bugün
- hiç geçmeyen huzursuzluk hissi4
- ben geldim kerkenezler18
- yazarların özel mesaj sayıları3
- sözlükten soğuma nedenleri14
- 777 diyen erkolar8
- normal taklidi yapmak2
- yapay zekaya entry yazdıran yazar6
- claudian clouds22
- türkü su demirel2
- fenerbahçe küme düşer mi3
- maddesel gerçekliği manipüle edebilen zihin3
- güne bir şarkı bırak4
- iyi parti17
- hoppili gillini ve ömer yıldırım4
- gollumun gözü yüzükte6
- sözlüğün en sevilmeyen yazarları7
- itlik serserilik2
- maddi dünya zihinden dışarı taşarak ortaya çıkar2
- uyuşma2
- tekken tag tournament3
- ikizler burcu erkeği akrep kadını ilişkisi10
- iyi bir insan olmak2
- cep telefonu kılıfı3
- saçını pembeye boyayan erkek6
- simko315
- egay sucukcu2
- mehdi aleyhisselam6
- kısır7
- üniversite mezunu işsiz4
- enes kanter2
- yırtık boxer giyen erkek3
- gün tabağı5
- akrep burcu kini7
- beşiktaş7
- evde boxer ile dolaşmak2
- sürekli türkçülerin soyunu araştıran kürtçü10
- kendi sorumluluğunu almak4
- sevgiliye sorulan ilginç sorular4
- hoppili gillini ve sincan bebeleri4
- pizza yemek8
- en son alınan iltifat3
- hamburger date6
- alttaki yazara motto ver16
- aleksey batrakov12
- sözlük ırkçıları8
- çerçeve yasa35
- insanın en büyük ilham kaynağı iblis tir4
- elazığ eti gümüş maden işçilerinin direnişi3
- artık neden savaşlar çıkmıyor2
- hınç3
bir roman uyarlaması olarak 87 yılının şartları, sansür,askeri rejimden yeni kurtulunmuşluğun verdiği ürkeklik hali ve nereye gideceğini henüz kestirememiş türk sineması göz önüne alındığında yeterince iyi bir sinema filmi. roman ise kanaatimce filmin de birkaç tık üzerinde. rus edebiyatından etkilenilmiş diyenler var. ama bu filmde rus romanları gibi kalabalık, bir görünüp bir kaybolan her biri cakayla hayat dersi veren boyar ve mujikler yok. maupassant'ın katı gerçekçiliği, sonradan demirkubuz ve ustaoğlu'nun hatta kısmen nb ceylan'ın da değineceği kasaba sıkıntısı, yabancılaşma, her taşın altında iğrenç bir kurbağa gibi gizlenen üçüncü sayfa haberi misali hayatlar. nereden bakarsanız yusuf atılgan'ın kitabını oradan görürsünüz. natüralizm denir, bilinç akış tekniği var denip joyce ile mukayese edilebilir. ancak bence atılgan, kendi romanını yazmış ve müthiş bir üslupla bunu gerçekleştirmiş. 50'li yıllarda gündüz ırgatların başında ürün devşiren gece ise fransızca roman çevirisi yapan bu adam bana hep düşündüğüm şeyi bir kez daha dedirtti. o titrek gece lambası ışığında yalnız yaşayan ne cevherler var ve o beyinler neler neler üretiyorlar. filmde unutamadığım ve etkilendiğim bir sahne var ki çoğu kişi belki üstünde durmamıştır bile. muhtemelen nazilli veya başka bir ege beldesi olan mekanda pazar açılırken esnaf, köylü kadın ve erkekler hoparlörden yaptırılan bereket duasına el açıyorlar. zebercet de o sırada tabiri caizse duaya yakalanıyor. elini belli belirsiz kaldırıp sonra sessiz bir öfke ve tiksinme duygusuyla ceketinin yenine sürerek indiriyor. haneke'ye de yakışırdı ama ömer kavur çok güzel vermiş o yabancılaşma halini..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar