceler de biter. güneş iki kadem yükselir derim reis bana müsaade.
yıllar geçti o gecenin üstünden.
reis o geçen yılların birinde TiP kadıköy ilçe başkanı oldu. aramızda latife; partinin en diyalektik ilçesi.
neyse.
bir gün dükkanda tek başımayım. eşim ve fikriye ablam, maltepede iKD mitinginde.
malum karışık günler, yıllar.
saatle geçiyor. hafif bir tedirginlik.
cama dayamışım burnumu, bekleyiş.
tam o sırada ayanoğlundan ali fuat başgil sokağına bir taksi saptı, virajda biraz yavaşladı.
arka koltukta tanımadığım bir iki adam, aralarında reis; başını çevirdi hafif, arabanın hızında bakıştık sanki bir an.
o aralar mhp kadroları fenerbahçe civarında etkindiler. ara ara kulağıma reise bazı adamların gelip; defol git buralardan gibi tehditler savurduğunu işitirdim.
nuhun gemisi kılıklı kamarası eski kalabalıklığında değildi. el ayak çekilir günleri.
bir gün, bir arkadaş geldi, reisi vurmuşlar dedi. dondum kaldım. reisi vurmuşlar; 30 40 belki daha fazla kurşun sıkmışlar gece uykusunda.
hatıralar davetsiz misafirdir. kalktım hatıralarda horona durdum bir daha.
hadi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar