bugün
- true giderse sözlükte yürüyen cinsellik kim olacak9
- ohooo biri gider biri gelir sayıları o kadar çokki6
- avukat sevgili5
- ktç'nin iki ay çalyak yemesi olayı9
- yüzüklerin efendisi4
- silver ile evlenecek erkek37
- arkadaşlar gammaz çetesi kuruyorum9
- sözlükteki en kaliteli nesil10
- ellerim bos gonlum hos24
- tuzlu kahve dizisi6
- özel mesaj ifşası5
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası21
- korkunçlu cinli roman yazmak4
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı3
- psikopatlar neden klasik müzik sever7
- masonların kurduğu abd4
- gocu giderse sözlüğün abisi kim olacak3
- evli adamın sözlükte ne işi var8
- hani hiç kavga falan çıkmaması2
- kuzey kore de bim olmaması4
- katatespizartmasi14
- gecenin şarkısı9
- maddi dünyanın prensi lucifer dır2
- düşmüş melekler aynı anda tüm dünyayı işitebiliyor7
- hoşlanılan kızın size sevdiği erkeği anlatması5
- sözlük yazarlarının kombinleri12
- allah teknolojiye ne kadar tahammül gösterecek2
- fenerbahçe nin transferi kapaması18
- ortama girince herkesin susması11
- ağlayarak 31 çekmek4
- lucky strike2
- allah insanı kendisine kulluk etsin diye yarattı2
- seri kalça koklayıcısı4
- kale3112'ye üstün hizmet madalyası verilmesi4
- simko311
- yahudi demonolojisi ve melek ilmi5
- kebap yiyen kız6
- sarapci koala63
- içinden korkusu alınmış bir insan olmak4
- en düşük karma puanına sahip uludağ sözlük yazarı5
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı30
- big bang ten önce ne vardı sorusu ne kadar anlamlı3
- nervio hamferdi7
- et yemek2
- maddi dünyanın prensi şeytandır2
- sigara kahvenin imanidir2
- cemaatçi subaylar3
- parayla saadet olması18
- coca cola light3
- cinler nefilimlerdir3
hatıralar aşk gibidir. davetsiz misafir.
istanbula sultanahmetten giriş yaptım. dikili taşlarda şaşkın bir muhacir adeta. antakya civarında derya alabildiğine ufuk. antakyanın ortasından başı bozuk, söz dinlemez ırmak geçer. ben istanbulda şaşkın muhacir bir daha şaşkın; ol şehri istanbulun orta yerinden derya geçer.
vapura bindim iki yakam gelmedi bir araya.
yıllar geçti kadıköye iltica ettim. lakin istanbula mecburdum; bir yandan okuyor bir yandan siyaset.
canım siyasetin yakası mı olur? el hak olmaz. ama mecburiyet, neyse.
kadıköyde mekan, manolyalı sokakta bir apartman; apartmanda bir daire.
manolyalı sokağın bir ucu caddeyi kebire (bağdat caddesine) bir ucu kalamışa açılır.
iki yaka, iki uç kaderim, neyse.
manolyadan denize doğru indikçe, sol tarafta içinden kilise geçen bir meyhane-todori-. sağ cenahta yelken klubü, kalamış yazlık sineması.
deniz insanı çeker. yürüdükçe denize bir çayhane ama ne köhne.
denize nazır sanki amiral gemi güvertesi.
muşambalı tahta masalar, tepesi çardak. çayhanenin sahibi değil, işleteni ali. sevimli ve daima güler yüzlü.
bir masaya ilişirsin, sandalyesi ayrı, masası ayrı oynak. zemin sahil kumu karışık toprak. alışık bir hareketle kıpırdarsın sandalyeni masanı sabitlersin, sonra gelsin çaylar.
deniz mırıl mırıl, radyoda bir müzik; "saklambaç oynarken".
siyaset, edebiyat, aşk hep köhnede bir dekordu daima.
neyse.
çayın bitti değil mi? yürüyelim o zaman sahilde biraz.
kıyılarda çekilmiş kayıklar. denize uzanan bir köprü, eskiden kalamış vapur iskelesi.
ilerde nuhun gemisi edasında bir kalıntı. reisin kamarası orası. reis dediğim hakikat lakabı da "hayyam".
iki oğlu ve çok dostları.
geceleri meyhane.
her sabah güneş şarap bardaklarına doğar orada sanki.
reis, balığa çıkar; yamandır.
bir gün camgöz yakalamış.
akşama dostlarına balık köftesi ve şarap.
reis, siyasetinde ustası ha. dilinden düşmezdi diyalektik.
o gece şarap su olup aktı.
ahali dayanamadı dağıldı.
biz bir kaç kişi kaldık baş başa.
siyasetten girdik aşktan çıktık; hatıralar tazelendi orta şekerli.
reis yanındakine fısıldadı, yanındaki fırladı.
elinde kemençe reis hadi dedi.
ben soran sarhoş bakışlarda.
tuttu kolumdan sahil kumunda olduk horon.
elbette ben oynamıyorum reis bir yandan horon bir yandan oynatıyor beni.
arada nefes alırız; bir kadeh daha dostlar aşkına.
geceler de biter. güneş iki kadem yükselir derim reis bana müsaade.
yıllar geçti o gecenin üstünden.
reis o geçen yılların birinde TiP kadıköy ilçe başkanı oldu. aramızda latife; partinin en diyalektik ilçesi.
neyse.
bir gün dükkanda tek başımayım. eşim ve fikriye ablam, maltepede iKD mitinginde.
malum karışık günler, yıllar.
saatle geçiyor. hafif bir tedirginlik.
cama dayamışım burnumu, bekleyiş.
tam o sırada ayanoğlundan ali fuat başgil sokağına bir taksi saptı, virajda biraz yavaşladı.
arka koltukta tanımadığım bir iki adam, aralarında reis; başını çevirdi hafif, arabanın hızında bakıştık sanki bir an.
o aralar mhp kadroları fenerbahçe civarında etkindiler. ara ara kulağıma reise bazı adamların gelip; defol git buralardan gibi tehditler savurduğunu işitirdim.
nuhun gemisi kılıklı kamarası eski kalabalıklığında değildi. el ayak çekilir günleri.
bir gün, bir arkadaş geldi, reisi vurmuşlar dedi. dondum kaldım. reisi vurmuşlar; 30 40 belki daha fazla kurşun sıkmışlar gece uykusunda.
hatıralar davetsiz misafirdir. kalktım hatıralarda horona durdum bir daha.
hadi.
istanbula sultanahmetten giriş yaptım. dikili taşlarda şaşkın bir muhacir adeta. antakya civarında derya alabildiğine ufuk. antakyanın ortasından başı bozuk, söz dinlemez ırmak geçer. ben istanbulda şaşkın muhacir bir daha şaşkın; ol şehri istanbulun orta yerinden derya geçer.
vapura bindim iki yakam gelmedi bir araya.
yıllar geçti kadıköye iltica ettim. lakin istanbula mecburdum; bir yandan okuyor bir yandan siyaset.
canım siyasetin yakası mı olur? el hak olmaz. ama mecburiyet, neyse.
kadıköyde mekan, manolyalı sokakta bir apartman; apartmanda bir daire.
manolyalı sokağın bir ucu caddeyi kebire (bağdat caddesine) bir ucu kalamışa açılır.
iki yaka, iki uç kaderim, neyse.
manolyadan denize doğru indikçe, sol tarafta içinden kilise geçen bir meyhane-todori-. sağ cenahta yelken klubü, kalamış yazlık sineması.
deniz insanı çeker. yürüdükçe denize bir çayhane ama ne köhne.
denize nazır sanki amiral gemi güvertesi.
muşambalı tahta masalar, tepesi çardak. çayhanenin sahibi değil, işleteni ali. sevimli ve daima güler yüzlü.
bir masaya ilişirsin, sandalyesi ayrı, masası ayrı oynak. zemin sahil kumu karışık toprak. alışık bir hareketle kıpırdarsın sandalyeni masanı sabitlersin, sonra gelsin çaylar.
deniz mırıl mırıl, radyoda bir müzik; "saklambaç oynarken".
siyaset, edebiyat, aşk hep köhnede bir dekordu daima.
neyse.
çayın bitti değil mi? yürüyelim o zaman sahilde biraz.
kıyılarda çekilmiş kayıklar. denize uzanan bir köprü, eskiden kalamış vapur iskelesi.
ilerde nuhun gemisi edasında bir kalıntı. reisin kamarası orası. reis dediğim hakikat lakabı da "hayyam".
iki oğlu ve çok dostları.
geceleri meyhane.
her sabah güneş şarap bardaklarına doğar orada sanki.
reis, balığa çıkar; yamandır.
bir gün camgöz yakalamış.
akşama dostlarına balık köftesi ve şarap.
reis, siyasetinde ustası ha. dilinden düşmezdi diyalektik.
o gece şarap su olup aktı.
ahali dayanamadı dağıldı.
biz bir kaç kişi kaldık baş başa.
siyasetten girdik aşktan çıktık; hatıralar tazelendi orta şekerli.
reis yanındakine fısıldadı, yanındaki fırladı.
elinde kemençe reis hadi dedi.
ben soran sarhoş bakışlarda.
tuttu kolumdan sahil kumunda olduk horon.
elbette ben oynamıyorum reis bir yandan horon bir yandan oynatıyor beni.
arada nefes alırız; bir kadeh daha dostlar aşkına.
geceler de biter. güneş iki kadem yükselir derim reis bana müsaade.
yıllar geçti o gecenin üstünden.
reis o geçen yılların birinde TiP kadıköy ilçe başkanı oldu. aramızda latife; partinin en diyalektik ilçesi.
neyse.
bir gün dükkanda tek başımayım. eşim ve fikriye ablam, maltepede iKD mitinginde.
malum karışık günler, yıllar.
saatle geçiyor. hafif bir tedirginlik.
cama dayamışım burnumu, bekleyiş.
tam o sırada ayanoğlundan ali fuat başgil sokağına bir taksi saptı, virajda biraz yavaşladı.
arka koltukta tanımadığım bir iki adam, aralarında reis; başını çevirdi hafif, arabanın hızında bakıştık sanki bir an.
o aralar mhp kadroları fenerbahçe civarında etkindiler. ara ara kulağıma reise bazı adamların gelip; defol git buralardan gibi tehditler savurduğunu işitirdim.
nuhun gemisi kılıklı kamarası eski kalabalıklığında değildi. el ayak çekilir günleri.
bir gün, bir arkadaş geldi, reisi vurmuşlar dedi. dondum kaldım. reisi vurmuşlar; 30 40 belki daha fazla kurşun sıkmışlar gece uykusunda.
hatıralar davetsiz misafirdir. kalktım hatıralarda horona durdum bir daha.
hadi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar